Makale ve Şiirler ve Sohbetler ve Vaaz Konuları Forumundan Hiç düşündünüz mü nedir Kelime-i Şahadet Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Hiç düşündünüz mü nedir Kelime-i Şahadet

    Reklam




    Televizyon kanallarından birinde haber öncesi “Sokak konuşuyor” adı altında bir röportaj yapılıyordu. Rastgele vatandaşlarla. Soruyordu spiker elinde mikrofon: “Kelime-i Şehâdet ‘in Anlamını biliyor musunuz? Nedir Kelime-i Şehâdet?” Cevapların içinde doğru olanları vardı ama benim kafama takılan çoğunluğun bilememesiydi. Kimi: “İslâm olmayan getiremez” diyordu. Kimi anlamını bilmiyordu ama çok şükür kendisini söyleyebiliyordu. Kimi : “Peygamber’e salâvat” dedi. Kimi: “Arapça’yı bilmediğimiz için Farsça’yı tam olarak bilmiyoruz.” derken, kimi de: “Anlamını biliyordum ama unuttum” Kimisi de: “Okulda öğretmediler” diyordu. Kimisi: “Dinimizde hep tekrarlanan şey” diye kıvırırken konuyu, kimisi de “5 vakit namazdır” diyecek kadar ileri gidiyordu. Kimi yaklaşıyordu: “Müslüman olmanın simgesidir veya gereğidir” diyerek. Kimi uzaklaşıyordu: “İnşallah daha sonra öğreneceğiz” diyerek. Yani içler acısıydı hallerimiz. Günde beş vakit okunan ezanda bile tekrarlanan bu cümleyi söyleyemeyenler, ya da anlamını bilmeyenler vardı. Bu soruyu cevaplayamayanlar arasında kimler yoktu ki? Açık-kapalı, İslamiyet’i yaşayan-yaşamayan herkes. Sahi siz Hiç

    Düşündünüz mü KELİME-İ ŞEHADET NEDİR? ANLAMINI BİLİYOR MUSUNUZ? Kelime-i Şehâdet:

    أشهد أن لا إله الا الله و أشهد أن محمد رسول الله

    “Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh.”

    “Şehâdet ederim ki Allah’tan ba؛ka hiçbir tanrı (ilâh )yoktur. Yine Şehâdet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve Resûlüdür.”
    BaŞka bir ifade ile: “Ben Allah’tan ba؛ka hiçbir Tanrı olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna inanır ve tanıklık ederim.” demektir.
    Şimdi kafalarınız karı؛acak ve soracaksınız: “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” nedir?” diye:

    لآ إلهَ إلاّ اللهُ محمّدٌ رَسولُ اللهِ

    “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah”

    “Allah tan ba؛ka ilâh yoktur. Muhammed de Allah’ın elçisidir”


    Bu da Kelime-i Tevhid’dir. Bu bazen ilk bِlümüyle yani “Lâ ilâhe illallah” diye anılır. Bazen de bِyle. Her iki sِyleyi؛in de adı Kelime-i Tevhid’dir. Yani Allah’ın zatını bütün tasavvurlardan, zihinlerdeki hayal ve evhamdan tecrid etmektir. Tevhid üç türlü olur. Yüce Allah’ın ulûhiyetini tanımak, birliğini tasdik etmek ve O’na hiçbir surette eş ve ortak koşmamaktır. Kelime-i Tevhid’in yani “Lâ ilâhe illallah” cümlesinin içinde “Muhammedün Resûlullah” cümlesi zikredilmemiştir. Çünkü bu cümle onun zımnındadır, yani bu ikrarın içinde Hz. Peygamber (s.a.v.)’ in nübüvveti de ayrılmaz bir parça olduğu için o da söylenmiş kabul edilmektedir. Bir de Tehlil vardır. Tehlil de “Lâ ilâhe illallah” veya “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” cümlesini söylemektir. Kelime-i Tevhid; Allah’tan başka bir ilah olmadığına inanmak, , Tehlil; bunu dil ile söylemek; Kelime-i Şehâdet ise bunu tasdiklemek, buna tanıklık, şahitlik etmektir. Kelime-i Tevhid zihnî ve kalbî bir amel, Kelime-i Şehâdet ise dil ile ikrar yoluyla icra edilen bir fiildir.
    Hiç düşündünüz mü İslâm’ın birinci şartı ne? Belki biliyorsunuz ama ben yine de tekrar edeyim: İslâm’ın birinci şartı Kelime-i Şehâdet getirmektir. Yani

