Makale ve Şiirler ve Sohbetler ve Vaaz Konuları Forumundan Dünya cennet olamaz/Nureddin Yıldız/makale Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Dünya cennet olamaz/Nureddin Yıldız/makale

    Reklam




    Dünyanın ebedî olmadığını bilmeyen yoktur. İman etmeyenler bile ebedî kalmayı beklemezler dünyada. Her mü'min, ebedî diyarın cennet olacağına iman eden insandır. Rabbimiz, dünyaya bakışımızın, ondaki emellerimizin bu imana uygun olmasını istemektedir bizden. Faniye ebedilik payesi biçmek hatadır. Mü'min nesilleri bekleyen en büyük tehlike, ahiret için yaşadıkları hâlde dünya için yarışmalarıdır. Evine gider gibi ölüme ve şehadete giden bir sahabe neslinden sonra, hiç ölmeyecek gibi dünyaya sarılıp kalan nesiller, sahabe ile aralarında fark bırakan nesillerdir.

    Bugün ailemizi kuşatan en önemli sorunlardan biri, ahiret idrakinin git gide erimeye yüz tutmuş olmasıdır. Dünyanın cennet olmasının mümkün olmadığını bildiğimiz hâlde onu kişisel cennetimiz gibi kullanmaya yeltenmemiz, diğer sorunları da tetikleyen büyük bir sorundur. Bu sorun evlilik aşamasında kendini göstermeye başlamaktadır. Büyük iman iddialarına rağmen, dünyalık meta üzerinden yapılan pazarlıklarla kurulan ailelerde huzur beklentisi boş bir emele dönüşmektedir. Bir mobilya parçasının, üzerinde iki aile büyüklerinin bile günlerce kavga edebildiği bir ortam, dünyalık anlayışının tam anlamıyla hükümran olduğu ortamdır. İnsanın cebindeki paranın insandan değerli tutulmasının muhakkak bir bedeli olacaktır. O bedel, madde etrafında heba olmuş bir ömürden başkası olmayacaktır.

    Zengin olmak, dünya malına sahip olmak sorun değildir. Sorun, malın insana sahip olmasındadır. Allah'ın yarattığı bütün nimetler, mü'min kullarına helaldir. Bilhassa mü'minler zengin olmalıdırlar. Onların zengin olması üç hedefin gerçekleşmesi demektir:
    Dünyanın imar edilmesi, insan için daha rahat ve kullanılır olması mü'min için bir hedeftir. Mü'min, yeryüzünü imar etmelidir. Mü'minin elindeki imar insanın daha lehine olandır. Bu nedenle servet, mü'minlerin elindeki iken huzurun kaynağı, ahiretin anahtarlarından biri olacaktır.
    Allah Teâlâ insanı, açlık ve yokluk içinde yaşaması için göndermemiştir. İmtihanımızın muhakkak sefaletler içinde gerçekleşmesi gerekmiyor. Zenginlik içinde de imtihan vardır. Allah'ın mü'min kullarına yazdığı en önemli görevlerden biri olan cihat, pek çok yönü ile dünya nimetlerine, mala sahip olmakla gerçekleştirilebilmektedir. Mü'min, zengin olmalıdır ki cihadın pek çok çeşidine muktedir olabilsin.

    Sorunun Kaynağı

    Dünya malı ile alakalı sorunumuzun kaynağı malın elde edilmesinde değildir. Bizde mal, kullanım hatası ile sorun olur. Mü'min, fakir durumda iken ispat ettiği kimliğini, zengin olduğunda da ispat edebiliyorsa onun elindeki mal nimettir ve güzeldir. Öyle bir mal, Allah'a ulaştıran bir araçtır. Fakir olmak, dünya malından uzak olmak takva olmayı belgelemediği gibi zengin olmak da kötü olmayı belgelemez.

    Ailemizde doğallığın korunması, fakir bir ortamda yaşamamızı gerektirmiyor. Ailemiz ve ailemizin kurulu olduğu evimiz, yeryüzünün en zengin insanının evi olabilir. Bunun dinen hiçbir sakıncası yoktur. Erkek veya kadının, dünya malını nereye oturttuğu önemlidir. İlahlaştırılmış mal hırsı, önümüzdeki sorunun, yapaylığın nedenidir. Konuşurken farklı konuşup faaliyette bulunurken farklı iş yapmak bu çelişkinin tezahürüdür.

