Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan Yatsi ve imsak vakitleri 2 ayri takvimde 1 saat yada daha fazla degisiyor. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Yatsi ve imsak vakitleri 2 ayri takvimde 1 saat yada daha fazla degisiyor.

    Reklam




    selamunaleykum

    Evet yine ben. Ama inanin hergun illa takacagim bir konu oluor. Rabbim yardimcimiz olsun.

    Yurt disinda yasayan kardeslerim belko yardimci olabilirler ve belkide ayni problemi yasiyorlar.

    Yatsi ve imsak vakitleri 2 ayri takvimde 1 saat yada daha fazla degisiyor.

    Ben inanin bu gelecek 3. Ramazanim olacak hep arastirdi sorusturdum sonuca varmadim. Her iki takvimin yapimcisi bizimkisi dogru diyor.

    Saati dusuk olanin belkide yatsi ile orucu olmuyor. Digerinin aksam ile sabah namzi.. Inanin ne yapacagimi sasirdim.

    Kendi gozlerimle gozetlemeye kalktim ve karanlik oluyor dusuk saatli takvime gore aslinda. Ama tabi belki dagin uzerinden bakmak gerekiyor gunesin battigi yere bilmiyorumki.

    Neden boyle? Muslumanlar neden kararlastirmiyor. Inaninirmisiniz bi camii digerinkine sizin kildiklariniz olmuyor diOr. Bumu birlik beraberlik. Neden bolunduk. Boyle kafirlere karsi nasil guclu dura biliriz. Cemaatler birbiriyle anlasamiyor..


    Herkes en iyisini yapmaya calisiyordur. .

    Ben simdi size tekrar kafayi yiyecegim desem kizacaksiniz belki.

    Ama kardeslerim benmi abartiyorum yoksa kimse tinlamiyormu? Inanin cok mutsuz ve huzursuzum. Ne yapacagimi bilmiyorum.

    Kimse baskasini dusunmuyor. Kimse saygi gostermiyor.

    Ben yasiyorum ama oylesine dolasiyorum ortalikta.

    Yedigimiz supheli.namazlarimiz hatali. Oruclarimiz.oldumu bgne kadar Belli.degil.
    Aileme birsey diyemiyorum. Kavga cikar diye. Ama endiseliyim.

    Beni kimse istemiyor. Heryerde fazlaligim. Herkes disliyor. Ve bunlari anlatamiyorum.

    Seytan surekli vesvese veriyor. Ve beni kimse anlamiyor derdime kimse yardim.etmiyor.

    Benim gucum kalmadi.artik. Size basit gele bilir belki.

    Dinlemek zorundada degilsiniz.

    Ama bilinki gurbette bir kardesiniz var ve bitmek uzere...


    Paylaş
    Yatsi ve imsak vakitleri 2 ayri takvimde 1 saat yada daha fazla degisiyor. Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Evet yine ben. Ama inanin hergun illa takacagim bir konu oluor. Rabbim yardimcimiz olsun.

    ve aleykumusselam Hicret kardeşim
    rica ederim ne demek aklımıza takılanları
    elbetteki soruşturup araştırmamız gerekli
    inan bu konu yıllar önce benimde
    kafama takılmış ve araştırmıştım
    bu vakitlerin farklı oluşunun sebebi
    bazı kurumların temkin vakitlerini
    uzun bazılarının da kısa tutması ile alakalı
    olduğunu öğrenmiştim.
    konu ile ilgili detaylı bilgi alabilmen için
    eklenen yazıyı okuyabilirsin kardeşim




    ---------------------------


    "Sahura kalkarsak oruç tutarız." deyip sahura kalkmamak sonucu niyet edilmiş olmaz. Sahura kalkarsanız o zaman niyet edilmiş olur.Takvimlerde "temkin vakti" uygulanmaktadır. Bazı takvimlerde bu süre uzun tutulurken bazılarında ise daha kısa tutulmaktadır.Şüphelerden uzak durmak için diyanet takvimini veya diyanet takvimini esas alan takvimleri kullanmanızı tavsiye ederiz.

    NAMAZ VAKİTLERİNDE “TEMKİN” KONUSUNDA ZARÛRİ BİR AÇIKLAMA

    (D.İ.B. Takvimlerinde yer alan açıklamadır.)
    Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanıp yayınlanmakta olan “Diyanet Takvimi”nde gösterilen namaz vakitleri ile, diğer bazı kurum ve kuruluşlar tarafından yayınlanan takvimlerin bir kısmındaki namaz vakitleri arasında görülen, az da olsa zaman farkının sebebi, yurttaşlarımızca çokça sorulmakta olduğundan, konu ile ilgili aşağıdaki açıklamanın yapılmasına zaruret duyulmuştur.Bilindiği üzere, beş vakit namaz ve orucun edâ edileceği vakitlerin başlama ve son bulma sınırları,

    Kur’an-ı Kerim’in ilgili âyet-i kerimeleri ile Hz. Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’in kavlî, fiilî ve takrirî sünnetlerinde yer alan ölçülere göre, İslâm müctehit ve fakihleri tarafından tespit edilmiştir.

