Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan Dinimizde eşcinselliğin yeri ile ilgili bilgi alabilir miyim? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Dinimizde eşcinselliğin yeri ile ilgili bilgi alabilir miyim?

    Reklam




    arkadaşlar dinimizde eşcinselliğin yeri ile ilgili bilgi alabilir miyim?Yani uzaktan bakıldığında tabiki hoş karşılanmayan birşey ama yaratılıştaki amaç nedir?çok merak ediyorm.şüphesiz Allah hiç bir kuluna zulm etmez.Ama yaratılıştaki bu amaç nedir?


    Paylaş
    Dinimizde eşcinselliğin yeri ile ilgili bilgi alabilir miyim? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam






    LİVÂTA

    Yazar: İslam Fıkhı Ansiklopedisi

    Erkek erkeğe cinsel ilişkide bulunmaya Livata denir.

    Islâm dininde zina, fahişelik gibi bir hayasızlık örneğini teşkil eden livâta da, kesinlikle yasaklanmıştır. Livâtaya, oğlancılık veya homoseksüellik de denir. Livâta, insan şahsiyetine ve haysiyetine hiç bir şekilde yaraşmayan ahlâkî suçlardan biridir.

    Hz. Lût (a.s), sapıklığın, ahlâksızlığın, edepsizliğin en adîsi olan livâtanın yaygın olduğu Sedum halkına peygamber olarak gönderilmiştir. Sedum halkı, daha önceki milletlerde görülmeyen bu ahlâksızlık suçunda çok ileri gitmişti. Iffet, namus ve hayânın unutulduğu bu toplumda Lût (a.s) gibiler, onların bu tür ahlâksızlıklarına engel olmak istemişler, ancak susturulmuş ve etkisiz hale getirilmişlerdi.

    Sedum halkının ahlâksızlık ve edepsizliğini ifade eden ayette şöyle buyurulur: "Lut`u da hatırla. Hani o, kavmine şöyle demişti: Âlemlerde hiç kimsenin sizden önce yapmadığı bir hayasızlığı mı yapıyorsunuz?" (el-Ankebût, 29/28). Ancak diğer ayetlerde, bunların yaptığı kötülüklerin cezasız kalmadığı vurgulanarak, gökten gelen acı bir azab ile yerle bir edildikleri belirtilmiştir.

    Livâtanın veya başka bir deyişle homoseksüelliğin Islâm hukukundaki cezası, bazı fakihlere göre zina cezasıdır. Öte yandan, hakimin, bu kötü durumdan insanları alıkoymak için toplumun yararına göre ceza verebileceği görüşünü savunanların yanında, livâta işini yapan ve yapılanın öldürülmesi gerektiği görüşünde olan Islâm fıkıhçıları da vardır.
    İslamda eşcinsellik - İslamda livata - İslamda livatanın hükmü - Livata Nedir - Lut Kavmi Hakkinda




    Livata ve zina yapan insan, tövbe edip bir daha bu fiili yapmazsa Allah (cc) bu kimseye rahmet eder mi? Bu soruyu şunun için soruyorum: Allahu Teâlâ livatanın habis (çirkin) bir iş olduğunu bildiriyor (Enbiya 74). Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki: “Livata yapan melundur”. (İ.Ahmed). “Hanımı ile livata eden melundur”. (Şir’a). “Bir erkeğin veya kadının dübüründen ilişkiye girene Allah rahmet etmez”. (Tirmizî)

    cevap:

    Bu soruyu soran epeyce insanımızın olması, iyi şeylerin habercisi değil. Önce bunu tespit etmemiz ve böyle çirkin fiillerden Allah’a sığınmamız gerekir.


    Livata:
    Lût kavminin yaptığı çirkin fiilin adıdır. Onlar normal cinsel ilişkiyi bırakarak, kendi hemcinsleriyle ters ilişkilere girmişlerdi. Bu yaptıklarını Kuran-ı Kerim takbîh ederek anlatır.

