Mumine.com ve Sizden Gelen Sorular Forumundan Eşimle boşanmak üzereyiz boşanmak istemiyorum dualarınızı bekliyorum Hakkında Kısa Bilgi
  1. 15

    Reklam

    Reklam




    eksen kardesim öncelikle yanlis yere yazdigim icin hepinizden özür dilerim ve sana cevap verdigin icin cok tesekkür ederim daha sonra yeni bir konu acip sizlerle daha derin bilgi edinmek isterim insallah.



  2. 16
    Reklam




    Estağfurullah ela önemli değil ama yeni bi konu açar ve paylaşımda bulunursan katılım daha fazla olur flod yapılan yere genelde cevap yazmıyoruz selam ve duayla



  3. 17
    sayın ELA
    sevgili kardeş öncelikle Allah yardımcınız olsun okuduğum kadarıyla eşin sana namaz kılmıyorsun demiş,eşininde cumaya bile gitmediğini yazmışsın.aile ortamınızda sorunların kaynağının maneviyatın ve ilmihal bilgilerinin eksik oluşundan iman zayıflığından kaynaklandığı anlaşılıyor.bence çocuklarının başında sıkı dur kuran kursuna yazıl dini bilgilerini artır.eşine ters davranma.sabırlı ol.sendeki ve çocuklarındaki manevi gelişimi görünce inşallah sana dönecektir.unutma kalpleri evirip ceviren Allahtır.manevi alemden ailecek terbiye ediliyor olabilirsiniz.bazen sevgili kullar yola getirilmek için başlarına bazen büyük bazen küçük belalar verilebilir.kulun sabredip bu bela bana neden verildi diye düşünüp yola gelmesi gerekir.belaları def etmek için sadaka veriniz.namaz kılınız.ilişkiye girmeden öncede eşinle beraber içinizden 3 ihlas 1 fatiha okuyup Allahım eşimle yaptığım cinsel birleşme esnasında şeytanı bizden uzak eyle diye dua edin .inşallah şeytan ilişip yanlış şeyleri teklif ettirmez.evlilikte 2 günü aşmayan küskünlüklerde iyidir.insan eşine küşüp barışınca ilişki tat kazanır.evliliğin iç kurallarının yaptırımını küsüp barışarak yola koyabilirsiniz.



  4. 18
    sevgili kardesim memmedizeko öncelikle yazin icin tesekkür ederim ama sorunda burda zaten benim esimininde benimde dinimiz hakkinda bilgilerimmiz var benim tek hatam namaz kilmamak onun disinda günahlardan mümkün mertebe kaciyorum ama esim seytanin hilesine yenik düsüyor Allah onu hidayete erdirsin ne diyeyim bende namaz kilmaya basliyacagim zaten biliyorumki Rabbim beni yanliz birakmiyacak ona tevekkül ettim ona sigindim Allah cümlemizi dogru yoldan ayirmasin Amin



  5. 19
    Rabbim yardımcınız olsun kardeşim inşallah her karanlığın bir sabahı olur



  6. 20
    sayın ela
    evliya yada sahabe mezarlarını eşinle ziyaret edin.onların menkıbelerini öğrenin dersler çıkarın.şunuda unutmayın gercek Allah dostlarının kabirlerini ziyaret ettiğinizde kalbinizde ürperti hasıl olur.size Allahı hatırlatır.(bir büyüğüm söylemişti)ürperti hasıl olmuyorsa mezar boştur.ölmeden önce ölünüz mantığından yola cıkarsak dini meseleleri bilmek ayrı yaşamak daha başka.yaşamazsan yattığı yerde evliyası olmayan mezara benzersin yaşarsanda etrafına iliklerine kadar ürperti verircesine karşındakinin saygısını kazanıp şeytanın sana yönlendirilmiş tüm oklarını kırıp atarsın inşallah.



  7. 21

    --->: esimle bosanmak üzereyiz bosanmak istemiyorum dualarınızı bekliyorum

    EVLİ OLANLARIMIZIN ARIDAN ALACAĞI DERS
    1. Arılar 1 gram bal için çiçeklere en az 7000 uçuş yapıyorlar.

