Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan Ölmek istemek günah mıdır? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Ölmek istemek günah mıdır?

    Reklam




    benim derdimin dermanı yok o yüzden yaşamak istemiyorum günah mıdır bu?


    Paylaş
    Ölmek istemek günah mıdır? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    lütfen bana yardım edin



  3. 3
    Değerli kardeşimiz;



    Bu hususta Allah Rasulu ( a.s.m )nun ifadeleri aynen şöyledir:

    "Sizden hiç kimse maruz kaldığı bir zarar sebebiyle, ölümü temenni etmesin. Mutlaka onu yapmak mecburiyeti hissederse, bari şöyle söylesin: 'Rabbim! Hakkımda hayat hayırlı ise, yaşat. Ölüm hayırlı ise canımı al.' " (Buhari, Merda, 19)

    1. Hadiste Rasulullah ( a.s.m )’ın ilk muhatabı, ashab-ı kiram ise de kıyamete kadar gelecek bütün Müslümanlar aynı şekilde muhatap olmaktadırlar, yani yasak hükmü bütün müslümanlar için ner zaman geçerlidir.

    2. Hadiste konu edilen “zarar” için, Alimlerin çoğu “dünyevi zarar” demiştir. Buna göre, kişi “dinde fitneye düşmek” gibi dini bir zarar söz konusu olacaksa böyle bir durumda ölümü istmeke günah olmaz.

    İbnu Hibbân'da gelen bir rivayette bu konu daha da açık gözükmektedir: "Sizden hiç kimse dünyada mâruz kaldığı musibet sebebiyle ölümü temenni etmesin." Burada "dünyada" diye sebep açıkça belirtilmektedir. Sahabeden bazıları, dünyevî olmayan bazı düşüncelerle ölümü temenni etmiştir.

    Nitekim Muvatta'da Hz. Ömer'in şöyle dua ettiği kaydedilir: "Ey Rabbim, yaşım ilerledi, kuvvetim zayıfladı, raiyyetim her tarafa intişâr etti. Artık fazla zarara düşmeden, ölçümü kaçırmadan beni yanına al."

    Yine Muvatta'da, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın da şöyle dua ettiği nakledilmiştir: Ya Rabbi, senden bana hayırlı işleri yapmayı, kötü işlerin terk etmeyi, fakirlerin sevgisini nasip etmeni temenni ediyorum. İnsanlar arasında bir fitneye sebep olacaksam, beni yanına al, fitneye bulaşmamış olarak dünyadan ayrılayım."

    Yine Ahmed İbnu Hanbel ve başka kaynaklarda kaydedildiğine göre, Âbis el Gıfârî şöyle dua etmiştir: "Ey Tâun! beni al götür!". Kendisine: "Niye böyle söylüyorsun, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Ölümü temenni etmeyin" demedi mi!" denince şu cevabı vermiştir: "Ben Resûlullah'ın şöyle söylediğini işittim:

    "(Kıyamet alâmetlerinden) şu altı durum ortaya çıkmadan önce ölüme koşun: "Sefih (kıt akıllı) insanların hâkimiyeti, polislerin çoğalması, hükmün satılması (mahkemelerde rüşvetle hüküm verilmesi), insan kanının değerini kaybetmesi, sıla-i rahmin (akrabaları ziyaretlerin) kaybolması, Kur'ân'ı musiki yerine tutacak zamanelerin çıkması..."

    Bu konuya temas eden âlimler, ölüm temennisiyle ilgili, Kur'ân'dan da iki âyet gösterirler:

    1. Hz. Yusuf'un duası: "Benim canımı Müslüman olarak al ve beni sâlihlere dâhil eyle" (Yusuf 101). Hz. Yusuf bu duayı, dünyevî nimetlerin zirvesine ulaşınca yapmıştır.

