Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan Her dakikamı kaplayan bir vesveseye düştüm,kurtulma çaresi nedir Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Her dakikamı kaplayan bir vesveseye düştüm,kurtulma çaresi nedir

    Reklam




    selamunaleykum

    Yaniyorum ve bitiyorum. Kimseye acamadigim bir derdim var. 1 seneyi gecmistir belki cok kotu bir vesvese ile bogusuyorum...

    Artik bu vesveseden sorumlu oldugumu dusunmeye basladim. Heran imanim gidecekmis gibi geliyor. Kurtulamadim.

    5 vakit namazlarimi kiliyorum. Tevbe ediyorum. Tesetturluyum. Hani herseyi yerine getirmeye calisiyorum elhamdulillah..

    Ama bu beni maf ediyor. Hep geliyor aklima surekli her an. Namazda.. Yolda.. Birisiyle konusurken.

    Aciklamam ne kadar dogru bilmiyorum ama soylersem belki daha iyi yardimci olabilirsiniz..

    Hersey insanlarin hasa summe hasa... Allah yukardadir demesiyle basladi.. Cogu kisi kullaniyor. Ben buna cok..


    kotu oldum. Ama o gun bugundur hep beynim gercekten beynimde hissediyorum hasa mekanlastirmaya calisiyor.

    O kadar ugrasiyorum. Silmeye calisiOrum.. Rabbim zamandan ve mekandan munezzehtir diyorum..

    Kalbimde degil beynimde hissediyorum..

    Orada donuyor zayif animda ne zaman Rabbimi anmak istesem geliyor.

    Ben istemiyorum imanimi kaybetmek. Korkuyorum urkuyorum endiseliyim. Nasil kurtulacagim..

    Evet kimse bilemez ama imanim gittimi acaba?

    Birseyler soyleyin ilk defa bu kadar detayli sekilde acabildim derdimi. Ben sorunsuz zikir yapmak Rabbimi anmak istiyorum..


    Paylaş
    Her dakikamı kaplayan bir vesveseye düştüm,kurtulma çaresi nedir Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Alıntı Hicret_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    selamunaleykum

    Yaniyorum ve bitiyorum. Kimseye acamadigim bir derdim var. 1 seneyi gecmistir belki cok kotu bir vesvese ile bogusuyorum...

    Artik bu vesveseden sorumlu oldugumu dusunmeye basladim. Heran imanim gidecekmis gibi geliyor. Kurtulamadim.

    5 vakit namazlarimi kiliyorum. Tevbe ediyorum. Tesetturluyum. Hani herseyi yerine getirmeye calisiyorum elhamdulillah..

    Ama bu beni maf ediyor. Hep geliyor aklima surekli her an. Namazda.. Yolda.. Birisiyle konusurken.

    Aciklamam ne kadar dogru bilmiyorum ama soylersem belki daha iyi yardimci olabilirsiniz..

    Hersey insanlarin hasa summe hasa... Allah yukardadir demesiyle basladi.. Cogu kisi kullaniyor. Ben buna cok..


    kotu oldum. Ama o gun bugundur hep beynim gercekten beynimde hissediyorum hasa mekanlastirmaya calisiyor.

    O kadar ugrasiyorum. Silmeye calisiOrum.. Rabbim zamandan ve mekandan munezzehtir diyorum..

    Kalbimde degil beynimde hissediyorum..

    Orada donuyor zayif animda ne zaman Rabbimi anmak istesem geliyor.

    Ben istemiyorum imanimi kaybetmek. Korkuyorum urkuyorum endiseliyim. Nasil kurtulacagim..

    Evet kimse bilemez ama imanim gittimi acaba?

