İslam Dini ve İman Bölümü ve Şeytan Forumundan şeytan çarpması diye birşey gerçekten var mı? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    şeytan çarpması diye birşey gerçekten var mı?

    Reklam




    1952 doğumlu Anneliese'in mutlu yaşamı; 1968 yılında bir gece, kendini kontrol edemediği bir şekilde kasılırken bulduğunda tamamıyla değişir. Psikiyatristler sürekli devam eden bu olağan üstü krizlere "epilepsi" teşhisi koyarlar.

    1070-75 yılları arasında ataklar sıklaşır ve Anneliese gündelik yaşamında da şeytani görüntüler ve hayaller görmeye başlar. Aynı zamanda koyu katoliktir ve bir süre sonra ruhuna şeytan girdiğine inanmaya başlar. İblislerin kendisine emirler verdiğini doktorlara anlattığında doktorların ve verdikleri ilaçların kendisine yardımcı olamayacağını anlar.

    1973 yılında katolik kilisesinden "şeytan çıkarma" işlemi için izin istenir. Kilise buna izin vermez ve medikal tedavinin devam etmesi gerektiğini belirtir. Ancak ataklar artarak devam eder ve 74-75 yılları arasında kiliseye defalarca başvuru yapılır. Kilisenin tavrı nettir. Anneliese'nin daha dindar bir yaşam sürmesi gerektiğini söylerler.

    Ataklar sırasında Anneliese'nin kendine ve ailenin diğer fertlerine zarar vermeye başladığı, karınca ve örümcek yiyerek beslendiği ve yemek yemeyi red ettiği 75 yılının son baharında Almanya Katolik Kilisesi sonunda "The Great Exorcism"in uygulanmasına izin verir ve bu iş için iki rahip atar.

    1975 Eylül- 1976 Temmuz ayları arasında "şeytan çıkarma" seansları haftada 1 ya da 2 kez olmak üzere gerçekleştirilir. Bu arada Anneliese hiç bilmediği bir dilde konuşmaya başlamıştır. Kesinlikle yemek yemez, iblislerin buna izin vermediğini düşünür. İlaçla uyutularak gıda verilmeye başlanır. Ataklar azalmaz. Hatta zaman zaman kısmi felç geçirir. Daha öncekilere oranla daha kendini bilmez şekildedir. Medikal tedaviye son verilmiştir. Seansların detaylarını saklamak amacıyla 40'a yakın ses kasedi kaydedilmiştir.

    Son "şeytan çıkarma ayini" 30 Haziran 1976'da gerçekleşmiştir. Bu sırada Anneliese zatüreeye yakalanmıştır. Vücudu tamamıyle halsiz kalmıştır. Ayinler sırasında obsesif şekilde yaptığı hareketleri bile yapamaz durumda bulur kendini. Annesi Anna Michel kızının ölümünü ertesi gün, 01 Temmuz 1976'da kaydeder. Otoritelere haber verilir ve savcı hemen konuyu soruşturmaya başlar.

    Ailesi ve rahipler hakkında dava açılır. Ölüm sebebi açlıktır. Dava Avrupa'da uzun süre ses getirir. Doktorlar, rahipler, ses kayıtları dinlenir. Psikologlara göre bu durumun sebebi genç kızın ailesi ve rahiplerdir. Anneliese'yi farkında olmadan yanlış etkilemeleri sonucu ölümüne sebep olmuşlardır. (Doctrinaire Induction) Sonunda aile ve rahipler suçlu bulunup, 6 ay ceza almışlardır.

    Daha sonra Alman Katolik Kilisesi bir açıklama yapmış ve Anneliese'nin vücuduna şeytan girdiğini yalanladı. Bu açıklamanın ardından Katolik klisesi "şeytan çıkarma" ayini ve kurallarını tanımladığı "Rituale Romanum"u incelemeye aldı. 1999 yılında Kardinal Medina Estevez, Vatikan'da gazetecilere 1614 yılından beri Katolik klisesi tarafından kullanılan "Rituale Romanum"un yeni versyonunu sundu. Yeni adı De exorcismis et supplicationibus quibusdam (of exorcisms and certain supplications) olan yeni döküman "exorcism" ve kurallarını Katolik Kilisesi için yeniden tanımlamış oldu.


