Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan bir yakınımız dedi ki bilerek kılınmayan namaz kaza olmaz. Doğruluğu nedir acaba? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    bir yakınımız dedi ki bilerek kılınmayan namaz kaza olmaz. Doğruluğu nedir acaba?

    Reklam




    Selamünaleyküm,,
    Sizlere bir sorum olacak,
    Ben namazı bazen gelen vesveselerle kılmıyorum,günah biliyorum ama...
    Kaza namazlarını sonra kılarım diye düşünürken bir yakınımız dedi ki bilerek kılınmayan namaz kaza olmaz.
    Doğruluğu nedir acaba?
    Dua ile,,


    Paylaş
    bir yakınımız dedi ki bilerek kılınmayan namaz kaza olmaz. Doğruluğu nedir acaba? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    ve aleykumusselam ve rahmetullah.
    Bilerek veya bilmeyerek kılnmayan farz namazların dört mezhebe göre kazası kılınması gerekir.




  3. 3
    yekta kardeşim kaza namazı 2 şeyin dışında yoktur Kaza namazı kılanların ellerinde sağlam hiçbir dayanakları yoktur!!! bu 2 şey ise şudur.eğer uyuya kalmışsan uyandığın vakit o vakittir hemen kaçan namazını kılacaksın sonra giren vakti kılacaksın diğeri ise unutmuşsan aklına geldiği an vakit o vakittir kardeşim namazı terk etme namaz konusunda hiç taviz yok ashabı kiram savaşta namaz kılmışlardır



  4. 4
    amacım bu konuda yeniden tartışma çıkarmak değil ama sana diyeceğim şu
    anlaşılan o ki dört mezhep müçtehitlerinden
    daha fazla ilme sahipsin, bence sen buralarda
    boşuna heder oluyorsun gibime geliyor kardeşim



  5. 5
    Biz bu 4 mezheplerden önce o canımızdan çok sevdiğimiz allahın resulunun uygulamalarına baksak daha iyi olacak ayrıca beni şu ana kadar ne paylaştıysam hiç biri benim görüşüm değildir allah resulunun görüşleridir o ne derse uymak zorundayız ben tartışmaktan yanayım yeterki doğru ortaya çıksın



  6. 6
    Biz bu 4 mezheplerden önce o canımızdan çok sevdiğimiz allahın resulunun uygulamalarına baksak daha iyi olacak ayrıca beni şu ana kadar ne paylaştıysam hiç biri benim görüşüm değildir allah resulunun görüşleridir
    o görüşleri sana bildiren ve hükümler çıkaran kimler?
    yada bu hükümleri çıkarırken uydurmuşlar mı?

    bu yazı tam senlik buyur oku

    Kur’an ve sünnetten başka delil tanımayan mezhepsizlerin suallerine benzemektedir. Bu sual birkaç yönden yanlıştır:
    1- Dinimizde dört delil vardır. İkisini inkâr etmek, bir hak mezhebe bağlanmamak dalalettir. Mezhebimizin hükmü nedir diye sual edilmesi gerekirdi.
    2- Resulullah efendimizin statüsü, konumu farklıdır. Ona farz olan, bize farz olmayabilir. Mesela teheccüd namazı ona farz, bize nafiledir.

    Ona haram olan şeyler bize caiz olabilir. Mesela şiir yazmak, şiir söylemek, soğan sarımsak yemek Resulullaha caiz değil idi. Bize caizdir. Demek ki Onun yapmadığı ölçü değil, bize izin verip vermediği ölçüdür.


    Ona caiz olan bazı şeyler, bize caiz olmayabilir. Mesela Resulullah efendimiz, boşadığı kadınla evlenmesi caiz idi. Bize caiz değildir.

    Bir kimse ölünce, hanımı başkası ile evlenebilir. Ama Resulullahın hanımları başkası ile evlenemez. Çünkü onlar müminlerin anneleridir.

    Demek ki Resulullah efendimizin bizzat yapıp yapmadığı değil, bize yapın veya yapmayın dediği ölçü olur. Bunu da biz bilemeyiz ancak müctehid âlimler bilir. Onun için herkes mezhebinin hükmü ile amel eder. (Resulullah böyle yaptı veya yapmadı) diyerek kendi kafasına göre hüküm veremez
    .




