Soru ve Cevaplarla İslam ile Siyer Soruları Forumundan Peygamberimiz’in (s.a.v.) oğlu İbrahim ne zaman vefat etmiştir? Hakkında Kısa Bilgi.
  1. 1
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    20 Ekim 2009
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    188



    Peygamberimiz’in (s.a.v.) oğlu İbrahim ne zaman vefat etmiştir?






    Peygamberimiz’in (s.a.v.) oğlu İbrahim ne zaman vefat etmiştir? Tevbe.org Peygamberimiz’in (s.a.v.) oğlu İbrahim ne zaman vefat etmiştir?

    Hicretin 10. senesi Rebiülevvel ayının onuncu günü Salı.

    Peygamber Efendimizin mübârek kalbi bütün insanlara karşı bir şefkat ve merhamet kaynağını andırıyordu. Mini mini yavrulara şipşirin çocuklara karşı ise bambaşka bir muhabbet apayrı bir şefkat besliyordu. Hele kendi çocuklarına karşı âdeta bir şefkat ve sevgi deryâsıydı.

    Hz. Hatice'den dünyaya gelen iki oğlu Kasım ve Abdullah'ı henüz Mekke'de iken ve bebek yaşta ebedî âleme uğurlamıştı. Abdullah isimli çocuğuna Peygamberimizin "Tayyib" ve "Tahir" lakapları verdiği nakledilir. Bazı kaynaklarda Tahir ve Tayyib isimleri Peygamberimizin diğer erkek çocuklarına ait olduğu söyleniyorsa da kabul edilmemiştir.

    Onların ebedî âleme göçü ile mübarek kalbleri oldukça teessür duymuştu. Fakat Hz. Mâriye'den sevgili oğlu İbrahim'in dünyaya gelişi onu bir derece teselli ediyordu. Bu sebeple bu biricik oğlunu fazlasıyla seviyordu. Mübarek elleriyle başını okşuyor kucağına alıp göğsüne basarak bu sevgi ve şefkatini izhar ediyordu.

    Evet şefkat "rahmet-i İlâhiyye'nin en lâtif en güzel en hoş en şirin cilvelerindendir." Şefkatin en şirini de evlâda karşı duyulanıdır. Çocuk ise Cenab-ı Hakkın anne-babaya muvakketen teslim edilmiş bir emânetidir.

    İşte Resûl-i Kibriyâ Efendimiz her emânet gibi bu emânete karşı da gereken alâkayı esirgemiyordu. Çocuğunu Cenab-ı Hakkın rahmetinin bir cilvesi olarak görüyor ve onun için seviyor bağrına basıyordu.

    Hz. İbrahim on altı ayına henüz ayak basmıştı. Bu sırada Peygamber Efendimiz onun hastalandığı haberini aldı. Sevgili oğlunun annesi Hz. Mâriye ile birlikte oturdukları bağ içindeki evine gitti.

    Peygamber Efendimiz hasta yatan nur topu oğlunun gözlerinde eski parlaklığı ve hareketli bakışlar. göremiyordu. Gürbüz ve hareketli İbrahim bir anda sessiz sakin ve dünyadan küsmüş gibi duruyordu. Bu haliyle ebedî âleme yolcu olduğunu âdeta ifade etmek istiyordu.
    Bunu fark eden Efendimiz kucağında tuttuğu sevgili oğlunun yavaş yavaş kayan gözlerine bakarak "'ın takdirine karşı elden ne gelir ey İbrahim!" buyurdu. Az sonra Hz. İbrahim fani dünyaya gözlerini yumdu.

    Bu esnada Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübârek gözlerinden yaşlar boşandı. Hz. Abdurrahman bin Avf "Yâ Resûlallah! Siz de mi ağlıyorsunuz? Böyle ağlamaktan halkı men etmemiş miydiniz?" deyince Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurdular:

    "Ey ibni Avf? Ben size günah ve ahmaklığın ifadesi olan şu iki ağlayış ve bağırışı yasakladım: Nimete kavuşulduğu sıradaki eğlence oyun bağırışından ve musîbet ve felâket sırasındaki bağırışla yüz göz tırmalamak üst baş yırtmaktan. Benim bu ağlamam ise şefkatin eseridir acımadan ibârettir. Merhamet etmeyene merhamet edilmez!"1

    Peygamber Efendimiz yukarıdaki dersinden sonra da göz yaşlarına hâkim olamadı. Gözleri yaşla dolunca şöyle buyurdu:
    "Göz yaş döker kalb teessür duyar. Biz Yüce Rabbimizin râzı olacağı sözden başkasını söylemeyiz. Vallahi ey İbrahim! Senin ayrılığın bizi fazlasıyla mahzun etti!"2

    Bir erkek evlâda doyamamanın hasretli gözyaşlarını akıtan Efendimiz daha sonra karşısındaki dağa bakarak şöyle buyurdu:
    "Ey dağ! Eğer bendeki üzüntü sende olsaydı muhakkak yıkılmış gitmiştin. Fakat biz 'ın bize emrettiğini söyleriz: 'İnnâ lillahi ve İnnâ ileyhi râciûn"'3

    Teçhiz ve tekfininden sonra en mûtenâ ve mübârek eller üzerinde Hz. İbrahim Baki' mezarlığına götürüldü. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) orada cenaze namazını kıldırdı.

