Kıssalar Dini Hikayeler Öyküler ve Kur'anda Kıssalar/ Kur'an Öyküleri Forumundan Salih Aleyhisselam’ın Kıssası Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Salih Aleyhisselam’ın Kıssası

    Reklam




    Salih Aleyhisselam’ın Kıssası

    1) “Semud milletine de kardeşleri Salih’i gönderdik.” Ey milletim! Allah’a kulluk edin, O’ndan başka ilahınız yoktur. Sizi yer yüzünde yaratıp orayı imar etmenizi dileyen O’dur. Öyleyse O’ndan mağfiret dileyin, sonra da ona Tevbe edin. Doğrusu Rabbim size yakın ve duaları kabul edendir.”
    “Ey Salih! Bundan önce aramızda kendisinden iyilik beklenir bir kimse idin Şimdi babalarımızın taptıklarına bizi tapmaktan men mi ediyorsun. Doğrusu bizi çağırdığın şeyden şüphe ve endişedeyiz.”
    “Ey milletim! Eğer Rabbimden bir belgem olur ve bana rahmet ederde, ben O’na baş kaldırsam söyleyin Allah’a karşı beni kim savunur? Bana zararımı arttırmaktan başka bir şey yapamazsınız.”
    Hud: 61, 62, 63
    2) “Semud milletide Nebileri yalanladı. Kardeşleri Salih onlara; Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak âlemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sakmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız?”
    Şuara: 141, 142, 143, 144, 14, 146, 147, 148
    3) “Allah’ın Ad kavminden sonra sizi yeryüzünün hâkimleri yapışını, düzlüklerinde köşkle edindiğinizi, dağlarında evler yonttuğunuz yeryüzünde sizi yerleştirdiğini düşünün, işte bütün bu nimetlerini düşünün ve yeryüzünde fesat çıkarıp, bozgunculuk yapmayın.”
    Araf: 74
    4) “Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. Yeryüzünde ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emrine itaat etmeyin.”
    Şuara: 150, 151
    5) “And olsun Semud milletine kardeşleri Salih’i, “Allah’a kulluk ediniz” desin diye gönderdik. Hemen birbirleriyle çekişen iki grup oluverdiler. Salih: “Ey milletim! Niye iyilikten önce acele kötülük istiyorsunuz. Acınasınız diye Allah’tan mağfiret dileseniz olmaz mı? Dedi. (Kavminden büyüklük taslayanlar) “Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih: “Uğursuzluğunuz Allah katından takdir edilmiştir. Belki imtihana çekilen bir milletsiniz.” dedi.”
    Neml: 45, 46, 47
    6) “İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap aramızda ona mı verilmiş? Hayır, pek yalancı ve şımarığın biridir” dediler. Yarın kimin yalancı ve şımarık olduğunu bilecekler.”
    Kamer: 24, 25, 26
    7) “(Kavmi) Sen şüphesiz büyülenmiş birisin. Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir dediler. Salih; işte belge size bir ayet olarak Allah’ın devesidir. Kuyudan su içme hakkı belirli bir gün onun, belirli bir günde sizindir.”
    Şuara: 153, 154, 155
    8) “Bırakın onu Allah’ın toprağında otlansın. Ona kötülük, fenalık etmeyin. Yoksa can yakıcı azaba uğrarsınız.”
    Araf: 73
    9) “Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, aralarında iman eden ve bu sebeple hor görülen kimselere, “Salih’in Rabbi tarafından gönderildiğini sahiden biliyor musunuz.” dediler. Büyüklük taslayanlar:”Sizin inandığınızı biz inkâr ediyoruz, dediler.”
    Araf: 75, 76
    10) “Doğrusu onları denemek üzere dişi deveyi gönderen biziz onları gözetle ve sabret. Onlara, herkese sıralarına göre suyun aralarında pay edilmiş olduğunu söyle. Fakat onlar arkadaşlarını içlerinden en, azgın olanını deveyi kesmek üzere çağırdılar. Azgınlıkları sebebiyle nebiyi yalanladılar ve deveyi kestiler.”
