Makale ve Şiirler ve Şiirler Forumundan Serdar Tuncer Şiirleri Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Serdar Tuncer Şiirleri

    Reklam




    Martıların gözlerinden dinledim
    İstanbul'un boğazı yanmış dün gece
    Yıldızlar şahitlik etmiş, güya suçlu benmişim
    Oysa can, yemin olsun yanağımdan süzülen denize
    Ben bu şehre yüreğimi içirmedim

    Göklerden hicran yağdı, İstanbul'lu bir geceydi
    Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın
    İsmin dudaklarımda idamlık bilmeceydi
    Yalansa kahrolayım, sen İstanbul kokardın

    Sevda dediğin gülüm bir busedir dudağımda
    Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi...
    Utanır, intihar ederdi ölüm,
    Hayata rest çekip ağladığımda,
    Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi...
    Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda
    Toprak gibi, yaprak gibi, candan özge can gibi
    Kuş uçmaz kervan geçmez dağımda,
    Kah aşkı yağan kar tanesi
    Kah Leyla tüten rüzgardın

    Zambak gibi leylak gibi,
    Sigaramda duman gibi
    Sevdiceğim, sen İstanbul kokardın

    Dayadım ondörtlüyü İstanbul'un şakağına
    İstediğim gül içmekti gözlerinden bir yudum
    Seni sordum gündüzlerce bu şehrin her sokağına
    Söylemedi, inat ettim gece seni uyudum

    Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim
    Ayla toprak şahittir, şahittir denizle gece
    Sensizken, İstanbul'da bir kez olsun gülmedim
    Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri
    Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim
    Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul
    Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim
    Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim
    Belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim

    Gözlerimden dökülen yaş denizi ıslatıyor
    Sevda kilim, hasret nakış, gönül derdi dokuyor
    Çatlayası deli yürek 'sen sen' diye atıyor
    Oy gece gözlüm oy, İstanbul SENİ kokuyor

    Sen son cümle ben noktayım
    Bitme bensiz bitme sakın
    Bana benden uzaktayım
    Sana senden fazla yakın

    Sen körebe ben yoktayım
    Azlığını bildim çokun
    Hem karada hem aktayım
    Gözsüz görüp elsiz dokun

    Her yakına ıraktayım
    Nerde hani nerde kokun
    Sekizinci duraktayım
    Yedi renge bıçak sokun

    Su bende ben kuraktayım
    Var uzakta yok'ta yakın
    Sana bensiz varmaktayım
    Sakın durma gitme sakın

    Serdar Tuncer




    Kurbanım

    Yar adıyla başlayayım sözüme
    Gülsüz bağda bülbül ötmez kurbanım
    Sözü önce söyleyeyim özüme
    Yoksa kalpten kalbe gitmez kurbanım

    Sen senin olmazsan tüm dertler biter
    Varını yokunu mürşidine ver
    Ustanın elinde kütük ol yeter
    Teslim olan zarar etmez kurbanım

    Güvenme kendine ben oldum diye
    Pişenler hamım der, bir düşün niye
    Tövbe lazım ettiğimiz tövbeye
    Bir tövbeyle bu iş bitmez kurbanım

    İltifat beklemek kırılmak nedir
    O kapıdan kovsa sen bacadan gir
    Ha sevmiş ha dövmüş ikisi de bir
    Sevmese kaşını çatmaz kurbanım

    Çalış nasibini al dünyadan yana
    Ama sanma dünya yar olur sana
    Ahiret parası lazım insana
    Güneş hep batıdan batmaz kurbanım

    Hizmet yoksa himmet olmaz bu kesin
    Hem hizmet nimettir böyle bilesin
    Gayret et gönle gir “benimdir” desin
    Sultan kölesini atmaz kurbanım

    Yap dediğini yap emrine göre
    Bu iş bensiz olmaz deme boş yere
    O eli tutmuşsa insan bir kere
    Nefsini hesaba katmaz kurbanım