    Birseyler soyleyin ilk defa bu kadar detayli sekilde acabildim derdimi. Ben sorunsuz zikir yapmak Rabbimi anmak istiyorum..
    ve aleykumusselam Hicret evet seni saran illet
    seninde belirtiğin gibi vesvese,şeytan Müminleri
    vesveseye düşürerek saptırmaya çabalar çünkü işi o
    abdest,gusül ve namaz başta olmak üzere imani
    konularda kalbe şüphe ve vehimler vererek
    huzursuz eder bunlara hiç itibar etme sabırla
    ibadetlerine devam et,sen vesvese olduğunun bilincindesin
    bu tür düşünceler geldiğinde düşüncelerini başka şeylere odakla
    aldırış etme göreceksin bir süre sonra etkisi azalarak
    zararsız hale gelecektir inşaAllah,ama beyninde kurup
    bunlara takıldıkça dozu artarak seni daha çok rahatsız eder
    bu durumlarda Ayetel- Kürsi ve muhafazateyn surelerinin
    düzenli şekilde okunması tavsiye edilmiş ve etkili olacağı bildirilmiştir
    ayrıca bunlar düşünce olarak kaldığı dile getirilmedikçe yada tasdik edilmedikçe
    imandan çıkmış olmazsın çünkü adı üstünde vesvese
    Allah (c.c)yar ve yardımcın olsun kardeşim



  3. 3
    Allah razi olsun..

    Ama gitmiyor.. Kendi kendime diyorum nama kilan inkar etmeyen dinden cikma diye.

    Oyle bir duruma geldimki artik vesvesemidir degilmidir bu konuda suphe.yasiyorum


    Vesvesyi soylemek gunahmis.. Hatta soylemeye korkan insan imanliymis..

    Ben hep boyle tereddut yasiyorum..

    Asla umitsizlige dusmuyorum.. Ama korkuyorum iste

    Allahi aninca vesvese gidermis.. Bende namaz esnasinda Kuran okurken vs geliyor...

    Cok korkuyorum. Biliyorum. Bana yardim edemezsiniz belki. Artik rahatsizlik veriyorum..

    Uzuntum o kadar buyukki icimde tuttukca dahada buyuyor..

    Belkide.bunlari.yazmamam gerek. Belko gunaha giriyorumdur... Bilmiyorum...



  4. 4
    Seytanin da istedigi bu iste. "Sen artik gunahkarsin artk neyapsan bos sirk kosuyorsun yerin belli imanin elden gidiyor vs.vs.vs. sen korkutkca onu kahkaya bogyorsun. SACMA gelebilir ama ben vesvese ye kapildigim an sanki karsimdaymis gibi once Besmele cekiyorum sonra Ona ben kendimden eminim Rabbimi sahit kiliyorum defol sana inanmiyorum sana senin pis oyunlarina gelmiyecegim. Sanki gercekten kacacak delik ariyormus gibi rahatliyorum.Birkere vesvese kapildiginda gerisi geliyor cok kolay aldata biloyor. Ama Senin yazdiklarini dile getirmemissin kalbinlede tasdik etmiyorsun yani rahat ol bacim ,rahat olki Iblisi elektirikli Sandalyeye bagliyalim



  5. 5
    Allah sana ve tum muslumanlara yardim etsin canim.Amin



  6. 6
    Aleyna.Aleyküm.selam.

    Sıkıntını okudum aklıma hadisi şerif geldi belki teselli mahiyetinde kalbinden çıkmasına hasır olur.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    “Şeytan, Ademoğlunun her yerde önüne oturur! Müslüman olma yolunda da önüne oturur, engeller çıkarmaya ve Allah yolundan saptırmaya çalışır!

    Şeytan, yeni Müslüman olan birine şöyle der:

    −‘Sen Müslüman oldun! Babanın ve atalarının dinini terk ettin ha!’

    O kimse şeytanı dinlemez ona isyan eder ve Müslüman olarak kalmış olur.

    Şeytan, hicret eden kimsenin de yolunu keser, önüne oturur ve şöyle der:

    −‘Kendi vatanını ve yurdunu terk edip nasıl hicret edersin? Hicret etmek dizginlerinden bağlanmış at gibidir ve çok sıkıntılıdır!’

    O kimse de şeytana isyan edip onu dinlemez ve hicretini yapmış olur.