    Bu çirkin fiil bu gün homoseksüellik, geylik, ----lik diye bilinen cinsel sapıklıktır. Hz. Lût, kendi kavminin bu çirkinliklerine engel olamamıştı ve bunun sonucunda da onlar toptan Allah’ın gazabına uğrayarak helak olup gittiler. Bunun anlamı, aynı ahlaki çöküntünün bu gün için de aynı sonuçlara götüreceğidir. Günümüzde bazı kavimler bu fiili yapmalarına rağmen hala ayakta iseler, bunu da bu sapıklığın henüz ilahi gazabı çekecek dozda işlenmiş olmamasııyla açıklayabiliriz.

    Sizin de işaret ettiğiniz gibi, Hz. Peygamber’in (sav) bu konuda pek çok hadisi şerifi vardır. Mesela o şöyle buyurmuştur:
    “Ümmetim için en çok korktuğum şeylerden birisi, Lût kavminin yaptıklarını, yani livata yapmalarıdır”. “Bir insanın hanımına arkasından yaklaşması da küçük livatadır”. “Allah bir kadına ya da erkeğe arkasından yaklaşana rahmetle bakmaz”.
    Bu kadar kötü anlatılan bir fiilden elbette bütün Müslümanların iğrenmesi ve kaçınması gerekir. Ama Batı medeniyetinin meyvelerinden olan sınırsız bireysel özgürlükler, insanın arzuladığı her şeyi yapmak istemesi, mahremiyet sınırlarının tanınmaması, nefsin arzularının hayat ölçüsü, yani ilah kılınması maalesef bu filin ülkemizde de yaygınlaşmasına sebep olmaktadır. Böyle bir hastalığa yakalananlar da bun bir daha vazgeçememektedirler.

    Böyle insanlar ne yapmaları gerektiğini bize soruyorlar. Sanırım bunun için alınacak en önemli tedbirlerin başında, bütün samimiyetiyle Allah’a sığınmak ve kendisini bu beladan kurtarması için gece gündüz dua etmek gelir. Sonra iradesini kullanıp, bundan vazgeçme kararlığında olduğunu göstermelidir. Evli değilse evlenmelidir. Arkadaş çevresini değiştirmelidir. Allah belki de bu sebeple bize:
    “sadık/dürüst insanlarla birlikte olun”
    diye buyurmaktadır. Gerekirse bulunduğu mekanını ve ilini dahi değiştirmelidir. Bu da bir hicrettir ve Efendimizin ifadeleriyle, aslında en önemli hicret, günah fiilleri terk edebilmektir. Bu hastalık için böyle bir hicrete değer. Hatta insan bunun için evini yurdunu ve işini terk etse yeridir.

    Böyle bir günahın tövbesine gelince: Buna şu ayeti kerime ile cevap vermemiz güzel olur:
    “De ki, ey kendi aleyhlerine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları affeder. O çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. Size azab gelip çatmadan ve artık yardım göremeyeceğiniz zaman gelmeden önce Rabbinize yönelin ve O’na boyun eğin”
    (Zümer 39/53-54).

    Allah (cc) bütün günahları affederse elbette bunu da affeder. Yeter ki tövbe edilmiş olusun. Tövbe, dönmek demektir. Kişinin sonradan bulaştığı günahtan ve kötü durumdan, iyi ve günahsız olan aslına dönmesinin adıdır. Bu dönüşü yapması halinde tövbesinin kabul edileceği kesindir. Hatta kabul edilmeyeceğini düşünmek bile günahtır. Ama eğer kötü fiil tekrarlanıyorsa demek ki dönme henüz gerçekleşmemiştir. Ne zaman dönüşsüz bir vaz geçme olursa dönme, yani tövbe de o zaman gerçekleşmiş olacaktır. Öyleyse böyle olan insanların da Allah’ın rahmetinden ümit kesmeleri anlamsızdır, hatta günahtır. Yeter ki, böyle bir vazgeçmeyi/tövbeyi başarabilsinler

    Faruk Beşer




  3. 3
    teşekkürler bilgilendirme için.bu konudan ziyade kastettiğim başka birşey aslında.
    bilirsiniz bayanlarda östrojen erkeklerde testesteron hormonları var ve bunlar cinsiyete şekil veren hormonlar.bayanda bir miktar testesteron(erkeklik hormonu)erkektede yine bir miktar östrojen(kadınlık hormonu)mevcut.tıp dilinde bir bayanda testesteron olması gerekenden fazla ise kadında kendini erkek gibi hissetme,o şekilde davranış gösterme işte yine vücut yapısı olarak aşırı kıllanmalar falan olabiliyor..
    erkektede östrojen fazla olduğu zaman kadınsı davranışlar sergileme ortaya çıkıyor..
    asıl merak ettiğim bunun yaratılıştaki amacı..
    tamam hepimiz bir şekilde sınanıyoruz bu dünyada ama sanki bu durum biraz daha ağır değil mi?kesinlikle Rabbim hiçbir kuluna eziyet etmez biliyorum...sadece bizler konuyu abartıyoruz sanırım..ama nedir yaratılıştaki amaç?