    Sen ömür boyu mutluluk için yüzlerce kez pişman olmayı, binlerce kez naz çekmeyi, onlarca kez kavga etmeyi, anlaşmazlığa düşmeyi, hayal kırıklığına uğramayı, çiçekler getirmeyi, çikolatalar almayı, yüzlerce kez özür dilemeyi, binlerce kez sözünü geri almayı, binlerce kez “affet beni” demeyi, on binlerce kez “seni seviyorum” demeyi göze almalı değil misin?

    2. Bir kg bal için ise 40 bin tane arı, 6 milyon çiçeği dolaşıyor.

    Sen bir tutam sevda için, hiç bitmeyecek bir aşk için, en az beş duyunla, onlarca duygunla, binlerce güzel sözle, yüzlerce bakışla, susuşla, dinleyişle, dokunuşla, sevdiğinin beş duyusunu dolaşmalı, yüzlerce beklentisini karşılamalı, onlarca duygusuna karşılık vermeli, hayal kırıklıklarına, tedirginliklerine, nazlarına, kaprislerine, hüzünlerine, pişmanlıklarına, taşkınlıklarına, vurdumduymazlıklarına, kararsızlıklarına, korkularına, kaygılarına doğru yolculuk etmeli, onun kalbinin bütün köşelerini, aklının bütün kıvrımlarını, ruhunun bütün vadilerini dolaşmalı değil misin?

    3. Bal arıları bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeğin nektarını emiyor ve 100.000 km kanat çırpıyor.

    Evinde mutluluğu ağırlayabilmek için, kalbine aşkı doldurabilmek için, hayattan umduğunu bulabilmek için, çokça zahmete katlanmalı, çokça engelleri aşmalı, eşini anlamak için, onu bir çiçek kadar özel görmeli, ona konuşurken en az bir arı kadar seçici olmalı değil misin? Çiçekler nektarlarını gizlerler; arı çalıştığı için özlerini bala çevirirler; sen de eşinde saklı olanı açığa çıkarmak için çalışmalısın, sürekli kanat çırpmalısın.

    4. Arılar bu çalışmanın arasında birbirlerine bakıp bakıp “Neden hep ben çalışıyorum?” demiyorlar. Her biri kendisinden bekleneni yapıyor o kadar.

    Sen “hep ben bir şeyler yapıyorum, peki ya sen?” derken, eşine de aynı soruyu sorma hakkı tanımış olduğunun farkında değil misin? Sen sana düşeni yap; ona düşen ise ona kalsın. Sen kendinden bekleneni yapınca, hiç olmazsa eksik olan bir yarıyı tamamlamış olacak değil misin? Ama “önce sen yap ki…” dedikçe, elinde yarım bile olmayacak, sonuçta daha çok eksiğin olacak.

    5. Bir arı kolonisinin 1 kg bal üretebilmesi için 8 kg bal tüketmesi gerekiyor. Bu da koloninin 6 kez dünya çevresini dönmesi anlamına geliyor.

    Sevgiyi biçmek istediğin yere sevgi ekmelisin. Mutluluk almak istediğin tarlaya emek vermelisin. Dünyanın en güzel çiçeği bile bakımsız kalınca soluyor, renklerini kaybediyor. Arılar nasıl başkalarına verecekleri 1 kg bal için 8 kg balı kendileri için harcıyorlarsa, sen de 1 kg bal tadında aşk beklediğin eşinin hiç olmazsa 1 kg’lık (aslında 8 kg olması gerekiyor!) bal tadında aşkı almasına izin vermelisin. Korkma, bunun için dünya çevresini 6 kez dönmen gerekmiyor! Onu sarıp kucaklaman, kalbini çepeçevre kuşatman yeter de artar bile.

    6. Arılar bunu binlerce yıldır yapıyorlar; çünkü onların fıtratına vahyedilmiştir bal yapmak.

    Sen hiç olmazsa sadece bugün arılar gibi davran. Dün arılar gibi davranmamış olsan da önemli değil; dünkü gün geçti. Dün yaptıkların/yapmadıkların bugün yapacakların konusunda ayağına çelme takmasın. Arılar gibi davranmak için yarını da bekleme. Şunu kesinlikle bil ki, yarın hiç gelmeyecek; gelince adını “bugün” diye değiştirmiş olacak. Buna göre, “yarın” yaptığın bir şey olmayacak. Ne yaparsan “bugün” yaparsın. Bugün yaptığın her iş bir ömür boyu yaptığın iş olur.

