Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan calisma ile ilgili Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    calisma ile ilgili

    Reklam




    selamunaleykum

    Yine ben. . InsAllah rahatsiz etmiyorumdur. .

    Ben kutuphanede calisiyorum ve sorum su. .

    Kutuphanede calismak acaba harammi? Cunku sacma sapan romanlar muzik cdleri vs bulunmakta ve biz bunlar ile calismakta ilgilenmekteyiz.

    Diger sorum musterilerimizin arasinda erkekler var. Ben tesetturume dikkat ediyorum. Yinede bu durum haram ve gunahmi?

    Neredeyse 2 sene olacak. Kazandigim para haram ise ben ne yapmaliyim?

    Inanin istemiyorum. 7 ayin ortasinda bitiriyorum. Benimkisi egitim amacli meslek yapiyorum. Aslinda meslegim buroda ama tesetturlu oldugum icin almadklar. Kamu alaninda meslek yapiyorum ve cesitli bolumlerde normalde cakistiriyorlar ama beni sadece kuguphane bolumunde kabul ettiler.


    Keske benim babamda egitim almama karsi ciksaydi zorla evlendirseydi harama dusnenis olsaydim boyle calisarak.

    Inanin artik dayanamiyorum. Farzlari ve sunnetleri yerine getirmeye calisiyorum insAllah kabul olunur. Ama calismam erkek arasina cikmam ne kadar dogru.

    Kardeslerim az kaldi timarhane yolu gozukuyor bana. Biktim artik kafir bir devlette kafirler ile yasamaya. . Biktim.

    Ne yapnam gerekiyor? Allah rizasi icin konusun. Derdimi evde acinca tartisma ve kavga cikiyor. Ailem elhamdulillah abdestinde namazinda. Ama sanirim bu egitim okul konusunda cok hata yaptilar.


    Ben gercekten en guzel sekilde yasamaya calisirken hic dogru yasayamiyorum. Bakiyorum herkes oyle yasiyor pek inceleyen yok gibi.
    Mesela yediklerimizde o kadar supheeli haram katki varki ama herkes yiyor. Takvamizmi eksildi ne oldu¿

    Bu konudada dikkat ettim ve en sonunda ne oldu biliyormusunuz. Neredeyse yiyecek birsey bulamadim. Hurmada bile glikoz surubu var ve bu glikoza alkol kata biliyorlar. .

    Dis fircasi macunu bircok kisi dusunmeden kullaniyor. Hic okumuyorlarmi icindekieri?

    Tesettur desen gecen bir teyze masAllah dedi bana halbuki ne vardiki en takvalisini carsafimi kullandimda masAllahi hak ettim? Ama diger kafalsrini deve horgucu ve makyaj yapanlara benzemedigim icin belkide. .
    Kardeslerim neden boyle olduk neden uyuyoruz?
    Nedden kafLarina kule dikiyorlar?

    yasamak zor ve cok gunahkarim. Imreniyorum carsafiyla evde oturup ailesiyle ilgilenen benden kucuklere ve bnm yasimdakilere. ..

    Yapamadim ben. Ve eskiden daha belki bir kac haftaya kadar titizlikle surdururken hayati yoruldum simdi.beynim bedenim ruhum...

    Uzuluyorum ve kendimi dovesim geliyor. Bazen yapiyorumda...

    Ve simdi 2 seneye yakin yedigim para haram idiyse ben bittim. Bittim... Timarhaneye kaparlar beni belkide...

    Ozur dilerim uzun oldu....


    Paylaş
    calisma ile ilgili Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    ve aleykumusselam gayrimüslüm ülkelerde yaşayan müslümanlar için
    bazı çalışma kaideleri ve zorunlu haller hükümlerini okuyabilirsin
    zaruretten dolayı bazı durumlar mubaha dönüşe biliyor
    her sıkıntıya düşen tımarhaneye düşecek olsa bir tane
    aklı selim Müslümankalmazdı,dualarla Rabbimizden sabırlar dilememiz gerekir.


