Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan Kulun Allah'tan razı olması söz konusu olabilir mi? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kulun Allah'tan razı olması söz konusu olabilir mi?

    Reklam




    Selamun aleyküm ablalarım ve kardeşlerim.
    Benim sorum şu:Kulun Allah'tan razı olması diye bir şey söz konusu olabilir mi?Bir kulun ben Rabb'imden razıyım ya da değilim demesi haddi aşmak olmaz mı?
    Doyurucu ve detaylı cevaplar bekliyorum.Selam ile...



    Paylaş
    Kulun Allah'tan razı olması söz konusu olabilir mi? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Önce 5/el-Mâide suresinde karşılaşıyoruz bu ifadeyle. Hz. İsa ve annesi Hz. Meryem'in (ikisine de selam olsun) Hristiyanlar tarafından ilah edinilmesi konusunda kıyamet günü Hz. İsa (a.s)'ın o "İslam peygamberi"nin hesaba çekileceğini kendisine sorulacak soruyu ve vereceği cevabı zikreden ayetlerden sonra Allah Teala şöyle buyuruyor: "Allah buyurur ki: "Bu işte sadıklara sadakatlerinin fayda vereceği gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan içlerinde ebedi kalacakları cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur." (119. ayet)

    Burada genel olarak sadıkların bir vasfı olarak zikredilen "Allah'tan razı olma" hali bir diğer ayette şöyle geçiyor: "İslam'ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile onlara güzelce tabi olanlar var ya Allah onlardan razı olmuştur; onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Allah onlara altından ırmaklar akan içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş budur." (9/et-Tevbe 100)

    Burada da Sahabe arasında "es-Sâbikûne'l-evvelûn" (İslam'a ilk önce girenler) olma vasfıyla her zaman ayrı bir yer ihraz edecek olan "ilk sahabîler" ile onlara güzelce tabi olan Ümmet fertlerinin bir özelliği olarak zikrediliyor "Allah'tan razı olmak."

    Ona rastladığımız üçüncü yer 58/el-Mücâdile suresinin son (22.) ayetidir: "Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun babaları oğulları kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile Allah'a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları altından ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir."

    Ve nihayet 98/el-Beyyine suresinin son (7.) ayetinde tekrar ediliyor bu form: Ayette gerek Ehl-i Kitap'tan gerekse putperest müşrik olan küfür ehlinin akıbeti zikredildikten sonra şöyle buyurulur: "Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler var ya; işte onlar mahlukatın en hayırlısıdırlar. Onların mükâafatı Rabb'leri katında altından ırmaklar akan içlerinde ebedi kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuş onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Bu Rabbine haşyet duyanların mükâfatıdır."

    Kur'an'da kendisine bu kadar yer bulmuş olan işbu "Allah'tan razı olma" halinin hakikati nedir diye baktığımızda karşımıza çıkan manzara şudur:
    1. Allah'tan razı olma hali "es-Sâbikûne'l-evvelûn"dan itibaren bu Ümmet'in hayırlılarının vasfıdır.
    2. Rabb olarak yaratıcı kulluk edilmesi gereken biricik varlık olarak Allah Teala'yı bilmek ve kulluğu sadece O'na yöneltmek Allah'tan razı olmanın bir göstergesidir.
    3. Sadece "iman" değil aynı zamanda "salih amel" de Allah'tan razı olanların vasfı olduğuna göre bizim için esas düğüm noktası burası. Dolayısıyla Allah Teala'nın varlığına ve birliğine iman yanında O'nun gönderdiği bütün ahkâma "Radiytu billâhi Rabbâ" (Rabb olarak Allah'tan razı oldum) teslimiyeti içinde bağlanmak Allah'tan razı olmanın vazgeçilmez göstergelerinden birisidir.

    Şu halde ahir zamanda Din'in birtakım hükümlerini "sıkıntılı" bulup "ele-güne izahta zorlanıyoruz" ya da "çağdaş insana yakışmıyor"… gibi gerekçelerle askıya almak isteyenler Rabb olarak Allah Teala'dan gerçekten razı olup olmadıklarını dolayısıyla O'nun rızasına nail olup olamayacaklarını tekrar tekrar düşünsünler. Zira mealini verdiğimiz ayetlerde "Allah onlardan razı olmuştur; çünkü onlar da Allah'tan razı olmuşlardır" anlamının saklı olduğu izahtan varestedir.

    alıntı.....



    Çağın ve modernitenin insanlığa sunduğu onca imkâna rağmen, dünyamız tarihin hiçbir döneminde bu asır kadar mutsuz insanı bir arada görmemiştir herhalde. Emrine sunulan onca kolaylığa ve imkanlara rağmen insanoğlu yine mutsuz yine mutsuz…


    Mutsuzuz çünkü, ‘ne kadar imkan o kadar mutluluk’ fikrine saplanmış bulunuyoruz. Bu saplantıdan kurtulamadığımız sürece de gerçek mutluluğa ve huzura ulaşamıyoruz.