    Cahiller ağzını açınca ben der
    Ben deyip yol alan var mı hiç göster
    Eli hep güzel gör kendini hep yer
    Tezek su dibine batmaz kurbanım

    Günahtı sevaptı bunlar boş hesap
    Her neyi yaparsan için yap
    Avamın işidir bu hesap kitap
    Aşıklar kar zarar gütmez kurbanım

    Dua kabul, niye sıddıkın ahı
    Ne dedi hızıra nakşibend şahı
    Hatırla idrak et anla bu rahı
    Ben sadıkım demek yetmez kurbanım

    Sadakat ne derse doğru demekmiş
    Onsuz doğrulara eğri demekmiş
    Sadakat sıddıkın bağrı demekmiş
    Ciğer yanar duman tütmez kurbanım

    Er olmak isteyen serinden geçer
    Bir saki elinden badeyi içer
    Seç deseler yarin zehrini seçer
    Ağyarın balını tatmaz kurbanım

    Sözün özü derdi minnet bil cana
    Yare can ver ki can yar olsun sana
    Serdar isen serini koy meydana

    Kurbanlara bıçak tutmaz kurbanım








    Aynalar
    Yoklukta gözlerimdir
    Varlıkta perdem benim
    Bir anlayabilsem bir
    Bu aynalar nem benim
    Biter mi nasıl neden
    Soyunsam kelimeden
    Seni senden seyreden
    Hem değilim hem benim
    Aynalara ayna yar
    Aynada bir ayna var
    Dile gelsin aynalar
    Sen değilsem kim benim



    Belâ hastası
    Haykırır sükûtu, surdadır nöbet
    Ölüm kement atıp, güler ölüme
    Son durak ezelde, ilk nasıl ebet?
    İç kendi kanını, çıldır kelime!

    Akıl sudan kova, hakikat kuyu
    Çözdüğüm her suâl, cevaba perde
    Yaktım da suları yıkayan suyu
    Güneşi ıslatan o ateş nerde?
    Ara dur kendini belâ hastası
    Sen varsın yokluğu çıldırtan yokta
    Rûhun bedenine deli yaftası
    Yay sensin kendine çevrilen okta!



    Bilmece

    Bilmeceydin sen bana hatırlar mısın ey yar
    Kimi gün divaneydim başıboş sokaklarda
    Avare bir ümidin gölgesiydim kimi gün
    Belki visal gizlidir hıçkıran dudaklarda
    Hicranın verasında belkisiz tebessüm var
    Aşk bir damla ben deniz sen gökte dolunaysın
    Dalgalara göz kırpsan sarar bizi med cezir
    Nedir bakışındaki bu esrar bu muamma
    Yüreğinle yüreğime çektiğin perde nedir
    Yaşamayı bekleyenler ölmeye mi gün saysın
    Sen mi aşksın ben mi sen inan sezmek imkansız
    Anlatır mı gözyaşım bir gün gelirse dile
    Seni gören her ayna tebessümü ağlatır
    Aşık olur kendine seni görse aşk bile
    İmkan bende düğümlü seni çözmek imkansız



    Bir Ah Etmem
    Elde mızrap dilde türkü değilsin
    Nasıl çalsın söylesene saz beni
    Bende ben ol herkes beni sen bilsin
    Bak aynaya senden gizli süz beni
    Sultan iken baş üstünde tuttuğun
    Viran edip kölem diye sattığın
    Hasretlere ilmek ilmek attığın
    Kördüğümüm, vuslatım ol çöz beni
    Bir ah etmem senden gelen bin derde
    Arat beni vur emriyle her yerde
    Katilime bir resmini gösterde
    Görmüş olsun seni gören göz beni
    Suya kanar aşka susar niceler
    Gözyaşımı mesken tutar geceler
    Harf çıldırsa deli olsa heceler
    Anlatamaz seni bilmez söz beni