  7. 7
    Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Herkim sarımsak veya soğan yemişse bizden yahut mescidimizden uzak dursun ve evinde otursun!..’ buyurdu.”
    Buhari 837, Müslim 564/73, Ebu Avane 1/412, Nesei 706, Tirmizi 1807, İbni Mace 3365, İbni Hibban 2086, İbni Huzeyme 1668, Humeydi 1278, Tabarani Mucumu’s-Sagir 2/128, Ebu Yağla 2226, Beyhaki 3/76, Ahmed 3/387, Albânî İrva 547................ ÇOK GÜZEL YAZIYORSUNDA BİRDE DELİLİN OLSA SÜPER OLACAK BAK BEN DELİLLİ ISPATLI HADİS OKU ARTI HERKES MESHEBİNİN HÜKMÜNE GÖRE DEĞİL ALLAH RESULUNUN HÜKMÜNE GÖRE AMEL ETMESİ GEREKİ BİZİ SAADETE GÖTÜRECEK BİR TEK ODUR.............................................. ..



    Ey İnsanlar*! Emirlerini yerine getirmek ve yasaklarından kaçınmak suretiyle Rabbinizden size indirilen Kur’an’a uyun! O’nun dışındaki dostlara uymayın! Şüphesiz ki siz, çok az ibret alarak hakka dönüyorsunuz.”
    A’raf 3


    “Allah’a ve Rasulüne itaat edin; umulur ki merhamet olunursunuz.”
    Âl-i İmran 132,



    “Kim Rasule itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onlara koruyucu olarak göndermedik.”
    Nisâ 80

    De ki: Allah’a itaat edin, Rasule itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, artık Rasulün sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Rasule düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.”
    Nûr 54


    “Rasulün emrine aykırı davrananlar, başlarına bir belâ gelmesinden veya kendilerine çok elemli bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.”
    Nûr 63


    “Rasul size neyi verirse onu alın. Size neyi de yasakladıysa ondan uzak durun.”
    Haşr 7 .

    ŞİMDİ DURUM BU İKEN SANA SORUYORUM ALLAH RESULUNUN SÜNNETLERİNE Mİ YOKSA SİZİN MEZHEP İMAMLARINA MI İMAN EDECEZ





  8. 8
    tek isteğin fitne çıkarmak takmışsın mezhep imamlarına
    defalarca izah etmeye uğraştım mezhep imamlarının içtihatleri
    ne kitap Hadis nede sünnetlere dayanmadan yapılan uydurmalardır diyebilirmisin?
    Mezhep imamları kitap sünnetten bilmezlerdi diyebilirmisin?
    eğer dersen yazıklar olsun sana,başka sözüm yok



  9. 9
    Sen bana fitneci dein ya başka birşey demiyorum benim amacım belli ben kendimi biliyorum ama benim senin üzerinde hakkım kaldı senden öbür tarafta davacı olacağım............



