Makale ve Şiirler ve Şiirler Forumundan Özgürlüğüm Secdegahım Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Özgürlüğüm Secdegahım

    Reklam




    Özgürlüğüm Secdegahım ( III )







    Vurgun gece gönül yaşıma ilişti
    Hasretimde en ulvi dorukta idi
    Ve akıttım yaşımı seccademe
    Gönül verdim de gönül aldım
    Her gece üzerindeki alış-verişimde
    Mevsim ötesi destanında
    Uyanış harikası miftahında
    Açtım hazinemi iki rekatla
    Vardım bana en yakın olan
    An'daki an,'a!...


    Konum bir birliğe çağrışım
    Aşılamaz gibi görünen sorunlar aksak bir kayıt
    Kurtlar sofrasında yamyamlar
    Ve özgürlük adına uykusundan uyanamayanlar!


    İbret alınmadı o cesetten
    Son an'a bırakıldı tevbeler
    Düşünülmedi
    Düşürüldü hayaller
    Firuze bir çiçekle
    İçten bir içtenlikle
    Herşeyi bir kenara atıp
    Masumca bir boyun büküşle
    Gidilmedi secdeye
    Ya da 'af' denildi hasrete!...


    Konum bir birliğe çağrışım
    Aşılamaz gibi görünen sorunlar aksak bir kayıt
    Kurtlar sofrasında yamyamlar
    Ve özgürlük adına artık özgür olanlar!


    Bitmişti artık bu dünyadaki zamanı
    Yitmişti yittikleri
    Gitmişti
    Yani görev sona ermiş
    Zamanın zamanıyla beraber
    Kendi de vuslata ermişti
    Lal bir sevgili
    Susamış bir gönül
    Ve aşka dair çarpan gönlüyle
    Secdede can vermişti!...


    / Ne mutlu 'O' kişiye ki;özgürlüğünde asıl özgürlükle özgür oldu...

    Ne bahtsız 'O' kişiye ki;özgürlük sandığı tutsaklarda boğuldu... /

    seher ortaöner



    Paylaş
    Özgürlüğüm Secdegahım Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Özgürlüğüm Secdegahım ( II )






    Bir seher vaktinde
    Sorgu ve suallerin beynimi yağmaladığı
    Son geminin kalkması misali
    Çırpınan ruhumla vardım secdeye
    Avare damla sergüzeştliğinde
    Ve sonsuzluk semaisinin en parlak deminde
    Yine nazarda durdu bedenim;
    Acziyle!
    Fakriyle!
    Çaresizliğiyle!

    Konum bir birliğe çağrışım
    Aşılamaz gibi görünen sorunlar aksak bir kayıt
    Kurtlar sofrasında yamyamlar
    Ve özgürlük adına özgür kahramanlar!

    Tutsaktaydı özgürlük kimine göre
    Kimine göre serbest bir yaşamdı
    Asıl özgürlük anlaşılmadı
    Aslolan boşluk asla dolmadı
    Bir kıyamdı aranılan
    Bir rükû, bir secde
    Bir el açımına ihtiyaç vardı
    Bir huzurdu aslında secdegahlar
    Bir başka âlemle uyanmaktı,
    Uyarmaktı bilene!

    Konum bir birliğe çağrışım
    Aşılamaz gibi görünen sorunlar aksak bir kayıt
    Kurtlar sofrasında yamyamlar
    Ve özgürlük adına özgürce yaşayanlar!

    Yanıltıcı görüntüler aldattı insanı
    Çürümeye bırakıldı özgürlük
    Gözyaşı pazarında kanlı gözyaşları vardı
    Rahatlamak tasnif edinildi hunharca
    Yaradan'a en yakın andan uzaklaştırıldı âlem
    Ki bunada ses çıkarmadı kimse
    Bağırmalıydık oysa tüm benliğimizle
    Haykırmalı, duyurmalıydık nasibsizlere
    Bizim özgürlüğümüz;
    Secdegahımız diye!


    seher ortaöner




  3. 3
    Özgürlüğüm Secdegahım ( I )




    Kolay değildi alınan yüklerin taşınması
    Usulca bir düş mahmurluğundaydı varlıklar
    Özgür bir 'ben' olmak adına idi bütün savaşlar
    Bir yokuş aşağı inişine meftundu katlanışlar
    Herşey vadideki günler deşifresine aitti
    Fırtınalar göbeğinde durgun bir göl idi gönül
    Islak sevinçler de kendince şahta işte
    Sessiz duvar kendinde yitmiş
    Ve savaş çocuğu nazargahında;
    Bir özgürlük arayışı içinde kainat...

    Konum bir birliğe çağrışım
    Aşılamaz gibi görünen sorunlar aksak bir kayıt
    Kurtlar sofrasında yamyamlar
    Ve özgürlük adına gönüllere prangalar takanlar...

