Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan isyan ve kötülüğe yöneldim lütfen yardım edin arkadaşlar... Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    isyan ve kötülüğe yöneldim lütfen yardım edin arkadaşlar...

    Reklam




    mrb hanımlar...bnm ılk bebegım 3 aylıkken karnımda oldu doktor ılacla dusurdu ama rahımı temızlerken canlı canlı temızledı ((( 15 aralık 2009...bebegımı kaybettıkten 25 gun sonra anıden babamı kaybettım 9 ocak 2010 ve ılk gebelıgımden 1 ay sonra ıkıncı bebegıme hamıle kaldım hatta aynı ay bıle dıyebılırım SAT 17 ocak 2010 du...ılk doktorumun canlı canlı temılemesınden sonra baska doktoru tercıh ettım hersey yolundadı ben oyle zannedıyordum ((ben torch testlerini 30, gebelik haftasında yaptırmıştım...bnm doktorum ikili testin daha önmeli olduğunu söyleyerek u testlerimin üzerine pek düşmedi..bende maddi imkansızlıkda vardı o zmn yaptıramadım...nihayet 30. gebelik haftasında TOXO IGM ve IGG pozitif çıkmıştı...tabii sunu untmadan soyleyeyım 9 gebelık haftasında kardesım askerden cıkmıstı hayatım boyunca ılk defa o gun kardesım yaptıgı cıg kofteden yemıstım...yasak oldugunu bılyıyordum ama bısey olmaz guvenıyle de olsa gerek doktorumada soylemedım tam soyluyecektımkı benı bırsey durdurdu sankı...neyse 30 gebelik haftasında yaptırdıgım teste TOXO IGM VE IGG pozıtıftı tahlllerı doktoruma goturdugumde esıme ve bana ılk soyledıgı sey su oldu gozumuzaydın hayırdır noldu behlul abı dedıgımde dedı toxo ıgm ve ıgg pozıtıfı eeeeee dedım bende, o da dedıkı kedı mıkrobu cıktı kor topal sansınıza ne dogarsa o cümleyle başımdan kaynar sular dökülmüştü. kapıdan cıkar cıkmaz aglamaya basladım...daha sonra yaptıgım arastırmalarla ultrsasonda belli olabileceğini okudum ve aynı gun doktora tekrardan gittim.. doktorumda büyük ultrason için gun aldı ve bana 3 tane ayrı ayrı antıbıyotık verdı...neyse o gunden sonra kabus dolu gunler başladı...hep internette araştırma yapıyordum sabah akşam hatta bazen hiç uyumuyodum hep araştırıyordum hastalığa dair bişey bulurum diye...her okudugum şeyden sonra birkez daha yıkılıyodum stres yaşıyordum ama bu bayaaa sürdü...birkaç defa dopplere girdim hersey yolundaydı ancak ultrason herseyı soylemıyordu bu arada belkı yalancı pozıtıf dıye test yaptırdık hatta Avıdıte testı var o mıkrobu en az 3 ay oncemı yoksa sonramı bulastıgını soyluor..bnm 3 ay onceydı yani gebeliğimin ilk 3 ayında geçirmiş olduğum çiğ köfte yediğim tarihe denk geliyordu ( cok korkuyodum hastalıgın bebeğime gecmişti beynım bunu souyluyordu aksıni ınanmıyordum...2 tane daha farklı doktora gıttım onlar benı cok rahattlattı ancak bnm doktorum ne yazıkkı temkınlı yaklasıyordu benı 1 turlu rahatlatmıyordu...hayattan tamamen kopmustumn...bebegımın kıyafetlerını baskaları hazırlıyordu...5 hafta cok kotuydu sıkıntı stres (( derken 35 gebelık haftasında bn rahatsızlandım hatsanede serum yedım atesım yukselmıstı neyse yapılan tahllerde lokosıt fazla cıktı bende arastırdım ınternetten losemıde artarmıs dıger kan degerlerıme baktım hep losemıyı gosterıyordu...bızde henatalogdan randevu aldık ve gıttım sonuc atıpık kronık mıyeloıd losemı (( losemı olmustum stres kaynaklı tedavısı yok..ve bu hastalar az yasıyormus...39 gebelık haftasına kdr hep sıkıntı stres uzuntu kavga dovus derken 39. gebelık haftasında aılemın baskısıyla sezeryan oldum..bnm memelgım cnm kzıım dogdu...kızım sımdı 3 bucuk aylık Allah a cok sukur saglıklı...ben ise ona her baktıgımda bosuna yasadıgım stresten dolayı losemının sonucunda onu bensız bırakacagım dıye ıcım acıyor erıyorum bıtıyorum tabii birde her an olumu beklemekde yoruyor benii. napalım bunu yaşamakta varmış Allah'tan umıt kesılmez (( keske daha once kaderıme razı gelıp uzulmeseydım dıyorum ((( lutfen her ne olursa olsun hamıleyken stresı cıkarın hayatınzdan, tahllerınızı zamanında yaptırın, kaderınıze razı gelin, doktorunuzu cok ama cok ıyı secın... ben bebegımın kor olma ıhtımalıne uzulup losemı oldum 30 gebelık haftasında ogrendım aldırma sansımda yoktu bunu bılıyordum ama elınden bısey gelmemesı ve yasanılan belırsızlık oldurdu benı hemde bosu bosuna doktorumun tavrı ve bnm psıkolojım yuzunden (((... Allah benicezalandırdı diyorum(( çünküben isyana ve bunun sonucunda kötülüğe gittim (((