    Sonra şeytan, cihad yolu üzerine oturur ve şöyle der:

    −‘Cihad yorgunluk demektir! Hem kendini yorarsın hem de malını kaybedersin! Savaşacak ve öldürüleceksin! Karın başkasına nikahlanacak! Malların taksim edilecek!’

    O kimse de şeytanın bu sözlerine kulak vermez ve ona isyan ederse, o da cihadını yapmış olur. Kim bunları böylece yaparsa, o kimseyi cennete koymak Allah’ın üzerine bir borçtur! Savaşta öldürülse de, boğularak ölse de, hayvanın sırtından düşüp ölse de Allah o kimseyi mutlaka cennetine koyacaktır!”

    Nesei, Ahmed bin Hanbel Müsned Albani Sahiha1653

    ----------------------

    Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    “Kim la ilahe illallah derse, bela ve sıkıntıdan kendini kurtarır.”

    Ebu Nuaym Hilye 5/46, Taberani Mucemu’l-Evsad 6533, Albânî Sahiha 1932




  7. 7
    Kayıtsız Üye
    Vesvesedir aldırış etme seni öyle hisettiriyor işte şeytan halbuki kalbini dinlesen ve şu söylediklerin imansız birinin söyleyeceği şeyler değil.Kendi iradenle bu düşünceler gelmediği için ki bu söylediklerinden anlaşılıyor itibar etme bunlara.Allah'a sığın sadece ve dua et aynısı bana da oluyor senelerdir uğraşıyorum tecrübeli sayılırım by konuda 😃



  8. 8
    Kayıtsız Üye
    Aleykümselam kardeşim.Kardeşim önce bi sakin ol bunda büyütülcek bi şey yok ki.Bu herkese olabilecek bir şey.Unutma kiboş eve hırsız girmezmiş.Şeytan seninle oynuyor .Boşluğundan yararlanıyordur.onun işi o çünkü.Bu vesvesenin büyümesinin nedeni de senin bu vesveseyi zaralı görmendir.Sen şeytanın oyunları bil yeter ki.Bilmediği şeyden insan korkar.Öyle şeyler gelince Kuran oku,zikir çek dua et .Ve sakın bunu aklnda büyütme inan ki bi bakmışsın unutmuşşunSakin ol.Hem son bi şey söyliyeyim ısrarla Risale-i Nur okumanı tavsiye ederrim.İmanını arttırdığını görceksin.Bir de HAYALHANEM,SÖZLER KÖŞKÜ,ÇAY HAUSE,ÇINARALTI,NUR MEKTEBİ gibi derneklerin sohbetlerini ISLARLA izlemeni tavsiye ediyorum.Selametle )



  9. 9
    Kayıtsız Üye
    Bakın ben 14 yaşındayım bana da aynısı oluyor Çok korkuyorum Allahım eğer bir suçım yoksa nolur içim rahatlasın diorum içim rahatlıyor ama arada bir gelior Allaha karşı Tövbe Haşa Kötü sözler ama Allaha hep dua ediorum İnşallah bu vesveseyi unutum diorum biraz iyi oluyorum ama yinede korkuyorum ben ne yapmalıyım



  10. 10
    Kayıtsız Üye
    Anasayfa » Metafizik » Vesveseden Kurtuluş » İmani meselelerde şüphe suretinde gelen vesvese
    İmani meselelerde şüphe suretinde gelen vesvese

