Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan Kıbleye doğru yatmak Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kıbleye doğru yatmak

    Reklam




    s.a. yatarken başımızı kıbleyemi çevirmek zorundayız.büyüklerimiz öyle söylüyor bende mecburen kıbleye çeviriyorum ama bazaya ters yatmış oluyorum oda çok büyük olmadığı için yatağın şeklini değiştiremiyorum.bu konuda bilgi verirseniz sevinirim.s.a.


    Paylaş
    Kıbleye doğru yatmak Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Esselamu aleykum,



    Insan avretini açmamak ve temiz bir yerde yatmak şartıyla; rahat edeceği şekilde yatabilir,bu mübahtır. Ancak uykuyu da bir edeple uyumak ve edebe riayet ettiği için uyurken de sevap almak isteyenler, kıbleye yönelerek yatarlar. Gazalî, bu iki şekilde olabilir, der:
    Biri ölüm halini alarak ayaklarını kıbleye doğru uzatıp bütün bedeniyle kıbleye yönelmek, diğeri (ve daha iyisi) mezarda olduğu gibi sağ yanı üzerine yatıp yüzünü kıbleye çevirmek.( Gâzâlî I/998)

    Bu her iki durumda da ölüm hatırlanılmış ve af dileme (tevbe ve istigfar) akla getirilmiş olur ki, uykuya "yarı ölüm" dendiğinden, yatarken "istiğfar" okumak da sünnettir.

    Ancâk teneşirde yatan ölü halini düşünmedikten sonra, ayakları Kâbe yönüne ve dinî kitaplara doğru uzatıp yatmak mekruhtur. (Hindiyye V/319)

    Kıbleye karşı sağ yani üzerine yattığında sağ elini sağ yanağının altına koyarak uyuması da müstehap (güzel)'tır.
    Dediğimiz gibi rahat edemediği takdirde istediği şekilde yatması câiz olmakla beraber, "sağ yan üzerine yatmak mü'minler yatışı, sol yani üzerine yatmak krallar yatışı ,gökyüzüne dönerek (sırtüstü) yatmak nebîler yatışı, yüzüstü yatmak da kâfirler yatışıdır" denmiştir. ( Hindiyye V/376)

    Rasûlüllah (s.a.v) mescidde yüzükoyun yatan birisini görünce onu ayağıyla dürttü ve "Kalk, bu cehenneme özgü bir yatıştır." buyurdular. (İbni Mâce el-Mekkî, Irşâd'ûs-sâri 83)




  3. 3
    Yatağımızı kıbleye dğoru çevirip mi uyumalıyız? Başımız kıbleye değil de başka bir yöne veya kıblenin tam tersi yöne olsa ne olur

    Cevap

    Değerli kardeşimiz;
    Uykunuzu size dinlenme vasıtası kıldık”1 buyuran Cenab-ı Hak, uykunun da bir nimet olduğunu bildirmektedir. Uyku bir istirahat vasıtası, gün boyu yorulan vücut makinasının dinlenmesine yardımcı olması, bir sonraki güne daha zinde ve canlı bir şekilde başlanmasına vesile olduğu için de nimet olmuştur.

    Ancak bu nimeti yerli yerinde kullanmak lâzımdır. Çünkü, uykuya ihtiyacımız kadar kullanmadığımız zaman bizi pekçok dünya ve âhiret nimetlerinden mahrum edecek bir şekle girebilmektedir.
    Bundan dolayı bir gaflet ânı olan uyku vaktini iyi ayarlamak, ancak ihtiyacımız miktarınca istifâde etmek unutmamamız gereken bir husustur.

    Bir hadis-i şerifte uykuyu ölümün küçük kardeşi olarak vasıflandıran Peygamber Efendimiz (a.s.m.), bundan dolayı uyku ve ölümün Cennette bulunmadığına işâret buyurmaktadır.2
    İşte ölümün kardeşi olan uykuya dalmadan önce, o ânımızın ibâdet içinde geçmesi için hazırlıklı bulunmakta büyük fayda vardır. Nasıl ki, ölmeden önce mümkün oldukça duâ, ibâdet, zikir ve hizmetlerimizle ona hazır olmaya çalışıyorsak, uykudan önce de aynı şekilde hazırlıklı bulunmak gerekir.