    2-
    Dar-ül-harpte, İslam’ın vakarını, şerefini korumak ve şöhretten, fitneden sakınmak vaciptir. [Mesela sarık sarmak, sakal bırakmak ve entari giymek fitneye sebep olacaksa, bunlar yapılmaz. Bunlar sünnet-i zevaiddir. Fitneye sebep olmak ise haramdır. Haram ile sünnet, hatta farz çakışınca, haram işlememek için farz tehir edilir, sünnet ise terk edilir. Sünnet ile mekruh çakışınca da sünneti terk etmek gerekir.]


    3-
    Zâlimler, saçını, kollarını açması için zorlarlarsa, (açmazsan, işten çıkaracağız) derlerse, örtülü olarak çalışacak başka yer bulamayınca, kadının kolları açık çalışması, İmam-ı Ebu Yusuf’a göre caiz olur. Kadının kulaklarından sarkan saçlarını örtmesi farz değil diyen müctehid âlimler de vardır. Böyle durumlarda, bu zayıf kavil ile amel etmek caiz olur.

    4-
    Fıkhın dört kısmını, [İbadet, nikah, alış veriş ve cezalar] Dar-ül-harpte de ahkam-ı İslamiyeye uygun yapmak, uşur vermek lazımdır. Gayrimüslim kadınların saç, kol ve bacaklarına bakmak, Dar-ül-harpte de haramdır. Sadece fasid alış verişler caizdir. Dar-ül-harpte imana gelen, farz olduğunu işitene kadar, kılmadığı namazları kaza etmez.

    5-
    Dar-ül-harpte bulunan Müslüman esir, serbest bırakılsa, rahat dolaşsa, çalışıp kazansa da, kâfirlere gadr etmesi caiz olur. Çünkü, onlara söz vermiş, müstemin olmuş değildir. Fakat, esirin de, onların kadınlarına, kızlarına tecavüz etmesi caiz değildir. Çünkü, nikahlı aileden başka bir kadınla beraber olmak zina olur.

    6-
    Dar-ül-harpte harbi ile yapılan sözleşmenin kıymeti yoktur. Kâfir olan sigortacılar ile sözleşme yapmak ve onlardan para almak helal olur.

    7-
    Dar-ül-İslam’da, Teminat mektubu vermek için alınan ücret caiz olmaz, kefalet de sahih değildir. Kâfiri böyle kefil yapmak, ihtiyaç halinde caizdir.

    8-
    Gayrimüslimlerin kanunlarına karşı gelerek, fitne çıkarmak da caiz olmaz. Kâfir ülkelerdeki kanunlara karşı gelmemek, onları ülül-emir olarak tanımak demek değildir. Allah’a isyana sebep olacak emirlere karşı gelinmez. Kanunlara karşı gelmek, nerde olursa olsun, fitne çıkmasına sebep olur. Fitneye sebep olmak haramdır. Bu haramları işleyen Müslüman, İslamiyet'i ve Müslümanları bütün dünyaya karşı barbar olarak tanıtmış olur. İslamiyet'e büyük zarar vermiş olur.

    9-
    Bankadan, zaruret olmadan para çekip faiz ödemek de haramdır.

    10-
    Küfür alametlerini dar-ül-harpte de kullanmak küfürdür. Bunları mizah için, başkalarını güldürmek için, şaka için kullanmak da küfre sebep olur. İtikadının doğru olması fayda vermez. Dinimizin küfür alameti dediği şeyleri mesela haç takmak, zünnar denilen papaz kuşağını takmak zaruretsiz caiz olmaz.

    11-
    Orada yeni Müslüman olana eziyet edilmiyorsa, mukim olur.

    12-
    Orada Müslüman olan kadın, kocası Müslüman olmaz ise iddetten sonra ayrılmış olur.

    13-
    Bankaya para yatırıp faizini almak caizdir. Ceride-i ilmiyye’deki fetvada
    (Dar-ül-harpte onların bankasına para yatırıp, bankadan faiz almak, helal olur)
    buyuruluyor.
    14-
    Orada zaruretsiz ehli kitap kadın ile nikah yapılmamalıdır. Çünkü haram diyen âlimler vardır.