    Adı Konul-a-mayan Şiir
    Güldüğün gün yaratıldı gülmeler
    Kelime var oldu konuştuğun an
    Yoktu ağlamasan göklerde keder
    Yalnızlık bir hiçti yalnız kalmasan

    Gönlüne borçludur aşk ahengini
    Yaşadın diye var zaman ve mekan
    Seninle tanıdı her şey kendini
    Var bile bir yoktu sen var olmasan



    Bulutlar Bile Yoktu
    Ateşe ve suya yeminle
    İnsanların üşüdüğünü görmeden bildik,
    İçimizdeki ateşin sadece bizi yaktığını...
    Ve susuzluk ne demek
    Boğul,
    Kendinden dinle
    Yağmuru şemsiyesiz sevdiğimiz gün
    Bulutlar bile yoktu
    Islanırken seninle...



    Deme Bari

    Bir yudum aşkını bana çok gördün
    Çöllere atıp da yüz deme bari
    Vermek istemedin istemek verdin
    Kendini kendinden süz deme bari
    Hem her şeyde varsın hem hepsinde yok
    Elestte tek oldun dünyada bir çok
    Hem yay ol diyorsun hem hedef hem ok
    Çıktığım yokuşa düz deme bari
    Beni tat diyerek sen beni tattın
    Sanki beni benim için yarattın
    Vuslat bile yoktu hicrana attın
    Bensiz ol benimle gez deme bari
    Tövbeye muhtaçken tövbemin ahı
    Sensiz işlemedim hiç bir günahı
    Madem ki sağımdan çektin eyvahı
    Solumda durana yaz deme bari
    Güya her perdeden öte yerdesin
    Ya perde yok ya sen sana perdesin
    Tamam sustum sormuyorum nerdesin
    Taktığın perdeye göz deme bari
    Nice dilberleri peşine takıp
    Kimin yolda kimin çölde bırakıp
    Hadi gel der gibi uzaktan bakıp
    Attığın kazığa naz deme bari



    Dosta Doğru
    Kelime muammâ, sevgi kör bıçak
    Anlatmaya kalksam dil kan oluyor
    Resimde soluyor baktığım çiçek
    Toprağı koklasam, gül kan oluyor
    Sustukça içimde haykıran bir ses
    Diyor ki ümitten ümidini kes
    Seni anıp sigaramdan bir nefes
    Çeksem; duman alev, kül kan oluyor
    Sazımla konuşsam susmak zûl diye
    Bir türkü yollasam sana gül diye
    Vursam mızrabımı hadi gel diye
    Yollar çıkmaz sokak, tel kan kokuyor
    Bir şâir âh çeker boyun bükerek
    Ne lâfa hâcet var, ne söze gerek
    Biri dostum dese, bu kahpe yürek,
    Dosta doğru giden al kan oluyor



    İttiba
    Dağların başında bulutum derken
    Dipsiz bir kuyunun dibiyim şimdi
    Anneler gönlümden sevgi emerken
    Aç susuz bir bebek gibiyim şimdi
    Gördüğüm hayalmiş bildiğim yalan
    Talan var aklımda gönlümde talan
    Sensin sen her şeyden geriye kalan
    Tabiyim tabiyim tabiyim şimdi



    Kalmadı
    Ne beni terk etmek ne sana varmak
    Aşkından başka bir vebal kalmadı
    İradem hiçliğe süzülen ırmak
    Ben benim demeye mecal kalmadı
    Düşümde bir ağaç yukarda kökler
    Gölgeler düş görür aynalar bekler
    Annenin yüzünde ağlar bebekler
    Gerçekten başka bir masal kalmadı



    Kan Gibi
    Günleri aşka kurun
    Rengi siyahtır karın
    Geride kalsın yarın
    Dün gibi...
    Sen örümcek sen ağsın
    Ölüler kadar sağsın
    Yokluk üstün doğsun
    Gün gibi...
    Ben hiç bir zaman bendim
    Yandım damlaya döndüm
    Aynalarda göründüm
    Sen gibi...
    Can niye ezel kokar
    Yerden göğe yağan kar
    Ölü saklarmı mezar
    Ben gibi...
    An gelir yanar perde
    Gölge bensem O nerde
    Dermansızlık bu derde
    Can gibi...
    Kanım mıknatıs pası
    Demir ve aşk yarası
    Ezel ebet arası
    An gibi...
    Benmişim bana pusu
    Ver suya bir yudum su
    Niye kanın kokusu
    Kan gibi...