    Gözümüzü bu dünyada kapattığımız gibi ancak kabirde açmak gibi çok kere aklımıza getiremediğimiz bir hakikat mevcut. Zaten mü’min her vakit ve fırsatta dünyaya gönderiliş maksadını düşünmek, yaratılış gayesini idrak etmek durumunda değil midir?

    İşte uyumadan önce neler yapılması gerektiğini, nasıl bir hazırlık içinde bulunmak icap ettiğini Peygamberimizin tatbikî sünnetinden öğreniyoruz.

    Peygamber Efendimiz (a.s.m.) yatağa girmeden önce abdest alır, bazı duâlar okur, cephesi kıbleye gelecek şekilde sağ avucunu sağ yanağına koyar, tefekkür ve zikir içinde uykuya dalardı. Seher vakti de erken kalkar, huzur ve huşû içinde Rabbinin dergâhına yönelirdi.

    Peygamberimizin (a.s.m.) uyku ânı bizimki gibi değildi. Onun gözleri uyusa da, kalbi uyumaz, gaflet içinde bulunmazdı.

    Kıble cihetinin diğer yönlerden farklı olarak mukaddes bir mânâsı vardır. Bütün Müslümanların hergün beş vakit namaz için durdukları bir yöndür. Her mü’minin sâdece ibadet için yöneldiği kıbleye tâzim etmek, hürmet göstermek gerekir.

    Bundan dolayı gerek yatarken, gerekse uyanıkken kıbleye karşı ayakları uzatmak mekruhtur, İslâm âdâbına uygun düşmez. Bilhassa yatarken mümkün oldukça kıbleye karşı ayak uzatmamak lâzımdır. Ancak yatağı başka türlü sermek mümkün olmuyor, ayak tarafı mecburen kıble tarafına geliyorsa, bunda bir zaruret olduğundan bir mahzur olmaz.

    1 Nebe Sûresi, 9.
    2 Keşfü’l-Hafâ, 2: 329.

    Mehmed Paksu
    Aileye Özel Fetvalar

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 4
    Selamunaleykum

    Ben yatma seklime dikkat ediyorum fakat
    Uyandigimda yuz ustu buluyorum kendimi ..

    Bu durumda gunaha girermiyim?



  5. 5
    Yüz üstü yatmak günah mıdır?

    Soru

    Yüz üstü yatmak günah mıdır?

    Cevap

    Değerli kardeşimiz;



    Yüzüstü yatmak haram değildir. Ancak Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu yatış şeklini uygun görmemiştir. Peygamber Efendimiz, mescidde bu şekilde yatan birisini uyandırmış ve "Bu şekilde yatmak Allah'ın sevmediği bir yatış şeklidir" buyurmuştur. (Ebû Dâvud, Edeb, 95; Tirmizî, Edeb 21)

    Görüldüğü üzere, Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtu vesselâm yüzükoyun yatmayı uygun görmemiş ve "Allah'ın sevmediği bir yatış" şekli olduğunu bildirmiştir. (bk. İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 16/168)

    Bu nedenle -müslüman olmayanlara benzeme niyeti olmaksızın- yüzüstü yatmak, haram veya günah değilse de, adaba aykırı olduğu gibi sünnet sevabından mahrum kalmaya neden olur.

    İslâmiyet; hangi vakitlerde uyumanın doğru, hangi vakitlerde uyumanın yanlış oluşundan tutun; uyumadan önce ve uyandıktan sonra neler yapılması gerektiğine varıncaya kadar, uykuyla ilgili de bütün âdap esaslarını tespit etmiştir.

    Evvelâ uykunun "çeşitlerine" bakalım. "Uyku üç nevidir" diyen Bediüzzaman, "Veya gündüz uykusunda iken..." mealindeki A'raf sûresinin 4. âyetinin tefsiri mahiyetinde şöyle demektedir.

    "Uyku üç nevidir (çeşittir):

    "BİRİNCİSİ: Gayrûledir ki, fecirden sonra, tâ vakt-i kerahet bitinceye kadardır. (Yâni güneşin doğuşundan, yaklaşık 45 dakika geçinceye kadarki zamandır). Bu uyku, rızkın noksaniyetine ve bereketsizliğine hadisçe sebebiyet verdiği için, hilaf-ı sünnettir. [Sünnete aykırıdır.> Çünkü rızık için sa'y etmenin [çalışmanın> mukaddematını ihzar etmenin [başlangıcını, hazırlığını yapmanını en münasip zamanı, serinlik vaktidir. Bu vakit geçtikten sonra bir rehavet arız olur. O günkü sa'ye ve dolayısıyla da rızka zarar verdiği gibi, bereketsizliğe de sebebiyet verdiği, çok tecrübelerle sabit olmuştur.