    أشهد أن لا إله الا الله و أشهد أن محمد رسول الله
    “E؛hedü enlâ ilâhe illallah ve e؛hedü enne Muhammeden abdühû ve Resûlüh.”
    “ھehâdet ederim ki Allah’tan ba؛ka hiçbir tanrı (ilâh )yoktur. Yine ؛ehâdet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve Resûlüdür. (elçisidir)” diye kalp ile inan‎p, dil ile sِylemektir. Bu Müslüman olman‎n temelidir.

    Peki, hiç dü‏ündünüz mü Kur’an ve hadislerde, Kelime-i قehâdet’e ba‏ka hangi isimler verilmi‏tir? Kelime-i قehâdet veya Kelime-i Tevhid, Kur’ân-‎ Kerîm’de ve hadîs-i ‏erîflerde “Kelimetün tayyibetün (en güzel kelime)”, “Kelimetü’t- takvâ (Takvâ sِzü)”, Kelime-i ihlâs(فhlâsl‎ sِz), Kavl-i sâbit (doًru sِz), Dâvetü’l-hak (Hakk’‎n Daveti), Mekâlidü’s-semâvâti ve’l-ard (gِklerin ve yerin anahtar‎), Urvetü’l-vüskâ (saًlam kulp), Semenühü’l-cenneh (cennetin ücreti) gibi ifadelerle de methedilmi‏tir.
    Kelime-i قehâdet’i yüce Allah (c.c.), فbrâhim Sûresi’nde kِkü yerde, dallar‎ gِkte olan bir aًaca benzetir: “Gِrmedin mi? Allah nas‎l bir misal getirdi: Güzel bir sِz (tevhîd ve ‏ehâdet),kِkü yerde sabit, dallar‎ gِkte olan güzel bir aًaç gibidir. (O aًaç), Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. ضًüt als‎nlar diye Allah, insanlara bِyle misaller getirir. Kِtü sِzün (küfür ve imans‎zl‎k) misali ise, gِvdesi yerden kopar‎lm‎‏, o yüzden ayakta durma imkân‎ olmayan (kِtü) bir aًaca benzer.” (فbrâhîm, XIV/ 24-26)
    Buradaki “güzel sِz” den kastedilenin Kelime-i قehâdet veya Kelime-i Tevhid olduًunu sِyler müfessirler. Kelime-i قehâdet bir aًaçt‎r. Kِkü, mü’min kulun sِzünde ve kalbinde, dallar‎ ise gِklerdedir. Her zaman meyve vermesinden maksat da, zâkir kulun gece-gündüz Allah’‎ zikretmesidir. Meyveleri ise Kelime-i قehâdet’in gereًini yerine getirmesidir kulun. Bu yüzdendir mü’minlerin amellerinin semalara yükselmesi, orada deًerlenmesi. Kelime-i habîse (çirkin kelime) ise, ‏irk, küfür ve imans‎zl‎k belirten sِzdür. Allah’‎ inkâr etmektir. Bu da sahibini hem bu dünyada hem de ahirette felaketlere sürükler.