    Kabir hazırlanmıştı. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) kabirde bir delik gördü. Kabir kazanın dikkatini çekti ve oranın kapatılmasını emretti. Kabiri kazan "Yâ Resûlallah! O delik mevtaya ne zarar verir ne de fayda!" deyince Kâinatın Efendisi şu dersi verdi:
    "Evet o ölüye fayda da vermez zarar da. Ancak dirinin gözüne zarar verir rahatsız eder. kul bir iş yapınca onu mükemmel yapmasını ister."4

    Bundan sonra Hz. İbrahim kabre kondu. Server-i Kâinat Resûl-i Kibriyâ Efendimiz (a.s.m.) mübarek elleriyle göz yaşları arasında kabrin üzerine toprak serpti su serpti.

    Peygamberimiz (s.a.v.)in Müslümanları İkazı

    Hz. İbrahim'in vefat ettiği gün güneş tutulmuştu.

    Halk bunun onun vefâtıyla ilgili olduğunu sanarak "İbrahim'in ölümü sebebiyle güneş tutuldu" dedi.

    Resûl-i Kibriyâ Efendimiz bunu duyunca Mescid-i Şerife vardı ve 'a hamd ve senâdan sonra Ashab-ı Kirama şu dersi verdi:
    "Ey insanlar! Biliniz ki güneş ve ay; 'ın kudret alâmetlerinden ikisidir. Bir kimsenin vefatı veya birinin hayatı sebebiyle tutulmazlar.
    "Bunları tutulmuş gördüğünüzde hemen mescidlere gidiniz. Onlar açılıncaya kadar da 'a duâ ediniz namaz kılınız!"5

    Hz. İbrahim'in ölümü ile Peygamber Efendimizin çocuklarından sadece kızı Fâtıma hayatta kalmış oluyordu. Bu da onun neslinin hikmete binâen oğullarından değil kızından devam edeceğinin bir ifadesiydi. Böylece; "Muhammed hiçbirinizin babası değildir; o 'ın Resûlüdür ve peygamberlerin sonuncusudur"6 âyet-i kerimesinin işârî mânâsı da anlaşılmış oluyordu:


    "Bir kısım şu âyetten şöyle bir işâreti gaybiyeyi fehmeder ki; Peygamberin (a.s.m.) evlâdı zükûru [erkek çocukları> rical derecesinde kalmayıp rical olarak nesli bir hikmete binâen kalmayacaktır. Yalnız 'Rical' tâbirinin ifâdesiyle nisânın [kadınların> pederi olduğunu işâret ettiğinden nisâ olarak nesli devam edecektir. Felillahilhamd Hz. Fâtıma'nın (r.a.) nesl-i mübareki Hasan ve Hüseyin gibi iki nuranî silsilenin bedri münevveri Şemsi Nübüvvetin mânevî ve maddî neslini idame ediyorlar."7

    1. Tabakât 1:138.
    2. Tabakât 1:138-139; Müslim 4:1808.
    3. Belâzurî Ensab 1:452.
    4. Tabakât 1:142.
    5. Tabakât 1:142; Müslim 2:630.
    6. Ahzab Sûresi 40.
    7. Bediüzzaman Said Nursî Sözler s. 384.

    salih suruç








    Peygamberimiz’in (s.a.v.) oğlu İbrahim ne zaman vefat etmiştir? Mumine Forum

  2. 2
    Devamlı Üye
    Üyelik tarihi
    23 Mayıs 2014
    Mesajlar
    2.377
    Reklam




    Peygamber efendimizin üç erkek çocuğu dünyaya gelmiş fakat üçü de daha küçük yaşta olmalarına rağmen vefat etmişlerdir. Hayatta kalan bir tek kızı olan hazreti Fatıma'dan soyu devam etmiştir.



hz ibrahim ne zaman öldü,  hz ibrahim ne zaman doğdu,  hz ibrahim kaç yaşında vefat etti,  hz ibrahim nasıl öldü,  hz. ibrahim ne zaman vefat etti,  hz ibrahimin ölüm tarihi,  hz muhammedin oğlu abdulahın ölüm tarihi