    Paylaş
    isyan ve kötülüğe yöneldim lütfen yardım edin arkadaşlar... Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    mrb hanımlar...bnm ılk bebegım 3 aylıkken karnımda oldu doktor ılacla dusurdu ama rahımı temızlerken canlı canlı temızledı ((( 15 aralık 2009...bebegımı kaybettıkten 25 gun sonra anıden babamı kaybettım 9 ocak 2010 ve ılk gebelıgımden 1 ay sonra ıkıncı bebegıme hamıle kaldım hatta aynı ay bıle dıyebılırım SAT 17 ocak 2010 du...ılk doktorumun canlı canlı temılemesınden sonra baska doktoru tercıh ettım hersey yolundadı ben oyle zannedıyordum ((ben torch testlerini 30, gebelik haftasında yaptırmıştım...bnm doktorum ikili testin daha önmeli olduğunu söyleyerek u testlerimin üzerine pek düşmedi..bende maddi imkansızlıkda vardı o zmn yaptıramadım...nihayet 30. gebelik haftasında TOXO IGM ve IGG pozitif çıkmıştı...tabii sunu untmadan soyleyeyım 9 gebelık haftasında kardesım askerden cıkmıstı hayatım boyunca ılk defa o gun kardesım yaptıgı cıg kofteden yemıstım...yasak oldugunu bılyıyordum ama bısey olmaz guvenıyle de olsa gerek doktorumada soylemedım tam soyluyecektımkı benı bırsey durdurdu sankı...neyse 30 gebelik haftasında yaptırdıgım teste TOXO IGM VE IGG pozıtıftı tahlllerı doktoruma goturdugumde esıme ve bana ılk soyledıgı sey su oldu gozumuzaydın hayırdır noldu behlul abı dedıgımde dedı toxo ıgm ve ıgg pozıtıfı eeeeee dedım bende, o da dedıkı kedı mıkrobu cıktı kor topal sansınıza ne dogarsa o cümleyle başımdan kaynar sular dökülmüştü. kapıdan cıkar cıkmaz aglamaya basladım...daha sonra yaptıgım arastırmalarla ultrsasonda belli olabileceğini okudum ve aynı gun doktora tekrardan gittim.. doktorumda büyük ultrason için gun aldı ve bana 3 tane ayrı ayrı antıbıyotık verdı...neyse o gunden sonra kabus dolu gunler başladı...hep internette araştırma yapıyordum sabah akşam hatta bazen hiç uyumuyodum hep araştırıyordum hastalığa dair bişey bulurum diye...her okudugum şeyden sonra birkez daha yıkılıyodum stres yaşıyordum ama bu bayaaa sürdü...birkaç defa dopplere girdim hersey yolundaydı ancak ultrason herseyı soylemıyordu bu arada belkı yalancı pozıtıf dıye test yaptırdık hatta Avıdıte testı var o mıkrobu en az 3 ay oncemı yoksa sonramı bulastıgını soyluor..bnm 3 ay onceydı yani gebeliğimin ilk 3 ayında geçirmiş olduğum çiğ köfte yediğim tarihe denk geliyordu ( cok korkuyodum hastalıgın bebeğime gecmişti beynım bunu souyluyordu aksıni ınanmıyordum...2 tane daha farklı doktora gıttım onlar benı cok rahattlattı ancak bnm doktorum ne yazıkkı temkınlı yaklasıyordu benı 1 turlu rahatlatmıyordu...hayattan tamamen kopmustumn...bebegımın kıyafetlerını baskaları hazırlıyordu...5 hafta cok kotuydu sıkıntı stres (( derken 35 gebelık haftasında bn rahatsızlandım hatsanede serum yedım atesım yukselmıstı neyse yapılan tahllerde lokosıt fazla cıktı bende arastırdım ınternetten losemıde artarmıs dıger kan degerlerıme baktım hep losemıyı gosterıyordu...bızde henatalogdan randevu aldık ve gıttım sonuc atıpık kronık mıyeloıd losemı (( losemı olmustum stres kaynaklı tedavısı yok..ve bu hastalar az yasıyormus...39 gebelık haftasına kdr hep sıkıntı stres uzuntu kavga dovus derken 39. gebelık haftasında aılemın baskısıyla sezeryan oldum..bnm memelgım cnm kzıım dogdu...kızım sımdı 3 bucuk aylık Allah a cok sukur saglıklı...ben ise ona her baktıgımda bosuna yasadıgım stresten dolayı losemının sonucunda onu bensız bırakacagım dıye ıcım acıyor erıyorum bıtıyorum tabii birde her an olumu beklemekde yoruyor benii. napalım bunu yaşamakta varmış Allah'tan umıt kesılmez (( keske daha once kaderıme razı gelıp uzulmeseydım dıyorum ((( lutfen her ne olursa olsun hamıleyken stresı cıkarın hayatınzdan, tahllerınızı zamanında yaptırın, kaderınıze razı gelin, doktorunuzu cok ama cok ıyı secın... ben bebegımın kor olma ıhtımalıne uzulup losemı oldum 30 gebelık haftasında ogrendım aldırma sansımda yoktu bunu bılıyordum ama elınden bısey gelmemesı ve yasanılan belırsızlık oldurdu benı hemde bosu bosuna doktorumun tavrı ve bnm psıkolojım yuzunden (((... Allah benicezalandırdı diyorum(( çünküben isyana ve bunun sonucunda kötülüğe gittim (((
    adaşım canım çok üzüldüm nasıl yardım edeyim sana duam seninle...