    Peki, Hiç Dü‏ündünüz mü Kelime-i Şehâdet veya Kelime-i Tevhid getiren birinin ya‏ay‎‏‎ Müslüman’ca olmasa bile Allah’a ‏irk ko‏mad‎ً‎ müddetçe; küçümsenemeyeceًini, ِldürülemeyeceًini, kâfirlikle itham edilemeyeceًini? K‎l‎ً‎na k‎yafetine, ya‏ay‎‏‎na bak‎p da insanlar‎n bunlarla yarg‎lanmamas‎ gerektiًini hiç dü‏ündünüz mü? Hz. Peygamber (s.a.v.), mü‏riklere kar‏‎ Müslümanlardan müte‏ekkil bir ordu gِnderdi. Askerler mü‏riklerle kar‏‎la‏‎nca, aralar‎nda çok ‏iddetli bir sava‏ oldu. Mü‏rikler maًlup oldular. Sonra Müslümanlardan bir asker, mü‏riklerden birine m‎zrakla sald‎rd‎. Mü‏rik hemen “E‏hedü enlâ فlâhe فllallâh, ben Müslüman’‎m” dedi. Fakat Müslüman asker ona m‎zraً‎n‎ saplay‎p ِldürdü. Daha sonra da Hz. Peygamber (s.a.v.)’in yan‎na gelip “Helak oldum (büyük günah i‏ledim) ey Allah’‎n Resûlü!” dedi. Hz. Peygamber de: “Ne yapt‎n?” deyince, asker de yapt‎ً‎n‎ anlatt‎. Bu defa Peygamberimiz (s.a.v.): “Kalbini yar‎p da bakt‎n m‎?” dedi. Adam: “Ey Allah’‎n Resûlü! Eًer kalbini yarsayd‎m içindekini bilebilir miydim?” diye sordu. Hz. Peygamber: “Sen adam‎n hem sِzünü kabul etmiyorsun, hem de kalbindekini bilmiyorsun. Olur mu bِyle ‏ey?” dedi. Sonra Peygamberimiz adam hakk‎nda bir ‏ey sِylemedi. Adam da az bir zaman ya‏ad‎ ve nihayet ِldü. Onu defnettiler. Ertesi günü adam‎n cesedi toprak üstünde gِrüldü. فnsanlar, belki de bir dü‏man kabrini de‏ip eziyet için ç‎karm‎‏t‎r dediler. Onu tekrar defnettiler. Gençlerden baz‎lar‎na da mezar‎ ba‏‎nda nِbet tutmalar‎n‎ sِylediler. Buna raًmen cesed tekrar mezardan d‎‏ar‎ at‎ld‎. Nِbetçi gençler uyumu‏ olabilir dü‏üncesiyle bir kere daha defnedip, bu sefer de mezar‎ sahabeler bekledi. Ertesi gün yine cesedi kabirden d‎‏ar‎ at‎ld‎. Durumu Resûlullah (s.a.v.)’e haber verdiler. Hz. Peygamber: “ Bu toprak ondan daha ‏erir insanlar‎ kabul eder. Fakat Allah Teâlâ size ‘Lâ فlâhe فllallâh’ kelimesinin hürmetini ve büyüklüًünü ders vermek istedi buyurdu.” (İbn Mace, Fiten, 1)

    Bir gün Hz. Peygamber (s.a.v.): “Ey Ebû Zer! Lâ فlâhe فllallâh deyip sonra da bu sِz üzerine ِlen her kul Cennet e girecektir.” buyurunca Ebû Zer hayretle: “(Büyük günahlardan) zina etse ve h‎rs‎zl‎k yapsa da m‎ ya Resûlullah!” demi‏, bunun üzerine Hz. Peygamber de: “Evet, zina etse ve h‎rs‎zl‎k yapsa da.” ‏eklinde kar‏‎l‎k vermi‏tir. (Müslim, فman , 154). اünkü Kelime-i Tevhid, iman‎n kesin i‏aretidir. فnsanlar Allah’a ortak ko‏mad‎ً‎, ‏irke girmediًi ve Kur’ân-‎ Kerîm’in bütün hükümlerini kabul ettiًi müddetçe, “Lâ فlâhe فllallâh” demesi o ki‏iyi kurtar‎r. Allah dilerse o ki‏inin bütün günahlar‎n‎ affeder, dilerse affetmez cezas‎n‎ çeker, ama sonunda yine Cennet’e dِner. “Kalbinde buًday, arpa ve zerre ِlçüsü iman olduًu halde Allah’tan ba‏ka tanr‎ yoktur, Muhammed O’nun elçisidir diyen kimse cehennemden ç‎kar.” (Buhârî, “خmân”, 33; Tirmizî, “Cehennem”, 9.)

