Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan Evlilikte kıskançlık nasıl ve ne kadar olmalıdır.................. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Evlilikte kıskançlık nasıl ve ne kadar olmalıdır..................

    Reklam




    Selamün aleyküm kardeşlerim bu konuyla ilgili bilgisi olan varsa lütfen paylaşsın.sürekli merak ettiğim bir konu çünkü.dinimize göre ne kadar ve nasıl olması gerektiğini öğrenmek istiyorum.evli biri olarak bu konu üzerinde durup,ayetlerle,hadislerle bilmek istiyorum.şimdiden teşekkür ederim.


    Paylaş
    Evlilikte kıskançlık nasıl ve ne kadar olmalıdır.................. Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Sorunuzun cevabını bu yazda bulabilirsiniz.


    Eşler arası kıskançlık ne ölçüde olmalıdır?

    Cevap

    Değerli kardeşimiz;
    Kıskançlık duygusunun geniş bir sahası vardır. Ancak en meşhur olan sahası eşler arası olduğu için bizde bunu tahlil edeceğiz. Kıskançlık; yaratılış itibariyle insanlarda var olan gayret duygusunu ifade eder.

    Her konuda olduğu gibi eşler arası kıskançlığın da bir ölçüsü ve dengesi olmalıdır.

    İnsanda öfke kuvvetinin varlığı, onun kendi canını, ailesini, malını, korumaya yöneliktir. Eğer bu duyguyu aşırı derecede kullanmaya kalkarsanız, zalim bir despot, mağrur bir ceberut olursunuz. Bunun gibi, kıskançlık duygusunun veriliş gayesi, eşlerin birbirlerinin iffetini korumak, onları kendini bilmez serserilerin kötü bakışlarından esirgemek, evlilikten doğan karşılıklı aidiyet olgusunun saygın hatırasını el üstünde tutmak gibi hususlardır.

    Genellikle kadın korunmaya daha muhtaç olduğundan, onun koruyucu zırhı olan erkekteki kıskançlık duygusu daha güçlüdür. Yüce Yaratıcının verdiği, hikmet dolu bu kıskançlık duygusu, kendi sınırları içerisinde kaldığı sürece iyidir. Fakat, sınırları zorladığı zaman ilaç iken zehir olur. Bu sınır, Kur'an ve Sünnetin belirlediği sınırdır. Bu sınırın altında kalanlar, gayretsizlik damgasını yedikleri gibi, sınırın dışına çıkanlar da şüpheci damgasını yemeye mahkum olurlar.

    Çok kuvvetli emareler olmadığı sürece eşlerin birbirinden şüphelenmeleri, onları tam bir şizofreni tanımına sokabilir. Bu gibiler, Kur'an-ı Kerimde yasaklar listesine alınan "Su-i zan" ve "tecessüs" suçundan yargılanacaklardır.

    "Kıskançlık duygusunun öyle örneklerine rastlıyoruz ki; sabah evden giderken açılıp açılmadığını kontrol etmek için perdeleri işaretleyenler, eve gelince banyoyu, sabunu kontrol edenler, eşlerini kapıcı ile dahi konuşturmayanlar gibi, hezeyan derecesinde kıskançlık hisseden insanlar var.

    Bu derece yoğun yaşanmayan, hastalık sınıfına koymadığımız; ama evliliğin ahengini bozan kıskançlıkların çoğu, kişinin sevdiği insanı kaybetme korkusunun ve kendine olan güvensizliğinin sonucudur. Bazı insanlar, eşlerinin karşı cinsten birisinin bazı özelliklerini beğenmesini, onun güzel özelliklerini vurgulamasını rahatsız edici bulur. Bunu, eşlerinin kendilerini beğenmediği şeklinde algılayıp kıskançlık duygusuna kapılırlar. Oysa bu yanlış bir algılamadır. Kimse mükemmel değildir; başka bir insanın bazı özellikleri insanın kendi özelliklerinden daha iyi olabilir. İnsanın, eşinin başkalarının bazı özelliklerini takdir etmesinden, kendisini sevmediği, istemediği anlamını çıkarmaması gerekir."

    * Kıskanan kişi, öncelikle kıskançlıktan kaynaklanan olumsuz duygularını kontrol etmeye çalışmalı. Bazı kıskanç eşler, eşlerini eve bağlı tutmak için tehdit yolunu kullanır. Halbuki sadakat, tehditle değil; ancak sevgiyle sağlanır. Eşini baskı altında tutmaya çalışmak, her hareketini takip etmek, aşırı şüpheci davranmak, kıskançlığı öfke biçiminde yansıtmak karşı tarafı daha çok uzaklaştırır.

    * Olumsuz duygularla baş etmenin yolu, onların yerini olumlu duygularla doldurmaktır. Kişi, sevdiği insana sevgiyle yaklaştıkça, karşısındaki de ona aynı şekilde yaklaşacak ve belki de kıskançlığı doğuran nedenler ortadan kalkacaktır.

    * Bu tür sorunlar yaşayan kişiler arzu ediyorlar ki, eşleri bunu kendi kendine anlasın, kendileri bu durumu itiraf etmek durumunda kalmasınlar. Oysa eşleri kendilerini incittiklerinin farkında bile olmayabilir.

    * Güven duygusunu zayıflatan en önemli etken açık iletişimin olmamasıdır. Birbirlerine dolaylı, imalı mesajlar veren, kinayeli konuşan insanlar farkında olmadan düzeltmek istedikleri yanlışı daha da artırırlar. Sorunların büyümemesi için kesinlikle açık iletişim şarttır.

    * Bilindiği gibi, ilişkilerde kişinin kullandığı yöntem de söyledikleri kadar önemlidir. Kişi doğru bir şey söylüyorken, yanlış bir üslup seçerse, hem kendisini doğru ifade edemez hem de taraflar gerginleşir ve çözümsüzlük artar. Tarafların her şeyden önce empatik iletişimi öğrenmesi ve uygulamaya geçirmesi gerekir.

    * Yaşadığınız kıskançlık, çocukluğunuzda yaşadıklarınızdan kaynaklanıyorsa, bir psikiyatra gitmekten çekinmeyin.

    * Bazen kıskanan eşler sürekli olarak bu durumdan kendilerini sorumlu tutarlar. Ancak unutmayın ki, kıskanılan tarafın hatalı davranışları da buna neden olabilir. Her iki tarafı da gözden geçirin ve beklentilerinizi netleştirin.

    * Kıskandığınız insanın sizi sevdiğini ve sevilecek kadar olumlu bir insan olduğunuzu unutmayın.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet




  3. 3
    bilgiler için Allah razı olsun Meryem Azra..



  4. 4
    Cümlemizden Rabb'im razı olsun kardeşim.Yararlı olduysa paylaşımım ne mutlu bana



  5. 5
    Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler allah razı olsun kardeşim....