    2. Hz. Süleyman'ın duası: "Rabbim!... Rahmetinle beni iyi kullarının arasına koy" (Neml 19).

    Buharî'de kaydedilen Resûlullah'ın bir duası da şöyledir: Allahım, beni affet, bana merhamet buyur ve beni Refik-i Ala'ya/Yüce Dost'a ulaştır.

    Bu duaların ölüm geldiği ana mahsus olduğu belirtilir, yani bu dualarda ölümün âcilen gelmesi istenmiyor, "Öleceğimiz vakit hayırlı bir sonla hayatımız kapansın, öbür dünyada salihlerle birlikte olalım" temennisinde, duasında bulunuluyor" denmiştir. Ayrıca, "Dualarda ölüme yer verilmesi, ölmeyi istemek değil, ölüm hâdisesini zihinde canlı tutmak, unutmamak içindir" şeklinde açıklama da yapılmıştır.

    Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), hayatın mü'minler için ölümden hayırlı olduğunu söyler:

    "Mü'min kişinin ömrü, onu hayırca ziyadeleştirir.”

    "Sizden kimse ölümü temenni etmesin. Muhsin (iyi amel üzere) ise hayır cihetiyle artacağı umulur. Kötü amel işliyorsa kötülükten dönüp Allah'ın rızasını arayacağı ümid edilir." Mamafih, iyilerin de bozulma ihtimali olsa da bunun istisna olduğu, aslolanın, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın buyurduğu gibi yaşamanın daha hayırlı olacağı belirtilmiştir. Şu halde ölüm, hayırlı amellerin, sevabın son bulmasıdır. Öyle ise ölüm temenni edilmemelidir.

    ÖLÜMÜ İSTEMEK NİÇİN YASAKLANMIŞTIR?

    İslâm inancına göre, ecel kaderle bağlıdır, dua ve temenni ile değildir. Kişinin eceli gelince, istese de istemese de, ne uzar ne kısalır (Yunus 49, Nahl 61). Şu halde ölümü temenni etmek veya etmemek, ahlakî bir yöne sâhip, bir mü'minlik edebidir. Bu açıdan ölümü temennî etmede iki mühim ahlâkî sakınca görmek mümkündür:

    1) Kadere karşı bir itiraz söz konusu olabilir.

    2) Gayesi çeşitli hallerle imtihan olan hayat vazifesinden kaçmak olabilir. Bu ise meskenettir, kişiyi ruhen yıkmaktır. Kur'ân-ı Kerim, maldan, candan, meyvelerden eksiltmeler, musibetler ve korkularla imtihan edilmek üzere insanın yaratıldığını bildirmekte (Bakara 155, Mülk 2) bu imtihanı kazanmak için sabır tavsiye etmektedir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yarın kıyametin kopacağını bilse bile bugün elindeki filizini dikmeyi emretmektedir.

    Böylesi bir hayat anlayışı getiren İslâm dininin diğer taraftan, dünyevî, maddî musibetler sebebiyle ölümü temenni etmeyi uygun görmesi mümkün değildir. Bu durumlarda ölümü temenni etmenin meşru olması, hayatın musibetleri karşısında mukavemet gücünü kırıcı olurdu. Hatta, ölümü temenni etmeyi meşru kılan sebepler arasında zikredilen bazı durumların meydana geldiği zamanlarda bile hayattan kaçmanın esas alınmaması gerekir. Zira ölümü temenniyi meşru kıldığı belirtilen hallerle ilgili rivayetlerin asıl gayesi, sayılan o hallerin kötülüğünü bildirmek ve zihinlerde yer etmesini sağlamaktır. Sözgelimi son kaydettiğimiz hadiste saılan altı halden meselâ "hükmün satılması" yani rüşvet yoluyla mahkemelerden hüküm satın alınması, böyle bir toplumda adaletin kalmadığının ifadesidir. Böyle bir toplum, sosyal yapının bozukluğun en ileri safhalarına varmış demektir. İnananlar, ölümü bile meşru kılacak böylesine kötü bir amelden sakındırılmış olmaktadır. Sayılan diğer ameller de böyledir.