    Sabrın ancak bugünün hakkını vermeye yeter. Üstelik kalbini dinlersen, kalbine sevmek için vermek gerektiğini söyleyen “sözler” kazındığını sen de fark edeceksin. Senin fıtratına da sıradan işlere bile aşkla başlamak, olağan şeylere bile olağanüstü hayranlıkla bakmak vahyedilmiştir.

    7. Arılar iğnelerini ancak hayatları tehlikeye girdiğinde kullanıyorlar ve sadece bir kez kullanıyorlar.

    Sen de kendini tehlikede görebilirsin. İğneni kullanmakta kendini haklı gördüğün zamanlar olabilir. Ama, unutma ki iğnenin en tehlikeli ucu kendine batmaktadır. Eşinin canını yakman senin canını da yakıyor olmalı. Sevdiklerine acı vermen en başta seni acıtıyor olmalı. Mutsuzluk üretenlerin hiçbiri mutlu değildir; unutma. Oysa mutluluk ne kadar bulaşıcıdır!

    8. Bir arı kendi ağırlığının 330 katı yük çeker.

    “Bunca sözün bana faydası yok ki…” diyorsan, “Artık sabrım kalmadı, dayanamıyorum!” diye düşünüyorsan, bir kez daha bak kendine; belki de kapasitenin hepsini kullanmıyorsun. Taşıdığın yük taşıyabileceğinin hepsi değil belki de…

    9. Arılar çiçekleri sever, kovana elleri boş dönmezler.

    Sen de, sevdiğin de çiçekleri seviyorsanız; eve elin boş dönme.

    10. Arıların bu yazıdan haberleri yok.

    Senin haberin olsun.




    Yudumla --->: esimle bosanmak üzereyiz bosanmak istemiyorum dualarınızı bekliyorum