  3. 3
    Öncelikle hoşgeldiniz.
    Yaşadıklarınız sizin sınavınız.
    Sakın ben üzüldüm diye lösemi oldum,bebeğim şimdi ne yapacak diye bir hataya düşmeyin.Tam tersi ne mutlu size ki Hakim-i Zülcelal sizi bu kadar çok seviyor.Rabbim sevdiği kullarına sıkıntı keder verir.Sevgisine bağlı olarakta verdiği sıkıntı artar.

    Bu hikmetlere binaen ahirette büyük ecir vardır sevdiği kuluna.


    Değerli Kardeşimiz;


    Hasatlıklara sabredip isyan etmemek ibadettir. Mükafatı büyüktür.

    Hastalıklar, sabırlı bir kul için ayrı bir ibadet çeşidi.

    “İbadet iki kısımdır: Bir kısmı müsbet, diğeri menfî. Müsbet kısmı malûmdur. Menfî kısmı ise, hastalıklar ve musibetlerle musibetzede za’fını ve aczini hissedip Rabb-ı Rahîmine ilticakârane teveccüh edip, onu düşünüp, ona yalvarıp hâlis bir ubudiyet yapar. Bu ubudiyete riya giremez, hâlistir. Eğer sabretse, musibetin mükâfatını düşünse, şükretse, o vakit herbir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Kısacık ömrü uzun bir ömür olur.” Lem’alar

    Ahiret yolcusu olan insanı, bu ikinci tip ibadetlerden mahrum bırakan bir telakki, ancak onun cennetteki derecesinin noksan kalmasını netice verir.

