Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan Geçmişte yaptığım hataları saklamak ne kadar doğru? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Geçmişte yaptığım hataları saklamak ne kadar doğru?

    Reklam




    bundan 4-5 yıl önce kendimi affedemeyeceğim hatalar yaptım. kendime söylemeye bile utanıyorum başkasına da anlatamıyorum, buna benzer bir konuya içtenlikle cevap verdiğinizi gördüğüm için size yazmak istedim. Ben o kadar kötü bir insanmışım ki geleceğimi düşünmeden saçma sapan hatalar yaptım. sevdiğimi ve sevildiğimi sandım. Bekaretimi kaybetmedim ama ne farkeder biri beni gördü ve bana dokundu sonuçta. sevdiğimi sandığım kişiyle internet üzerinde saçma sapan cinsel muhabbetlerim de oldu. ki ondan ayrıldıktan sonra boşlukta kalıp birkaç kişiyle daha bu şekilde muhabbeti sürdürdüm şimdi karşıma evlenmek istediğim biri çıktı. o da zamanında birileriyle beraber olmuş ama evlenmek istediği kişi temiz ve dürüst olsun istiyor. ona gerçekleri söylesem onu kaybedeceğimi biliyorum ama söylemezsem de ya ilerde birileri uygunsuz bir hareketimi ona anlatır ya da bir görüntüm ellerinde olursa diye vicdan azabı da yaşıyorum. aslında mutsuzluğu hakettiğimi biliyorum. Yüce Allah'ımın huzuruna çıkmaya bile yüzüm yokmuş gibi hissediyorum ve namaz bile kılamıyorum sizce ne yapmalıyım? söylemeli miyim gerçekleri?


    Paylaş
    Geçmişte yaptığım hataları saklamak ne kadar doğru? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    ablası nasıl gelirsen gel kul hakkıyla gelme dyor rabbim ona gore degerlendir ...!



  3. 3
    Allah'ın bir ismi "Gaffar"dır, günahları bağışlar, bir ismi de "Settar"dır, günahları, çirkinlikleri örter. Allah'ın örttüğünü, kulun açması bu açıdan doğru olmaz.
    Bunun için başa gelen çirkin olaylar olduğu geçmişte kalmalı, bugüne taşınmamalı. Çünkü yapılan günahları, yanlışları anlatmak bir çeşit yarayı deşmektir, geçmişi kurcalamaktır, durup dururken kendinizi ele vermektir.
    İşlenmiş olan günahları bir başkasına anlatmama konusunda Peygamberimizin ciddi bir uyarısı vardır. Buyururlar ki:
    "İşlediği günahları açığa vuranlar dışında, ümmetimin tamamı affedilmiştir. Bir adamın gece kötü bir iş yapıp, Allah onu örttüğü halde, sabahleyin kalkıp:
    "Ey falan! Ben dün gece şöyle şöyle yaptım" demesi açık günahlardandır. Oysa o kişi, Rabbi kendisinin kötülüğünü örttüğü halde geceyi geçirmişti. Fakat o, Allah'ın örttüğünü açarak sabahlıyor."
    ***
    Allah o kişinin işlediği günahı örtmüştür ve affetmiştir. Tekrar onu açığa çıkarmanın, başkasına anlatmanın kime ne faydası olabilir, eline ne geçer?
    Evlendiğiniz kişi laf arasında geçmişinizle alakalı bir şeyler sorsa bile "doğruculuk" yapıp veya belirttiğiniz şekilde "İçi başka, dışı başka olmak istemiyorum" diyerek yaşadıklarınızı anlatmayın. "Yalan mı, söyleyeyim, Allah'ın bildiğini kuldan mı saklayayım" gibi bir yanlışa düşmeyin.
    Unutmamamız gereken bir ölçü vardır:
    "Her sözün doğru olmalı; fakat her doğruyu söylemek doğru değildir."
    Bize gelen mesaj, mail, mektuplarda, gençliğinde yaşadığı ilişkileri evlendiği kişiye anlatanların çok zor durumda kaldıklarını, eşlerinin kendilerine "sâbıkalı" olarak baktıklarını, aradaki sevgi ve sadakatin zedelediğini dile getiriyorlar.
    Çünkü yeni bir yuva kurma hazırlığına girmeyi düşündüğünüz için temiz bir sayfa açacaksınız, bu sayfayı lüzumsuz yere karalamaya, lekelemeye ve buruşturmaya gerek yoktur.
    Bunun için yeri geldiğinde duygularınıza hakim olmaya, yerine göre sessiz kalıp geçiştirmeye gayret edin.