    Bu çeşit hadislerin asıl gayesi, sayılan ameller sebebiyle ölümün temennisini meşru kılmak olsaydı, her devirde ölümü temenni etmek meşru olmuş olurdu, zîra bu kötü ameller hiç bir zaman toplumlarda eksik olmamış, aksine hep işlenegelmiştir. Söylediğimiz bu konuya destek veren bir durum, Ahmed İbnu Hanbel'den kaydettiğimiz hadisin başka bir veçhinde: "Altı kötü iş ortaya çıkmadan önce hayır amel işlemekte acele edin.." denmiş olmasıdır. Yani o fitneler hatırlatılarak, iyi amele teşvik edilmektedir.


    Ölüm acıdır. Hayatta olmak ahirete daha iyi hazırlanma imkan ve fırsatını verir. Bunun için ölüm arzu edilmez. İşte bundan dolayı Peygamberimiz: "Ölümü temenni etmeyin" buyurmuştur.

    Şiddetli ağrılar ve sancılar içinde kıvranan bir hasta, düşkün ve bakacak kimsesi olmayan bir kişi: "Allahım! Bana yaşamak hayırlı ise hayat ver, ölüm hayırlı ise canımı al" (Müslim, Zikr, 10) diye dua edebilir.

    Can çekişmek, ruh teslim etmek, ölüm sarhoşluğu (sekeratu'l-mevt) zordur. Mümin bunu Allah'tan bilir ve sabreder. Eğer bu elem ve ızdıraba sabrederse günahları silinir, derde sabretmek günahlara keffaret olur. (Ebu Davud, Cenaiz, 1,3)

    bk. Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-ü Site – Muhtasarı tercüme ve şerhi – Akçağ Yayınları, 5/9.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet





  4. 4
    hepimizin derdi var ama yaşamaya çalışıyoruz

    Rabbim erkesi türlü türlü imtihanlardan geçirir

    senin derdin ne bilimiyorum ama senin sınavında budur

    ölemek istemek çözüm mü

    sabret ve Rabbinin açıcağı kapıyı bekle







    Ölümü istemek, temenni etmek caiz midir?

    Soru

    Yaşamak yerine ölümü dilemenin sakıncası var mıdır? Şahsen ben Allah uzun ömür versin diye dua ettiklerinde ürperiyorum. İnsanlığın ağır yükü ve sınavın çetinliğinden cok korkuyorum. şahsen tercih hakkım olsa taş toprak olabilmeyi isterdim. taktir Allah ın ama yaşamaktan sa ölmeyi tercih ederdim. bu şekilde düşünmek ve dua etmenin sakıncası var mıdır? Allah ın zoruna gidecek düşüncelere sahip olmayı asla istemem.

    Cevap

    Değerli kardeşimiz;


    Bu hususta Allah Rasulu ( a.s.m )nun ifadeleri aynen şöyledir:

    "Sizden hiç kimse maruz kaldığı bir zarar sebebiyle, ölümü temenni etmesin. Mutlaka onu yapmak mecburiyeti hissederse, bari şöyle söylesin: 'Rabbim! Hakkımda hayat hayırlı ise, yaşat. Ölüm hayırlı ise canımı al.' " (Buhari, Merda, 19)

    1. Hadiste Rasulullah ( a.s.m )’ın ilk muhatabı, ashab-ı kiram ise de kıyamete kadar gelecek bütün Müslümanlar aynı şekilde muhatap olmaktadırlar, yani yasak hükmü bütün müslümanlar için ner zaman geçerlidir.

    2. Hadiste konu edilen “zarar” için, Alimlerin çoğu “dünyevi zarar” demiştir. Buna göre, kişi “dinde fitneye düşmek” gibi dini bir zarar söz konusu olacaksa böyle bir durumda ölümü istmeke günah olmaz.