  8. 22
    ÖRNEK EVLİLİK HAYATI
    SUKREDENLERDEN SUHEYB SABREDENLERDEN HIFA
    Medine'nin kadınları hem güleryüzlü, hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatun başka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler. Oğlu, abisi, erkek kardeşi olanlar akraba olmaya kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi ciddi sıkıştırır, araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler.Hifa Hatun'un methi hızla yayılır ve çoook uzaklara gider. Bırakın hekimleri, tüccarları; vezirler, sultanlar sıraya girer. Ancak o Necaşi gibi bir İmparatoru bile reddeder sadece ve sadece Allah'ın rızasını diler. Ama taliplerin ardı arkası kesilmez. Kimi ayaklarına halılar serer... Kimi eşiğine cevahirler döker... Yüz kızıl tüylü deveyi getirip kapısına bağlayanları mı sorarsınız, yoksa saray anahtarlarını önüne atanları mı? Hifa Hatun bütün bunlara dönüp bakmaz bile, Efendimizin huzuruna çıkıp "Ey Allah'ın Resûlü" der, "bana cennete götürecek bir şeyler öğretsene." Doğrusu o, Peygamber Efendimiz'in (sallu aleyhi ve sellem) 'gündüzleri oruç tut' ya da 'geceleri namaz kıl' gibi bir tavsiyede bulunacağını sanır ama Server-i Kâinat "Önce evlenmen lâzım" buyururlar "zira bununla dininin yarısını emniyete alırsın!" Hifa, büyük bir teslimiyetle boynunu büker ve "siz kimi münasip görürseniz ben ona razıyım" der. Mâlum, o sıradan bir hanım değildir ve onu nikahına alacak erkeğin de "özel" olması gerekir. Lâkin Resûlullah (sallü aleyhi ve sellem) ne kimseye ümid verir, ne de kimsenin ümidini kırar. Her zamanki gibi basit ve pratik bir çare bulur "yarın sabah mescide ilk gelenle evlen" buyururlar. Bu teklifi herkesin hoşuna gider, talipler erken kalkmak için tedbirler düşünür, kendilerince hazırlık yaparlar. Bu haberi elbette Hazret-i Suheyb de duyar ama dikkate almaz. Zira o fakir ve kimsesiz biridir. Evi yurdu yoktur ve karnını zor doyurur. Kah ağaç altlarına uzanır, kâh mescid gölgelerine kıvrılır. Uzun boyuna rağmen o kadar zayıftır ki, rüzgar sert esse ayaklarını yerden kaldırır. Ama bakın şu işe ki o gece Allahü teâlâ bütün sahabelere derin bir uyku verir, Hifa Hatun'un talipleri gözlerine çöken ağırlığa yenilirler. Resulullah Efendimiz (sallu aleyhi ve sellem) her zamanki gibi imsak sökerken mescide gelir ve büyük bir merakla talihli sahabeyi bekler. Nitekim mescidin eşiğinde bir gölge uzar ve Süheyb içeri girer. Resulullah Efendimiz namazdan sonra Hifa Hatunu çağırtıp neticeyi bildirir. Hazret-i Hifa büyük bir teslimiyetle kabul eder.Efendimiz güzel bir hutbe okur ve nikah akidlerini yaparlar. Sonra şanslı sahabeye döner "Ey Süheyb" buyururlar, "şimdi hanımına bir hediye al ve tut elinden evine götür."Suheyb Radıyu anh ellerini çaresizlikle iki yana açar. "İyi ama" diye mırıldanır, "benim ne bir dirhem gümüşüm, ne de sığınacak evim var." Hifa Hatun kocasının boynunu büktürmez, ona içinde on bin dirhem gümüş olan süslü bir heybe gönderir ve "filanca yerdeki köşkümü sana hediye ettim" der. Alemlerin Efendisi çok hislenir onlara hayır dualar ederler. süheyb, o gün Medine sokaklarında dolanır durur, akşama doğru utana sıkıla konağa sokulur. Kendisi için hazırlanan muhteşem sofradan ya bir, ya iki hurma alır ve "Ya Hifa" der, "biliyorum sen benim için bulunmaz bir nimetsin, ben ise senin için sadece mihnetim. Ben şükretsem gerek, sen sabretsen gerek. İster misin şu geceyi taat ve ibadetle geçirelim zira Efendimiz (Sallü aleyhi ve sellem) "Cennette yüksek bir çardak vardır. Orada yalnız şükredenlerle sabredenler otururlar." buyurdular. Ve öyle de yaparlar. Seccadelerini gözyaşları ile ıslatır, kalplerini zikr ile aydınlatırlar. Cebrail Aleyhisselam olup biteni Resulullah Efendimize anlatır ve onları Allahü teâlânın cenneti ve cemaliyle müjdeler. Ertesi sabah, namazdan sonra Efendimiz Suheyb'i yanlarına oturtur "Ey Süheyb" buyururlar "geceki halini sen mi anlatırsın ben mi anlatayım?" Süheyb gözlerini kucağına indirir, zor duyulan bir sesle "Allahın Resulü en iyisini bilir" cevabını verir. Efendimiz onlara "ne mutlu size" gibilerinden bakar, "İkiniz de cennetliksiniz" buyururlar, "... ve Allahü teâlâyı göreceksiniz!" Süheyb derhal secdeye kapanır ve "Ya Rabbi!" diye yalvarır, "o ki beni mağfiret ettin, günahlara bulaşmadan canımı al!" Allahü teâlâ bu yanık duayı kabul eder, Suheyb, secdede kalakalır. Mescidde bulunanlar ağlamaklı olurlar. Resulullah Efendimiz (sallu aleyhi ve sellem) "Size daha şaşılacak bir şey söyliyeyim mi? Şu anda Hifa Hatun da ruhunu Hakka teslim etti" buyururlar. Namazlarını, yüzü suyu hürmetine yaratıldığımız o yüce Server kıldırır. İkisini yanyana toprağa bırakırlar. Baş uçlarına küçük bir tahta çakar. Birine "şükredenlerden Suheyb" yazarlar, öbürüne "sabredenlerden Hifa!"



  9. 23
    memediziko yine banlanacaksın bak demedi deme kardeşim konu açılmış bize düşen konu üstünde yorum yapmak uzun uzun konu paylaşımında bulunuyorsun eğer paylaşmak istediğin konular varsaki eminim vardır konuya göre guruplarımız mevcut uygun yere açarsın...selametle...