    Mehmet Paksu

    -------------------

    "Allah kendisine eş koşulmasını bağış*lamaz, kendisine eş koşma dışındaki suçlan diledikleri hakkında bağışlar." (Nisa, 116)


    “Ey iman edenler, nasuh tövbe ile tövbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi affetsin ve altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.” (Tahrim , 8)

    "Beş vakit namazı Allah tealâ kullar üzerine farz kılmıştır. Bunları yerine geti*rip hiç birini kaçırmayan, bu namazların hakkını hafife almayan kimseyi Allah tealâ cennete koymaya söz vermiştir. Fakat bu namazları yerine getirmeyenler hakkında böyle bir sözü yoktur. Dilerse azab eder, dilerse bağışlar."
    ( Ahmed, Ebu Dâvud, Neseî ve İbn Mace rivayet etmişlerdir. Neylu'l-Eviâr, I, 294)

    “Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir.” (İbn Mâce, Zuhd, 30)

    “Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı.” (Muslim, Tevbe, 9, 10, 11)

    İslam fıtrat dinidir. İslam’da insanın günah işleyebileceği kabul edilmiş ve bundan korunma ve kurtulma yolları insana öğretilmiştir.
    Yapılan kötülükten, işlenen günah ve kabahatten kurtulup manevi kirlerden temizlenme yolu tövbedir.
    Tevbe ile insan, yapmış olduğu günah ve kusurlar dan kurtulup o günah ve hataları hiç yapmamış gibi tertemiz olur.

    Nitekim bu hususta Peygamber Efendimiz, “Günahtan tam dönen ve tövbe eden, o günahı hiç işlememiş gibidir.”
    (İbn Mace, Zuhd 30) buyurur.

    Efendimiz (s.a.v.), nasûh tövbesini; “Kulun işlediği günahtan pişmanlık duyması,
    Allah’a tam rucu’ edip, tıpkı sütün memeye dönmediği gibi, kişinin tekrar günaha dön memesidir.”
    (Ahmed b. Hanbel, Musned, 1/446) şeklinde tanımlamıştır.

    Yüce Allah kullarını tövbeye çağırmakta ve şöyle buyurmaktadır:
    “Ey muminler! Hepiniz toptan Allah’a tövbe ediniz ki, felaha edesiniz.” (Nur, 31)

    Başka bir ayette ise Yüce Allah (c.c.), Peygamberine şöyle buyurur:
    “De ki: “Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah dilerse bütün günahları mağfiret eder. Çünkü O, çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır.” (Zümer, 39/53)




  4. 4
    Allah razı olsun okuduğunuz ve cevapladığınız için. Ama kafam karıştı söylemesem sevdiğim kişinin hakkına girmiş oluyorum söylesem Peygamberimiz her şeyin söylenmemesini istemiş bizden. Söylemeyi unuttuğum bir şey de bu kişiyle ben çok yakın bir arkadaşımın vasıtasıyla tanıştım. eğer söylersem iki kişiyi birden kaybedebilirim ama söylemezsem de ömür boyu bunun yükünü taşımaya gücüm var mı bilmiyorum



  5. 5
    kardeşim cevaptan mutmain olmamışsın
    Alimler en başta yapılacak tövbe istiğfar etmek
    ve bir daha o günaha zinaya yaklaştıran yollara
    düşülmemesi gerektiğini bildirmişlerdir.
    benzer soruya verilen cevabı okuyabilirsin
    hayırlar dilerim...


    -----------------

    Soru:Değerli hocam,


    evleneceğimiz kişiye karşı olan dürüstlüğümüz konusunda aklıma takılan birkaç nokta var. Bir yazınızda ''evlilik öncesi adaylar birbirine açık ve dürüst olmalı'' demişsiniz, ben de buna katılıyorum yalnız bu dürüstlükte bir sınır olmalı mıdır? yoksa herşeyi anlatmak mı gerekir?