    İbnu Hibbân'da gelen bir rivayette bu konu daha da açık gözükmektedir: "Sizden hiç kimse dünyada mâruz kaldığı musibet sebebiyle ölümü temenni etmesin." Burada "dünyada" diye sebep açıkça belirtilmektedir. Sahabeden bazıları, dünyevî olmayan bazı düşüncelerle ölümü temenni etmiştir.

    Nitekim Muvatta'da Hz. Ömer'in şöyle dua ettiği kaydedilir: "Ey Rabbim, yaşım ilerledi, kuvvetim zayıfladı, raiyyetim her tarafa intişâr etti. Artık fazla zarara düşmeden, ölçümü kaçırmadan beni yanına al."

    Yine Muvatta'da, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın da şöyle dua ettiği nakledilmiştir: Ya Rabbi, senden bana hayırlı işleri yapmayı, kötü işlerin terk etmeyi, fakirlerin sevgisini nasip etmeni temenni ediyorum. İnsanlar arasında bir fitneye sebep olacaksam, beni yanına al, fitneye bulaşmamış olarak dünyadan ayrılayım."

    Yine Ahmed İbnu Hanbel ve başka kaynaklarda kaydedildiğine göre, Âbis el Gıfârî şöyle dua etmiştir: "Ey Tâun! beni al götür!". Kendisine: "Niye böyle söylüyorsun, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Ölümü temenni etmeyin" demedi mi!" denince şu cevabı vermiştir: "Ben Resûlullah'ın şöyle söylediğini işittim:

    "(Kıyamet alâmetlerinden) şu altı durum ortaya çıkmadan önce ölüme koşun: "Sefih (kıt akıllı) insanların hâkimiyeti, polislerin çoğalması, hükmün satılması (mahkemelerde rüşvetle hüküm verilmesi), insan kanının değerini kaybetmesi, sıla-i rahmin (akrabaları ziyaretlerin) kaybolması, Kur'ân'ı musiki yerine tutacak zamanelerin çıkması..."

    Bu konuya temas eden âlimler, ölüm temennisiyle ilgili, Kur'ân'dan da iki âyet gösterirler:

    1. Hz. Yusuf'un duası: "Benim canımı Müslüman olarak al ve beni sâlihlere dâhil eyle" (Yusuf 101). Hz. Yusuf bu duayı, dünyevî nimetlerin zirvesine ulaşınca yapmıştır.

    2. Hz. Süleyman'ın duası: "Rabbim!... Rahmetinle beni iyi kullarının arasına koy" (Neml 19).

    Buharî'de kaydedilen Resûlullah'ın bir duası da şöyledir: Allahım, beni affet, bana merhamet buyur ve beni Refik-i Ala'ya/Yüce Dost'a ulaştır.

    Bu duaların ölüm geldiği ana mahsus olduğu belirtilir, yani bu dualarda ölümün âcilen gelmesi istenmiyor, "Öleceğimiz vakit hayırlı bir sonla hayatımız kapansın, öbür dünyada salihlerle birlikte olalım" temennisinde, duasında bulunuluyor" denmiştir. Ayrıca, "Dualarda ölüme yer verilmesi, ölmeyi istemek değil, ölüm hâdisesini zihinde canlı tutmak, unutmamak içindir" şeklinde açıklama da yapılmıştır.

    Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), hayatın mü'minler için ölümden hayırlı olduğunu söyler:

    "Mü'min kişinin ömrü, onu hayırca ziyadeleştirir.”

    "Sizden kimse ölümü temenni etmesin. Muhsin (iyi amel üzere) ise hayır cihetiyle artacağı umulur. Kötü amel işliyorsa kötülükten dönüp Allah'ın rızasını arayacağı ümid edilir." Mamafih, iyilerin de bozulma ihtimali olsa da bunun istisna olduğu, aslolanın, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın buyurduğu gibi yaşamanın daha hayırlı olacağı belirtilmiştir. Şu halde ölüm, hayırlı amellerin, sevabın son bulmasıdır. Öyle ise ölüm temenni edilmemelidir.