  10. 24
    sayın eksen
    amacım yer kapmak değil insanlığa hizmet olsun.bu konu ilgimi çekti biraz rehberlik ediyim dedim.boşanma sonrası yuvasız kalan çocukların hatrına beni idare edin hatam varsa özür.



  11. 25
    Yer kapmaya çalıştığını düşünmedim bile sonuçta koskoca bi site ve bütün bayanlara açık bi site görev paylaşımımızda çok ama anlatmak istediğimin ne olduğunu anladın sanırım katılımın bence renk katıyo inan kurallı hatırlatmaktı niyetim selametle



  12. 26
    teşk.GELİN DAMAT ADAYLARIN DİKKATİNE
    SEVGİLİ GELİN HANIMLAR!...

    1. Beyine hoşlanacağı isim ve sıfatlarla hitap et!
    2. Onun sevdiği yemekleri güzel yap ki, evini özlesin.
    3. Beyin evden çıkarken onu uğurla; akşam döndüğünde güler yüzle karşıla!
    4. En çok güzel görünmen gereken kişinin beyin olduğunu bil!
    5. İffetini ve hayanı muhafaza et. En güzel elbisenin takva elbisesi olduğunu unutma; her işimizi murakabe eden Allah(celle celalüh)’ı düşün!
    6. Sevgini beyinle ve çocuklarınla paylaş. Evinin direği ol! Beyin evde olmadığı zaman gözü arkada kalmasın.
    7. Beyine her fırsatta teşekkür etmeyi unutma! Gücü yetmeyeceği külfetin altına sokma, başkalarına da şikayet etme!
    8. Beyini işlerini makam ve mevkisini bil! Sevincini ve üzüntüsünü paylaş!
    9. Beyinin izni olmadan ve onun müsaade etmeyeceği yerlere gitme!
    10. Tutumlu ol! Müsrif olma. Zor zamanlarda da isyan etme!
    11. Temiz ve tertipli ol. Beyinin elbiseleri de temiz ve ütülü olsun.
    12. Beyinin akrabalarına ve onun sevdiklerine yedirip içirmekten kaçınma. Onlara güzel davran!
    13. Kayınvalideni tecrübeli bir anne olarak sev ve say ki, beyin üzülmesin.
    14. Annenin evine gereksiz ve aşırı gitme ki, evdeki işlerin aksamasın.
    15. Çocuklarını hayırlı bir evlat olarak yetiştirmeye gayret et ki, millet de sizi hayırla yad etsin.


    SEVGİLİ DAMAT BEYLER!...

    1. Evinden çıkarken hanımına Allah(celle celalüh)’a ısmarladık diyerek çık. Onun gönlünü hoş tut!
    2. Pencerelerden yolunu gözletme, vakitlice evine gel!
    3. Dışarıda yediğinden içtiğinden evine de getir!
    4. Hanımının kusurlarını başkalarına anlatma!..
    5. Evini harçlıksız bırakma, onları kimseye muhtaç etme!
    6. İş hayatının sıkıntılarını eve yansıtma! Evde sevinç olsun.
    7. Düğüne yada gezmeye gittiğinde mümkünse hanımını da götür!
    8. Evine geldiğinde selamla ve güler yüzle gir ki, ev halkı senin geldiğine sevinsin.
    9. Evini Kuran’sız, kitapsız ve namazsız bırakma! Sabah namazına kalktığında ev halkını da kaldır ki, rahmet ve bereket gün boyu sizinle olsun.
    10. Gayretli ol, kıskanç ol! Ancak tecessüs etme, su-i zan ile hareket etme! Ayıp ve kusur araştırmakla meşgul olma!
    11. İnsaflı ol; hanımının gücünün yetmeyeceği işleri ondan bekleme. Gerekirse ona yardım et.
    12. Kararlarında hanımınla da istişare etmeyi unutma!
    13. Beklenmedik anlarda sürpriz hediyelerle gönül almasını bil!
    14. Dünya evine girmek, dünyaya dalmak olmamalı; Ahiretini unutma! Din, vatan ve insanlık için çalışmayı terk etme!
    15. Şunu bil ki, az olan helal kazanç, çok olan haram kazançtan hayırlıdır. Haram lokma yeme, hanımına ve çocuklarına da yedirme!