    “Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim ve mahlûkatı yarattım.” Hadis-i kutsisini okuyanların büyük çoğunluğu nazarlarını hemen şu dünyaya çevirirler; ahireti pek hatırlamazlar. Bu noksan telakki ve bu eksik değerlendirmenin kaynağı da Cenab-ı Hakk’ın zamandan münezzeh olduğundan gaflet etmeleridir. Halbuki, bu kudsî hadis sadece bu kısa dünya hayatına bakmıyor. Bu mânâ, kemaliyle, ahirette tahakkuk edecektir ve miraç mucizesi, bunun müjdecisidir. O Yüce Peygamber(a.s.m.), O Şanlı Nebi(a.s.m.), bu mucize ile bütün sema tabakalarını gezmiş, cennet ve cehennemi müşahede etmiş, bu celal ve cemal sahnelerinin ardından, bu tecellilerin sahibine muhatap olma ve Onun Mukaddes Cemalini görme şerefine ermiştir.

    Ve Nur Külliyatında Miraç için, “velayet-i Ahmediyenin keramet-i kübrası” tabiri kullanılır. Bilindiği gibi Allah Resulünün(a.s.m.) iki veçhesi vardır: Kulluğu ve peygamberliği Kulluk cihetiyle Rabbine en ileri mânâda iman ve ibadet eder. O’nu en fazla sever ve O’ndan en çok korkar. Farz ibadetlerin birkaç katı kadar da nafile ibadetlerde bulunur. Kulu Rabbine fazla yaklaştıran secde nimetinden, azamî ölçüde istifade eder.

    Allah Resûlünün(a.s.m.) en mükemmel mânâda gerçekleştirdiği kulluk vazifelerinden biri de sabırdır. O(a.s.m.), sabır imtihanını da hicretlerle, harplerle, nice musibet ve sıkıntılarla en ilere mânâda kazanmıştır. İfadeye dökmekten aciz olduğumuz, böyle nice ulvî ve kutsî ibadetler, Onu(a.s.m.) miraç mucizesiyle tanıştırır.

    Namaz da müminin miracıdır. Musibet ve hastalıklar ise bir başka terakki merdivenidir. Bir ömür boyu böyle değişik tecellilerle farklı imtihanlar geçiren insanlar, bu kısa dünya hayatının ardından ebediyet yurduna göç edecekler. Bu gölgelerin asıllarına kavuşacak, marifet ve muhabbet nimetini de kemaliyle orada bulacak ve tadacaklar.

    Kısacası: Musibetsiz ve hastalıksız bir ömür farz etmek, dünya imtihanını ve bu imtihanın neticeleri olan cennet ve cehennemi de yok saymak olur
    Bu ise gölgede boğulup ve onunla yetinip, asıldan gaflet etmek demektir.

    A. Başar




    Şu dualar Peygamberimiz'in hastalara okuduğu dualardır:

    "Es'elü'llâhe'l-azîm. Rabbe'l-arşi'l-azîm en yeşfiyeke."

    "Arş-ı Azimin Rabbi olan Allahü Azîmüşşan'dan sana şifalar ihsan etmesini dilerim."

    Aile fertlerinin birinin hastalanması halinde Efendimiz mübarek elini hastanın alnına koyar, şöyle duâ ettiği olurdu:

    "Allahümme Rabbenâ. Ezhibi'l-be'se, işfi, ente'ş-şâfi. Lâ şifâen illâ şifâüke, şifâen lâ yuğâdiru sekamen."

    "Allah'ım, sen bütün insanların Rabbisin. Bu hastanın ızdırabını gider. Şifa ver. Şifayı veren sensin. Senden başka şifa yaratan yoktur. Ancak senin şifan vardır. Bu kuluna da hastalıktan eser bırakmayacak şekilde şifalar ihsan eyle."