    Oysa her ne şart altında olursa olsun Allah’tan gelene, O’nun takdirine razı olabilsek dünya ve ahiret mutluluğumuz yolunda çok büyük adımlar atmış olacağız.
    Allah Teala Maide süresinde dünya ve ahiret ‘kurtuluşumuz’ ve ‘saadetimiz’ için yol gösterirken.


    “Allah, onlardan razıdır, onlar da Allah’tan razıdır. İşte bu, en büyük kurtuluş ve saadettir” buyuruyor.
    Rıza, yani hoşnut ve memnun olma, kabul etme…
    Tasavvufi tanımlamayla ise kaderin acı tecellileri karşısında kalbin huzur ve sükûn halinde bulunması…


    Allah’ın kulundan razı olması… ve kulun Allah’tan razı olması…
    Allah’ın kulundan razı olması; onun inanç, amel, söz, fiil ve davranışlarını kabul edip sevap vermesi, onu affedip cennet ve nimetleriyle mükâfatlandırması demektir.


    Kulun Allah’tan razı olması ise, Allah’ın emir ve yasaklarını, helal ve haramlarını, kaza ve kaderini iyi, O’ndan gelen her şeyi, O’nun kendisi hakkında takdir ettiği her şeyi güzel ve hoş karşılamasıdır.


    Müfessirler bu ayeti kerimeyi açıklarken kulun, Allah Teala’dan razı olmasına şöyle açıklık getirmekteler; Her hayır ve şer Allah’tandır. Her işi yaptıran Allah Teâlâdır. Bu iş Allah’tan geldiğine göre, bir Müslüman olarak bu işe rıza göstermek gerekir. Çünkü mü’minin başına gelen her iş, müminin hayrınadır. Onun için vaki olanda hayır vardır buyrulmuştur. Vaki olan bir işle karşı karşıya olan, ne kadar zor olursa olsun buna rıza göstermesi gerekir.


    Razı Olursan Razı Olunursun
    Rızkın azaldığında rıza gösterebiliyor musun? Hastalandığında ya da başına bir musibet geldiğinde isyan etmeden, sabredip Allah Teala’nın senin hakkındaki takdirine rıza gösterebiliyor musun? Önemli olan bu.


    Unutulmaması gerekir ki kulun her halükarda Allah Teala’dan razı olması Allah zül celalin de o kuldan razı olmasını beraberinde getirir.


    Kavmi, Musa aleyhisselama, (Allah Teâlâ’dan öğren, neden razı ise, onu yapalım) dedi. Vahiy geldi. Allahü Teâlâ buyurdu ki: (Kaza ve kaderime rıza gösterirseniz, sizden razı olurum. Benim rızam, sizin rızanıza bağlıdır. Benden razı olursanız, sizden razı olurum.)


    Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde ise şöyle buyuruyor:
    “Allah teâlâ buyuruyor ki, benim kaza ve kaderime razı olandan razı olurum. Razı olmayandan razı olmam ve ona gazap ederim.”


    Memnun Olmazsa Memnun Olunmazsın
    Memnuniyetsizlik, hüzün, keder ve stresin önemli bir kapısıdır. Memnuniyetsizlikle birlikte karamsarlık, kasvet, ümitsizlik insanı kuşatır. Rıza hali ise tüm bu olumsuzlukları bertaraf eder. Adeta kişiye dünyada iken cennet kapılarını açar. Nefsin huzura kavuşması kaza ve kadere isyan etmekle değil aksine Allah’dan gelen her ne olursa ona razı olmakla elde edilebilir.


    Rıza Ehli Olmanın Faydaları
    Sen kalbini Allah’tan gelen her şeye razı olacak kıvama getirirsen Allah Teala da senin gönlüne tam bir itmi’nan, huzur ve sükûnet bahşeder. Gönlünde ne varsa onu alır yerine muhabbetullahı -Allah sevgisini- koyar. Ama rızadan nasibi olmayanların kalbi bunun tam aksi ile doldurulur.


    Yani, rıza kalpte olanı muhabbetullah ile değiştirir. Memnuniyetsizlik, kadere razı olmama ise Allah’ın yerine gönle O’nun dışında ne varsa onu koyar.


    Rıza, imanın en üst makamlarından hatta imanın ta kendisi olan şükrü de beraberinde getirir. Şükreden kul nimetlerin en hasına nail olmuş demektir. Allah’ın emir ve yasaklarına, helal ve haramlarına, kaza ve kaderine razı olmayan O’na şükredebilir mi?


    Allah’ın takdir ettiğine razı olmama, şükür halinin tam aksi olan, nimeti inkarı da doğurur. Hatta bu hal Allah muhafaza nimet vereni inkara kadar götürür. Kul Rabbinden herhalükarda razı olursa şükür ona vacip olur. Ve böylece Allah Teala’nın övgüyle bahsettiği “Razı ve şükredenler” sınıfına dahil olur.


    Allahım bizleri, senin takdir ettiğine razı olan ve her daim şükredenler kullarından eyle… {Amin}


    A. Yasin Demirci




kulun allahtan razı olması,  allahtan gelene razı olmak,  allahın kulundan razı olması,  kulun allah tan razı olması nedır,  allah benden razı ben allahtan razı ayeti,  kulun allahtan razı olması olması nedemektir,  allahın razı geldiği kul olmak