    Hiç Dü‏ündünüz mü Kelime-i قehâdet’in mah‏erde her türlü güzel amelimizden daha aً‎r geleceًini? “Allah (c.c.) k‎yamet günü ümmetinden bir adam‎ mahlûkat‎n aras‎ndan seçer ve onun için doksan dokuz büyük defter açar. Allah Teâlâ adama sorar. Bu defterde yaz‎l‎ olanlardan bir ‏ey inkâr ediyor musun? Kirâmen Kâtibin melekleri sana yapmad‎klar‎n‎ yazm‎‏ m‎? Kul: Hay‎r Ey Rabbim, hepsi doًrudur der. Allah Teâlâ tekrar, herhangi bir ِzrün var m‎? diye sorar. Kul: Hay‎r, ey Rabbim! der. Bunun üzerine Allah Teâlâ: Ey kulum, bugün sana zulüm yoktur. Senin Bizim yan‎m‎zda makbul ve büyük bir iyiliًin var der ve yaz‎l‎ bir kart ç‎kart‎l‎r. ـzerinde E‏hedü en Lâ فlâhe فllallâh ve E‏hedü enne Muhammeden Resûlullâh (قahadet ederim ki, Allah tan ba‏ka ilah yoktur ve yine ‏ehadet ederim ki Muhammed Allah ‎n elçisidir) yaz‎l‎d‎r. Bunun üzerine Allah-u Teâlâ kulundan bu yaz‎l‎ kâً‎d‎ teraziye koymas‎n‎ ister. Kul da: Ey Rabbim, benim bu defterlerin (günahlar‎n) yan‎nda bu kâً‎d‎n (etiketin) ne aً‎rl‎ً‎ olabilir ki? der. Hemen defterler Mizan’‎n yani terazinin bir kefesine konur kâً‎t da diًer kefesine. Tart‎l‎rlar. Diًer kefedeki defterler hafif kal‎r. Bِylece ‏ehadet kelimesi yaz‎l‎ olan kart (kâً‎t, etiket) aً‎r basar. اünkü Allah’‎n فsmi yan‎nda ba‏ka hiçbir ‏ey aً‎r olamaz.” [Tirmizî, فman, 17, (2641)].
    Baz‎lar‎n‎n anlam‎n‎ bile bilmediًi ve de ًِrenmediًi bu Kelime-i Şehâdet’in veya Kelime-i Tevhid’in Cennet’in anahtar‎ olduًunu hiç dü‏ündünüz mü?
    Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri sohbetlerinde talebelerini haramlardan sak‎nd‎r‎r, hay‎rl‎ amellere te‏vik ederdi. ضmür sermayelerini en güzel ‏ekilde harcayabilmeleri için için devaml‎ sâlih ameller pe‏inde ko‏malar‎n‎ isterdi. Bir gün talebelerinden biri ona: “Hocam! !Peygamberimiz (s.a.v.) Lâ ilâhe illallah sِzü, yani kelime-i tevhîd, cennetin anahtar‎d‎r.” buyuruyor. ضyleyse bizi bu kadar korkutman‎za gerek var m‎?” diye sorar. Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri: “Sen hiç di‏leri olmayan, düz bir anahtar gِrdün mü?” diye kar‏‎l‎k verir. Talebe: “Hay‎r, gِrmedim! Mutlaka her anahtar‎n gireceًi anahtar deliًine gِre di‏leri olur.” deyince Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri ‏ِyle devam eder: “Ayn‎ ‏ekilde ‘Kelime-i Tevhîd’ anahtar‎n‎n da di‏leri vard‎r. O di‏ler olmadan cennetin kap‎s‎ aç‎lmaz. anahtar‎n‎n en mühim dِrt tane di‏i vard‎r. Bu cennet anahtar‎ olan Kelime-i Tevhid’in de di‏leri ‏unlard‎r:

    1. Yalan ve g‎ybetten sak‎nan bir dil,
    2. Aldatma ve h‎yanetten kaç‎nan bir kalp
    3. Haram ve ‏üphelilerle doldurulmayan bir mide
    4. Nefsanî duygulara kurban edilmeyen; riya kar‎‏mayan amel.”