    Vesvesenin en çok gözüktüğü yerlerden biri; Allah’ın varlığı, meleklerin varlığı, ahiretin varlığı, Kur’an’ın hak kitap, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in de hak peygamber olması gibi iman ile ilgili meselelerde gelen vesvesedir.
    Bu vesveseye yakalanmış kimselerden şu sözleri işitmişsinizdir: “Namaz kılarken aklıma, hep ya Allah yoksa o zaman kıldığın namaz boşuna gidiyor, sözü geliyor. Bu sesi susturmak için uğraşıyorum, ama ben susturmaya çalıştıkça ses büyüyor. Bu sesle uğraşmaktan namazın hangi rekâtında olduğumu bile unutuyorum.”
    İşte bu vesvese sahipleri devamlı şu tip sözleri içlerinden işitirler:
    “Ya Allah yoksa… Ya ahiret yoksa… Ya Kur’an Allah’ın kitabı değilse… Ya Hz. Muhammed peygamber değilse… Hatta peygamberlik diye bir şey yoksa… Melekleri hiç görmedim, ya melekler de yoksa…”
    Bunlar gibi bitmeyen vesveseler, susturulamayan sesler… Bu sesleri susturamayan biçare adam bazen çareyi Allah’ın huzurundan kaçmakta ve ibadetten uzaklaşmakta arar ve zarara düşer.
    Bu vesveseye yakalanan kişi hayal etme ile akıl etmeyi birbirine karıştırmaktadır. Yani hayale gelen bir vesvese ve şüpheyi akla girmiş zannederek inancına ve itikadına zarar geldiğini zanneder. Hayalinde şekillendirdiği bu şüpheyi imana zarar veren, aklının tasdik ettiği ve doğruladığı bir şüphe kabul eder. Hâlbuki bu şüphe ne akıldadır, ne aklın tasdik ettiği bir şeydir, ne de onun imanına ve inancına zarar verebilir. Bu şüphe şeytanın hayale attığı bir vesvesedir.
    Hem bazen, “Acaba Allah olmasaydı, bu âlem kendi kendine var olabilir miydi? Acaba Kur’an gibi bir kitabı bir beşerin yazması mümkün müdür?” gibi küfrü gerektiren bir şeyi tefekkür eder. Ve bu tefekkürü dinden çıkıp küfre girmek zanneder. Yani inkârın sebebini ve imandan başka hiçbir yolun doğru olmadığını anlamak için tefekkürü, tetkikatı, iman ve küfür ortasındaki tarafsızca muhakemeyi imanın zıttı ve küfre girmek zanneder.
    Neticede şeytanın telkinlerinin bir eseri olan şu zanlardan ürkerek: “Eyvah, kalbim bozulmuş, inancıma zarar gelmiş, ben dinden çıkmışım!” der. Ve bu vesveseler genellikle onun iradesi dışında olduğundan ve iradesiyle bu vesveseleri ıslah edemediğinden ümitsizliğe düşer.
    Bu vesveseden kurtulma çaresi
    Bu yaranın merhemi şu hakikatleri bilmektir ki, küfrü gerektiren şeyleri hayal etmek insanı dinden çıkarmaz. Küfür tevehhüm etme yani inkârı farz etme ve vehmetme kişinin imanına zarar vermez. Küfrü zihnen düşünme ve olasılığını ölçmek için tefekkür etme kişiyi kâfir yapmaz.
    Çünkü hem hayal etme, hem vehmetme, hem tasvir etme, hem de tefekkür etme aklın tasdikinden ve kalbin kabulünden ayrı ve farklı şeylerdir. Hayal, vehim, tasvir ve tefekkür kabiliyetleri bir derece serbesttir. İnsanın cüz-i iradesine pek boyun eğmezler ve söz dinlemezler. Ve bunların insan iradesi dışındaki hareketlerinden dolayı insan mesul değildir ve onların yaptıklarından dolayı hesaba çekilmeyecektir. Bunun delili şu ayettir:
    “Allah hiç kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez.” (Bakara suresi 286. ayet). Demek günahların kalpten geçmesi affedilmiştir. Hatta yapılmasına karar verilip yapılmadan pişman olunarak tövbe edilen günahlar bile affedilmiştir.
    Yine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    “Allah-u Teâlâ ümmetimden her birinin gönüllerinin vesvese ettiği hatıraları kul onları işlemediği veya söylemediği müddetçe affeylemiştir.” Bu hadisten de anlaşılmaktadır ki, insanın iradesi dışında kalbinden geçen kötülükler ve içinden geçen vesveseler affedilmiştir.
    Yine şu ayet:
    “Dünya hayatının geçici menfaatlerini aramak için namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa şüphesiz Allah zorlanmalarından sonra onlar için bağışlayıcı ve ziyade acıyıcıdır.” (Nur suresi, 33. ayet)…
    Bu ayetle ifade ediliyor ki, cariyeler fuhşa zorlandıkları ve bu işten kurtulmaya güçleri yetmediği takdirde Allah-u Teâlâ hiç kimseye gücünün yetmeyeceği şeyi yüklemediğinden dolayı onları bu işten mesul tutmayacağı gibi, üstelik mağfiret buyuracaktır. Demek teklif gücün yettiği iledir. Ve madem insanların iman hakikatleri ile ilgili içlerine gelen vesveseleri kovmaya güçleri yoktur, o hâlde onlar bu tür şüphe ve vesveselerin varlığından dolayı mesul değildir.
    İbni Abbas ile İbni Amr bir kere karşılaştıklarında, İbni Abbas İbni Amra, “Sana göre Kur’an’da en ümit verici ayet hangisidir?” dedi. İbni Amr,
    “Ey kendi nefisleri aleyhinde israf edip haddi aşan kullarım, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz! Çünkü şüphesiz ki, Allah bütün günahları bağışlar. Muhakkak ki, O çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.” (Zümer süresi 53. ayet) mealindeki ayettir deyince; İbni Abbas buyurdu ki, bana göre şu ayettir:
    “Bir zaman İbrahim (a.s.) ‘Ey Rabb’im! Ölüleri nasıl dirilteceğini bana göster.’ dedi. Allah, ‘İnanmadın mı?’ buyurdu. O da ‘Evet inandım, fakat kalbimin mutmain olması ve yatışması için bunu istiyorum.’ dedi.” (Bakara suresi 260. ayet).
    İşte benim en çok sevdiğim ayet budur. Zira İbrahim (a.s.), “Ya Rabbi, ölüleri nasıl dirilteceğini bana göster!” dediğinde Allah kendisine, “Yoksa inanmadın mı?” buyurunca; “Tabi inandım, ama kalbimin mutmain olması için.” dedi. Allah-u Teâlâ İbrahim’in bu sözünden razı oldu. Bundan da insanın içine gelen düşünce ve vesveselerin imana zarar vermeyeceği anlaşılmış olur.
    Demek ki, tasdik ve kabul iradeye bakar ve bir ölçüye bağlıdır. Hayal etme, vehmetme, tasvir etme ve tefekkür etme ise tasdik ve kabul gibi değildirler. Bir ölçüye ve iradeye tabi olmazlar. O hâlde şüphe ve tereddüt sayılmazlar. Ancak bu vesveseler kişinin iradesi işin içine girerek lüzumsuz tekrar ederse ve her vakit cüzi iradesini bu meselelerde kullanır, “Allah olmayabilir mi? Ahiret olmayabilir mi?” gibi düşünce ve şüphelerle isteyerek uğraşırsa o vakit hakiki bir nevi şüphe meydana gelir. Ve sahibi zarar görür. İman hakikatlerine tarafsızca baka baka sonunda muhalif tarafı kabullenir, kendisine vacip olan hakkı kabullenmesi kırılır.
    Mesela “Acaba Allah olmazsa bu âlem olabilir miydi?” der ve bu sorunun cevabını tarafsızca muhakemeye başlar. Bu kısa muhakeme, “Allah olmasaydı bu âlem asla var olamazdı ve madem var olmuş, o hâlde Allah var.” diyerek sonuçlanırsa sahibi bundan zarar görmez. Yok her vakit mesaisini bu tür meselelerde gereksizce harcar ve ilmî meselelere vukufiyeti de yoksa öyle bir hâle gelir ki, imansızlık cihetini kabullenir. O hâlde bu tür muhakemelere ihtiyarıyla girmek isteyen ve bu tip meseleleri tefekkür eden adam ilk önce iman tarafının o meseledeki delillerini öğrenmeli ve tefekküre öyle başlamalıdır.
    Doğruyu öğrenmeden kıt anlayışı ile doğru ve yanlışı bulmaya çalışanlar yanlışın kucağına düşebilirler.
    Bir zamanlar imam iken sonraları azılı bir din düşmanı olan bir bedbaht işte böyle bir muhakemenin neticesinde ebedî saadetini kaybetmiştir. Şöyle ki, bir gün yerleri süpürürken toz çıkmasın diye yere su serper. Yerden sıçrayan sular duvarda şehir şeklini alır ya da şeytan ona öyle gösterir. Bu bedbaht kendi kendine o anda der ki, “Acaba şu duvardaki şehir gibi, şu kâinatta tesadüfi olabilir mi?” ve bu muhakeme onun dinden çıkmasına hatta daha da ileri giderek azılı bir din düşmanı olmasına sebep olur. O bu muhakemeyi yapmadan önce iman hakikatlerinin ve Allah’ın varlığının delillerini öğrenseydi elbette tarafsızca muhakeme ona zarar veremezdi. O hâlde tarafsızca muhakeme edenleri yani “Ne var ne yok diyelim, öylece araştıralım; sonra neticeye varalım.” diyenleri mağlup eden şey, araştırdıkları meselenin delillerini bilmemektir.