    ÖLÜMÜ İSTEMEK NİÇİN YASAKLANMIŞTIR?

    İslâm inancına göre, ecel kaderle bağlıdır, dua ve temenni ile değildir. Kişinin eceli gelince, istese de istemese de, ne uzar ne kısalır (Yunus 49, Nahl 61). Şu halde ölümü temenni etmek veya etmemek, ahlakî bir yöne sâhip, bir mü'minlik edebidir. Bu açıdan ölümü temennî etmede iki mühim ahlâkî sakınca görmek mümkündür:

    1) Kadere karşı bir itiraz söz konusu olabilir.

    2) Gayesi çeşitli hallerle imtihan olan hayat vazifesinden kaçmak olabilir. Bu ise meskenettir, kişiyi ruhen yıkmaktır. Kur'ân-ı Kerim, maldan, candan, meyvelerden eksiltmeler, musibetler ve korkularla imtihan edilmek üzere insanın yaratıldığını bildirmekte (Bakara 155, Mülk 2) bu imtihanı kazanmak için sabır tavsiye etmektedir. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yarın kıyametin kopacağını bilse bile bugün elindeki filizini dikmeyi emretmektedir.

    Böylesi bir hayat anlayışı getiren İslâm dininin diğer taraftan, dünyevî, maddî musibetler sebebiyle ölümü temenni etmeyi uygun görmesi mümkün değildir. Bu durumlarda ölümü temenni etmenin meşru olması, hayatın musibetleri karşısında mukavemet gücünü kırıcı olurdu. Hatta, ölümü temenni etmeyi meşru kılan sebepler arasında zikredilen bazı durumların meydana geldiği zamanlarda bile hayattan kaçmanın esas alınmaması gerekir. Zira ölümü temenniyi meşru kıldığı belirtilen hallerle ilgili rivayetlerin asıl gayesi, sayılan o hallerin kötülüğünü bildirmek ve zihinlerde yer etmesini sağlamaktır. Sözgelimi son kaydettiğimiz hadiste saılan altı halden meselâ "hükmün satılması" yani rüşvet yoluyla mahkemelerden hüküm satın alınması, böyle bir toplumda adaletin kalmadığının ifadesidir. Böyle bir toplum, sosyal yapının bozukluğun en ileri safhalarına varmış demektir. İnananlar, ölümü bile meşru kılacak böylesine kötü bir amelden sakındırılmış olmaktadır. Sayılan diğer ameller de böyledir.

    Bu çeşit hadislerin asıl gayesi, sayılan ameller sebebiyle ölümün temennisini meşru kılmak olsaydı, her devirde ölümü temenni etmek meşru olmuş olurdu, zîra bu kötü ameller hiç bir zaman toplumlarda eksik olmamış, aksine hep işlenegelmiştir. Söylediğimiz bu konuya destek veren bir durum, Ahmed İbnu Hanbel'den kaydettiğimiz hadisin başka bir veçhinde: "Altı kötü iş ortaya çıkmadan önce hayır amel işlemekte acele edin.." denmiş olmasıdır. Yani o fitneler hatırlatılarak, iyi amele teşvik edilmektedir.

    Ölüm acıdır. Hayatta olmak ahirete daha iyi hazırlanma imkan ve fırsatını verir. Bunun için ölüm arzu edilmez. İşte bundan dolayı Peygamberimiz: "Ölümü temenni etmeyin" buyurmuştur.

    Şiddetli ağrılar ve sancılar içinde kıvranan bir hasta, düşkün ve bakacak kimsesi olmayan bir kişi: "Allahım! Bana yaşamak hayırlı ise hayat ver, ölüm hayırlı ise canımı al" (Müslim, Zikr, 10) diye dua edebilir.