  4. 4
    teşekkürler bilgilendirme için.bu konudan ziyade kastettiğim başka birşey aslında.
    bilirsiniz bayanlarda östrojen erkeklerde testesteron hormonları var ve bunlar cinsiyete şekil veren hormonlar.bayanda bir miktar testesteron(erkeklik hormonu)erkektede yine bir miktar östrojen(kadınlık hormonu)mevcut.tıp dilinde bir bayanda testesteron olması gerekenden fazla ise kadında kendini erkek gibi hissetme,o şekilde davranış gösterme işte yine vücut yapısı olarak aşırı kıllanmalar falan olabiliyor..
    erkektede östrojen fazla olduğu zaman kadınsı davranışlar sergileme ortaya çıkıyor..
    asıl merak ettiğim bunun yaratılıştaki amacı..
    tamam hepimiz bir şekilde sınanıyoruz bu dünyada ama sanki bu durum biraz daha ağır değil mi?kesinlikle Rabbim hiçbir kuluna eziyet etmez biliyorum...sadece bizler konuyu abartıyoruz sanırım..ama nedir yaratılıştaki amaç?
    sevim kardeşim erkek kadına benzeme hissi varsa ve kadınında erkeğe benzeme yanı varsa doktora gidip tedavi olabilirler.Allah her derdin bir şifasını vermiştir.Aramak bulmak bizim görevimiz.Allah Zulum Etmez.İnsan Kendisine Zulum Eder. Yaradılış Aynıdır. İnsanlar Kendilerini Değiştiliyorlar.
    Hadisler
    1635. İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kadınlaşan erkeklere ve erkekleşen kadınlara lânet etti.
    Buhârî'nin bir başka rivayetinde de (Libâs 61) "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kadınlara benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lânet etti" denilmektedir.
    Buhârî, Libâs 62. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Libâs 28; Tirmizî, Edeb 24; İbni Mâce, Nikâh 22
    1637 numaralı hadis ile birlikte açıklanacaktır.
    1636. Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kadın gibi giyinen erkeğe, erkek gibi giyinen kadına lânet etti.
    Ebû Dâvûd, Libas 28. Ayrıca bk. Ahmed İbni Hanbel, Müsned, II, 325

    devamı ; http://www.muminem.net/hadis/10174-k...si-yasagi.html
    http://www.muminem.net/hadis/22248-k...benzemesi.html




  5. 5
    sevim kardeşim erkek kadına benzeme hissi varsa ve kadınında erkeğe benzeme yanı varsa doktora gidip tedavi olabilirler.Allah her derdin bir şifasını vermiştir.Aramak bulmak bizim görevimiz.Allah Zulum Etmez.İnsan Kendisine Zulum Eder. Yaradılış Aynıdır. İnsanlar Kendilerini Değiştiliyorlar.

    evet bende zaten bu soruyu sordum ilk olarak tedavi yöntemi yok mu bu işin.aslında gazetede okuduğum bir haber dolayısı ile bu kadar takıldım.tabiki Allah kimseye zulmetmez biz insanlar ihlaslı bir kalple bakamadığımız için kendimize zulmediyoruz.teşekkürler yorum ve paylaşımlarınız için Allah razı olsun..
    günümüzde bunu meşrulaştırmak isteyen insanlar var.sonumuz hayır olsun inşallah...



  6. 6
    irem
    tövbenin dindeki yeri nedir ?



livata tövbesi,  cinsiyet değiştirmenin dinimizdeki yeri,  erkek erkeğe ilişkinin tövbesi,  livatanın tövbesi,  islamda eşcinsellik hükmü,  islamda escinselligin hukmu,  eşcinsellerin dinimizdeki yeri