Kıssalar Dini Hikayeler Öyküler ve Kur'anda Kıssalar/ Kur'an Öyküleri Forumundan Babası Gibi Ölümü Şehİtlikle Karşılayan Peygamber -HAZRET-İ YAHYA Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Babası Gibi Ölümü Şehİtlikle Karşılayan Peygamber -HAZRET-İ YAHYA

    Reklam




    Yahyâ -aleyhisselâm-, Hazret-i Meryem'le teyze çocukları*dır. Tevrât'ı küçük yaştan itibâren öğrenmiş, kendisine rüşd (ol*gunluk) çağında peygamberlik verilmiştir.

    Zekeriyyâ -aleyhisselâm-'a Hazret-i Yahyâ'nın ihsân edilmesi, Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle anlatılır:

    “Orada (Beyt-i Makdis'te) Zekeriyyâ, Rabbine duâ etti: «–Bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla! Şüphesiz Sen du*âyı hakkıyla işitensin.» dedi.” (Âl-i İmrân, 38)

    “Rabbim! dedi: Muhakkak ki ben (o hâle geldim ki) ke*miklerim zayıfladı; saçım başım ağardı. Ve ben, Rabbim! Sa*na (ettiğim) duâ sâyesinde hiç bedbaht olmadım!” (Meryem, 4)

    “Doğrusu ben, arkamdan iş başına geçecek olan yakın*larımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından ba*na bir velî (oğul) ver!” (Meryem, 5)

    “Ki o, bana vâris olsun; Ya'kûb hânedânına da vâris ol*sun! Rabbim onu rızâna lâyık kıl!” (Meryem, 6)

    Zekeriyyâ -aleyhisselâm-'ın can u gönülden yaptığı bu sa*mîmî duâ, ind-i ilâhîde makbûl oldu:

    “Zekeriyyâ mâbedde durmuş namaz kılarken melekler O'na şöyle nidâ ettiler: «–Allâh sana , kendisi tarafından ge*len bir kelimeyi tasdîk edici, efendi, iffetli ve sâlihlerden bir peygamber olarak Yahyâ'yı müjdeler.»” (Âl-i İmrân, 39)

    Müfessirlerin beyânına göre, âyetteki “kelime” ile kastedilen, Hazret-i Îsâ'dır. Âl-i İmrân Sûresi'nin 45. âyet-i kerîmesi de bunu açıkça ifâde etmektedir. Diğer bir âyet-i kerîme ise şöyledir:

    “Allâh buyurdu ki: «–Ey Zekeriyyâ! Biz Sana bir oğul müjdeleriz ki, O'nun adı Yahyâ'dır. Daha önce O'na kimseyi adaş yapmadık!»” (Meryem, 7)

    Âyette “Daha önce, O'na kimseyi adaş yapmadık!” buyrulması, Hazret-i Yahyâ'yı tekrîm içindir. Zîrâ Yahyâ ismi ilk olarak O'na verilmiş, üstelik bizzat Cenâb-ı Hak tarafından lutfedilmiştir. Bu aynı zamanda Yahyâ -aleyhisselâm-'ın sâhip olduğu diğer müstes*nâ fazîletleri de ifâde etmektedir.

    “Yahy┠, diri mânâsınadır. İki ihtiyardan bir evlâd bahşedilme*si, âdetâ ölüden diri yaratmak gibidir. Âyet-i kerîmelerde buyrulur:

    “Zekeriyyâ: «–Ey Rabbîm! Bana ihtiyarlık gelip çattığına, üstelik karım da kısır olduğuna göre benim nasıl oğlum ola*bilir?» dedi. Allâh şöyle buyurdu: «–İşte böyledir! Allâh di*lediğini yapar!»” (Âl-i İmrân, 40)

    “ (Allâh «–Öyledir!» dedi. Rabbin: «–O Bana kolaydır. Da*ha önce, Sen hiçbir şey değilken Sen'i de yaratmıştım!» bu*yurdu.” (Meryem, 9)

    Zekeriyyâ -aleyhisselâm-'ın duâsının kabûl olmasının alâ*meti, üç gün insanlarla işâretten başka şekilde konuşmaması ve Rabbini zikretmesi oldu:

    “ (Zekeriyy⫖Rabbim! (Oğlum olacağına dâir) bana bir alâmet göster!» dedi. (Allâh) buyurdu ki: «–Sen'in için alâmet, insanlara üç gün, işâretten başka söz söylememendir. Ayrı*ca Rabbini çok zikret; sabah-akşam tesbîh et!»” (Âl-i İmrân, 41)

    Zekeriyyâ -aleyhisselâm-, üç gün insanlarla hiç konuşma*dı. Kavmine teblîgâtını toprağa yazarak işâretlerle bildirdi:

    “Bunun üzerine Zekeriyyâ, mâbedden kavminin karşısı*na çıkarak onlara: «– Sabah akşam tesbîhte bulunun!» diye işâret verdi.” (Meryem, 11)

    Cenâb-ı Hak buyurur:

    “Biz (de) O'nun duâsını kabûl ettik ve O'na Yahyâ'yı ver*dik; zevcesini de kendisi için (çocuk doğurmaya) elverişli kıldık. Onlar (bütün bu peygamberler) hayır işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı. Onlar bize karşı de*rin bir saygı içindeydiler.” (el-Enbiyâ, 90)

    Allâh Teâlâ, Yahyâ -aleyhisselâm-'a rüşd çağında iken Tevrât'a sarılmasını emretti:

    “«–Ey Yahyâ! Kitâb'a (Tevrât'a) var gücünle sarıl!» (de*dik) ve henüz sabî iken O'na (ilim ve) hikmet verdik!” (Meryem, 12)

    “Tarafımızdan O'na kalb yumuşaklığı ve temizlik de (ver*dik) . O çok sakınan bir kimse idi.” (Meryem, 13)

    “Ana-babasına çok iyi davranırdı; O, isyankâr bir zorba değildi.” (Meryem, 14)

    Hazret-i Yahyâ'ya peygamberlik verildi. Ancak Îsâ -aley*hisselâm-'a peygamberlik ve İncîl gelene kadar Mûsâ -aleyhisselâm-'ın şerîatine tâbî oldu. Mûsâ -aleyhisselâm-'ın şerîati ile amel eden peygamberlerin sonuncusudur. Babası Zekeriyyâ -aleyhisselâm- gibi şehîd oldu.

    Mûsâ -aleyhisselâm-'ın getirdiği şerîate göre kardeş karısıyla evlenmek yasaktır. Bunun cezâsı da kısırlaştırmadır. (Levililer, 18/6-18; 20/19-21) Tevrât'ta yabancılarla zinâ etmenin cezâsı ölüm iken, evlenilmesi yasak olan kişiler arasındaki zinânın cezâsı ise daha farklıdır. (Tesniye, 22/22-27; Levililer, 20/11, 12, 14, 17) Nitekim Hazret-i Yahyâ'nın şehîd edilmesine de sebep olan bu mevzû ile ilgili olarak şöyle bir hâdise nakledilir:

    Hazret-i Yahyâ'nın peygamberliği sırasında Kral Herot (Hirodes) kardeşinin karısı ile zinâ eder. Bunun üzerine Hazret-i Yahyâ, bunun ilâhî kanunlara aykırı olduğunu söyleyince kral tarafından zindana atılır. Daha sonra kralın doğum günü şenliğine, zinâ ettiği kadın kızıyla birlikte katılır. Bu kız yapmış olduğu gösterilerle kralı âdeta büyüler ve mest eder. Kral, o gün kız ne dilerse onu yerine getireceğine söz verir. Annesi tarafından kandırılan kız, Hazret-i Yahyâ'nın başını ister. Bu istek karşısında kral çok üzülür, ancak verdiği sözü hatırlar ve Hazret-i Yahyâ, başı kesilerek şehîd edilir. (Luka, 3/19-20; Matta, 14/1-12)

    Bir rivâyette Yahyâ -aleyhisselâm-, başı defalarca kesildikten sonra bile zâlim Herot'a:

    “–Bu kız sana câiz değildir!..” diye hitâb etti.

    Ne gaflettir ki, Yahyâ -aleyhisselâm-'ın peygamberlik mûci*zelerini gördüğü hâlde bedbaht I. Herot, O'na karşı çıkmış ve O'nu şehîd etmiştir.

    Yahyâ -aleyhisselâm-'ın mübarek bedeni, muhtelif şehirler*dedir. Başı, Şam'daki Umeyye Câmii'nde gömülüdür.

    Herot'la evlenen kız ise, daha sonra yerin dibine geçmiştir.

    Hazret-i Îsâ -aleyhisselâm-'ın semâya çekilmesi de bu vakte rastlar. Çünkü o zaman yahûdîler, peygamber öldürecek kadar azgınlaşmışlardı. Nitekim bu ve buna benzer pek çok aşırı cürümleri sebebiyle Cenâb-ı Hak tarafından şöylece lâ*netlendiler:

    “Sözlerinden dönmeleri, Allâh'ın âyetlerini inkâr etmele*ri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve «kalblerimiz kı*lıflanmıştır» demeleri sebebiyle (onları lânetledik; kendilerine türlü belâlar verdik. Onların kalbleri kılıflı değildir tam aksine küfürleri sebebiyle Allâh o kalbler üzerine mühür vurmuş*tur; pek azı müstesnâ artık îmân etmezler.” (en-Nisâ, 155)


    Yahyâ -aleyhisselâm- şehîd edildiği zaman otuz küsur ya*şındaydı.

    O, âyet-i kerîmede de bildirildiği üzere üç tehlikeli günde Allâh Teâlâ'nın rahmetine nâil olmuştur:

    “Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kabirden kal*dırılacağı gün O'na selâm olsun!” (Meryem, 15)

    Beyzâvî, bu âyeti şöyle açıklar:

    “İnsanlara musallat olan şeytan, O'na hayâtında zarar veremesin! Kabir azâbından sâlim olsun! Hesâb korkusu ve cehen*nem azâbı görmesin!



    Kaynak:
    Kur'an ı Kerim ışığında Nebiler Silsilesi



    Paylaş
    Babası Gibi Ölümü Şehİtlikle Karşılayan Peygamber -HAZRET-İ YAHYA Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    “Sözlerinden dönmeleri, Allâh'ın âyetlerini inkâr etmele*ri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve «kalblerimiz kı*lıflanmıştır» demeleri sebebiyle (onları lânetledik; kendilerine türlü belâlar verdik. Onların kalbleri kılıflı değildir tam aksine küfürleri sebebiyle Allâh o kalbler üzerine mühür vurmuş*tur; pek azı müstesnâ artık îmân etmezler.” (en-Nisâ, 155)


    İsrailoğullarının sondan gelenlerinin sapıtıp
    kendilerine gönderilen peygamberleri
    katledip hak yoldan ayrılıp nasıl yahudileştiklerini
    Kur'anı kerim bizlere bildiriyor




yahya peygamberin ölümü