Makale ve Şiirler ve Sohbetler ve Vaaz Konuları Forumundan Kimin azaları ıslah olmamış ise o kimsenin kalbinde manevi hastalık var demektir. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kimin azaları ıslah olmamış ise o kimsenin kalbinde manevi hastalık var demektir.

    Reklam




    Hiç kimse, kalbin kötü vasıfları olan hırs, hased, riya, kibir, ucb ve benzeri hasletlerden sıyrılmış değildir. Bu hastalıkların hepsi maneviyatı öldürücüdür.
    Maneviyatın temizlenmesini ihmal etmek, bedendeki yaraların içini temizlemeden dışını merhem ile sıvamaya benzer.


    İnsan, kalbinin ıslah olmasına ve samimi olmasına göre Allahu Zülcelal'e yaklaşır veya O'ndan uzaklaşır. Allahu Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur;


    'Gerçek şudur ki; gözler kör olmaz. Ancak göğüslerdeki kalbler kör olur.'(Hacc;46)
    Böyle bir kalb ile dünyadan ayrılan kimsenin durumu çok tehlikelidir. (Neuzübillah)
    Kalb, Allahu Zülcelal'e ulaşabilmenin ve O'nun rızasını kazanabilmenin en büyük vasıtasıdır.
    Zaten Evliya-ı Kiramlarında en fazla kalbin temizlenmesinin üzerinde durmalarının sebebi, kalbin Allahu Zülcelal'e giden yolda çok önemli bir vasıta olmasından dolayıdır. Çünkü Hz. Peygamber (a.s.v) bir Hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur;
    'İnsanın vücudunda bir et parçası vardır. O ıslah olduğu zaman bütün vücut ıslah olur. O fesada uğradığı zaman bütün vücut fesada uğrar. Dikkat edin o kalbtir.'


    Hz. Peygamber (a.s.v) başka bir Hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur;
    'Allah sizin suretlerinize bakmaz. Ancak kalbinize bakar. (Müslim)
    Ne mutlu kalbini temizleyipte Allahu Zülcelal'in muhabbetiyle dolduranlara!..


    Şüphesiz kalb, Allahu Zülcelal'e ulaşmak için yaratılmıştır. Günahlarla paslanmış kör bir hale gelen kalb, Allahu Zülcelal'in nurunu alamaz. Günahlar insanın kalbini paslandırıp kör bir hale getirir. Onun için insan bir günah işlediği zaman, kalbinin üzerine gelen pası tevbe ile yıkayıp temizlemelidir. Kalbini tevbe ile temizlemeyip, Allahu Zülcelal'in huzuruna paslı bir kalb ile giden kimsenin sonu perişanlıktır. Nice kalbler vardır ki, şeytan onları istila etmiştir. Ahireti arkaya atıp dünyayı tercih eden kimseler vesveselerle kalbi doldurmuştur. Cabir bin Ubeyd el-Adevi demiştir ki;
    'Ala bin Ziyad (k.s)'a kalbimdeki vesveselerden şikayette bulundum. Bana dedi ki;
    'Kalb, uğranılan bir ev gibidir. Şeytan oraya uğradığı zaman bir şey varsa alır, yoksa bırakıp gider. Yani heva ve heves olmayan gönüle şeytan giremez.''
    Hakikaten kalb temizliğinin islam dininde çok büyük bir yeri vardır. Zaten kalb temiz olmadığı zaman niyet ve ihlasta gerçekleşmez. Onun için insan kalbindeki bütün mezmum sıfatları çıkarıp yerine güzel evsafları yerleştirmesi lazımdır.


    Anlatıldığına göre, bir zat bir evliya-ı kiramdan nasihat istemiş. O evliya;
    'Allahu Teala senin kalbine baktığında, onda razı olmadığı bir şey görmesin.' demiştir.
    Bilindiği gibi zahiri ameller, kalb amelleri için temel hükmündedir. Temel sağlam olmadığı takdirde üzerindeki bina sağlam olmadığı gibi, amelleri salih olmayan bir kimsenin kalb temizliğine sahip olması, iyi sıfatlar kazanması ve bunlarla iyi ameller yapması da mümkün değildir. Zahiri temizliğe önem verip de kalb temizliğine önem vermemek, bir bahçenin duvar çalışmalarına önem verip, içerde ağaçların susuzluk ve bakımsızlıktan kuruyup dökülmesine aldırış etmemek gibidir.
    İnsanın kalbi temiz olduğu zaman bütün vücut muhafaza olur. Nitekim hikmet ehli bir zat;
    'Ben kalbimi on gece şeytandan, hataralardan korudum. Kalbimde beni yirmi sene bunlardan korudu.' buyurmuştur.
    Onun için kalb temizliğine çok dikkat etmek lazımdır. İnsanın çaresi kalbini Allahu Zülcelal'e sadık yapmasıdır. Çünkü kalb Allahu Zülcelal'in nazargahıdır. Kalbi Allahu Zülcelal'e bağlamak gerekir. Bizlere Allahu Zülcelal'i unutturacak herşeyi kalbten çıkarmak lazımdır. Sehl bin Abdullah (k.s);
    'Kim kalbini Allah'a teslim ederse, Allah' da onun azalarına sahip çıkar.' demiştir.


    İnsan kalbini Allahu Zülcelal'e teslim ederse, O' da o kimsenin gözlerine, ayaklarına, diline hülasa bütün azalarına sahip çıkar. Allahu Zülcelal'in yaratmış olduğu bir et parçası olan kalbimizi O'na teslim etmemek çok gariptir. Kalbi Allahu Zülcelal'e teslim edip;
    'Ya Rabbi! Bu kalbi sen yarattın. Onu sana teslim ediyorum. Dilediğin gibi yap.'diyerek, Allahu Zülcelal'e teslim etmek lazımdır.
    Böyle olunca Allahu Zülcelal'in muhabbeti kalbimize girer ve bütün azalarımızda O'nun istediği şekilde olur İnşaallahu Teala...


    Kalb temizliğine çok önem vermek gerekir. Sadece okumakla yetinmemek lazımdır. Nasıl ki bir bahçıvan bahçesindeki zararlı otları temizleyip bahçesine su veriyorsa, bizlerde kalbimizdeki dünya hırsı, riya, kin, hased gibi bütün mezmum sıfatlardan temizleyip, onu muhabbet zikir gibi güzel sıfatlarla beslememiz lazımdır.
    Çünkü kalb ıslah olursa bütün azalar ıslah olur. Kimin azaları ıslah olmamış ise o kimsenin kalbinde manevi hastalık var demektir. Bundan kurtulmak için kalbi her an kontrol edip oradaki zarar verici mezmum sıfatlardan temizleyip arındırmak lazımdır. Bir kimsenin kalbi mezmum olan bütün sıfatlardan arınıp da güzel sıfatlarla süslendiği zaman o kimsenin bütün niyetleri hayır üzerine olur..
    alıntı


    Paylaş
    Kimin azaları ıslah olmamış ise o kimsenin kalbinde manevi hastalık var demektir. Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Kalbin kirlenmesine neden olan günahlardan kaçınmak gerekir. Kalp birden değil günahlarda ısrar ede ede katılaşarak körleşmeye başlamaktadır. Allah'ın emirleri insanlar için doğru olandır.



manevi yaralarımız vaaz,  kalbin hastalıkları vaaz,  kalb hastaligi vaaz,  kalbi hastalıklar vaaz,  vaaz manevi hastalıklar,  vaaz kisinin azalarina sahip olmasi ,  vaaz azalari sahip olmak