    Diyanet Takvimi’nde gösterilen Namaz vakitleri, bu ölçülere göre hesap edilmektedir.
    1973 yılından önce Balkanlar’dan Kafkaslar’a kadar bütün şehirlerin namaz vakitleri İstanbul’dan ± fark alarak hazırlanmakta ve hazırlanan bu vakitlere yüz elli yıldan beri (bugün için gerekli olmayan) ± 10 dk. temkin uygulanmaktaydı.İstanbul’dan fark alınmaksızın namaz vakitlerinin yayınlanmasından sonra güneşin doğuşu ve batışı hariç diğer vakitlerdeki aşırı temkin süreleri,

    Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 21 Ocak 1981 tarih ve 6 sayılı kararı uyarınca, 1982 yılından itibaren 4 dakikaya indirilmiş; imsak vaktinden ise, temkin kaldırılmıştır.
    İlk yıllarda yurdumuzda basılmakta olan bütün takvimlerde bu karara uyulduğu halde; daha sonra bazı takvim basıcıları, dinen gerekli olmayan, aksine vakitlerin tedahülüne ve uygulamada bazı zorluklara yol açması sebebiyle sakıncalı bulunan, aşırı (gereğinden fazla) temkin uygulamasına tekrar dönmüşlerdir.

    Diyanet Takvimi ile diğer bazı takvimlerin namaz vakitleri arasında görülen farklar, bu takvimlerde temkin sürelerinin gereğinden çok tutulmuş olmasından kaynaklanmaktadır.
    Fıkhen belirlenmiş olan ölçülere göre, vakit girdiği andan itibaren, o vakte ait namazın edâsı için, temkin olarak bir süre bekleme mecburiyeti yoktur. Şüphesiz, başından sonuna kadar, vaktin herhangi bir cüzünde namazın edâsı câiz olduğuna göre; ister temkin, ister başka bir sebeple olsun, namazı vaktin girmesinden bir süre geçtikten sonra kılmak da mümkündür; ancak mutlaka gerekli ve zarurî değildir. Konu ile ilgili hadis-i şeriflerde ve bunların şerhlerinde, temkin ile ilgili bir husus yer almadığı gibi; ilgili âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerin ışığında, beş vakit namaz ve orucun edâ edileceği vakitlerin başlama ve sona erme sınırlarını, bütün ayrıntılarıyla inceleyip tespit eden İslâm müctehid ve fakihleri de, -fıkıh kitaplarında- temkinden tek kelime ile de olsa söz etmemişlerdir. Nitekim, önceleri güneşin doğuşu ve batışı dışında diğer vakitler için temkin uygulanmazken, yaklaşık yüz elli yıl kadar önce, -gereksiz ve aşırı bir ihtiyat olmak üzere- temkin bütün vakitlere teşmil edilmiş; bu durum vakitlerin tedahülüne ve giderek bazı zorluklara yol açmıştır.Şüphesiz bir namaz vakti içinde, o vaktin namazının edâsının müstehap (efdâl), câiz veya mekruh olduğu süreler vardır.

    Ancak bir namaz vaktinin tespiti;
    müstehap, câiz ve mekruh olan sürelerini de kapsayacak şekilde, vaktin giriş ve çıkış saatlerini tayin etmek demektir. Vaktin giriş ve çıkış sınırlarını tespit ayrı; vakit içinde namazı efdal, câiz veya mekruh vaktinde edâ etmek ayrı bir konudur; bunlar birbirine karıştırılmamalıdır. Nitekim beş vakit namaz farz kılınınca, Hz. Peygamber (s.a.s.) Efendimiz’e bunların vakitlerini öğretmek üzere Cibril (a.s.), beş vakit namazı efdal vakitlerinde değil; birinci gün ilk; ikinci gün ise son vakitlerinde kıldırmıştır.
    Halen Diyanet İşleri Başkanlığında her ilin namaz vakitleri, ayrı ayrı hesaplanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı takvimi ve bu takvimdeki vakitleri esas alan takvimlerde her ilin namaz vakitleri, ayrı-ayrı gösterilmektedir. Ayrıca günümüzde hassas saatler ve istenildiği zaman saat ayarlama imkânı vardır. Bu itibarla, bir ilçenin doğu ve batı sınırları arasındaki boylam farkını karşılayacak kısa bir süre dışında temkin süresinin uzun tutulmasına ihtiyaç kalmamıştır.Diğer taraftan çağımızda, Müslümanların iş hayatı da bunu zorunlu kılmaktadır. Belli saatte fabrikada işbaşı yapması, yola çıkması gereken insanlar vardır.

    Kişi dinin koyduğu zaman, sınırlar içinde ibâdetlerini -iş durumuna gore- edâ edebilme imkânına sahip olmalıdır. Aksi halde, gerçekte vakit girmiş olduğu halde, uzunca temkin uygulamaları sebebiyle, henüz vakit girmedi düşüncesiyle, ibadetini edâ edemeden işe başlamakta, yola çıkmakta ve böylece zamanla ibadet alışkanlığını kaybetmektedir.
    Bu itibarla, ibadet vakitlerinin, dinî ölçülere göre, hesaplanıp gösterilmesinde, bu vakitlere uzun temkin süreleri eklenmemesinde zarûret vardır.

    Din İşleri Yüksek Kurulu’nun söz konusu kararında, Güneşin doğuş ve batışında eski takvimlere göre hiçbir değişiklik yapılmamış, yani zarurî olan temkin süreleri olduğu gibi korunmuştur. Diğer vakitlerden de temkin tamamen kaldırılmamış; aşırı ve gereksiz olan süreler dört dakikaya indirilmiştir. Başkanlığımızca değişik tarihlerde ve değişik yerlerde yapılan ve devam ettirilmekte olan gözlemlerde de, temkinin zorunlu olduğunu gösteren bir sonuca ulaşılamamıştır.
    (Diyanet İşleri Başkanlığı)
    S.İslmy
    t




namaz vakitleri neden takvimlere göre değişiyor,  hangi takvime göre namaz