Diğer Kategoriler ve Tasavvuf Forumundan Ölüm*süzlüğü tattık ne yapsın bize ölüm. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Ölüm*süzlüğü tattık ne yapsın bize ölüm.

    Reklam




    İnsanoğlu bu dünyaya imtihan için gönderilmiştir. Onun içindir ki, ne kadar kalacağını bilmediği bu dünya hayatını iyi değerlendirmeli, ölüm heran gelebilir düşüncesiyle, gerçek hayata, ahiret yurduna gitmeye hazır olmalı, ölmeden önce ölebilmeli, hesaba çekilmeden, dünyada kendini hesaba çekmelidir. Bu hesaba çekmeler sonucunda, her iki cihanda gerçek manada kurtuluşa ermiş olur.

    Cenab-ı Allah Ecel'le İlgili ayet-i kerimelerinde şöyle buyurmaktadır:
    "Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz” (Ankebût süresi ayet: 57)

    “Hiç bir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. O belli bir vakte bağlanmıştır” (Âl-i İmran Süresi Ayet: 145)
    “Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size yetişecektir”. (Nisa Sûresi Ayet: 78)

    “Evlerinizde bile olsaydınız, kendileri için ölüm takdir olunanlar öleceği yere hemen giderler*di, diye söyle” (Âl-i İmran Süresi Âyet: 154)

    “Ey inananlar! yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri hakkında: Onlar yanımızda olsalardı ölmezler ve öldürülmezlerdi” diyen İnkarcılar gibi olmayın ki. Allah bunu onların kalplerinde bir hasret olarak bıraksın. Diriltende öldürende Allah’tır. Allah İşlediklerinizi görür” (Âl-i İmran Süresi Âyet: 156)

    “Deki doğrusu kendisinden kaçtığınız ölüm muhakkak sizi bulacaktır. Sonra, görüleni de görülmeyeni de bilen Al*lah'a döndürüleceksiniz. O, size işlediklerinizi haber verecektir" (Cuma Sûresi Âyet:8)

    “Eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz bu, kâfirlerin sırf dünyalık toplamak için yaşa*malarından çok hayırlı ve Allah-u Tealâ’dan size mağfiret ve rahmettir" (Âl-i imrân Sûresi Âyet: 157)

    Uhut Muharebesinde Medine'de kalan münafıklar o gün muharebede öldürülüp şehit olan akrabaları hakkında: “Eğer bize itaat edip, Medine'de kalsalardı öldürülmezlerdi” dedi*ler. Eğer bu sözünüz doğru ise nefislerinizden ölümü defedin! diye onlara söyle!" (Âl-i imran Süresi ,Ayet: 168)

    Keşşafta münafıkların bu sözü söyledikleri gün harbe gitmeyenlerden yetmiş kişinin öldüğü yazılmıştır

    ” Ecelleri geldiği vakit ne bir Lahza geri bırakabilirler ve ne de İleri (öne) alabilirler”
    (Nahl Sûresi Âyet: 61)

    Bu âyetten ecelin ileriye alınmayacağı, geri bırakılamayacağı tam saatinde vuku bulacağı anlaşılmaktadır.
    Hadis-i Şeriflerde, sadaka, sıla-ı rahim ve benzeri bazı hayırların ömrü uzattığı bildirilmektedir. Âyet-i Kerimede: "Eğer Yunus (A.S.) tesbih edicilerden olmasaydı kıyamete kadar balığın karnında kalırdı" (Saffat Sûresi Âyet: 143-144) buyurulmuştur.

    Bu âyet Rabbimizi tesbihle ve hayırlı amelle ömrün ar*tacağına delildir. "Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir kitaptadır. Şüphesiz ki bunlar Allah c.c.’a kolaydır" (Fatır Sûresi Âyet: 11)
    Bu Ayet Allah’ın emri ile ömrün artıp eksileceğine delildir. Bu durum şu şekilde izah edilebilir: Ömür uzunluğu kazanmak için sıla-i rahim, anne-babayı ve akrabaları ziyaret, sadaka vermek, ibadet v.b. hayırlı ameller, ayet ve hadislerle teşvik olunmuştur. Bunların ömrü uzatması şöyledir: Cenab-ı Allah ilim sıfatı sayesinde İnsanların önceden neleri yapıp, neleri yapma*yacaklarını ezelden bilmektedir.

    Bu durumda bir kimse*nin ömrü uzatan şeyleri yapıp yapmayacağını bildiği için ona göre, takdir etmektedir. Meselâ; Bir insanın ömrü için kırk yıl tayin edildi ise hayırlı amelleri yapacağından da 20 yirmi yıl ilave edilmişse o kimsenin eceli Levh-i Mahfuzda 60 yaş olarak yazılmıştır. Halbuki o insan bu hayırları yap*mayacaklardan ise Allah (C.C) bu durumu bil*diği için bu ilave zamanı o insana vermemektedir.

    Ehl-i Sünnet vel Cemaat’e göre ecel birdir. Katilin öldürdüğü kimse eceliyle ölmüştür. Bu halde katilin ceza gör*mesi bu kimsenin ölümüne sebep olduğu içindir. İntihar edende kendi ölümüne sebep olduğu için ahirette ceza görecektir. “Âleme Cellat lazımsa sen olma” diye güzel bir söz vardır.

    Allah, iyi, kötü yapılması ve yapılmaması gereken her şeyi bildirmiştir.
    İnanan bir Müslüman’a düşen, İslam’ın emirlerini yapıp, yasaklarından kaçınması gerekir.

    Cenab-ı Allah Cümlemizi ve Cümle Ümmet-i Muhammedi şairin bir beytindeki;
    “Ne uzak bize ölüm ne yakın bize ölüm.
    Ölüm*süzlüğü tattık ne yapsın bize ölüm.”
    Anlayışını kazandırdığı ibadet ve taâtini yapan kul*larından eylesin.

    Ecel/Ömer Lütfi ERSÖZ



    Paylaş
    Ölüm*süzlüğü tattık ne yapsın bize ölüm. Mumine Forum

al imran 156