Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan normal yeme tarzi nedir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    normal yeme tarzi nedir?

    Reklam




    Selamunaleykum

    Belki bu konun burada ne isi var diye bilirsiniz. Ama yemek aliskanligi ibadet acisindan onemli oldugu icin sizlerden yardim almak istiyorum.

    Ben ya herseyden kisip o tur sagliksiz besleniyorum yada cok yemekle.

    Daha dogrusu normal yemek nedir? Insan gunde islam cercevesinde neler tukete bilir?

    Mesela cok proteinli yemek sanirim sehveti artiriyormus. Ama ekmek sut tuketmez isek biraz kotu bir durum olmazmi?

    Bana diyetisyen onermeyin bu konuyu sevmiyorum..

    Gun uzun suanda istahim acik oldugu icin neler yapmam gerekir bilmiyorum. Tamamen kismak beni zorluyor... Acikcasi dengeyi bulamadim.
    acaba bir listeniz var ise altini cizerek soyluyorum bilmem ne diyeti degilde gunluk neleri ne kadar yemek lazim gibi var ise yada baska fikirleriniz paylasirsaniz sevinirim.

    Allah sizden razi olsun


    Paylaş
    normal yeme tarzi nedir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    ve aleykumusselam Hicret_İslamda yeme içme konusunda
    çok fazla yememek ve haram kılınmış şeylerden yememek haicinde
    herhangi bir kısıtlama yok sanırım,helal dairesinde beslenmek peygamberimiz
    (s.a.v)in çok yiyip kalplerinizi öldürmeyiniz diye bir hadisi olduğunu biliyorum
    buna dikkat etmeliyiz,konu ile ilgili eklenen yazıya bir bak istersen..



    -------------------------

    وقال النبي صلي الله عليه وسلم : (كلوا واشربوا وتصدقوا و ألبثوا في غير إسراف ولا مخيلة)


    Muhterem Mü’minler,
    Hutbemiz, Yeme, İçme Ve Uykuda Ölçülü Olmak Hakkındadır.
    Mensubu bulunduğumuz yüce İslam dini insanların, dünyada rahat ve huzur, ahirette saadet ve nimetler içersinde yaşamaları için en mükemmel ölçü ve prensipleri vaz etmiştir. Mü’minler, bu prensip ve ölçülere riayetleri nisbetinde madden ve ma’nen terakki edebilirler. Yeme, içme ve uykudaki ölçü ve edepler ise yine her mü’minin ve hususiyle de ilim ve maneviyat ehli olanların en çok dikkat ve riayet edeceği ölçülerdendir.

    Yüce Mevlamız hutbemin başında okuduğum ayet-i kerimesinde: “Yiyiniz ve içiniz”, buyuruyor. Bu müsaadenin akabinde de: “Fakat İsraf etmeyiniz. Muhakkak Allah (cc) israf edenleri sevmez.”, buyuruyor.
    Bu ayet-i kerimede israf: Yemek, içmek, uyumak ve gezmek gibi hususlarda maruf olan dereceyi (sınırı) aşmaktır ki, bu haramdır. Fertlerin ve cemiyetlerin yıkılmalarına sebeptir. Ayet-i Kerime, ölçekle değil, ölçü ile yemeği ihtar ve ifade etmektedir. Su, her şeyin hayatına sebep iken fazlası insanın helakine sebep olmaktadır.

    Diğer bir Ayet-i Celile’de Hazreti Allah (cc) Zatı Uluhiyyetine isyandan kendilerini muhafaza eden ve cennâtı âliyâta dahil ettiği kullarının vasıflarını sayarken de: “O muttekıler, geceleri pek az uyurlardı. Seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.”, buyuruyor.
    İnsan, hayatını devam ettirebilmek için yemek, içmek ve uyumak mecburiyetindedir. Vücudun kuvvetini sarsacak, ibadet ve hizmetlerini yapmaya mani olacak şekilde az yemek ve uyumak, sıhhati ihmal olacağından caiz değildir.
    Hz. Üstazımız sıhhatin korunması hususunda buyuruyorlar ki:
    “Bedeni korumak, onun sıhhatini temin ve hıfz etmek akdem-ı feraizdendir.”