    mesela,


    -geçmiş ilişkilerden söz etmek gerekir mi?
    -geçmişte yaşadığın fakat şu an iyileştiğin hastalıkları anlatmak gerekir mi? (kast ettiğim uzun süre tedavisini aldığın bazı hastalıklar. nüks etme olasılığı olan durumlar)
    -ailesel ve diğer problemler, bunun yaratmış olduğu psikolojik sorunlardan söz etmek gerekiyor mu?
    -çocuklukta yaşanılan taciz gibi durumları anlatmak gerekiyor mu?
    -fiziksel özelliklerdeki bazı şeyleri söylemek gerekir mi? (mesela benim saçlarımda beyazlar var az da olsa, nişanlanmadan önce nişanlım bana saç rengimi sordu -kapalı olduğum için göremiyordu, böyle sordu- ben de siyah dedim lakin beyazları söylemeye çekindim =( evlendikten sonra boyatmayı düşünüyorum, yine de ilerde bunu sorarsa kendimi yeterince dürüst davranmamış hissediyorum. fakat o an söyleyemedim, sonra da konuyu açmak yersiz geldi. şimdi ise söyleyip söylememe konusunda kararsız kaldım...)


    bu tarz bazı durumlarda neyi söyleyip söylemememiz gerektiği konusuna açıklık getirirseniz sevinirim...

    Cevap:



    Geçmişte ne yediğiniz, içtiğiniz, hangi şehirlerde dolaştığınız, annenizle babanız arasında neler olduğu, dedenizin, ninenizin size neler söylediği gibi eşinizi ve evliliinizi doğrudan etkilemeyecek konuları söylemeniz gereksizdir.


    Ancak, öğrendiğinde eşinizi önemli ölçüde etkileyecek şeyleri ya söylemeniz şarttır, ya da bunları söylemeyi yanlış buluyorsanız şöyle düşünmelisiniz: Eğer bunları öğrenmesi eş adayınızın evlilik kararını olumsuz etkileyecekse o zaman evlilik tekilfinden vazgeçmelisiniz. Geri çekilmelisiniz, hayır demelisiniz.


    Ağzınızda bir kaç dişinizin çürük olduğunu söylemeniz gereksiz. Ama Damak taktığınızı veya ağzınızın tamir edilemez şekilde koktuğunu gizlemeniz yanlıştır. Parmağınızdaki nasırı söylemeniz gereksiz, ama protez bacak takıyorsanız bilinmesi sarttır. Soğuk algınlığı yaşadığnızı söylemeniz gereksiz; ama böbrek yetmezliği, psikolojik bozukluk gibi rahatsızlıklarınızı söylemeniz şattır.


    Geçmişte yaşanmış bir taciz eğer psikolojik etkisi silinmişse söylenmemesi daha doğru; ama eğer izi sürüyor ve psikoloijiyi olumsuz etkiliyorsa evliği de etkileyecektir. İleri aşamada konuşulmalı.


    Geçmişte bir günah olarak flörtleriniz olabilir, diyelim, haram olduğu halde el ele tutuştunuz, hatta Allah affetsin, zinaya yaklaşma emrine aykırı olduğu halde öpüştünüz... Bunları yuvarlak lafların arasında kaybetmek daha doğru olur. zina düzeyine varmamış ilişkiler özellikle bu zamanda tolere ediliyor ve da tövbesi daha kolaydır ve inşallah izi kolay silinir. Ama bekaret gitmişse bakire rolu oynamak büyük vebaldir. Çünkü zina günahı cinayet günahı gibidir, büyük günahlar küçük tövbelerle temizlenmez. Bu hem erkek ve hem de kadın için geçerlidir.


    Bilhassa bekaret konusu ciddi sorun oluyor. Bekaretin nikahla bozulması temizdir, günahsızdır, saygındır, eleştirilemez. Bekaretini Alah indinde geçerli bir nikah olmaksızın, yani evlilik şeklinde ilan edilmemiş bir ilişki üzerinden bozan bir erkeğin vücudunda fiziksel delil olmuyor, ama kadının oluyor. Bu konuda kadının yalanını gizlemesi daha ciddi, dolaysıyla daha hasar bırakıcı, onur kırıcı, küçük dürüşücü -işte zar dikme, ithal kan vs- tedbirlerle oluyor; erkek ise yalan söylediğinde dışarıdan bir şahit dışında delil bulunamayabiliyor. Oysa Allah meleklerine herşeyi kaydettirmiştir. Hiç kimse yaşadığından ve yaptığından kaçamaz. kıyamete kadar herkesin yaptığı yakasına paçasına yapıyacak. Umulur ki samimi bir tövbe kurtarır.


    Bu açıdan, bu konuyu daha önce tartıştık... nikahsız ilişki yaşamış bir erkek bakıre kızla evlenmemeli, evlenecekse de içten tövbe ettiğinden ve geçmişteki günahını açıkladığından emin olmalı... Çünkü zina eden ancak zina edenle evlenebilir kurana göre... Ben bunu şöyle yorumluyorum: Eğer bir insanın zina etitği topluma malumsa, onun bakire bilinenle nikahı kıyılmamalı... Ki böylece zina izole edilsin, topluma yayılıp temizlere bulaştırılmasın.