    Demek ki Cennet’in anahtar‎ olan bu Kelime-i Tevhid veya Kelime-i قehâdet’in anahtar olup o kap‎y‎ açabilmesi için bir tak‎m ‏artlara haiz olmak gerekir. Hiç dü‏ündünüz mü kendimizi nas‎l bir tornadan geçirmeliyiz ki o anahtar‎n di‏leri olu‏sun? اünkü bu dِrt ‏art olmadan o anahtar Cennet kap‎s‎n‎ açm‎yor. ضncelikle yalan, g‎ybet ve dedikodudan dilimizi ar‎t‎p, onun yerine bol bol Allah’‎ zikretmeliyiz. Kelime-i قehâdet getirmeli, dilimizi buna al‎‏t‎rmal‎y‎z. Gِnlümüzü de.. K‎skançl‎ktan, hasetten, h‎rstan, tamahtan, dünya muhabbetinden, her türlü dü‏manl‎k ve intikam duygular‎ndan, nefsanî ve ‏ehevi isteklerden kalbimizi ar‎t‎p, Allah ve O’nun Resûlünün muhabbetini koymal‎y‎z kalbimize. Bu muhabbetle de ibadetlerimizi yapmal‎y‎z. Allah r‎zas‎ için etraf‎m‎zdaki insan ve diًer canl‎lara merhametli, ‏efkatli, iyiliksever olmal‎y‎z. Haramlardan el çekip, midemizi haramlarla ve ‏üpheli lokmalarla deًil helallerle doldurmal‎y‎z. Ne yaparsak riyas‎z, gِsteri‏siz yapmal‎y‎z. Riya hiçbir ibadetimize kar‎‏mamal‎. Kimseyi küçümsememeli, alaya almamal‎y‎z. ف‏te o zaman “Lâ ilâhe illallah” anahtar‎n‎n mânas‎ bilinmi‏ olur ve di‏leri de yerine oturtulmu‏ olur; Cennet’in kap‎s‎n‎ açmak için…

    Kelime-i Tevhid, âhirette Cennet in kap‎lar‎n‎ açan en k‎ymetli ve Allah’‎n en çok deًer verdiًi bir ‏ifredir. Dolay‎s‎yla tehlîl bir parolad‎r. Bu parolay‎ bilen herkese Allah’‎n hazinelerinin kap‎lar‎ aç‎l‎r.
    Peki, Hiç Dü‏ündünüz mü Kelime-i قehâdet getirmenin bize ne gibi faydalar saًlad‎ً‎n‎?

    أشهد أن لا إله الا الله و أشهد أن محمد رسول الله
    “E؛hedü enlâ ilâhe illallah ve e؛hedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh.” yani
    “ھehâdet ederim ki Allah’tan ba؛ka hiçbir tanrı (ilâh )yoktur. Yine ؛ehâdet ederim ki, Muhammed O’nun kulu ve Resûlüdür.” demenin yüz otuz tane faydas‎ vard‎r. Bunlardan 30 tanesi ‏unlard‎r:

    Dünyada olan 5 faydas‎:
    1- فsmi güzel çaًr‎l‎r
    2- فslâm’‎n emir ve yasaklar‎ kendisine farz olur
    3- Cezadan ve a‏aً‎lanmaktan kurtulur
    4- قan‎ yüce Allah, ondan raz‎ olur
    5- Cümle müminler ona muhabbet eder
    ضlürken olan 5 faydas‎:
    1- Azrail Aleyhisselâm ona güzel suretle gelir
    2- Yaًdan k‎l çeker gibi ruhunu al‎r
    3- Cennet kokular‎ gelir
    4- Müjdeci melekler gelir
    5- Müjdeci melekler “Merhaba ya mümin! Sen cennetliksin” diye ona mu‏tular.
    Kabirde olan 5 faydas‎:
    1- Kabri geni‏ olur
    2- Münkir ve Nekir güzel suretle gelir
    3- Yüce Allah ona bir melek tayin eder. O melek ona bilmediًini talim eder( ًِretir ) .
    4- Allahü azim-ü‏-‏an bilmediًini hat‎r‎na getirir
    5- Cennetteki makam‎n‎ gِrür.
    Arasat’ta olan 5 faydas‎:
    1- Sual ve hesab‎ kolay olur
    2- Kitab‎ saً‎ndan verilir
    3- Mizanda sevab‎ aً‎r gelir
    4- Ar‏’‎n alt‎nda gِlgelenir
    5- S‎rat‎ y‎ld‎r‎m gibi geçer
    Cehennemde olan 5 faydas‎:
    1- Cehenneme girerse, Cehennem ehli gibi gِzleri gِk olmaz
    2- قeytan‎ ile çat‎‏maz
    3- Ellerine ate‏ten kelepçe, boynuna zincir vurulmaz
    4- Hamim suyundan içirilmez
    5- Ebedi cehennemde kalmaz
    Cennette olan 5 faydas‎:
    1- Cümle melekler ona selam verir
    2- S‎dd‎klar ile refik (arkada‏) olur
    3- Ebedi cennette kal‎r
    4- Allahu Teâlâ ondan raz‎ olur
    5- Allahu Teâlâ’n‎n cemalini gِrür
    Bu kadar faydas‎ olan bu parolan‎n ًِrenilmemesi, bilinmemesi ne ac‎d‎r! Ne hazindir! Faydal‎-faydas‎z her ‏eyi ًِrenmeye çal‎‏an bizler buna gelince kِr, saً‎r ve lâl oluyoruz. Hiç dü‏ündünüz mü neden? Bo‏una dememi‏tir Aziz Mahmud Hüdayî Hazretleri ‏u dِrtlükleri:
    Buyruًun tut Rahman’‎n
    Tevhîde gel tevhîde
    Tâzelensün îmân‎n
    Tevhîde gel tevhîde

