Kadın ve Çocuk Sağlığı ve Tüp Bebek Forumundan Yeni başarı öyküsü Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Yeni başarı öyküsü

    Reklam




    Ümitlerimin Tükendiği Anda Muradım Yeşermeye Başladı
    24 Aralık 1995 tarihinde evlendik.Evlendiğimiz andan itibaren bebek
    istememize rağmen olmamıştı.Evliliğmizin 1. yılı dolmak üzereyken
    çevremizdekilerin; “şöyle bu işleri bilen şurda kadın var,bir
    bakının…” sözleri üzerine kocakarı tedavilerine başladık.Günler
    hatta aylar geçiyor ama ortalıkta halen birşey yoktu…
    Evliliğmizin 2. yılı bitmek üzere eş-dost tavsiyesiyle doktora
    başladık. Doktorun istediği bütün tahlilleri yaptırdık.Doktorun “Sebep
    yok ama yinede siz şu ilaçları kullanın, çocuk olur.” sözleri üzerine
    doktorun verdiği ilaçları kullandık.(Ben öğretmenim.İlaçlar benim
    maaşımın bir buçuk katı tuttu.) Ama yine bir şey yok.
    Artık çaresizce nerede bir doktor, bir kocakarı, bir hoca(muska
    yazan) duysak biz hemen oraya koşuşturuyoruz. Günler,aylar ve hatta
    yıllar geçiyor biz yemeyip-içmeyip-giymeyip kazandığımızı bu yollarda
    harcıyoruz.
    Evliliğimizin 5. yılı bitti. Artık ufak tefek muayene hanelerde
    görülen tedavilerle ya da kocakarı ilaçlarıyla ve muskalarla birşey
    olmayacağını kavradık. Daha kapsamlı merkezlere gitmeye başladık. 1
    defa Nişantaşın’da Pakize-i Tarzi Kliniğinde 4 defa Cerrahpaşa’da
    olmak üzere toplam 5 defa aşılama yaptırdık. Fakat yine elle tutulur
    gözle görülür birşey yok. Nişantaşın’da Pakize-i Tarzi Kliniğinde
    tedavimizi yapan Pr.Doktora tekrar gittik. Bize “kanallarda tıkanıklık
    olabilir,rahim oksijen alamadığı için bu aşılamalardan sonuç alamamış
    olabilirsiniz” dedi.Biz “çözüm ne?”diye sorunca “Laporoskopi Amaliyatı
    olacak” dedi. Çaresiz onuda kabul ettik ve eşimi Pakize-i Tarzi
    Kliniğinde amaliyat ettirdik. “Kanallar açık, her hangi bir engel yok”
    dedi… Pr.Doktor “Tüp Bebek yaptırmaktan başka çareniz yok” dedi.
    Biz çaresizlik içinde değişik doktorlara gidiyoruz. Elimizdeki
    dökümanları hangi doktora göstertdiysek “tüp bebek yaptırmalısınız,
    başka çaresi yok”dediler…
    Ve artık yine belki çare olur diye ve çevredekilerin şu hoca iyi
    biliyormuş, bu hoca iyi anlıyormuş sözlerini dinlemeye başladık ve
    yine hocalara başladık.Muskalar yazdılar,okunmuş sular içirdiler,
    bilmem neler neler akla mantığa sığmayan işler yaptırdılar ama sonuç
    yok.
    Artık tek çare olarak doktorların söyledikleri tüp bebeği yaptırmayı
    kabüllendik ve Cerrahpaşa’da başladık tüp bebek yaptırmaya. Kesin
    olacak hevesleriyle ne dendiyseler fazlasıyla yaptık ama sonuç
    yok.Sonuç yok ama bu sefer pisikolojik yıkım şimdiye kadar olanların
    hepsine bedel.
    Çaresiz Yeşilköy İnterneşılın Hospital’de ikinci üçüncü denemeyi de
    yaptırdık, ama sonuç hep hüsran…(Birinci kalite embriyo bile elde
    edemiyorlar.En kaliteli embriyolar bile ikinci kalitede
    oluşuyor.)Doktora neden olmadığını sorduk.Doktor “yomurtalar kalitesiz
    olduğundan sonuç vermiyor”dedi. Biz “yumurtaların kalitesini
    düzeltemezmisiniz” diye sorunca doktorumuz “yumurtayı toplamadan
    kalitesini anlıyamıyoruz, yumurta toplandıktan sonrada yumurta
    üzerinde oynama yapamayız” dedi. Biz çarenin ne olduğunu soruncada
    “Şansınızı deneyeceksiniz,başka çare yok”dedi.
    Düşündük ve doktor değiştirmeye karar verdik. Tüp bebek yapan diğer
    merkezleride araştırdım. Okmeydanı’nda Memorıal Hastanesi’nde daha
    farklı bir uygulama yapıldığını öğrendim.(Kokalçır ve embriyoların
    genetik incelemesi) Başladık o merkezde tedaviye. Ama sonuç yine
    boş…
    Yine doktor değiştirdik ve Etiler’de Fertijin Kadın Sağlığı ve Tüp
    Bebek Merkezi’nde daha değişik uygulamayla çalışmaya başladık.(
    Lenfosit aşısı ) Ama yine sonuç diğerlerinden farksız…
    Ben artık bütün ümitlerimi kaybettim, olmayacağını kabullendim ve
    hatta dünyada çocuğu olmayan tek aile biz olmadığımızı, bizim