    Can çekişmek, ruh teslim etmek, ölüm sarhoşluğu (sekeratu'l-mevt) zordur. Mümin bunu Allah'tan bilir ve sabreder. Eğer bu elem ve ızdıraba sabrederse günahları silinir, derde sabretmek günahlara keffaret olur. (Ebu Davud, Cenaiz, 1,3)
    bk. Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-ü Site – Muhtasarı tercüme ve şerhi – Akçağ Yayınları, 5/9.


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  5. 5
    ben defalarca depresyona girdim yıkılıyorum anında karnımdan sesler geliyor insanlar gaz anlıycak diye takıyorum derdim bu 24 saat bunu düşünüyorum insanlar benle dalga geçiyor beni küçük düşürüecek rezil edecek kahroluyorum mahvoluyorum içim kan ağlıyo karın gurultusunun çaresi yok sanırım oruç değilim aç değilim onlarla alakası yok



  6. 6
    bir doktora başvurdunuz mu



  7. 7
    doktor bana intestinol ve spasmomen adlı ilaçları verdi 1 haftadır içiyorum bakalım eskiye nazaran biraz azaldı ama tamamen geçmedi gene oluyor arada ama ben gene olsa dahi takıyorum okulda da olacak sınıfta da olacak diye korkuyorum çünkü tam dalga geçilmelik konu



  8. 8
    Yanlış anlamayın ama insanların ne büyük dertleri var.Siz bunun için mi ölmek istiyorsunuz?Hem bunun ne aybı var ki?Herkesin başına gelir bu.Hiç takmayın.Alay ederlerse kendi ayıplarıdır sizin aybınız değildir.Hepimizin başına gelen bir olay.Böyle ufacık bir dertten dolayı ölmek isterseniz başınıza büyük musibetler gelince ne yapacaskınız?Belki de taktığınız için çok oluyordur.Bir de takmamayı deneyin.Hemen geçer belki.Benim de başıma geliyor.Herkes duydu sanıyorum ama yanımda oturan arkadaşıma sorduğumda hayır diyor.Kimse duymaz,,merak etmey,n



  9. 9
    benle yıllarca dalga geçtiler 8 senedir antidepresan kullanıyorum dışlandım ezildim hor görüldüm küçük düşürdüler vs artık dayanamıyorum alaya dalgaya 22 yaşına geldim artık dayanamıyorum ezilmeye ayıbı şu zaten insanlar benle dalga geçiyor şimdi gaz çıkarıyo diye dalga geçecekler ben çok travma yaşadım her insanın dayanabileceği nokta belidir benim ölme noktam da bu takıyorum alay ederlerse 24 asaat takıyorum arkadaş cddiyim benimki az sesli oluyor üzülüyorum ya ne çektiğimi ALLAH bilir akşamları üzülmüyorum gündüz kahroluyorum öyle bir de dengesizlik var ben kısacası psikolojik sorunluyum başkası 1 takarsa ben 10 takarım ve günlerce unutmam elimde değil ama cidden en ağır ilaçları içiyorum



  10. 10
    Allah yardımcınız olsun.Bu kadar üzülmeniz normal değil.Madem sekiz yıldır antidepresan kullanıyorsunuz da durumunuz iyiye gitmiyor,ö zaman bence psikoloğa gidip terapi görmelisiniz.İlaç fayda etmiyorsa psikoterapi bence daha uygun.Allah acil şifalar versin ve sizden yardımını esirgemesin.Bundan kurtulmak istiyorsanız kesinlikle psikoloğa gidin.İlç uyuşturmaktan başka hiçbir şeye yaramıyor,biliyorum.Ayrıca Allah'a dua edin.Derdinizden büyük Allah var unutmayın.