    Hz. Eyyub çok şiddetli bir hastalığa yakalanmış ,hastalığı uzun sürmüş ve çeşitli imtihanlara, musîbetlere maruz kalmıştı.. Fakat tüm musîbetler, O’nu hep sabredici bulmuş ve SABIR KAHRAMANI ünvanını almıştı.. Sonra imtihan daha da şiddetlenmiş, hastalık o kadar ilerlemişti ki; Allah’ı anan diline ve kalbine zarar vermeye başlamıştı. İşte o zaman Kendi bedenî sağlığı için değil, Allah’ı anmasına zarar gelmemesi için, O’na(CC) şu şekilde dua etmişti; “Rabbi İnnî messeniyedurru ve EnteErhamurrâhimîn” “Bana zarar dokundu, Ey Rabbim sen en merhametli ve en şefkatlisin” Bunun üzerine Allah, O’nun sabrına ve halis niyetine hürmetle şifa vermişti..

    Allahtan sabır (oruç) ve namaz ile yardım dilemenizi tavsiye ederiz.

    Allah'a içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz. Ama duaların kabul olması için bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Evvela dua kabul çerçevesi dahilinde olacak. Sonra samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır. Mümkünse abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir. Mübarek mevkilerde özellikle mescit ve camilerde, mübarek zamanlarda özellikle ramazan ayı ve kadir gecesi, berat gecesi gibi mübarek gecelerde, namazlardan sonra özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur. Bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır.

    Sabır ruhun bir melekesidir, güzel bir huydur. Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabır ile olur. Bir hakkı müdafaa ve muhafaza etmek için gösterilen sebat, sabretmekle mümkündür. Allah'ın emirlerini yerine getirmek, aklın ve dinin hoş görmediği ve nefsin meşrû olmayan istek ve arzularına mukavemet edebilmek, hayatta elde olmadan başa gelen ve insana büyük elem ve keder veren bela ve musîbetlere karşı koyabilmek ve bunların üstesinden gelebilmek için sabırlı olmak ve sabretmeye alışmak lazımdır.

    Bütün faziletlerin anası, hayatta muvaffak olmanın ve kemale ermenin sırrı bu güzel özelliktir. Her türlü rezaletin sebebi sabırsızlık veya gerektiği kadar sabır gösterememektir. Sabır her faziletin üstünde bir değer taşır. "Şüphesiz Allah Teâlâ sabredenlerle beraberdir" (el-Bakara, 2/153, 155).

    Sabrın sonu selamettir, başarıdır. Sabır acıdır. Fakat sonucu tatlıdır. Hz. Peygamber (s.a.s); "Sabreden başarıya ulaşır' ; "Sabır başarının anahtarıdır"; "Sabır bir ışıktır"; "Sabır cennet hazinelerinden bir hazinedir"; "Sana sıkıntı veren şeylere karşı sabretmende bir çok hayır vardır" buyurarak sabrın faziletini anlatmıştır.

    Hz. Peygamber (s.a.s); "Sabır, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür" (Buhârî, Cenâiz, 32) sözüyle bir felaketle ilk karşılaştığı zamandaki sabrın önemini vurgulamıştır. Sabretmek, mahkûmiyete, meskenete ve zillete razı olmak, haksız tecavüzlere, insan haysiyetine gölge düşürecek saldırılara katlanmak ve bunlara ses çıkarmamak anlamına gelmez.Çünkü meşru olmayan şeylere karşı sabretmek caîz değildir. Bunlara karşı içten elem duymak ve bunlarla mücadele etmek gerekir. İnsanan kendi gücü ve iradesiyle üstesinden gelebileceği kötülüklere katlanması ya da karşılayabileceği ihtiyaçları karşısında gevşemesi sabır değil, acizlik ve tembelliktir. Rasulullah (s.a.s); Ya Rabbi! Acizlikten ve tenbellikten sana sığınırım" (Buhari, Cihad, 25) diye dua etmiştir.

    Bazı sıkıntılar vardır ki, kulun irade ve gücünü aşar. Böyle felaketler başa geldiği zaman heyecana kapılmadan ve şikayet etmeden takdir-i ilâhiye razı olup sabretmek müminlerin özelliklerindendir. Nitekim Cenab-ı Allah Kuran-ı Kerimde sabr-ı cemili (güzel sabır) emretmektedir. (Yusuf, 12/18). Rasulullah (s.a.s) Sabr-ı cemil şikayet edilmeyen sabırdır" buyurmuştur. Aslında elden bir şey geldiği zamanlarda sabırsızlık gelmediği zamanlarda sabırsızlık göstermenin bir faydası yoktur ve lüzumsuz bir harekettir.