    "İKİNCİSİ:
    Feylûledir ki, ikindi namazından sonra, mağribe (akşama) kadardır. Bu uyku ömrün noksaniyetine, yâni, uykudan gelen sersemlik cihetiyle, o günkü ömrü nevmâlûd, yarı uyku, kısacık bir şekil aldığından, maddi bir noksaniyet gösterdiği gibi, manevî cihetiyle de, o gün hayatinin maddî ve manevî neticesi ekseriya ikindiden sonra tezahür ettiğinden, o vakti uyku ile geçirmek, o neticeyi görmemek hükmüne geçtiğinden, güya o günü yaşamamış gibi oluyor.

    "ÜÇÜNCÜSÜ: Kaylûledir ki, bu uyku Sünnet-i Seniyyedir. Duhâ vaktinden, öğleden biraz sonraya kadardır. Bu uyku, gece kıyamına sebebiyet verdiği için sünnet olmakla beraber, Ceziretü'l Arabda, vaktü'z-zuhr denilen şiddet-i hararet zamanında bir tatil-i eşgal, âdet-i kavmiye ve muhitiye olduğundan, o Sünnet-i Seniyyeyi daha ziyade kuvvetlendirmiştir. Bu uyku hem ömrü, hem rızkı tezyide medardır. Çünkü yarım saat kaylüle, iki saat gece uykusuna muâdil gelir. Demek, ömrüne her gün bir buçuk saat ilâve ediyor. Rızık için çalışmak müddetine, yine bir buçuk saat ölümün kardeşi olan uykunun elinden kurtarıp yaşatıyor ve çalışmak zamanına ilâve ediyor." (Lem'alar /269)
    Demek ki; güneşin doğuşundan, yaklaşık 45 dakika geçinceye kadar geçen zamanda uyumak iyi değildir. Aslolan erken yatıp erken kalkmaktır. Sabah namazını kıldıktan sonra uyumamak, Kur'ân, hadis tefsir, ilmihal okuduktan sonra işbaşı yapmak lazımdır.

    Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Sabahın erken saatlerinde bereket ve başarı vardır."

    Son zamanlarda gittikçe artan bereketsizliğin ve başarısızlığın hikmeti bu hadis-i şerifin ışığında aranıp bulunmalıdır. Maalesef televizyon, "erken uyumanın düşmanı" olarak insanın karşısına dikilmiştir. Bu şedit düşmanı alt edip, mümkün mertebe erken yatıp, teheccüd namazına kalkmak, daha sonra güneş doğmadan önce sabah namazına dinç olarak uyanmak ve ondan sonra yatmayıp çalışmaya başlamak lazımdır. Zinde, dinç, çalışkan oluşlarına hepimizin şahit olduğu dedelerimiz ve ninelerimiz böyle yaparlardı. Bu güzel âdet yok olunca, sağlık ta, bereket de, huzur da yok oldu.

    İkindi ile akşam arasında yatmamak lazımdır. Herkes bu vakitte yatmanın zararını bizzat tecrübe ederek görmüştür. O vakit yatıp da kalkan kimse sersem gibi olur, bir türlü kendisini toparlayamaz.

    Öğle namazını kıldıktan sonra bir müddet yatmak ise çok faydalıdır.

    Yatağa yatarken

    * Şimdi akşamleyin uyumadan önce neler yapmak gerektiğine bakalım:

    Yatmadan önce ateşi söndürmek lazımdır. Günümüzde ise; ocağın, sobanın, şofbenin, kombinin, vs. nin açık olup olmadığına bakmak gerektir. Şayet kombi gibi cihazlar tam emniyetli değilse, en iyisi yatarken kapatılmalıdır.

    Hz. Salim (r.a.) Peygamber Efendimizin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Evinizde uyuyacağınız zaman ateşi kapatın ve söndürün." (Ramûz, c. 2/467-4)

    Bilhassa kömür, odun sobaları yakanlar bu hususa dikkat etmelidirler.

    * Yatmadan önce namaz abdesti gibi abdest almak lazımdır.