    Bütün bunlarla beraber aşırı derecede yemeğe düşkünlük oburluktur. Perhizkarlık, az yemek, az içmek ve az uyumak sıhhat ve rahatı, oburluk ise zahmet ve meşakkati davet eder. Bir Hadis-i Şerifte Fahri Alem Efendimiz: “İsraf etmemek ve böbürlenmemek şartıyla yiyiniz, içiniz ve giyininiz.”, buyuruyor.
    İslam Büyüklerimiz de: “Maneviyyat serindir. Çok yemek hararet yapar. Hararet ise şeytandandır” buyuruyorlar.
    Bazı hekimler; “Yemekte, içmekte ve uykuda azı karar, çoğu zarardır.”, derler.
    Malik bin Dinar Hz.leri; “Üç şey kalbi öldürür.
    1. Çok yemek
    2. Çok uyumak
    3. Çok konuşmak. buyuruyor.

    Naklolunan diğer bir haberde de “Az ye, az uyu ve az konuş. (Eğer böyle hareket edersen) Hasta olmazsın.” buyuruluyor.
    Hz. Ali ( ra) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Bir kimsenin aklı tam olduğu zaman sözü az olur.” (yani az konuşur)
    İbrahim Nehaî (ra): “Sizden önce helak olan ( matlubuna nail olamayanlar ) kimseler ancak üç hasletleri sebebiyle helak oldular. Bunlarda “ Çok konuşmak, çok yemek ve çok uyumak.”, buyuruyor.
    Yeme ve içmede ölçüye gelince;
    Bir insan için ölmeyecek kadar yiyip, içmek farzdır. Kuvvetini ziyadeleştirmek için doyuncaya kadar yiyip, içmek mubahtır. Bunun fevkinde (yani doyduktan sonra) yemek, içmek haramdır. Bunun mikyası ise mideyi ifsat edeceğine zannı galip olacak miktardır.
    Bununla beraber, müsafirine riayet (onu yalnız bırakmamak ve mahcup etmemek için) ve ertesi gün tutacağı orucu rahatça tutabilmesi için biraz fazla yiyip, içmede bir beis yoktur.
    Uyku: Yorulmuş bulunan insanın dinlenmesi için Allah tarafından lütufedilen bir istirahat halidir.
    Uyku, insanın sıhhat ve afiyetine sebep olduğu için ve insanı bir çok günahlardan men ettiği için bir ibadettir.
    Sünnet-i Seniyye’ ye mutabık uyumanın ölçüleri :
    1) Misvak kullanmak. (dişleri temizlemek)
    2) Abdestli olarak yatmak.
    3) Günlük nefis muhasebesi yaparak, tevbe ve istiğfarda bulunarak yatmak.
    4) Gece ibadete kalkmak niyetiyle yatmak.
    5) Sünnet vechiyle ve yatmazdan evvel okunacak duayı okuyarak yatmak.
    6) Yatağın üzerinde kıbleye dönerek, ellerini açıp ve birbirine bitiştirerek muavvizatı okumak.
    Bu hususta Hz.Aişe (R.Anha)Validemizden rivayet edilen bir Hadis-i Şerifte şöyle buyuruluyor: “Peygamber (sav), her gece döşeğine (yatmaya) geldiğinde iki avucunu bir araya toplardı. Sonra avuçları içine üfürerek “Kul hüvellâhü ehad”, “Kul eûzü bi Rabbi’l-Felak” ve “Kul eûzü bi Rabbinnâs”ı okur, daha sonra, iki eliyle vücudundan gücünün yetebileceği yerleri sıvazlardı. Elleriyle sıvazlamaya başı üzerinden başlar, yüzünü ve vücudunun ön kısmını (sonra arkasını) sıvazlamaya devam eder ve bunu üç defa tekrarlardı.
    Hulasa olarak az yemek, az uyumak ve az konuşmak mü’minlerin, kamil insanların, hususen de ehl-i ilim ve ehl-i maneviyat olan kimselerin ayrılmaz lazımları ve vecibeleridir. İdrak ve şuur sahibi her mü’mine düşen vazife, bu hususlara azami derecede riayet etmeye gayret göstermektir.