    Kur'ân-ı Kerim'in yetmişten fazla ayetinde zikredilen sabır, insan tabiatına aykırı olan zorunlu hallere uymak ve güçlüklere karşı koymak demektir. Sabrın gâyesi, beklenmedik olaylar, içine düşülen güçlükler karşısında tedirgin olmamak, paniğe kapılmamak ve tahammül göstermektir. Allah Teâlâ sabredenlere mükâfatını hesapsızca vereceğini müjdelemiş ve onları övmüştür.

    Mü'minler, çoğu zaman sırf inandıkları için Allah düşmanlarının zulüm ve kötülüklerine hedef olurlar; çeşitli işkencelere uğrar, onlarla savaşmak zorunda kalırlar. İşte bu durumda sabır, mü'minin güç kaynağı, imanının koruyucusudur. Hz. Musâ'ya inananlara Firavun eziyet etmek isteyince onlar: "Ey Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür" (el-Araf 7/126) diye duâ etmişlerdi. Sevgili Peygamberimiz ve ilk müslümanların, yapılan işkence ve eziyetlere nasıl sabır ve tahammül gösterdikleri bilinen bir husustur.

    İbadetlerin nefsimize ağır gelen yönleri de sabırla hafifler. Böylece huzur içinde günde beş vakit namaz kılar, sıcak yaz günlerinde hiç bir sıkıntı duymadan oruç tutarız. Diğer ibadetler ve ahlâkî davranışlarda böyledir. Aşağıdaki âyetler bunu göstermektedir:

    "Her kim sabreder ve suç bağışlarsa, bu hareket arzu edilen en iyi işlerdendir" (eş-Şurâ, 42/43); "İçinizden mücahitleri ve sabredenleri belirtelim diye sizleri mutlaka imtihan ederiz. Haberlerinizi de denetleriz" (Muhammed, 47/31).

    Çoğu zaman insan nefsine uyar; Allah Teâlâ'nın emirlerine uyup yasaklarından kaçınmak ona zor gelir, nefse hoş gelen fena arzularını tatmin etmek ister, iyilik ve faziletlerden kaçınır. Meselâ; cebindeki parasını eğlence ve zevkleri için harcamak, bir yoksula vermekten daha hoş gelir. Bir çocuk için oyun oynamak, ders çalışmaktan daha ilgi çekici görünür. Gezip tozmak, çalışıp kazanmaya tercih edilir.

    İşte bu durumda, insanın, kendisine zor gelse bile, iyi olanı, faydalı olanı seçmesi, sabır ve tahammülle onu yerine getirmeye çalışması çok güzel bir davranıştır.

    Ayrıca insanlar hayat boyunca, bolluk veya yokluk içinde kalabilir, sağlıklı iken hastalanır, sel, deprem, yangın gibi felâketlerle karşılaşabilir; bütün bu durumlarda insanın en büyük dayanağı sabırdır. Aksine davranış, insanı Allah Teâlâ'ya isyana ve nankörlüğe sürükler. Cenab-ı Hak bu konuda şöyle buyurmuştur: "Doğrusu kim Allah'tan korkar ve düştüğü felâkete sabrederse; muhakkak ki Allah iyilik edenlerin mükafatı boşa, çıkarmaz" (Yusuf, 12/90).

    Peygamberler sabrın en büyük örnekleridir. Çünkü onlar bütün güçlükleri sabırla karşılamışlardır. Dileğimiz Allah (c.c.)'ın bizi, "belâlarına çok sabreden ve nimetlerine çok şükreden" kullarından eylemesi olmalıdır (İbrahim, 14/5).

    Sabrın sonu selâmettir. Sabır, iman ve ibadetin, ilim ve hikmetin, kısaca bütün faziletlerin başıdır. Sabırlı insan iyi insandır. İyi işler yapıp birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin kurtuluşa ereceklerini Allah Teâlâ haber vermiştir. Sabır zafere giden yoldur (el-Asr, 103/1-3).