    Berâ bin Azib'den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah (a.s.m.) şöyle buyuruyor: "Yatacağın zaman önce namaz abdesti gibi abdest al, sonra sağ tarafına uzanıp yat. Daha sonra da şöyle dua et: 'Allah'ım Sana teslim oldum. İşimi de Sana havale ettim. Seni sevdiğim ve Senden korktuğum için Sana dayandım. Ancak Sana sığınırım. Kurtuluşum da Sendendir. İndirdiğin Kitaba ve gönderdiğin Peygambere imân ettim.' "Eğer bu şekilde hareket edip o gece ölürsen, Müslüman olarak ölmüş olursun. Öyle ise son sözlerin bunlar olsun." (Müslim, Zikir: 56)

    * Yatmadan önce okunacak pek çok dua vardır. Bunlardan kolaya gelen okunmalıdır. Meselâ, Peygamber Efendimiz; "Allah'ım! Kullarını dirilttiğin günde, beni azabından koru!" diye dua ederdi. (Günlük Hayat, c.2/158)

    Yine Peygamber Efendimiz yatmadan önce; Fatiha ile birlikte bir sure okumayı (Ramûz, c. 1/26-1), "La İlahe İllallah, Vahdehû La Şerike Leh, Lehü'l mülkü ve Lehü'l Hamdü ve hüve Âlâ Külli Şey'in Kadîr" ve "La havle velâ kuvvete illâ Billah" demeyi, 33 defa "Sübhanallah", 33 defa "Elhamdülillah" ve 34 defa "Allahu Ekber" demeyi (toplam 100 ediyor),
    Kâfirûn sûresini okumayı... tavsiye etmişlerdir.
    Hz. Huzeyfe (r.a.) Peygamber Efendimizin (s.a.v.) yatmadan önce nasıl dua ettiğini, uyanınca da ne dediğini şöyle rivayet etmektedir:

    "Peygamber Efendimiz uyumak için yataklarına girdiklerinde şu duayı okurlar idi: 'Allahümme bi'smike emûtü ve ahyâ' (Yâ Rabbi senin isminle uyur ve uyanırım) uyandıkları zaman da: 'Elhamdülillâhi'llezî ahyanâ ba'de emâtenâ ve ileyhi'n-nüşûr' (Bizi uyuduktan sonra uyandıran ve kendisine döneceğimiz Allah Teâlâ'yâ hamd olsun) diye dua ederdi." (Şemâl-i Şerif/281)

    * Uyuduktan bir müddet sonra teheccüd namazına kalkmak sünnettir. Bu sâlih kişilerin âdetidir. Bu namaz kabirde nur olacaktır.

    * Uykudan uyanınca eli üç kere yıkamadan elleri bir kabın içerisine sokmamalıdır. (Ramûz, c. 1/30-2)

    * Yatarken yüzü koyun yatılmamalıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu yatış şeklini yasaklamıştır. Peygamber Efendimiz, mescidde bu şekilde yatan birisini uyandırmış ve "Bu şekilde yatmak Allah'ın sevmediği bir yatış şeklidir" buyurmuştur. (Ebû Dâvud, Edeb:95)

    Rüya görülünce ne yapmalı?

    Rüya uykunun bir parçasıdır. Hemen her insan pek çok rüya görür. Peki rüya görülünce ne yapmak lazımdır. Bu hususta Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

    "İçinizden herhangi biriniz sevdiği bir rüya gördüğü zaman sevdiğinden başkasına anlatmasın! Sevmediği bir rüya gördüğünde ise, sol tararına üç defa tükürsün; kovulmuş şeytandan ve onun şerrinden Allah'a sığınsın! O rüyayı kimseye açıklamasın. Çünkü o durumda, söz konusu rüya kendisine zarar veremez." (Günlük Hayat, c.2/245)
    Uyku âdabında temel kaideler

    Cenâb-ı Hak uykuyu, vücudun dinlenmesi için ihsan etmiştir. Uyku büyük bir nimettir. Uykunun kıymetinin ne olduğunu uykusuzluk hastalığına yakalananlara sormak lazımdır.

    • Uyumak için en uygun vakit olan geceyi iyi değerlendirmek lazımdır. Mümkün mertebe erken yatıp erken kalkmalıdır.