    15-
    Orada had cezaları tatbik edilmez.





  3. 3
    yazının devamı

    Sual:
    (Gayrimüslim ülkelerde fasid alış verişler caizdir, ancak gadr etmek caiz değildir) deniyor. Gadr etmek ne demek? Birkaç örnek verilebilir mi?
    CEVAP
    Gadr etmek, verdiği sözde, yaptığı anlaşmasında durmamak, hainlik etmek demektir. Tam İlmihal’de diyor ki:
    Dar-ül-harpte bulunan bir müstemin Müslüman, mesela, Türkiye’den Fransa’ya, ticaret için gitmiş olan bir Müslüman, kâfirlerin malını, fasit akit ile alabilir. Çünkü, Dâr-ül-harbde bulunan müsteminin, gayrimüslimlerin mallarını, onların rızası ile alması caizdir. Fakat, gadr ile almak caiz olmaz. Yani sözünde durmamak, hıyanet etmek, her yerde haramdır. Gönül rızası ile malını almak, gadr değildir. Malına, canına, kadınına, kızına saldırmak gadr olur. Haram olur. Fakat, Müslüman ülkesinde bulunan müstemin kâfirin malını, gönül rızası ile olsa da, caiz olmayacak yol ile almak, gadr olur. Çünkü, İslam ülkesinde, İslamiyet’in emirlerine uygun hareket edilir. Mesela Meryem anayı ziyaret için Kudüs’e gelenlerden ve turistlerden ayakbastı parası veya başka isimlerle bir şey almak caiz olmaz. Müslüman hacıdan ayakbastı parası almak da haramdır.

    Dar-ül-harpte, gayrimüslimlerin mallarını gönül rızası ile, gadr yapmadan almak Hanefi’de caizdir. Diğer üç mezhepte caiz değildir.
    (Mecmâ’ul-enhür)

    Müstemin:
    Başka bir ülkeye, onların izni ile giren kimse demektir.

    Sual
    : Turistik bölgede dükkanım var. Hıristiyan turistler haç var mı diye sual ediyorlar. Onlara haç satmak caiz olur mu? Bir de, Hıristiyanlar, çok para veriyorlar, haç imal etmemi istiyorlar. Bize yaptırmasınlar diye çok para istedim, verelim dediler. Onlar için haç imal etmem caiz midir?
    CEVAP
    Haç, zünnar gibi küfür alametidir. Ancak bazı âlimlere göre satmak caizdir. Caiz demek yapılması lazım demek değildir. İhtiyaç olmadan yapmamak daha iyi olur.

    Sual:
    Avrupa’da yaşıyoruz. Domuz çobanlığı yapmak caiz mi?
    CEVAP
    Gayrimüslime ücretle domuz çobanlığı yapmak İmam-ı a’zam Ebu Hanife'ye göre caizdir, aldığı ücret helal olur.
    (Redd-ül Muhtar)

    Sual:
    Kâfirlerin yaptığı malları, ürettiği gıdaları, giysileri kullanmakta veya onlarla ticaret yapmakta bir sakınca var mı?
    CEVAP
    Hayır.

    Sual:
    Şimdi bir Müslümanın, Avrupa’ya gidip gayrimüslimlere hizmet etmesi caiz midir? Orada milletvekili olabilir mi?
    CEVAP
    Gayrimüslimlerin ülkesine dinimizde dar-ül-harp denir. Dar-ül-harpte kâfire ücret ile hizmet etmek caizdir. Dar-ül-İslam’da kâfire ücret ile hizmet etmek ise mekruhtur. İbni Abidin beşinci cilt, iki yüz elli birinci sayfada diyor ki:
    (Ücret ile kâfirin şarabını taşımak, kilise tamir etmek ve Hıristiyana zünnar gibi küfür alametlerini satmak İmam-ı a’zama göre caizdir. Müslüman müşteriye Mecusi mesti yapmak veya fasık elbisesi dikmek mekruhtur. Çünkü, Mecusi’ye ve fasıklara benzemeye sebep olmaktır.)

