Makale ve Şiirler ve Sohbetler ve Vaaz Konuları Forumundan s.a.v efendimizin dilinden kadınlar Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    AKINCI_BEY

    Reklam

    s.a.v efendimizin dilinden kadınlar

    Reklam




    Konu ile alakalı etiketler: peygamber efendimizin sav cennetle ilgili hadisleri, peygamber efendimizi renkli gözlü görmek, peygamber efendimizin saç rengi, peygamberimizin dilinden cenente en son giren kişi, peygamberimizin dilinden cennetin tarifi, peygamberimizin değerli eşyalari, peygamber efendimizin altınla ılgılı hadisleri, peygamberimizin göz rengi, peygamber efendimizin goz rengi, peygamberimizin göz rengi nasıldı, değerli taşlarla ilgili ayet, peygamberimizin cennet ile ilgili ayetleri, efendimiz sav zenginlik ile ilgili hadisleri, perygamber efendimizin dilinden cennet ehli kadınlar, hz muhammed in göz rengi, cennet ile ilgili ayetler ve hadisler, cennetın varlığıyla ılgılı hadısler ve ayetler, peygamberin dilinden cennet, peygamber efendimizin değerli eşyaları, cennet hadisler, hz muhammedin saç rengi, sosyal yaşamla ilgili peygamberimizin hadisleri, peygaberimizin goz rengi,


    Paylaş
    s.a.v efendimizin dilinden kadınlar Mumine Forum

  2. 2
    AKINCI_BEY
    Reklam




    Mülkün, zenginliğin hesapsızca bol olması cennete has bir özelliktir. Peygamberimiz (sav) hadislerinde, cennetteki mülkün çokluğu ile ilgili olarak şöyle buyurmuşlardır:
    Ehli cennetin en aşağı dereceli olanının cennetteki mülkünü temaşası (seyretmesi, gezmesi) iki bin sene sürer ve bu mülkün en uzak kısmını en yakını gibi görür... [Ramuz el-Ehadis-1, s. 113/8]
    Eğer cennette olan şeylerden bir tırnaklık miktar görünseydi yer ile gök arasını süse boğardı. Eğer cennet ehlinden bir adam görünüp bileziklerini gösterseydi, Güneş'in yıldızların ışıklarını bastırdığı gibi Güneş'in ışığını bastırırdı. [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 409/10096]
    Hadiste de dikkat çekildiği gibi cennetteki nimetlerin çok az bir kısmı bile dünya ölçüleriyle kıyaslandığında çok muazzam büyüklükleri ifade etmektedir. Yukarıdaki hadislerden birinde bileziklerin yıldızlardan daha parlak ışıklı oldukları belirtilerek göz kamaştırıcılığına dikkat çekilirken bir başka hadiste ise cennet ehlinin takılarının dirseklere kadar olmasına dikkat çekilerek, yine buradaki bolluk vurgulanmaktadır:
    Ehli cennetin ziynetleri, abdest suyunun eriştiği abdest yerlerini bulur. [Ramuz el-Ehadis-1, s. 247/7]






