Diğer Kategoriler ve Zekat Fitre Sadaka ve İnfak Forumundan İnfak et ki infak olunasın Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    İnfak et ki infak olunasın

    Reklam




    İnfak et ki infak olunasın


    İnfak et ki infak olunasın, başkalarını düşün ki, sen de düşünülenlerden olasın
    Cömertlik, Peygamberimiz’in (sas) ahlâkının bir parçasıydı. Yanına gelen hiç kimseyi boş çevirmemişti. Oruç ve sadaka cennet yolunun buraklarıdır. Ramazan’ın sadakayla bereketlendirilmesi hususunda Allah Resulü’nün (sas) mü’minlere müjdeleri vardır.
    Ramazân, cûd (kerem ve cömertlik), sehâvet, cömertlik, ihsân, dayanışma, yardımlaşma, infak ve Allah yolunda maddî-mânevî fedâkârlık ayıdır. Ramazan, rahmet yağmurlarının mü’min kalplere sağanak sağanak yağdığı bir aydır. Muhsin kulların elleri, Ramazan’da açıldıkça açılır, coşar ve verme ile bereketlenir.
    Allah Resûlü (sas), bu ayda infak etmenin en güzel misâllerini bize göstermiştir. İbn-i Abbas’ın (ra) ifâdesiyle: “Rasûlullah Efendimiz, insanların en cömerdiydi. Bilhassa Ramazan’da, Cibrîl’le karşılaşınca, önüne kattığı her şeyi sürükleyip götüren bir rüzgâr gibi cömert kesilirdi.” Şimdilerde ve özellikle de şu mübârek zaman diliminde, Allah Resûlü’nün getirmiş olduğu bu ihsan ruhuna, cömertlik anlayışına, o güzel ahlâkına ne kadar da muhtâcız!
    Peygamberimiz asla “hayır” demezdi
    Cömertlik, O’nun ahlâkının en önemli yanıydı. Hz. Câbir der ki: “O, kendisinden istenen her ne olursa olsun mutlaka verir, asla ‘hayır’ demezdi.” Bir adam geldi. Allah Resûlü ona, bir vâdi dolusu koyun verdi. Bu adam, sonra kavmine döndü: “Ey kavmim! Derhal Müslüman olun. Muhammed öyle veriyor öyle veriyor ki, vallâhi asla fakirlikten korkmuyor.” dedi. O sırada sadece dünyayı arzuluyordu. Ama az zaman sonra, yüce dinimiz ona, dünya ve içindeki her şeyden daha sevimli gelmeye başladı.. ve sonunda İslâm’la şereflendi. Safvan b. Ümeyye der ki: “Allah Resûlü bana verdi ha verdi... Bundan önce insanlardan en kızdığım O idi. Bana verir vermez birden gözümde değişti ve insanların en sevimlisi hâline geldi.” Huneyn günü yüz deve vermişti. Sonra yine yüz, ardından yine yüz.. ve daha başka ihsanlarda da bulmuştu. Öyle ki Safvan şöyle dedi: “Şehâdet ederim ki Nebî nefsinden başkası, bu kadar yapılan hiçbir iyiliği kaldıramaz.”
    Bu ayı fırsat bilmek gerekir
    Bu güzel ayı önemli bir fırsat bilmek ve gereğince değerlendirmek gerekiyor. İnfak et ki infak olunasın. Başkalarını düşün ki, sen de düşünülesin. Çok kimseler yoklukla kıvrım kıvrım. Bunları düşün ki Rezzâk-ı Hakîkî de seni ansın. Ve yine bil ki, nimetin şükrünün tamamlanması, ancak ondan infak ile olur. Allah’ın (cc) bir kısım kulları var; -tâbir câizse- onları, kullarına yardım için özel olarak ayırmıştır. Verirlerse Allah da onlara verir. Cimri davranırlarsa Allah da onların ellerinden çekip alır. Allah bize çok çok verdi, ama bizden pek az istiyor. “Kimdir o yiğit ki Allah’a güzelce ödünç verir, Allah da onun verdiğinin mükâfatını kat kat artırır. Allah rızkı kısar da, bollaştırır da.” (Bakara, 245)
    Ey hayır isteyen, kalk beri gel!
    Ramazan, bu konuda büyük fırsatların olduğu bir aydır; sadaka, ihsan, yardım ve cömertlik mevsimidir: “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak verip her birinde yüz dane bulunan bir başağın hâline benzer. Allah dilediğine kat kat fazlasını da verir.” (Bakara, 261) Zira bu ay, zamanların en şereflisi ve sevapların katlandığı aydır. “Cûd”, kerem ve cömertlik demektir. En güzel sıfatlardandır. Bilhassa Ramazan’da daha önemlidir. Hadiste “Her Ramazan gecesinde bir münâdî (melek): Ey hayır isteyen adam, hele kalk şöyle beri gel; ve ey şer isteyen adam, hele biraz şerlerden uzak dur, diye nidâ eder. Ramazan’ın her gecesinde Allah’ın cehennemden âzât ettiği bâzı kulları vardır.” (Tirmîzî, 1/209) “Kim bir oruçluya (iftar vaktinde) iftar ettirirse o oruçlunun sevabını aynen o da alır. Hem de oruçlunun ecrinden hiçbir şey eksilmez.” (Tirmîzî, 1/243) buyurulur. Oruç ve sadaka, cennet yolunun buraklarıdır. Efendimiz aleyhisselâm, “Cennette birtakım odalar var. Dışı içinden, içi dışından gözükür.” deyince, bir Arâbî kalktı, “Kimin onlar?” dedi. Kâinâtın Efendisi de, “Güzel şeyler konuşan, yemek yediren, oruca devam eden ve geceleyin insanlar uykudayken namaz kılan kimselerindir.” buyurdu.
    Sadaka, malı bereketlendirir
    Ebu’d-Derdâ (ra) şöyle derdi: “Yevm-i asîr olan o kıyâmetteki çetin gün için sadaka veriniz.” Sadakalar oruçtaki kusurları kapatır. Oruçta muhakkak ki bir eksiklik-gediklik bulunabilir. Sadaka ise bu noksanları sarıp sarmalar. Bu yüzden fıtır sadakasını, ayın sonunda vermek, orucun her türlü eksiği gediği kapansın için vâciptir. Sadaka, malı eksiltmez, ama bereketlendirir. Allah Resûlü, “(Zamanlama olarak) sadakanın en hayırlısı Ramazan’da verilendir.” buyurur. Herkese karşı cömertçe davranma ve hep veren el olma, O’nun sünnet-i seniyyesidir.


    Paylaş
    İnfak et ki infak olunasın Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    İnsanların yardıma muhtaç olanlara yardım etmesi bu konularda cömert olması aynı zamanda kendisine geri dönmektedir.Allah yolunda harcayan insanların kendilerine bereket gelmesi mallarının ve işlerinin açılmasına,daha fazla para kazanmalarına vesile olmaktadır.