    Şeytanın bu hilesinden kurtulmak için bilhassa iman hakikatlerinin anlatıldığı eserleri ve bu eserlerin başında Bediüzzaman Hazretleri’nin Risale-i Nur külliyatını bol bol okumak gerekir.
    İman hakikatleri hakkında gelen en mühim vesvese şudur ki: Vesveseli adam imkân-ı zati ile imkân-ı akliyi birbirine karıştır.
    İmkân-ı zati bir şeyin aslında ve zatında mümkün olmasıdır.
    İmkân-ı akli ise bir şeyin aklen mümkün görmektir ki, bu ikisi arasında dağlar kadar fark vardır.
    İmkân-ı zati ile imkân-ı aklinin farklarını bilmeyen birisi bir şeyi zatında mümkün görse, o şeyi zihnen dahi mümkün ve aklen olabilir zanneder. Hâlbuki kelam ilminin bir kaidesidir ki, imkân-ı zati yani bir şeyin zatında mümkün olabilmesi kesin ve sağlam bilgiye zarar vermez ve onu hükümden düşürmez. Mesela şu dakikada Karadeniz’in batması zatında mümkündür. Ve imkân-ı zati ile muhtemeldir. Hâlbuki bizler yakînen o denizin yerinde olduğunu şüphesiz biliyoruz ve böylece hükmediyoruz. Karadeniz’in zatında batmış olma ihtimali veya zihnen bu ihtimali düşünmemiz bize zarar ve şüphe vermemekte, Karadeniz’in hâlihazırda mevcut olduğu hususunda bizim yakîn ve inancımızı bozmamaktadır.
    Yine mesela şu güneş zatında mümkündür ki, bugün batmasın veya yarın doğmasın. Bunlar imkân-ı zati ile mümkündür. Hâlbuki bu ihtimal güneşin bugün doğup yarın batacağı inancımıza zarar vermez, şüphe getirmez. İşte bunun gibi, mesela iman hakikatlerinden olan dünya hayatının batması ve ahiret hayatının doğmasına imkan-ı zati cihetinden gelen vehimler, vesveseler ve içimizde şeytanın seslendirdiği ya ahiret yoksa sözleri inancımıza, imanımıza zarar vermez.
    Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, “Bir delilden meydana gelmeyen ihtimalin hiçbir ehemmiyeti yoktur.” kaidesi fıkıh usulü ve din usulü ilminin sabit ve değişmez bir kuralıdır. Madem iman hakikatleri noktasında gelen vesvese ve şüpheler irademiz dışında ve bir delile dayanmadan gelmektedir, o hâlde bunların hiçbir ehemmiyeti yoktur.
    Buraya kadar şunları öğrendik:
    1- İman hakikatleri hakkındaki vesvese ve şüpheler imanımıza ve itikadımıza asla zarar veremez.
    2- Küfrü gerektiren şeyleri hayal etmek insanı dinden çıkarmaz. Küfür tevehhüm etme yani inkârı farz etme ve vehmetme kişinin imanına zarar vermez. Küfrü zihnen düşünme ve olasılığını ölçmek için tefekkür etme kişiyi kâfir yapmaz. Çünkü hem hayal etme, hem vehmetme, hem tasvir etme, hem de tefekkür etme aklın tasdikinden ve kalbin kabulünden ayrı ve farklı şeylerdir.
    3- Bu vesveseler kalbin tasdiki ve aklın kabulü değil, bir derece serbest ve söz dinlemeyen hayalin, vehmin, tasvirin ve tefekkürün meyvesidir.
    4- İmkan-ı akli ve imkan-ı zihni kesin bilgiye zarar veremez.
    5- Bir delilden meydana gelmeyen ihtimalin hiçbir ehemmiyeti yoktur.
    6- Kur’an-ı Kerim zikrettiğimiz ayetleriyle imani meselelerde vesvesenin bir günah olmadığını bildirmiştir.
    7- Unutmamak gerekir ki, aynadaki yılanın sureti ısırmaz, ateşin misali yakmaz ve pis bir şeyin aksi aynayı kirletmez. Öyle de hayal ve fikir aynasında küfrün ve şirkin akisleri, dalaletin gölgeleri ve küfre benzer çirkin sözlerin hayalleri itikadı bozmaz; imana zarar vermez ve hürmetli edebi kırmaz.