    (…وكلوا واشربوا ولا تسرفوا . إنه لا يحب المسرفين). *

    * (كانوا قليلا من الليل ما يهجعون. وبالأسحار هم يستغفرون)

    * (كلوا واشربوا وتصدقوا و ألبثوا في غير إسراف ولا مخيلة)

    كل قليلا، نم قليلا،قل قليلا ولا تكن عليلا) *

    (إذا أتم عقل المرأ قل كلامه) *

    (إنما هلك من هلك قبلكم بثلاث خصال بفضول الكلام وفضول الطعام وفضول المنام ) *

    * (إن النبي صل الله عليه و سلم كان إذا أوي إلى فراشه كل ليلة جمع كفيه ثم نفث فيهما فقرأ فيهما قل هو الله أحد وقل أعوذ برب الفلق وقل أعوذ برب الناس. ثم يمسح بهما مااستطاع من جسده يبدأ بهما علي رأسه ووجهه وما أقبل من جسده يفعل ذلك ثلاث
    مرات)
    alıntı.

    -------------------

    Sünnete göre yeme İçme

    Yeme ve içmede denge, hem maddî hayatımızın sağlıklı, hem de mânevî hayatımızın verimli geçmesi demektir. Aslında, yeme-içmede de sünnet-i seniyyeye göre hareket etsek, hem gerçek lezzeti tadarız, hem de hayatımızı düzene sokarız.

    Modern tıp, yeme-içme konusunda sünnet-i seniyyedeki yemek âdâbına oldukça yaklaşmış durumda:

    * Yaşamak için, ölçülü ve dengeli beslenmeli.

    Lezzeti şükür için takip etmeli, aksi halde lezzet bağımlılığına ve hedonizme müptelâ oluruz. Bu bağımlılıklar da krizleri, o da helâl-haram demeyip yemeyi, o da çok kilo almayı, o da kalp, damar sertliği ve nefes darlığı dâhil birçok hastalığı dâvet eder.

    Yüce Nebî (asm), “Âdemoğlu, midesinden daha şerli bir kap doldurmaz. Oysa belini doğrultacak birkaç lokmacık yeterlidir”1 diyerek bizleri ikaz etmektedir.

    * Yedikten sonra dört-beş saat içinde bir şey yememeli; iki saat içinde su içmemeli. Hafif, kolayca hazmedilecek miktarda gıda alınmalı. Şifa hazımdadır. Nefse, mideye en ağır, yorucu hâl, yemek üstüne yemektir (peş peşe ve çeşitli).

    * Çok ve abur-cubur yemek lezzeti de yok etmekte; zamanla hipertansiyona, asterosklaroza, diyabete ve kanser gibi hastalıklara yol açmaktadır.

    * Akşam yemeğinden sonra kolesterol miktarı yükseliyor; mide gece asit salgılıyor. Şu halde, yatmadan en az dört-beş saat önce yemeli.

    * İçeceklere gelince, fıtrî, bilhassa asitsizler tercih edilmeli. Kahve ve adaçayı zihni uyarıyor, yorgunluğu gideriyor. Yemeğin hemen ardından, ara vermeden içilecek limonlu çay hazmı kolaylaştırır. İhtivâ ettiği kafein dinlendirir, teanin beynin alfa dalgalarını yaymaya teşvik eder; sinir sistemini geliştirir, damarları genişletir, kan dolaşımını hızlandırır ve zihnimizi açar. Yine taşıdığı P vitaminiyle de, metabolizma sonucu oluşan antioksidan özellikli fenolik bileşiklerden kaynaklanan zehirleri dışarı atar.2

    Aslında riyazetle, duygu ve düşüncelerimizle midemize olumlu mesajlar gönderip acıkmayı geciktirebilir, az yemekle iktifa etmeyi öğrenebilir, en az 40 gün yemek yemeden yaşayabilir, günlük gıda ihtiyacını bir dilim ekmek, üç-beş zeytinle karşılama melekesini kazanabiliriz.

    Kendimizi bir işe verdiğimizde, heyecanlı bir film seyrettiğimizde, zevkli bir işi takip ettiğimizde veya dehşetli bir olayı izlediğimizde hiç yemek yemek aklımıza geliyor mu?

    Tasavvuf terbiyesinde bu husus, kıllet-i taam (az yemek), kıllet-i menam (az uyumak), kıllet-i kelâm (az konuşmak) şeklinde formüle edilmiştir.


    Dipnotlar:


    1- Tirmizî, Zühd 47, (2381); İbnu Mace, Et’ime 50, (3349).

    2- Prof. Dr. Zeki Çıkman, Tıbbın Lideri ve Özü, s. 24.

    Ali Ferşadoğlu - Yeni Asya




islamda yemek yeme ölçüsü