    Kolaydı aslında gündüz aydınlıkları
    Biriktirmek gerekti birikintileri
    Referanslar kırık dökük de olsa
    Kabaca ilk olarak resmedilmeliydi özgürlük
    Aranılan sadece bir 'an' idi aslında
    Uzun ya da kısa farka hacet yok
    Antlaşma maddeleri niteliğinde sıfırdan
    Yani en baştan başlamak gerekliydi
    Küçük sınamalarla köprü kurulmalı
    Ve artık bu kurguyla 'vira bismillah' denilmeliydi...

    Konum bir birliğe çağrışım
    Aşılamaz gibi görünen sorunlar aksak bir kayıt
    Kurtlar sofrasında yamyamlar
    Ve özgürlük adına özgürce savaşanlar...

    Bu anlamda savaşan bizdik
    Yani ben, yani sen, yani biz
    Güverteden bakıp sessizce kurbanlar arasalar da
    Biz onlara aldanmayacak
    Ve eylülden artan bir hüzünle
    Selamlayacaktık onları; gururla
    Ki bilmeseler de bu umut yelkeninin yaverlerini
    Ve herşey bir boş dinginlik gibi de gelse onlara
    Manaya döngü serüven dâhilinde
    Günde beş vakit bizim özgürlüğümüz secdegahımız diyoruz 'Elhamdülillah'...


    SEHER ORTAÖNER




  4. 4
    SECDE


    (I)
    Son durağın yolcusu son haberin faili,
    Son gecenin sabahı, son gündüzün gecesi;
    Aklın fayda bildiği çaresizlik fiili
    Nefsin hayâdan yoksun çözülmez bilmecesi.
    ____________________________Bilemiyorum.
    (II)
    İsmimde hece hece, cismimde nokta nokta
    Baş koyduğum noktanın çerçevesi, özeti.
    Bir hülya ki sırların çözümü var bu yokta;
    Bir rüya ki emsalsiz sualler kemiyeti.
    _____________________________Bölemiyorum.

    Her seher hicranınla yastığıma yaş koydum,
    Her lahza varlığının birliğine baş koydum.

    Köksal Akar (SIZI)



  5. 5
    NAAT

    Toprak yanar, su yanar, ateş yanar, kül yanar,
    İsmini söylemeyen dudak yanar, dil yanar!
    Tutuşup hasretinle kavrulur nice beden,
    Visâlinle Efendim parmak yanar, el yanar!
    Kıvılcımlar saçılır mahşerinden hülyanın,
    Yokluğunla ey Nebi (sas) gayrı nice kul yanar!
    Kavuşmak ümidiyle önce tende can küser,
    Sağ yanımdan aşk vurur, sonra döner sol yanar!
    Yıkılır ihtiraslar birden; heyecan küser,
    Sensiz tutunduğumuz umut yanar, dal yanar!
    Bir ok gibi yalnızlık saplanır yüreklere,
    Gözlerden oluk oluk yaş düşer, melâl yanar!
    Bütün renkler beyaz ki Sen’in baktığın yerde,
    Utancından mor yanar, yeşil yanar, al yanar!
    Ebedî karanlığa gömülür bin bir arzu,
    Sonra gökler kararır umut ve hayal yanar!
    Ses verir mâverâdan zümrüt gagalı kuşlar,
    Ebrehe’nin feryadı yankılanır fil yanar!
    Bir şahadet uğruna sana açılan elin,
    Parmağında gül biter, öbür yanda çöl yanar!
    O sedâ ki ‘Allah bir! ’ diye, yükselir arşa;
    Hicrânınla her vakit Amr yanar, Bilâl yanar!
    Sana ulaşmak nedir ey Sultanlar Sultanı (sas) ,
    Kaç asırdır yürürüz ayak yanar, yol yanar!
    Bir dokunuş bin asır ömre bedeldir, heyhat;
    Sen’i bilmeyen canda küflenmiş vebâl yanar!
    Oysa şimdi tarumar yediveren-yedi renk,
    Sensizlik diyarında bağbân yanar, gül yanar!
    Talihin aynasında kan ve yanık kokusu,
    Sensizlik özlemiyle vurulan ikbâl yanar!
    Karanlık bir fezâ ki, ötesi yangın yeri,
    Güneş bahtına küskün her lâhza hilâl yanar!
    Ebedî karanlığa mahkûm olmuştur baykuş,
    Her seher vakti ferman bekleyen bülbül yanar!
    Toprak yanar, su yanar, ateş yanar, kül yanar,
    İsmini söylemeyen dudak yanar, dil yanar!

    Köksal Akar

    Sızıntı Dergisi/2006, Sayı: 327



yamyamlar