    Araf: 75, 76
    11) “Bizi mucize göndermekten alıkoyan, ancak öncekilerin onları yalanlamış olmalarıdır. Semud milletine gözle görüle bilen bir mucize, bir dişi deve vermiştikte onlar zulmetmişti. Oysa biz mucizeleri yalnız korkutmak için göndeririz.”
    İsra: 59
    12) “Ey Salih! Eğer gönderilmiş Nebilerden isen bize vaâd ettiğin azabı getir.”
    Araf 77
    13) “Salih: Yurdunuzda üç gün daha kalın, bu yalanlanamayacak bir sözdür.”
    Hud: 65
    14) “O şehirde bozgunculuk yapan dokuz kişi vardı. “Biz gece ona ve ailesine baskın verelim, sonra da onun dostuna ailesinin yok edilişinde bulunmadık şüphesiz biz doğru söylüyoruz diyelim” diye aralarında Allah’a yemin ettiler. Onlar düzen kurdular. Biz fark ettirmeden düzenlerini bozduk. Düzenlerinin sonun nasıl olduğuna bir bak. Biz onları ve milletlerini yerle bir ettik. İşte haksızlıklarına karşılık çökmüş evleri.”
    Neml: 50, 51, 52
    15) “Sabaha karşı çığlık onları yakalıyı verdi. Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı Onlar tıpkı ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular. Suçlarından dolayı onların üzerine katmerli bir azap geldi. Semud sanki orada hiç ibadet etmemiş gibi olmuştu. Çünkü bilesiniz ki Semud Rablarını inkâr etmişlerdi ve yine bilesiniz ki Allah’ın rahmetinden uzak kalmak Semud içindi. Kendilerini dibine geçirmişizdir.”
    Hicr: 83, 84, Kamer: 31, Şems: 15, Hud: 68, Ankebut: 40
    16) “Semud, korkusu yüreklerin derinliklerine vuracak olan o günü yalanlamışlar ve şiddetli bir sarsıntı ile helak edilmişlerdir. Bu yüzden ne ayağa kalkacak bir güç bulabilmişler, ne de yardım edilenlerden olmuşlardı.”
    Hakka: 45, Zariyat: 45
    17) “Onları bir titreme aldı ve oldukları yerde diz çöküverdiler ve Salih onlardan yüz çevirdi ve: “Ey milletim! And olsun ki ben size Rabbimin sözünü bildirmiş ve öğüt vermiştim fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”
    Araf: 79
    18) “Semud milletine doğru yolu göstermiştik. Ama onlar körlüğü doğru yola gitmeye tercih ettiler. Kazandıklarının karşılığı olarak onları alçaltıcı azabın yıldırımı çarptı. İnsanları ve Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtardık. Allah’ın bir rahmeti olarak Salih’i ve inananları o günün rezilliğinden kurtardık. Doğrusu Rabbin, çok kuvvetli ve güçlüdür.”
    Fussilet: 17, 18, Hud: 66
    Not:
    Semud Cedis’in kardeşidir. Bu ikiside İrem oğlu Asir’in oğullarıdır. İrem ise Nuh Aleyhisselam’ ın oğlu Sam’ın oğludur. Semud milleti kendilerine Semud denen meşhur bir kabileydi. Dedeleri Hicaz ile Tebük arasında Hicr denen yerde yaşamışlardır. Bunlar Ashabu’l-Hicr diyede tanınırlar. Ad kavminden sonra yaşamışlardır. Bunlar da puta taparlardı. Salih Aleyhisselam Onları puta tapmaktan, vaz geçirmeye, Allah’a kulluk etmeye ve hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmamaya davet etti. Genellikle taş oymacılığı sanatıyla meşgul olurlardı.


    Paylaş
    Salih Aleyhisselam’ın Kıssası Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Yoldan sapan ve zamanla Allahu tealanın kendilerini yarattığından şüphe edecek duruma gelmeleri onlara verilen aklı kullanmamalarından ileri gelir. Putlar bir zamanlar çok sevilen dinine bağlı kimselerin unutulmaması için iyi bir niyetle yapılmıştır fakat zamanla insanlar bunu tapılacak hale getirmişlerdir.



salih as kıssası,  salih aleyhisselam kissasi