  11. 11

    Cevap: Her dakikamı kaplayan bir vesveseye düştüm,kurtulma çaresi nedir

    Bakın ben 14 yaşındayım bana da aynısı oluyor Çok korkuyorum Allahım eğer bir suçım yoksa nolur içim rahatlasın diorum içim rahatlıyor ama arada bir gelior Allaha karşı Tövbe Haşa Kötü sözler ama Allaha hep dua ediorum İnşallah bu vesveseyi unutum diorum biraz iyi oluyorum ama yinede korkuyorum ben ne yapmalıyım

    Vesvese irade ile alakalı bir durumdur vesveseden kurtulmak için uzman ve imanlı bir psikoloğ ile görüşün .Aklınıza gelen vesveseyle ilgilenmeyin.irade zayıfladıkca vesvese fazlalaşır buna fırsat vermeyin.


    Muminem Cevap: Her dakikamı kaplayan bir vesveseye düştüm,kurtulma çaresi nedir

  12. 12
    okan
    SELAMUN ALEYKÜM ben oruc tutmazdim ama son ramazan ayindaki orucumun hepsini tuttum ramazanin bitmesine 1 hafta kala neden ben kuran okumuyorum diye aklima geldi.aksam eve gittim abdest aldim ve kurana basladim kucukkende bi kac kez okumuslugum vardir.kurani tam olmassada biliyorum ben abdest aldigimda sanki tekrar abdestim bozulmus gibi oluyor vesvese oldugundan eminim ama yinede suphede kaliyorum bununla yetinsem iyi ALLAH'IN gercekten var olduguna islam dininin gercek oldugundanda eminim ama aklima ya yoksa ALLAH yoksa diye seyler geliyor en kucuk biside bile bu oluyor ornegin;belki sizde bilirsiniz hz.havva ve hz.ademin ilk cocuklari habil ile kabil.bir dagin basina giderler hz.ademle ALLAH'A sukretmek icin yani onlardan baska insan olmadigi icin verdikleri zekat bir bos daga yiyecek birakirlarmis.boş daga gittiklerinde habil ALLAH'A sukurler olsun diyerek en iyi koyununu dagin basina birakir kabil ise neden binbir zorlukla kazandigim meyveleri bos bir daga birakicakmisim diye en curuk meyveleri secip dagin basina birakir.ertesi gun zekatlari kabul olmusmu diye babalariylan yine dagin basina giderler habilin biraktigi koyun orda yokmus ama kabilin curuk meyveleri ordaymis habilin zekati kabul olmus burda benim aklima gelen şey;koyun canli ama meyvenin cani yok yani nerden biliyoruz koyunu ALLAH'IN kabul ettigini belki koyun kendi basina ayrilmistir ayaklari var can tasiyor kendi basina gidebilir ama meyve gidemez can tasimaz cunku.aklimdan boyle seyler geciyor ama tabikide ben bunlari soylemiyorum dedigim gibi aklimdan geciyor.ve yine birtanesini paylasayim KURAN'DA hep biz diye gecer misal onlari biz yarattik gibi seyler burda ise aklimdan gecen sey şu haşa haşa ya kurani birileri yazmissa ve yazarkende bilincli olarak biz yazmislarsa gibi