    Hiçbir dinde kâfir ülkesinde çalışmak ve kâfire hizmet yasak değil idi. Dinimizde de böyle bir yasak yoktur.

    Şimdiki Müslümanların Avrupa’ya çalışmaya gitmesi gibi, Mekke Müslümanları da Habeşistan’a hicret etmişler, orada gayrimüslimlerin işlerinde çalışmışlardı.

    Yusuf aleyhisselam, Peygamber olduğu halde, kulların sıkıntıda olduğunu görüp, hükümet reisi kâfir iken, ona giderek vazife istedi. Böylece, insanlara hizmet etti. O halde, kullara hizmet edeceğini bilen ve bunu kendinden başka yapacak kimsenin bulunmadığını gören, bu vazifeye bir zâlimin geçmesini önlemek ve Müslümanlara hizmet etmek için, kâfir olan âmirden bile vazife istemelidir. Münhal imamlığı, müftülüğü, vaizliği, öğretmenliği, polisliği talep etmelidir. Bir iyilik yapamasa da, hiç olmazsa, Müslümanların zararına çalışmayı önlemek de ibadet olur. Vazifeden istifa etmek de, bunun için, caiz değildir.
    (S. Ebediyye)

    Bazılarının, (Yusuf aleyhisselamın dininde gayrimüslime hizmet caiz idi, Müslümanlıkta yoktur) demelerinin hiç ilmi kıymeti yoktur. Gayrimüslime hizmet ederek çalışmak her dinde vardır. Çalışma işi, memur olarak olur, müdür olarak olur, milletvekili bakan olarak olur, yaparlarsa başbakan olur. Olur da olur. Yani bir mani yoktur.
    ]





  4. 4
    yazının devamı
    Müslümanın amiri, emiri kâfir olabilir. Mesela hadis-i şerifte,
    (Emir sana "Ya Müslümanlığı bırak veya öldürürüm" dese, Müslümanlığı bırakma, boynunu uzat)
    buyuruldu. (Hakim) [Müslüman olan emir, Müslümanlığı bırak demez.]

    Kâfirler arasında kalıp, malından, canından korkanın, onlara kalben değil de, dilden sevgi göstermesi caizdir. Kalbindekini gizlememek daha iyidir. Peygamberim diyen yalancı Müseyleme, doğru söyleyen bir sahabiyi şehit etmişti. O sahabinin inancını gizlemesi de caiz idi. Nitekim, müşrikler, Hazret-i Ammar’a, babası Hazret-i Yasir ve annesi Sümeyye hatuna işkence edip, "Lat ve Uzza putu, Muhammedin dininden iyi de" derler, demeyince de işkenceyi artırırlardı. Nihayet ana babası şiddetli işkence ile şehit edildiler. Hazret-i Ammar, kâfirlerin zorlamaları üzerine dediklerini diliyle söyledi. Ammar kâfir oldu dedikleri zaman, Resul-i Ekrem efendimiz,
    (Ammar kâfir olmadı, o baştan ayağa iman ile doludur. O, iki durumda karşılaştığında en doğru olanını tercih eder)
    buyurdu. Demek ki küfür olan bir sözü, böyle durumlarda yalnız dil ile söylemek caizdir. Resulullah efendimiz, Hazret-i Ammar’a
    (Müşrikler eziyet ederse, yine böyle söyle)
    buyurdu. (İ.Asakir, İ.Mace)

    Kâfirlerin galip olduğu yerde gerçeği söylememek caizdir. Şafii’de, zalim Müslümanlar arasında da caiz olur. Müslümanlar garip ve zayıf olduğu müddetçe kıyamete kadar her yerde caizdir. Çünkü, müminin kendinden zararı, mümkün olduğu kadar uzaklaştırması gerekir.