    durumumuzda daha nice aileler olduğunu düşünmeye başladım. Artık daha
    boşu boşuna doktorlara, kocakarılara ya da hocalara para yedirmenin
    gereksiz olduğuna karar verdim. Ama eşim bir türlü vaz geçmiyor, yine
    doktora gidelim diye her gün kafamı ütülüyor…
    Sadece eşimi susturmak için tekrar doktora gitmeyi kabullendim.
    Benim için doktorun ve hastanenin artık önemi yoktu.Çünkü 5 defa
    aşılama, 5 defa tüp bebek yaptırdık. Sonuç olumsuz olduğuna göre,
    altıncı tüp bebek denemesindemi olacak. “Hangi hastane olursa olsun,
    doktor kim olursa olsun. Ne önemi var. Sonuçta çocuk olmayacak
    nasılsa…” diye düşünüyordum. Eşim “Gaziosmanpaşa Şafak Hastanesi’ne
    gidelim.” dedi. Ben bir gün bir arkadaşla konuşurken Gaziosmanpaşa
    Şafak Hastanesi’ne gitmeyi düşündüğümüzü söyledim. O arkadaş, “Ben
    Gaziosmanpaşa Şafak Hastanesi’ndeki doktorları tanıyorum. Onlar Alman
    Hastahanesi’nden oraya gittiler. Onlar iyi doktorlar ama isterseniz
    siz Alman Hastahanesi’ne gidin.” dedi.( O arkadaşımda Alman
    Hastahanesi’nde tüp bebek yaptırmış. 8 Yaşında ikiz iki oğlu var.) Eve
    geldiğimde eşime söyledim. Eşim “Tamam, Alman Hastahanesi’ne
    gidelim.”dedi. Randevumuzu aldık ve gittik. Dç.Dr.Ulun ULUĞ bey eşimi
    muayene etti, elimizdeki dökümanları inceledi ve bize “Benim burada
    yapacaklarımın hepsini siz yaptırmışsınız. Bende yapılanların aynısını
    yapacağım.Ama isterseniz sizi önce aile hekimi bir arkadaşa
    göndereyim, o size baksın. Onun çalışması bitince bana gelirsiniz”
    dedi. Denize düşen yılana sarılırmış; çaresiz kabullendik. 30.07.2007
    tarihine aile hekimi Uzm.Dr. Murat BERKSOY’a randevumuzu Ulun Bey’in
    sekreteri aldı. Randevu tarihimiz geldi, biz Nişantaşı’nın yolunu
    tuttuk. Murat Bey eşimden ve benden çeşitli tahliller istedi.
    Yaptırdık. Eşime çok sıkı bir diyet verdi. Eşim diyete ve spora
    başladı. Kontrollerimize gidip geldik.Eylül ayının sonuna yakın eşim
    kontrole yalnız gitti. Murat Bey eşime”Benim çalışmam tamam.Bu
    adetinde tüp bebeğe başlayacaksınız.” demiş. 30 Eylül veya 01 Ekim
    gibi eşimin hastalanması gerekiyordu. 06 Ekim 2007 ( Cumartesi )oldu
    fakat eşim hastalanmadı. Ben Murat Bey’i aradım. Murat Bey,”Gebelik
    testi yaptırın, tekrar beni ara.” dedi. Testi yaptırdık, aradım ve
    dünyalar artık benimdi…. Murat Bey eşimin hamile olduğunu söylemişti.
    Bu durumda Allah’a şükretmekten, ağlamaktan, Murat Bey’e ve Ulun
    Bey’e dua etmekten başka daha ne yapılırdı ki bilmem. Bayram yakındı.
    Ama biz zaten bayramımızı yaşıyorduk…
    Eşimin laporoskopi ameliyatından sonra en az 50 kadın doğum
    doktoruna gidip muayene olduk ve elimizdeki dökümanları gösterdik.Bize
    tüpbebekten başka hiçbir çare olamadığını söylediler. Bu doktorların
    çoğu (sözüm ona) profösördü.Sayın profösörler bilmiyorsanız
    bilmediğinizi, bilipte kabullenemediyseniz kabullenemediğinizi
    söyleseydiniz ne olurdu?.. İşte gerçek tüpbebekten başka çare varmış.
    Tüpbebek değil, normal yolla eşim hamile. Hatta bu tedavi görülmeseydi
    500 defada tüpbebek yaptırsaydık, öyle sanıyorum ki hepsinin de sonu
    boş olacaktı.
    27 Mayıs 2008 Salı günü mutluluğumuzun perçinleştiği gündü. Artık
    muradımız gerçekleşmişti. Murat bebeğimiz kucağımızdaydı. Allah
    olmayan herkese versin. Murat Bey ve Ulun Bey size çok teşekkürler…
    Hakkınızı helâl edin… Bizim gözümüzde en büyük doktor sizlersiniz…


    Paylaş
    Yeni başarı öyküsü Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Gerçekten inanılmaz,Rabbim güzel yavrunuzu size bağışlasın inşallah.İsteyip dileyen herkesin muradını versin Yüce Rabbim amin..Paylaşım için teşekkürler Allahım razı olsun..



  3. 3
    Paylaşım için teşekkürler...Allah'tan umut kesilmez...



ulun uluğ,  lenfosit aşısı fiyatı,  tüp bebek başarı hikayeleri,  cerrahpaşada tüp bebek yaptıranlar,  gebelik aşısı yapan merkezler,  tüp bebek yaptıranların hikayeleri,  tüp bebek başarı öyküleri