    Peygamber Efendimiz; "Sabır ve tahammül gösteren kimseyi Cenab-ı Hakk sabırlı kılar. Sabırdan daha hayırlı ve geniş bir nimet hiç bir kimseye verilmemiştir" (Tirmizi, Birr, 76).

    "Hoşlanmadığın şeye sabretmende büyük fayda vardır" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 307) buyurmuştur.

    Ayrıca Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor:

    "Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz; sabredenleri müjdele" (el-Bakara, 2/ 155).

    Bu ve benzeri âyetlerden Allah Teâlâ'nın insanları çeşitli sıkıntılara uğratarak imtihan ettiğini ve bu imtihanı sabredenlerin kazandığım öğreniyoruz.

    Sabırla bütün zorluklar halledilmekte, her türlü engel aşılmaktadır. Onun için atalarımız: Sabırla koruk, helva olur" demişlerdir.

    Hz. Peygamber şöyle buyuruyor:

    "Mü'minin işi hayrete şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu özellik yalnız mü'mine özgüdür. Zira sevinirse şükreder. Bu ise onun için hayırlıdır. Başına belâ gelirse sabreder. Bu da onun için hayırlıdır" (Riyâzüs-Sâlihin, 1, 54).

    Bizim için mutlaka hayırlı olduğuna inandığımız sabır, bütün peygamberlerin ortak sıfatıdır. Allahın dinini tebliğ ederken hepsi çeşitli sıkıntılara uğramış, kendilerine eziyet edilmiş, yurtlarından çıkarılmış. Hükümdarlar tarafından zindana atılmış ama onlar daima sabretmişlerdi. Kuran-ı Kerimde peygamberlerin sabrını dile getiren pek çok ayet-i kerime vardır. Rasulullahın hayatı ise baştan sona en güzel sabır örnekleri ile doludur. Bu sebeple her müslümana düşen görev, kurtuluşun sabırda olduğunu düşünerek, Allahtan sabır dilemek ve sabırlı olmaktır.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






  4. 4
    güzel akrdeşim benim sana tavsiye edeceğim bir dua var

    yunus aleyhisselamın duası enbiya suresi 87-88 ayetlerini oku orada analtıyor , ben okudum faydasını gördüm ,,,



  5. 5
    Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne).
    Festecebnâ lehu ve necceynâhu minel gamm(gammi), ve kezâlike nuncil mu’minîn(mu’minîne).
    Zünnûn’u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye dua etti.Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü’minleri böyle kurtarırız.




  6. 6
    aynur arakdaşım çok saolasın evet benim bahsetiğim dua da budur,,,

    bende düzenleyeyim hatta diğer arakdaşalara da yazayım bunu izninle,,,

    Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne).
    Festecebnâ lehu ve necceynâhu minel gamm(gammi), ve kezâlike nuncil mu’minîn(mu’minîne).
    Zünnûn’u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye dua etti.Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü’minleri böyle kurtarırız.



    bu dua ile dua ediniz mevlam sıkıntınızdan kurtarandır ,,


    LA İLAHE İLLA ENTE SUBHANEKE İNNİ KÜNTÜ MİNEZZALİMİN.


    hatta bu kitapta çok güzel anlatılmış nasıl okunacağı hakkında da bilgi verilmiş ,,

    http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=87930




  7. 7
    Allah razı olsun arkadaşlar...belki halen isyan ediyorumdur bebeğime ve çevreme her baktığıumda ben nasıl stres yaşamış olabilirim ben nasıl bunu yapabilirim diye...inanırmısınız o kdr çok kötü olmuşumki o dönemi hiç hatırlamıyorum bile...



  8. 8
    selamualeykum aynur baci..basindan gecenler icin uzgunum..Allah buyuktur sabirli olursan simdi eskiden yaptiigin pisman oldugun seyler icin Allah tan magfiret dile..Allah sonsuz merhametlidir..Sakin isyan etme ..kaybedersin..namazni kil duani et Allahtan umit kesilmez .. Allah yardimcin olsun kardesim..



  9. 9
    oyy içim acıdı kardeşimmm.. nasıl acıdırbuu(



Allahümme rabbi ta avidite