  10. 10
    Gayemiz

    Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
    “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü men eden bir topluluk olsun! İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.”
    Âl-i İmran 104
    Allah-u Teâlâ yine şöyle buyuruyor:
    “Siz, insanlar için çıkartılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülüğü men edersiniz ve Allah’a iman edersiniz...”
    Âl-i İmran 110
    Allah-u Teâlâ başka bir ayette şöyle buyuruyor:
    “Asra andolsun ki, insan hüsrandadır. Ancak iman edip salih amel yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”
    Asr 1, 2, 3
    Allah-u Teâlâ başka bir ayette de şöyle buyuruyor:
    “Ey iman edenler! Allah’tan korkun. Herkes yarın için ne hazırladığına bir baksın. Allah’tan korkun! Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Allah’ı unuttukları için, Allah’ın da kendilerini, unutturduğu kimseler gibi de olmayın! İşte onlar fasıkların ta kendileridir! Cehennemlikler ile cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler, muradlarına erenlerin ta kendileridir.”
    Haşr 18, 20
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Sizden kim bir münker görürse onu eliyle değiştirsin! Eğer ona gücü yetmezse diliyle onu değiştirsin! Eğer ona da gücü yetmezse kalbiyle değiştirsin! Bu ise imanın en zayıfıdır.”
    Müslim 49/78
    Huzeyfe bin el-Yeman (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarsınız. Ya da Allah Kendi indinden bir azap gönderir ki, sonra o azabı kaldırması için Allah’a dua edersiniz de size icabet olunmaz...’ buyurdu.”
    Ahmed 5/388, Tirmizi 2259, Begavi 4154, Albânî Sahihu’l-Cami 7070
    Selman (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
    ‘Yaşayanların amelinden üç tanesi ölülerin lehine ecir olarak devam eder:
    1) Arkasından kendisine dua eden salih bir nesil bırakan kimse. Onların duası o kimseye ecir olarak yazılır.
    2) Faydası devamlı olan bir sadaka yapan kimse. Bu şahsın sadakası onun faydası devam ettiği müddetçe ölümünden sonra kendisine ecir olarak yazılmaya devam eder.
    3) İlim öğreten kimsenin ecri de o ilimle amel edildiği sürece amel edenlerin ecrinden bir şey noksanlaşmaksızın o kimseye yazılmaya devam eder,’ buyurdu.”
    Tabarani Mucemu’l-Kebir 6181, Albânî Sahihu’l-Cami 888
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Kendi nefsini unutarak insanlara hayır öğreten âlimin örneği, insanları aydınlatmak için yanan kandil gibidir.”
    Tabarani Mucemu’l-Kebir 1681, Albânî Sahihu’l-Cami 5837
    İşte bu Ayetler ve Sahih Hadisler ışığında “GAYEMİZ” insanlara iyiliği emredip, kötülükten men etmektir! Birde öldükten sonra amel defterimizin kapanmamasını istiyorsak, insanlara ilim öğretmemiz gerekir. Bununla beraber insanlara iyiliği emredip kötülüğü yasakladığımız halde kendimiz bunları yapmazsak aşağıdaki Sahih Hadisin muhatabı oluruz ki; bundan da Allah’a sığınırız.
    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
    “Kıyamet günü bir adam getirilir ve ateşin içine atılır. Ateşin içinde bağırsakları dışarıya dökülür. Bu sebeple o kimse bağırsaklarının etrafında eşeğin değirmen etrafında döndüğü gibi döner.
    Bunun üzerine ateş ahalisi onun etrafına toplanırlar ve:
    −Ey falan, senin bu halin nedir derler, sana ne oldu. Sen bize iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklar değil miydin derler.
    O kimse:
    −Evet, ben size iyiliği emrederdim ancak onu kendim yapmazdım. Ben size kötülüğü yasaklardım ve onu kendim yapardım diye karşılık verir.”
    Ahmed 21843, Buhari 3065, Müslim 2989/51, Albânî Sahihu’l-Cami 8022



  11. 11
    Gayemiz
    gayeniz ne olduğu aşikar
    vahhabi görüşlerini kendine sakla
    bu site vahhabilere ait değil kayseril
    birde Nureddin Yıldız hocayı buyur oku
    belki hissene bir şeyler düşer



    SORU:
    Kaza namazı diye bir şey var mıdır?

    CEVAP:
    ‘Kaza namazı’ Ümmet’in fukahasına göre vardır. Bir iki kısık sayılabilecek sese göre ‘kaza namazı yoktur’ dense de vardır: İlmihal kitaplarımızdaki bilgiler kafadan atılmış bilgiler değildir.

    Nureddin Yıldız

    -----------------



    SORU: Hocam kaza namazı var mıdır? Hadislerde 3 durumdan dolayı kaza namazı olduğunu biliyoruz bugün insanlar keyfi olarak namaz kılmıyorlar bir hocaefendinin yanına gittiklerinde ise onlara şu kadar senelik kaza namazın var denilince büsbütün namaza başlama arzu duymuyorlar.Bazı alimler ise samimi bir tövbenin ardından kaza namazı olmaksızın namaza başalayabilecekleri yönde fetva verebiliyorlar bu durumda olan çok tanıdıklarımız var bizi aydınlantıcı bir cevabınızı istirham ediyoruz.