    Eğer evlenecekse de, ille de bakire aramaya kalkışmamalı, böyle bir zorlamada bulunursa bedelini kaderin ödeteceğini unutmamalı ve de eş adayına, daha önce başından bir ilişki geçtiğini ve ama tövbe etitğini de mutlaka söylemelidir. Bu meselede yalan söylemek, mahremiyetine alacağı ve en fazla sevmesi gereken kişinin güvenine ihanettir ve onu harçerlemektir. çok içten hakkıyla tövbe edenleri inşallah Allah affeder de umulur ki evlilikleri huzurlu olur. yoksa kader evlilkilerine müdahale edecek ve ilişkilerine başlarına zehir haline getirecektir. Yani insanı geçici olarak kandırabilir insan, ama kaderin sahibini kndıramaz. İnsanlar birbirlerine dıştan gördüklerine göre davranıyorlar, ama kader geleceğimizi asil içimize, gizlice yaptıklarımıza, gerçek niyetimize göre biçimlendiriyor.


    Mutlu evlilik Allahın lütfudur. Evlilikteki mutluluğu Allah bağışlar, insan üretmez. Allah ise o mutluluğu, yasakladığı zinaya düşen ve emrettiği şükürden ve secdeden gafil gönüllerden çekip geri alır. Sonunda ya iki taraf da aynı günaha bulaşarak, ruhsuz bir evlilik sürdürür ya da kader onları birbirinden ayırır.


    Kısaca... Günahlarımızı ilan etmemiz gerekmiyor. Söylemek istemediği yönleri olan, adayının bu konuda hassas olup olmadığını dolaylı yönlerden öğrenebilir... Eğer adayı bu konuda hassas ise, bundan çok olumsuz etkilenecekse, kırmadan, dökmeden, bir bahane bularak, teklife hayır diyebilir veya teklifini geri çekebilir...


    Evlilik bir iş ortaklığından da öte, hayatınızın içine bir insanı almaktır. Bir mikrap mu, bir ilaç mı alıyorsunuz? ne aldığınızı bilmeniz hakkınızdır ve adayınızın da tam olarak bilmesi hakkıdır. Şu var ki bilmek istemiyorsa, ille de bildirmeniz gerekmez. sorarsınız, ne kadar detayı merak etitğini, neyi önemsediğini, anlatmadan önce hassasiyetlerini konuşur, hiç önemsemediği diğer konularda ise, madem önemsemiyorsunuz, o konulara girip gereksiz yere meşgul etmeyeyim der geçersiniz.

    Dr.Muhammed Bozdağ




  6. 6
    şimdi daha net oldu..Allah razı olsun



  7. 7
    Kayıtsız Üye
    Selamunaleykum,

    bu durda yalan söylemek caiz degildir,sadece ben seni sevmiyorum caizdir. Baska yalanlar sadece aldtama olur.



  8. 8
    salak kiz
    Yaaa benim de basimda evlilik oncesi iliskiler gectii. Ve simdi evlenmek istedigim insana ben sadece kucuk bir seyi anlattim o dedi beni benden sonrasi ilgilendirir dedi ama benim icim rahat degil vicdan azabi cekiyorum anlatacak yuzum yok onu kaybetmek istemiyorum :'( ben kendimi biliyorrumm cok salaklik yaptim onu haketmiyorum ama onunla evlenmek istiyorum oda benimle evlenmek istiyor ama bilmiyo gecmsimi eger aileme soylersem evlencez ne yapmalm