  11. 11

    --->: ölmek istemek günah mıdır?

    psikologa da gidiyorum terapi de alıyorum ama hastalığım hem kronik hem de dirençli benim dua da ediyorum lütfen kardeşlerim benim için dua edin siz de evet ALLAH çok büyüktür ama işte bu hastalık beni çok yoruyor


    Muminem --->: ölmek istemek günah mıdır?

  12. 12
    nureda kardesim,peki karninda ses cikinca gülümsemeyi denedinmiaynen böyle siritarak.inan bana kendini daha iyi hissediceksin.bazi seyler,hatta cogu seyler kendi elimizde.bizler bugün afrikaya gitsek inan bana yarin hayatimizi baska degerlendirices.yanlis anlama ates düsdügü yeri yakar biliyorum,senide bu üzüyor,yinede sükretmeyi bilip sirf hayata giciklik olsun diyegülümseeeeeeeeeeeeee.Allaha emanet güzel nuredam.



  13. 13
    lsağol haci hanım hayır denemedim çünkü psikolojik olarak canımı çok yakıyor insanlar zaten hazırlar dalga geçmeye benim sınıfımda tam dalgalık konu yani çok üzülüyorum alım sürekli bunda vesvese geliyor şimdi karnın gurulduycak ne yapcam ben diye( karın dediğim bağırsak yani )gaza yakın bi ses çıkıyor o yüzden üzlüüyorum öncedenhiç olmazdı böyle bişey ara ara olurdu çok nadir 22 yaşımda ilk defa böyle bişeyle karşılaştım inanın çok üzülüyorum üzüntümü buraya anlatamam liseden beri dışalnıyorum arkadaşım yok zaten çok travma yaşadım depresyona girdim insanlar beni aralarına almadılar şimdi olacak şeyler gözümün önüne geliyor okula gitcem benim karınım gurulduycak gaz sanıp gıcık insanlar dalga geçcek sonra ben eve ağlayarak gelcem sonra gitmiycem bi daha okula ailem annem babam dövcek azarlıycak beni okulu bırakcam herkese rezil olcam bu düşünceeler kafamdan geçiyor ve kafayı yiyorum benim sezgilerim kuvvetlidir ne düşündüysem oldu aynen böyle olacaını düşünüyorum en sonunda güzelim okulu bırakıp herkese rezil olacam içim kan ağlıyor



  14. 14
    nur yüzlü nuredam,anliyorum seni,karnindaki ses gaz gibi ses cikarttiginida anladim,ama inan bu düsüncelerinle bi yere varamassin.bubun yüzünden okul birakilmaz,simdi diceksin bunun derdi yokki ne anlar beni.benim sana sadece söylemek istedigim,derdi veren dermanida verir,vermesede bi bildigi vardir.hersey senin elinde ister hayata küsüp odana cekilir karninin gurultusunu dinleyip bi beste yapipdepresiyona girersin,ordada yaslanirsin,tabi gurultular yaslandikca azalar.ama senin yok zannettigin arkadaslarinda diplomayi almis,hayata sarilip nesesine bakarken SEN?????????????????yapma böyle annenler hakli,bende anneyim ve inan bana cocugumda bi hastalik olsa bile sirtimda tasir yine okula götürürüm,cünkü kimseye muhtac olmasin!cahil kalmasin!ilmini faydali yerlere götürsün,hele bide kiz cocugu ise.sakin!hayatta neler var.sen üzülme derdi hastaligi veren RABBIMIZ demekki seni cok seviyorki bu imtihandan geciyorsun.HERSEY SENIN ELINDE.hayata gülümseve ELHAMDÜLILLAH.allaha emanet nur yüzlü.



ölmek icin dua,  ölmek için dua etmek günah mıdır,  ölmek istemek günah mı,  ölmeyi istemek günah mı,  ölmek istemek,  ölmek için dua etmek günah mı,  bir insanın ölmesini istemek günah mı