  3. 3
    AKINCI_BEY
    Peygamber Efendimiz (sav)in Cennetle İlgili Hadisleri
    ... Kadının boynundaki incilerin bir tanesi garble(Batı) şark(Doğu) arasını aydınlatır... Başında bulunan taçların en küçük incisi de yine şarkla garb arasını aydınlatır.
    [Ramuz el-Ehadis-1, s. 99/8]
    Bir kerpici gümüş, bir kerpici altın, harcı keskin kokulu misk, döşemesi inci ve yakut, toprağı ise za'feran olup, oraya giren mutlu olur, umutsuz olmaz, ebedi olur, ölmez...
    [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10088]
    ... Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da zâferan (safran)dır ...
    [(Tirmizi); Kütüb-i Sitte-14, s. 451/6]
    Gurfeler (cennet köşkleri) kırmızı yakut, yeşil zebercet (zümrüt) ve beyaz incidendir. Onlarda hiçbir kusur ve ayıp yoktur. Cennet ehli bunlara, sizin gökte, doğu ve batıdaki parlak yıldızlara baktığınız gibi bakarlar...
    [Ramuz el-Ehadis-1, s. 225/6]
    Cennette öyle köşkler vardır ki, içindeki dışındakini, dışındaki içindekini görür... [Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/9]
    Cennette gurfeler vardır. Dışları içlerinden, içleri dışlarından görünür.
    [Kütüb-i Sitte-14, s. 447/2]
    Cennette bir köşk vardır. Etrafı burçlar (hisar, kule), otluk, sulak yerlerle çevrilidir. Beş bin de kapısı vardır...
    [Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/5]
    Bir gün Resulullah, "Cennette öyle köşkler vardır ki, ne kendisini yukarıya bağlayacak çengelleri ve ne de altında direkleri vardır" buyurdu. Bunu dinleyen Ashab, "Ey Allah'ın Resulü, o köşklerin ehli oraya nasıl girecek?" diye sordu. Resulullah (a.s.m.), "Onlar kuşlar misali uçarak girecekler" buyurdu.
    Cennette "Reyyan" denilen bir nehir vardır. Üzerinde mercandan bir şehir kurulmuştur. Onun altın ve gümüşten yetmiş bin kapısı bulunur. İşte bu, hamil'i Kur'an'a mahsustur.
    [Ramuz el-Ehadis-2, s. 326/4]
    Cennet binalarının bir tuğlası altın, bir tuğlası gümüş, harcı misk, çakılı inci ve yakut ve toprağı da safrandır...
    [Ramuz el-Ehadis-1, s. 200/6]
    Cennette altından bir direk ve üzerinde zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) şehirler vardır ki, onlar cennete yıldızlar gibi ışık verirler... [Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/6]
    Cennetin içinde inciden bir saray vardır. O sarayın içinde kırmızı yakuttan yetmiş konak vardır. Her konağın içinde yeşil zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) yetmiş ev vardır. Her evin içinde yetmiş taht, her taht üzerinde de her renkten yetmiş yatak vardır. Her evin içinde yetmiş sofra, her sofranın üzerinde de yetmiş çeşit yemek vardır. Keza her evin içinde yetmiş adet hizmetçi vardır...
    [Tezkireti'l Kurtubi, s. 323/554]
    Muhakkak ki cennet saraylarından bir sarayın içinde yetmiş menzil (yer, dünya, ev) bulunur. Her menzilde, içerisine girilmek üzere yetmiş kapı, her kapının da diğerinden girmekte olan kokudan başka cennet kokularından koku girer... [Tezkireti'l Kurtubi, s. 323-324/555]
    Muhakkak ki cennette (mümin için) içi boşaltılmış bir tek inciden bir çadır vardır. Bu çadırın eni altmış mil (yaklaşık 100 km) mesafe genişliğindedir. Bunun her köşesinde (mümine mahsus) birtakım ev halkı vardır ki onlar başkalarını (yani birbirlerini) göremezler. (Ancak) Mümin onları dolaşıp ziyaret eder.
    [Tezkireti'l Kurtubi, s. 325/560]
    Cennette mü'minin yüksekliği altmış mil (yaklaşık 100 km) olan bir inci çadırı vardır.
    [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10091]
    Genişliği de öyle (yani altmış mildir). Orada mü'minin aileleri bulunacak. Mü'min onları bir bir dolaşacak...
    [(Buhari, Müslim ve Tirmizi); Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 408/10092]
    Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksen bin hizmetçisi vardır. Onun için inciden, zebercedden (zümrüt benzeri kıymetli bir taş) ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır, Câbiye'den San'a'ya kadar uzanan bir büyüklüktedir. [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı- 5, s. 412/10114]
    Muhakkak cennette bir çarşı vardır ki melekler orayı ziyaret ederler. Orada gözlerin mislini görmediği, kulakların duymadığı ve kalplere gelmeyen nimetler vardır. Canımızın istediği herşey bize getirilir. Fakat orada satılan ve satın alınan hiçbir şey yoktur. O çarşıda cennet halkının bazısı diğer bazısı ile karşılaşır. Yüksek menzil ve mevki sahibi döner de mevki bakımından kendinden aşağı derece olan kimse ile karşılaşır. Onların içinde herhangi bir şeyi eksik olan kimse yok ki karşılaştığının üzerine gördüğü süs elbiselerinden dolayı rahatsız olsun. Sözünün sonu gelmeden üzerinde daha güzel bir kıyafet bürünür. Şu muhakkak ki cennette hiçbir kimsenin üzülmesi, kederlenmesi yoktur. [Tezkireti'l Kurtubi, s. 325-326/563]
    Şüphesiz ki cennette bir çarşı vardır. Fakat orada hiçbir şeyi satın almak ve hiçbir şeyi satmak yoktur. Ancak erkekler ve kadınlar suret ve şekilleri vardır. Binaenaleyh orada hangi kılığı istediğinde ona girecektir.
    [Tezkireti'l Kurtubi, s. 326/564]
    Muhakkak cennette öyle çarşılar var ki orada alışveriş yoktur. Fakat cennet ahalisi oraya vardığı zaman taze ve parlak inci ve misk toprak üzerine yaslanarak otururlar. Dünyada oldukları gibi o cennetlerde tanışırlar. Dünyada nasıl olduklarını ve Rablerine ibadetlerinin nasıl olduğunu, geceleri nasıl ihya ettiklerini, gündüzleri nasıl oruç tuttuklarını, dünyanın zenginliği ile fakirliğinin nasıl olduğunu, ölümün nasıl olduğunu ve ... nasıl cennet ahalisinden olduklarını konuşup müzakere (ve sohbet) ederler.
    [Tezkireti'l Kurtubi, s. 326/565]
    Sidretü'l-Münteha ağacının meyvesinden her bir meyve yarılınca içinden yetmiş iki renk ve çeşit yemek çıkar ki orada öbürüne benzeyen hiçbir renk ve çeşit yoktur.
    [Tezkireti'l Kurtubi, s. 312/517]
    ... Cennetin meyvesindan koparınca, yerine yenisi biter.
    [Ramuz el-Ehadis-1, s. 98/9]





peygamber efendimizin göz rengi,  Peygamber efendimizin dilinden kadınlar,  peygamberimizin saç rengi,  altınla ilgili ayet,  hz muhammed sav göz rengi,  efendimizin gözünde kadın,  peygamberimizin göz rengi