    • Yatmadan önce abdest alıp dua etmeli, uyanınca da Allah'a hamd etmeli ve dua etmelidir.

    • Yatarken sağ tarafa dönüp yatmalı, sağ eli sağ yanak üzerine koymalıdır. (Daha sonra dönülse de bu sünnet yerine gelmiş olur.)

    • Yüzü koyun yatmamalıdır.

    • Kötü rüya görüldüğünde sol tarafa üç defa tükürdükten sonra şeytanın şerrinden Allah'a sığınmak ye bu rüyayı kimseye söylememelidir.

    • Teheccüd namazına kalkmaya çalışmalı ve bunu alışkanlık haline getirmelidir. Sabah namazını kazaya bırakmamak için akşamleyin erken yatılmalıdır.

    • Sabah namazından sonra mümkün mertebe bir daha yatmamalı, işe koyulmalıdır.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  6. 6
    Kayıtsız Üye
    merhaba ben aksam istihareye yattim ama yanlisikla kibleye dogru yatmadim ayaklarim kiblaye dogru gelerek yatim ama bilmiyordumm ve ruyamdada bisey gormedim acaba yanlis yattim diyemi bisey gormedim ruyamda bunun cewabini ogrenmek istiyorum simdiden tesekurler..



  7. 7
    Kayıtsız Üye
    Peki yatarken vivudumuzdan yukarı olsa başımız günah mi



  8. 8
    Kayıtsız Üye
    Başımıza iki yastık koyuyorum ben ve yüksek oluyor günah mi



  9. 9
    Kayıtsız Üye
    Selamün aleyküm bizim yatak odamizda kible tarafında kapı var yatagi serdigimiz yerden ise sol tarafımıza geliyor ne ayagimiza ne bas ucumuza denk geliyor kibleye bas gelecek sekilde sersek kapı agzina denk geliyor ne yapmalıyız dolabi da kaldıramıyoruz tskler



  10. 10
    Mehin
    Merhaba. Ben bugün istihare edip uyudum. Sağ tarafa uyuyodum aslinda fakat uyuya bilmediğim için dönüp sol tarafıma yattım. Ve rüyada kara ve kırmızı , çok azda beyaz renk gördüm. Renkleri gördükten sonra rüyada bana dediler ki: "Ona söyle merak etmesin, hayırlıdır İnşallah". Rüyayı pek anlamadım 😓😓😓



  11. 11
    Kayıtsız Üye

    Cevap: Kıbleye doğru yatmak

    Kıble yatağımın sol tarafına düşüyor. Bu durumda sol tarafa mı dönüp yatmalıyım yoksa sağ tarafa mı?


    Muminem Cevap: Kıbleye doğru yatmak

  12. 12
    merhaba ben aksam istihareye yattim ama yanlisikla kibleye dogru yatmadim ayaklarim kiblaye dogru gelerek yatim ama bilmiyordumm ve ruyamdada bisey gormedim acaba yanlis yattim diyemi bisey gormedim ruyamda bunun cewabini ogrenmek istiyorum simdiden tesekurler..

    Bir Müslümanın bilerek kıbleye doğru uyuması mekruhtur. Rüyaya gelince her uyuduğunuzda rüya görüp hatırlayacaksınız diye bir şey yok.

    Selamün aleyküm bizim yatak odamizda kible tarafında kapı var yatagi serdigimiz yerden ise sol tarafımıza geliyor ne ayagimiza ne bas ucumuza denk geliyor kibleye bas gelecek sekilde sersek kapı agzina denk geliyor ne yapmalıyız dolabi da kaldıramıyoruz tskler
    Başka çareniz yok ise yapacak bir şey yok olduğu gibi kullanıcaksınız yatağınızı.



  13. 13
    Kayıtsız Üye
    Selamun aleykum bizim kibla tam duz degilde capraz ben yatagi duz sekilde koysam gunah olur mu



  14. 14
    Ve aleykümselam ve Rahmetullahi Bilerek kıbleye doğru yatmak mekruhtur. Eviniz küçük veya başka çareniz ve hiçbir imkân yoksa bir sakıncası olmaz.



kıbleye doğru nasıl yatılır,  kıbleye doğru yatmak,  kibleye dogru yatmak nasil oluyor,  kıbleye doğru yatmak nasıl olur,  kıbleye dönüp yatmak,  yatak kibleye dogru,  kıbleye karşı nasıl yatılır