  13. 27
    gercekten güzel bir paylasim Allah razi olsun



  14. 28
    EVGİLİ GELİN HANIMLAR!...

    1. Beyine hoşlanacağı isim ve sıfatlarla hitap et!
    2. Onun sevdiği yemekleri güzel yap ki, evini özlesin.
    3. Beyin evden çıkarken onu uğurla; akşam döndüğünde güler yüzle karşıla!
    4. En çok güzel görünmen gereken kişinin beyin olduğunu bil!
    5. İffetini ve hayanı muhafaza et. En güzel elbisenin takva elbisesi olduğunu unutma; her işimizi murakabe eden Allah(celle celalüh)’ı düşün!
    6. Sevgini beyinle ve çocuklarınla paylaş. Evinin direği ol! Beyin evde olmadığı zaman gözü arkada kalmasın.
    7. Beyine her fırsatta teşekkür etmeyi unutma! Gücü yetmeyeceği külfetin altına sokma, başkalarına da şikayet etme!
    8. Beyini işlerini makam ve mevkisini bil! Sevincini ve üzüntüsünü paylaş!
    9. Beyinin izni olmadan ve onun müsaade etmeyeceği yerlere gitme!
    10. Tutumlu ol! Müsrif olma. Zor zamanlarda da isyan etme!
    11. Temiz ve tertipli ol. Beyinin elbiseleri de temiz ve ütülü olsun.
    12. Beyinin akrabalarına ve onun sevdiklerine yedirip içirmekten kaçınma. Onlara güzel davran!
    13. Kayınvalideni tecrübeli bir anne olarak sev ve say ki, beyin üzülmesin.
    14. Annenin evine gereksiz ve aşırı gitme ki, evdeki işlerin aksamasın.
    15. Çocuklarını hayırlı bir evlat olarak yetiştirmeye gayret et ki, millet de sizi hayırla yad etsin.


    SEVGİLİ DAMAT BEYLER!...

    1. Evinden çıkarken hanımına Allah(celle celalüh)’a ısmarladık diyerek çık. Onun gönlünü hoş tut!
    2. Pencerelerden yolunu gözletme, vakitlice evine gel!
    3. Dışarıda yediğinden içtiğinden evine de getir!
    4. Hanımının kusurlarını başkalarına anlatma!..
    5. Evini harçlıksız bırakma, onları kimseye muhtaç etme!
    6. İş hayatının sıkıntılarını eve yansıtma! Evde sevinç olsun.
    7. Düğüne yada gezmeye gittiğinde mümkünse hanımını da götür!
    8. Evine geldiğinde selamla ve güler yüzle gir ki, ev halkı senin geldiğine sevinsin.
    9. Evini Kuran’sız, kitapsız ve namazsız bırakma! Sabah namazına kalktığında ev halkını da kaldır ki, rahmet ve bereket gün boyu sizinle olsun.
    10. Gayretli ol, kıskanç ol! Ancak tecessüs etme, su-i zan ile hareket etme! Ayıp ve kusur araştırmakla meşgul olma!
    11. İnsaflı ol; hanımının gücünün yetmeyeceği işleri ondan bekleme. Gerekirse ona yardım et.
    12. Kararlarında hanımınla da istişare etmeyi unutma!
    13. Beklenmedik anlarda sürpriz hediyelerle gönül almasını bil!
    14. Dünya evine girmek, dünyaya dalmak olmamalı; Ahiretini unutma! Din, vatan ve insanlık için çalışmayı terk etme!
    15. Şunu bil ki, az olan helal kazanç, çok olan haram kazançtan hayırlıdır. Haram lokma yeme, hanımına ve çocuklarına da yedirme!

    sorulan soruların altına konu açamak yerine bu bölüme açman daha güzel olur kardeşim http://www.muminem.net/islamda-aile/



boşanmak istemiyorum,  bosanmak istemiyorum,  boşanmaktan vazgeçirme duası,  boşanmak isteyen erkek nasıl vazgeçirilir,  boşanmak isteyen kocayı vazgeçirme duası,  boşanmak üzereyim ne yapmalıyım,  eşimi boşanmaktan vazgeçirmek için dua