Diğer Kategoriler ve Tasavvuf Forumundan tarikat-Bazıları “şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” diyorlar. bu sözü nasıl anlamak ge Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    tarikat-Bazıları “şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” diyorlar. bu sözü nasıl anlamak ge

    Reklam




    Bazı tarîkat kahramanlarına nispet edilen bu söz, zaman zaman yanlış kullanılmaktadır. Şöyle ki: Bu söz, bir mürşide bağlanmayı ifade eder. İnsan o sınırlı aklıyla gerçekler aleminin bütünüyle kavrayamaz. Kendisinin bir yaratıcısı olduğunu bilse bile, o yaratıcının kendisinden neler istediğini, emir ve yasaklarının neler olduğunu, önündüki ölüm yolculuğunun ötesinde ne gibi alemler bulunduğunu, hangi hallerin, fiillerin ve sözlerin onu cennete, hangilerin cehenneme götüreceğini bilemez. Bu noktada Kur’anın ve o İlâhî fermanı insanlara tebliğ eden Resulullah’ın irşadına muhtaçtır.

    “Âlimler peygamberlerin varisleridir” (Aclûnî, II, 64) hadisinin hükmünce, âlimler mürşittirler. Onlara uymayıp derslerini dinlemeyen bir kişi, hocadan uzak duran bir öğrenciye benzer. Bu öğrencinin cahil kalması ve kötü yollara düşmesi kaçınılmazdır.

    Nefsin terbiye edilmesi ve kalbin tasfiyesi yani bütün kötülüklerden arındırılması için de büyük mürşitlerin keşfe dayalı olarak ortaya koydukları bir takım esaslar vardır. Bir kişi o büyük zatları dikkate almadan bu yola kendi başına girdiği taktirde bir takım yanlışlıklar yapabilir ve kendisine bilmeyerek zarar verir. Tıpta bir kişi nasıl diyeti kendi aklınca yapmıyor onu bir doktorun gözetimi altında ve belli kurallara uyarak icra ediyorsa, bir kişi tarikat yoluna kendi başına girmemeli ve o yolun bir safhası olan riyazeti de kendi kendine uygulamaya kalkışmamalıdır.

    Bu gerçeğe ters hareket eden bazı kimselerin riyazet yoluyla kalben terakki edeyim derken, bir takım ruhî hastalıklara maruz kaldığı çok görülmüştür. Yukarıdaki sözü, gerek cehaletten, gerekse tarikat yolundaki bu gibi tehlikeli sonuçlardan kurtulmak için “insanın kendi aklına güvenerek yalnız başına hareket etmekten kaçınması, alimlerin ve mürşitlerin tavsiyelerine uyması” gerektiği şeklinde anlamak lazımdır. Yoksa, bu ifadeyi “İlla bir tarikat şeyhine bağlanmak lazım. Yoksa, şeyhin şeytandır” şeklinde kullanmak, çok yanlış olur


    Paylaş
    tarikat-Bazıları “şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” diyorlar. bu sözü nasıl anlamak ge Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    KEHF 17’DE …men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden). : …Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah'a ulaşmayı dilemezse) artık onun için velî mürşid (irşad eden evliya) bulunmaz.

    Bu insanlardan olan ipin bir veli mürşit olması gerektiğini söylüyor. Çünkü ayeti kerimede kimi delalette bırakırsa, sadece onlar(delalette kalanlar) için bir veli mürşit bulunmadığını, yani (mefhumu muhaliflini düşünürsek), hidayete erecek, hidayeti isteyen herkes için bir veli mürşit bulunacağını söylüyor. Bu sadedi izah babında;



  3. 3
    MAİDE 35’te; Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).

    Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah'a karşı takvâ sahibi olun ve O'na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O'nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

    ALLAH’a ulaştıracak vesileyi, ALLAH’tan istememizi, HAK cc emrediyor. ALLAH.’a ulaşmak hepinizin bildiği gibi, kur’anın izahına göre hidayettir.

    O halde cümle şöyle oluyor: SİZİ HİDAYETE ERDİRECEK VESİLEYİ ALLAH’TAN İSTEYİN…

    Anlıyoruz ki, hidayete erdirecek bir vesile süz konusu ve bu vesileyi kendi kafamıza göre, tombaladan veya zar atarak seçmemize ALLAH teala müsaade etmiyor,benden istiyeceksiniz diyor. Keza secde 24’te

    Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne). Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk'ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.

    Demek oluyor ki; hidayete erdiren imamlar var,bunlar ALLAH’ın emriyle hidayete erdiriyor ve ALLAH cc onları kendisinden istememizi emrediyor

    Hz.Peygamber efendimiz; “benden sonra imamlar gelece, onları arayıp bulun, anlara tabi olmayan cahiliye hükmü ile ölür.” Mealinde pek çok beyanatta bulunmuştur. Buhari-müslim- Tirmizi gibi kaynaklarda geçer…

    . Rad süresi 7’de Allah teala ;

    innemâ ente munzirun ve li kulli kavmin hâd(hâdin). Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır (zamanın her parçasında ve bütün kavimlerde).

    Diye buyurarak,bütün kavimlerde hidayetçi olduğunu söylüyor. Her yüz yılda mutlaka farklı ümmetler vardır(ki ümmet topluluk demektir) . Bu zamanda da bir çok ümmet ve topluluk vardır. HAK teala her ümmet, her topluluk için hidayetçi olduğunu ve o vesileleri kendisinden istememiz gerektiğini emir buyuruyor. Dahası KASAS süresi 50. ayeti kerimede;

    …ve men edallu mimmenittebea hevâhu bi gayri huden minallâh(minallâhi), innallâhe lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

    … Allah'tan bir hidayetçi olmaksızın (hidayetçiye değil de) kendi heveslerine tâbî olandan daha çok dalâlette kim vardır? Muhakkak ki Allah, zalimler kavmini hidayete erdirmez



seyhi olmayanin seyhi seytandir