    İmam-ı Kurtubi hazretleri, (Allahü teâlânın indirdiğiyle hükmetmeyenler kâfirler, zalimler ve fasıklardır) mealindeki âyet-i kerimelerin ehli kitap olan gayrimüslimler için olduğunu bildiriyor. Diğer tefsir kitaplarında da böyle bildiriyor.

    Sual:
    Bir hadiste,
    (Allah, içki içene, içirene, alıp satana, yapana, taşıyana ve parasını yiyene lanet etti)
    dendiğine göre, şarap fabrikasına üzüm, bira fabrikasına arpa veya rakı fabrikasına anason satmak caiz midir?
    CEVAP
    İçkinin kendisi haram olduğu için bunu alıp satmak, saklamak, taşımak caiz değildir. İçki fabrikasına üzüm, arpa, anason satmak veya taşımak caizdir. Çünkü bunların kendileri haram değildir. Bu hususta muteber kitaplardaki bilgileri aşağıdaki yazımızda bildirdik.

    Sual:
    İslamiyet ile idare edilmeyen bir ülkede yaşıyorum. Kilise tamir etmek, şarap fabrikasına üzüm satmak caiz olur mu? Yahut şarap fabrikasına üzüm taşımam caiz midir? Bazı hocalara sordum, kesinlikle haramdır diyorlar.
    CEVAP
    Dürr-ül-muhtar
    kitabında diyor ki:
    Üzüm şırasını şarap yaptığı bilinen bir kimseye satmak caizdir. Çünkü günah şıranın kendisinde değildir. [Şıradan pekmez de, sirke de yapılabilir.], Şıra [şarap yapılarak] değişikliğe uğratıldıktan sonra alınıp satılması günah olur.

    İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
    Şarap yapan Müslümana üzüm satmak caizdir.
    (Kimya-i Saadet)

    İbni Âbidin hazretleri bâgîleri, âsîleri anlatırken buyuruyor ki:
    Fitne yapanlara, âsîlere silah satmak, tahrimen mekruhtur. Fakat, silah yapmaya yarayan eşyayı, mesela demir satmak mekruh değildir. Yani, günah yapmakta kullanılan şeyin kendini satmak, tahrimen mekruh olur. Bu şeyi hazırlamaya yarayan maddeleri satmak ise, tenzihen mekruh olur. Çalgıları satmak da tahrimen mekruh olup, çalgı yapılan tahtayı, çalgıcıya satmak, tenzihen mekruh olur. Dövüş horozunu da, fasıklara satmak tenzihen mekruhtur. Çünkü, horoz eti için satılır. Dövüş için satılmaz. Şarap yapana üzüm satmak da tenzihen mekruhtur. Çünkü, kendileri haram işlemekte kullanılmaz. Haram olan şeyin hazırlanmasında kullanılır. Bunları, helal olan yere satamayan kimsenin, tenzihen mekruh olan yere satması caizdir.
    (Redd-ül Muhtar)

    İslami ülkede caiz olunca, gayri İslami ülkede ise caiz olduğunda hiç şüphe kalmaz. Şarap fabrikasına üzüm, bira fabrikasına arpa taşımak da bunun gibi caizdir.

    Kilise tamirinde çalışmak mekruh değildir. Çünkü, bu işin kendisi günah değildir.
    (Bezzaziyye)
    Yine İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
    Ücret ile kâfirin şarabını taşımak, kilise tamir etmek ve Hıristiyana zünnar [papaz kuşağı] gibi küfür alametlerini satmak İmam-ı a’zama göre caizdir. (
    Redd-ül Muhtar
    5/251)

    Dini konularda bilmeden konuşmanın vebali, fetva nakletmenin mesuliyeti çok büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Fetva vermeye en cüretli olanınız, ateşe
    [girmeye]
    en cüretli olanınızdır.)
    [Darimi]

    (Bilmeden fetva verene, yer ve gökteki melekler lanet eder.)
    [İbni Lâl, İbni Asakir




anasonun içkiye fabrikasına vermek istemiyorum