    Sak‎n nefse inanma
    Kendini bildim sanma
    قirk âte‏ine yanma
    Tevhîde gel tevhîde


    Olmaz sevdâlardan geç
    Mevti anar m‎s‎n hiç?
    Yolcu gider kalma geç
    Tevhîde gel tevhîde
    Allah’‎n Kelime-i قehâdet’le gِçmeyi nasip ettiًi insan imanl‎ insand‎r ve bِyle bir insan, i‏lediًi günahlardan elbette tِvbe etmi‏ veya günahlar‎ affa uًram‎‏ olur. “Nas‎l ya‏arsan‎z ِyle ِlürsünüz, nas‎l ِlürseniz ِyle diriltilirsiniz!”
    Velhâs‎l cennet anahtar‎ ve parolas‎ olan Kelime-i قehâdet ile âhirete intikâl edebilmek için onun muhtevâs‎nda bir hayat ya‏amal‎y‎z. Kelime-i قehâdet’i hakk‎yla çekip, anlam‎n‎ bilip, ona gِre davrananlardan olmam‎z‎ nasip etsin yüce Allah!
    FATMA TOKSOY

    KAYNAKLAR
    v Ali ضzek, Hayrettin Kahraman ve dًr., Kur’ân-‎ Kerîm ve aç‎klamal‎ meâli, Ankara: TDV Yay‎nlar‎, 1993.
    v فbrahim Canan, Hadis Ansiklopedisi, فstanbul, Akçaً Yay‎nlar‎, [t.y.], c. I, s.s. 27-76; c. XIV, s. 193; c.XVII, s.s. 537-538.
    v Fikret Karaman, فbrahim Paçac‎ ve dًr., Dinî kavramlar Sِzlüًü, Ankara: Diyanet yay‎nlar‎, 2006.
    v Süleyman Uludaً, Bayezid-i Bistami Hayat‎ menk‎beleri Fikirleri, Ankara: TDV Yay‎nlar‎, 1994.
    v M‎zrakl‎ فlmihal, فstanbul: Bedir Yay‎nevi, 1993, s.s. 83-90, 104-105.
    v Hatice Kelpetin Arpagu‏, “Kelime-i Tevhid”, Anhkara: DفA, c. XXV, s.s. 214-215.
    v Ziver Tezeren, Seyyid Aziz Mahmud Hüdayi Divan‎, İstanbul: [y.y.], 1985.


    Paylaş
    Hiç düşündünüz mü nedir Kelime-i Şahadet Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Kelime-i şehadet Allah'ın birliğine ve hazreti Muhammed'in onun elçisi olduğunu tasdik etmektir. İnanan her insan günlük hayatında çoğu yerde bu sözü kullanır.



la ilahe illallah muhammeden resulullah arapca,  la ilahe illallah muhammeden resulullah anlamı,  şehadet ilah vahdaniyet,  şehadet ilah vahdaniyet salat kelimelerinin anlamları,  eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resulüh arapçası,  şehadet ilah vahdaniyet salat,  kelime-i şehadet vaaz