seyler.ve yine KURAN okurken aklima ya KURAN'I muhammed yazmissa diye aklimdan geciyor.kisacasi dedigim gibi bunlar aklimdan geciyor kendim soylemiyorum ama bu her neyse cok ilerledi sanki vesvese supheye donustu ben hergun aklima geldikce SUBHANALLAH,ALLAH-U EKBER,LA İLAHE İLILLAH MUHAMMEDEN RESULLULAH ve ESTEGFURULLAH diye ALLAH'I zikrediyorum. bazende internetten ibret veren olaylari arastiriyorum mesela KURAN'IN ALLAH indirdiginin ispatini gosteren bir video izlemek gunahmidir ayni zamanda aklimdan mesela firavunun 1500 senelik curumemis secdeye yatmis halde kiyiya vurmus bende aklimdan iste islamin kaniti diyerek aklimdan geciriyorum aklimdan islamin kanitini aramak firavun olayinda yazdigim gibi seyleri dusunmek gunahmidir.bunlari izlemeyi seviyorum ama belki gunahdir diyede arastirmak istemiyorum sizce seytan boyle seyleri arastirmami istemedigi icinmi aklima gunahdir diye dusunduruyor.Lutfen yardimci olursaniz sevinirim.zaten namazada basliyacam İNŞALLAH.bu dusunduklerim suphemi vesvesemi yardimci olursaniz sevinirim.



  13. 13
    Kayıtsız Üye
    Kardeşim vesvese inan herkese geliyor ben ilahiyat okuyorum bendede var.ama bunu öldüm bittim seviyesine getirmemek lazim bendeki vesveselerin en tehlikelisinden ama doğruyu bildikten sonra vesvesenin bir önemi var mı yok tabiki.sen elinden geldiğince ibadetini yap Allahi zikret çunku kalpler ancak Allahi andikça mutbain olur feraha kavuşur.emin ol vesveseyi büyüttükçe korktukça bitmez sen aklina getirmemek için çabala sadece ama bu kendini yipratacak şekilde olmasin.vesveseyle mücadele imanin ta kendisidir.bazilari kabullenir bazilarida hayir deyip Allahi birakmamakta israr eder.bu sadece sende degil herkeste oluyor.vesvese 2 çeşitttir.1.bilgisizlikten kaynaklanir diğeri cok iyi bilmene rağmen hala devam eder.seninkisi 2.cisiyse sen takmayacaksin gez dolaş eğlen topluluğa kariş.yerindede ibadetini yap.bu böyle gider.sen önem verdikçe hiçbirzaman gitmez sen aman be dedikçe gör bak nasilda hemen gidecek.sen elhamdülillah müslümansan bu vesveseler gelecek tabiki.sahabeler bile bu vesveselere maruz kaldilar bizler tabiki kalacağiz.yok imtihanin ne anlami kalirdi.bir ayettete şeytanin oyununu vesveseye çeviren Rabbime şükürler olsun diye geçer.sende bunu sürekli tekrarla şeytanin oyununu bil ve şükret Allaha.Rabbim yardimcin olsun kardeşim.



kuran okurken vesvese,  kuran okurken gelen vesvese,  muhafazateyn duası,  vesveseden korkmak,  kuran okurken korkuyorum,  vesveseden korkuyorum,  imanım gitti mi