  9. 9
    Kayıtsız Üye
    Benim bilinçli yaptıgım şeyler değildi ama yaşadıklarım benzer olaylar. 16 yasında tecavüze ugradım ilk sevgilim tarafından. tanıdıgım ilk erkek oydu bana yaptıgı iğrenclikten sonra erkeklerden nefret eder oldum daha sonra birini tanıdım onu sevdim basımdan gecenleri anlattım benimle ağladı benimle beraber acı cekti beni kabul etti. herşey cok güzeldi ve onunla bu kez isteyerek beraber oldum çünkü beni seviyordu sonra söz takıldı aileler falan.. iş evliliğe yaklaştıkca yıllardır beraber oldugum bana destek olan acılarımı unutturan adam yasadıklarımı basıma vurmaya basladı en sonunda beni kabul edemediğini söyledi ve gitti.. çok tvbe ettim dinimden ayrılmamaya çalışıyorum hayatımda ailemden baska kimsem yok yıllardır okulum bitti işimde ilerledim hiç erkek yüzü görmeden hepsinden nefret ederek.. ama yaşımda ilerledikce çevremin evliliğe karşı baskıcı halleri artıyor. şimdi yeni birine basımdan gecenleri anlatsam onunda diğeri gibi yıllar sonra beni bırakmıcagı ne malum? kimileri bakire kalır ama elini tutmadıgı öpmediği erkek kalmaz onlar namuslu görünür ama sadece bekaret yok diye tecavüze ugramıs bile olsan namussuz damgası yersin. yıllardır cekmediğim acı kalamadı hala kendi içimde savaşıyorum. kimseye yalan söylemek istemiyorum ama bizm toplumumuzda belli kabul edip gercekten sevecek kim var ki .. benim amacımda evlilik değil aslında ama ailemin mürüvet görme cabası işte... çok çaresizim



  10. 10
    Kayıtsız Üye
    Merhaba benim bi erkek arkadaşım vardı bunla cıktık benden meme fotoğrafı ıstedıı bn de attım cok pişman oldum herkesr yaydı adım cıktı kapanmak istiyorum ama yapamıyorum ya kapandıktan fonra nettr yayınlarda ı namusum daha ck gider o hatayi bir kere yaptım cpk pişmanım napmalıyım



  11. 11
    Kayıtsız Üye

    Cevap: geçmişte yaptığım hataları saklamak ne kadar doğru?

    Biz erkek arksmla ciddi düşünüyoruz alilerde biliyor ama bn gecmisimde yasasiklarimi anlattim sonra dan aklima bsey daha geldi kotu bsey denmz ama ccgun teki bana cikma teklifi ediyordu sapikti bnde onu ustumde su war bu war diye kandrdim sizce bunu ona anlatmalimiyim? Anlatırsam bnden wazgecmz ama.çok üzülür hocam cvbinizi bekliyorum


    Muminem Cevap: geçmişte yaptığım hataları saklamak ne kadar doğru?

  12. 12
    Kayıtsız Üye
    Ya peki eş adaylarından geçmişte biri zina etti ve ALLAH tan korkup tertemiz kalan diğer eş adayına da sizin dediğiniz gibi yapıp bunu söylemedi. o saf,temiz insana yapılan bu yanlışın hesabını siz mi vereceksiniz yoksa onu gizleyip aldatan kişimi.hem yalan üzerine kurulan bir yuvadan ne kadar hayır beklenir.ayrıca zina edenleri zina edenlerle,temiz insanları da temiz insanlarla evlendirmekle ilgili ayetlede çelişmiyor mu.



  13. 13
    Kayıtsız Üye
    Yaklaşık 6 sene önce bekaretimi kaybettim. Sonrasında birkaç kişiyle kendi isteğimle beraber oldum. Şimdi nisanliyim nişanlıma bakire olmadığımı bir şekilde söyledim. İşin içine biraz da yalan karıştı ama söyledim. Başkasıyla beraber olduğumu sayı belirtmedim ama saklamadm. Ben tövbe ettim tüm bunlara. Ona yalan söylemiş olmanın azabini çekiyorum. Rabbim affetsin hergün tövbe edip dua ediyorum. Sizce en başından herşeyi anlatayım mı. Beni bu halimle kabul etti ama yalanimi soylersem beni yalan söylediğim için terk eder. Allah rızası için bi çıkış yolu gösterin.



  14. 14
    Kayıtsız Üye
    Hocam benim bi sorum olacak.. Ben cok buyuk bir gunah isledim bekaretimi kaybettim cok pismanim ve defalarca tovbe ettim simdi ise nisanlanma asamasndayim nisanlanacagm insan bana dha once bisey yasayip yasamadgimi sordu cok utandgm icin hic bisey soyleyemedm ona dogrulari soyleyemedim vicdanim hiç rahat degil nisanlanacagm insanda benden once bissuru seyler yasamis bana anlatti ama ben cok utaniyorum anlatirsam hersey biter bu konuda cok hassas ve benim vicdanm hic rahat degil duyulmasindan da çok korkuyorum ne yapmaliyim?? Ne olursunz yardim edin..



günahı gizlemek için yalan söylemek,  geçmişte yaptığım hataları unutamıyorum,  günahı saklamak için yalan söylemek,  geçmişteki hatalar,  geçmişte yapılan hatalar,  evleneceğin kişiye geçmişini anlatmak,  geçmişte yapılan hatalar için dua