    Bir kere eşler, birbirlerini iki mü'min insan olarak değerlendirecekler. Mal aralarında bir değer ve tartışma konusu olmayacak. İlke budur. Erkek kadına, kadın erkeğe eşi olarak bakmalıdır.

    Çocuklarını yetiştirmede ölçüleri ahiret olacak. Diplomanın arkasına gizlenmiş dünya hırsı, yapay bir hayat yaşamayı getirir. Ev düzeneği içinde, öncelikliler ve önemliler tertibi yapılırken, ahiret önceliğimize uyumlu bir öncelikli sıralaması yapılacaktır.

    Dünya nimetlerinin de bir imtihan olduğunu, kimi kullarını Allah, Ebu Cehil ile imtihan ettiği gibi kimi kullarını da, Ebu Cehilsiz ama malın kendiliğinden gelir gibi olduğu bir ortamda imtihan etmeyi murat etmiştir. Bu ümmetin imtihanı mal üzerinden olacaktır. Ahireti helak eden hiçbir malda hayır yoktur. Sabah namazı kaçırmaya neden olan mal zehirlidir. Çocukların ihmal edilmesine neden olan mal veya şöhret bereketsizliktir. Bizden önceki ümmetlerden ibret almamızı engelleyen ortamlar bizim için hüsran nedenidir.
    Mü'min malı, Allah'ın emaneti olarak görecektir. Emaneti sahibinin rızası doğrultusunda kullanmadıkça bereket ve huzur vesilesi olmaz. Dünyaya çakılı kalmaya karşı uyanık olmak, bütün mü'minlerin görevidir.

    Derin Bir Uyarı

    Ailemizin doğallığını kaybetmesine karşı, iman edenleri ikaz eden derin bir uyarı olarak bu hadisi unutmamalıyız. Evimizde nasıl bir Müslümanlık yaşadığımızı, ana hedefimizden ne kadar uzak kaldığımızı veya hedef üzerinde olduğumuzu test edebiliriz:

    “Vallahi, sizin fakir düşmenizden korkmuyorum! Tam aksine dünyanın, sizden öncekilere açıldığı gibi size açılmasından korkuyorum. Onlar gibi siz de dünya için yarışır hâle gelirsiniz. Onları helak ettiği gibi sizi de helak eder.” (Buharî, 3158; Müslim, 2961)

    Bu, iş adamlarına uyarı değildir. Mü'min insan uyarılmaktadır.

    Mü'min insanın kaynağı da ailedir, evdir.

    Sonra camilerdir, medreselerdir, caddelerdir.

    Evlerde başlamayan 'dünya açılımı, dünya için yarışma' iş yerlerine sıçramaz.

    Evlerde başlayınca da camilerde bile önü alınamaz.

    Eşler, birbirlerine dünyalıktaki rakibi olarak bakmadıkça, şirketler, firmalar birbirleri ile yarışamazlar.

    Gayet açık bir uyarıdır bu

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ümmetinin çadırlarda gecelemesinden korkmamıştır. Bilakis, çadırları bile olmayan sahabileri ile bir medeniyet kurmuştur o. Ama dünya ihtişamının istila ettiği evlerdeki mü'minlerin durumundan endişe etmiştir. Anlamamız gereken budur.

    Bunu anlamamızı engellemek için şeytan bize, bizden başkalarını kötü örnek olarak gösterirken bizdeki dünyaya açılmışlığı ve dünyalık yarışını zaruret olarak bulunması gereken olarak gösterebilir.

    Anlamak istemedikten sonra mazeret üretmek kadar kolay ne var ki!

    Nureddin Yıldız


    Paylaş
    Dünya cennet olamaz/Nureddin Yıldız/makale Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Her ülkenin farklı güzellikleri vardır. Yeşilliklerle dolu dağlar ortalarında nehir ya da aralarından geçen şelale bütün bunlar dünyaya kapılmamızı için değil dünya böyleyse acaba cennet nasıl bir yer sorusunu akla getirmek için etrafa bakmak gerekir.