    Meçhul Çağrı
    Yüreğim sevdaya açılan gemi
    Yolculuk nereye sor sevdiceğim
    Yıldızlar altında mahzûn gölgemi
    Yaşlı gözlerinle sar sevdiceğim.
    Çözümsüz bilmece aşkın esrârı
    Çileyle yıkanmak sevenin kârı
    Eserse çöllerden vuslat rüzgârı
    Kalbini kumlara ser sevdiceğim.
    Hicranlar kül eder gönül dağını,
    Yağmur mu öpecek, gül dudağını
    Âşık kelebeğin ölüm ağını
    Bir hüzzam besteyle, ör sevdiceğim.
    Yanmayı bilince buzlarda duran
    Güneşi görünce geceyi saran
    Günün her ânında hasreti vuran
    Saati sevgiye kur sevdiceğim.
    Vermedin hâtıra yırtık resmini
    Gözyaşlarım sustu, nânkör ismini
    Görmek istiyorsan, aşkın cismini
    Kalbimi ikiye yar sevdiceğim.
    Aşkım kıvranırken gül pençesinde
    Sana serenât var, bülbül sesinde
    Hâkim sensin artık aşk celsesinde
    Kalemi ortadan, kır sevdiceğim.
    Zehiri tadınca küsersin bala
    Bir meçhûl çağrıyla düşersin yola
    Sensizliğe mahkûm harâbe kula
    Çaldığın yılları ver sevdiceğim.



    Muamma
    Ey ömür mısraı aradım seni
    Manayı sükuta döndüresiye
    Kelime kelime sardım gölgeni
    Bir muamma kaldı senden geriye
    Eyvah sır sır eyvah şiire kandım
    Mansur gülü dermiş güle mersiye
    Hem darağacından bıktım usandım
    Hem her dem haykırdım şiirim diye



    Nazlı Çiçek
    Ben bir deli rüzgar sen nazlı çiçek
    Her sabah busemle yoklarım seni
    Gerçek kadar rüya düş kadar gerçek
    Bir anın içinde koklarım seni
    Kalbime gel eşiğinde dur desem
    Kapıyı bul el sürmeden vur desem
    En sonunda gel içeri gir desem
    Gelme git, bir ömür beklerim seni
    Tam giderken vuslat bana ar desem
    Yar mı aşktır aşk mı daha yar desem
    Çözen gelmez aşka dair sır desem
    Çözüp gel sinemde saklarım seni
    Çek yeter kalbimden ellerini çek,
    Terk edip gitmezsem bu aşk bitecek
    Hani bir sır vardı ey nazlı çiçek
    Fırtınan olursam haklarım seni



    Paylaş
    Serdar Tuncer Şiirleri Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Kalmadı
    Ne beni terk etmek ne sana varmak
    Aşkından başka bir vebal kalmadı
    İradem hiçliğe süzülen ırmak
    Ben benim demeye mecal kalmadı
    Düşümde bir ağaç yukarda kökler
    Gölgeler düş görür aynalar bekler
    Annenin yüzünde ağlar bebekler
    Gerçekten başka bir masal kalmadı
    bu mısraları çok anlamlı buldum
    güzeldi,emeğine sağlık kardeşim



serdar tuncer sadece sen sözleri,  serdar tuncer kurbanım sözleri,  sadece sen serdar tuncer sözleri,  serdar tuncer sadece sen şiiri sözleri,  serdar tuncer gül bülbüle hasret sözleri,  serdar tuncer sadakat sözleri,  serdar tuncer gizli sevda sözleri