    CEVAP:
    Namazın, dinin direği olmaktan dinde önemli bir ibadet olmaya doğru kaydığı bir zamanda yaşıyoruz. Dinin dağılacak en son halkası olan namaz, toplantı, misafir gibi hiç bir şekilde özür sayılmayacak nedenlerle terk edilebilmektedir. Daha da vahim olanı, Müslümanların namaz kusuru bulunan insanları ayıplı görmemeye başlamalarıdır. Diploma ve kariyerin namaz kusurunu örtebildiği bir zamanda yaşadığımızı bilmemiz gerekiyor.
    Namaz, asla önemli bir ibadet olarak tarif edilemez. Namaz dindir, İslam’dır.
    Namazın terk edilmesi durumunda kaza edilip idilmeyeceği hakkında konuşulanlar sözünü ettiğimiz anlayıştan kaynaklanmaktadır. Bu ümmetin ilim erbabı olan büyükleri (bunların başında da dört mezhep imamı gelmektedir.) namazın herhalükârda kesinlikle kaza edilmesi gerektiğine ittifak etmişlerdir. Sadece İbni Hazm ve İbni Teymiye, BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE TERK EDENİN namazlarını kaza etmesinin mümkün olmadığını iddia etmişlerdir. Onlara göre böyle bir tavır kaza ile kapatılamaz bir durumdur. Ama onlar da BİLİNÇLİ BİR TERK OLMADIKÇA namazın kaza edileceğini söyleyenler arasındadırlar.
    Netice olarak ilim erbabı, namazın unutma, sıkışıklık ve benzeri özürlerle kılınamaması veya kasten terk edilmesi halinde kesinlikle kaza edilmesi gerekmektedir. İmam Nevevi, bu konuda görüşüne dikkat edilmesi gereken ulemanın icmaı bulunduğunu söylemektedir. (Mecmu’, 1/578, Beytülefkârıddevliyye, Lübnan,2009)

    Ümmet olarak, dinimizin direğinde ortaya çıkan gevşekliğe karşı topluca onu güçlendirme hamlesinde olmamız şarttır. Zaten fırsat kollayan tembel nefislerimizi, kenarda kalmış itibar edilmez görüşlerle kışkırtmak akıllıca değildir. Bu ümmet namazın din demek olduğuna, onu bir nedenle kılamayanın kesinlikle kaza etmesi gerektiğine ittifak etmiştir. Kimin ne diyeceği çok önemli değildir. Sözüne itibar edilir âlimler diyeceklerini demişlerdir. (Bkz. Said Ebu Ceyb, Mevsuatulicma’, 3/954, Dımaşk; el-İkna’ Fi Mesaililicma’, el-Fasî, Tahkik, Faruk Hammade, 1/354, Dimaşk,2003; el-İcma’ İnde Eimmeti Ehilssünnetilerbaa, 42, Riyad, 2003)

    Namazın nasıl kaza edileceğine dair bilgiyi de hehangi bir ilmihalden okumanızda fayda vardır. Zira namazın kaza edilmesi ürkülecek kadar ağır bir yük değildir. Allah’ın rahmetinin ne denli geniş olduğunu unutmayalım.

    Nureddin Yıldız

    ------------------

    Kaza namazlarını ne zaman kılmak gerekli?


    SORU: Allahın selamı mağfireti üzerinize olsun. Benim sorum olacak. Ben bazen pazar günleri ikindiyi kıldıktan sonra cemaat dağıldıktan sonra sabah namazı dahil bütün kazaları böyle kılsam olur mu? Akşam vakti girene kadar 2 bazen yatsı namazını kılamıyorum yatsı namazını hangi vakitlerde kaza etsem olur ikindi mi öğlen mi?

    CEVAP:
    Üzerinde kaza namazı bulunan mü’min, o namazları gün gün şeklinde kılması gerekmez. Vakit vakit kılabilir. Ne zaman fırsat bulursa o fırsatta bir, iki, üç ve daha fazla namazı kaza edebilir. Yalnız, Akşam namazına ve öğlen namazına bir saat kala ile güneş doğduktan sonraki bir saatte kılmaması daha doğrudur. Allah’a emanet olunuz.

    Nureddin Yıldız




    Muminem

  12. 12
    Kaza namazlarını sonra kılarım diye düşünürken bir yakınımız dedi ki bilerek kılınmayan namaz kaza olmaz.
    Doğruluğu nedir acaba?
    Dur-i Yekta kardeşim bu konuda son olarak
    ehl-i sünnet olan Nureddin Yıldız hocanın
    görüşlerini dikkate alabilirsin diğer vahhabi görüşler
    ehl-i sünneti bağlamaz





  13. 13
    sen benden helallik istemen gerekirken hala cevap peşindesin ALLAH SENİ AFFETSİN



  14. 14
    Alıntı kayseril Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sen benden helallik istemen gerekirken hala cevap peşindesin ALLAH SENİ AFFETSİN
    lütfen yorum yapma,istediğin yolda git
    ama artık cevap yazma bana



keyfi kılınmayan namazın kazası olur mu