    1952-1976 yılları arasında Almanyada yaşamış olan bu genç kız kilise görevlerini düzenli yerine getiren bir katoliktir. Hikayenin devamı hepinizin bildiği gibi İçine şeytan girdiğini düşünmüş işe yaramayan psikiyatrik tedavilerden sonra tedavileri bırakıp kendini rahibe teslim etmiş ve uzun süre şeytan çıkarma ayinlerine devam etmiştir. Ölmeden önceki gün ertesi gün öleceğini ama önemli olmadığını artık huzur bulduğunu söylemiştir.
    Rahibe karşı ilaçları bıraktırması sebebiyle ölümüne sebebiyet verdiği gerekçesiyle dava açılmıştır.
    Gerçekleştirilen ayinlerin çoğu kayıt altına alınmıştır. Bu kayıtlarda Anneliese in çıkardığı sesler inanılmazdır. Aynı anda 7 den fazla farklı sesi çıkarabilmekte hiç bilmediği dillerde konuşabilmektedir. psikiyatrik rahatsızlıklarda hasta kriz anında yaptıklarını hatırlayamazken Anneliese olanları kriz bittiğinde en ince ayrıntısına kadar hatırlıyabilmektedir. Durumu ilerlediğinde yalnızca böcek yemeye başlamıştır..




    daha sonra bu kızın hayatı şeytan çarpması ismiyle bir film oldu. filmdeki adını emily rose yaptılar. internette resimleri ve daha çok bilgi var. dinimizde böyle birşey var mı gerçekten?


    Paylaş
    şeytan çarpması diye birşey gerçekten var mı? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Kur'an’da, faiz yiyenler şeytan çarpmış kimselere benzetilmiştir, ne demektir? Bu kalkış dünyada mıdır, yoksa öldükten sonra mıdır?

    Genel olarak “faiz” kelimesiyle ifade edilen riba; tartısı ve ölçüsü belli olan bir malı aynı cinsten daha fazla olan bir mal ile, bir karşılığı olmaksızın, peşin veya veresiye olarak değiştirmektir.

    Kur'an-ı Kerim'de, faizin haram olduğu ve yiyenlerin kabirlerinden şeytan çarpmış gibi kalkacakları bildirilmektedir:

    “Faiz yiyenler, şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların, ‘Alım satım da tıpkı faiz gibidir.’ demeleri yüzündendir. Halbuki Allah, alım satımı helal, faizi haram kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah'a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar.” (Bakara, 2/275)

    "Faiz yiyenler ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimse gibi kalkarlar." ifadesi şu soruyu hatıra getirmektedir:

    Bu kalkış dünyada mıdır, yoksa öldükten sonra mıdır?

    Eski müfessirler, faiz yiyenlerin yeniden dirilip kabirlerinden kalkarken veya buradan mahşerdeki hesabın sonuna kadar sersemlemiş, saraya tutulmuş insanlar gibi çırpınacaklarını, yolda doğru yürüyemeyip sağa sola yalpalayacaklarını ifade etmiş, âyeti böyle anlamışlardır. Âyet böyle anlaşılırsa hakikat mânasına çekilmiş olur.

    Râzî, bu konudaki yorumları naklettikten sonra kendi tercih ettiği yorumu özetle şöyle ifade etmiştir:

    "Buradaki şeytan çarpması veya dokunması, cinnet ve saraya yol açan ve böylece insanların psikolojik ve biyolojik dengelerini bozan bir etki değildir; "Takva sahipleri, içlerine şeytandan gelen bir saptırıcı fikir doğduğunda düşünüp hemen gerçeği görürler." (A'râf, 7/201) mealindeki âyette söz konusu edilen saptırıcı fikrin etkisi de ahlâkî ve mânevidir.

    İnsanlara iki yönden telkin ve çağrı gelir
    Şeytan maddî hazlara, şehvetin doyurulmasına ve hayatı, Allah'tan başka şeylerle doldurmaya çağırır.

    Melek de
    dîne ve takvaya davet eder.

    Şeytanın çağrısına uyanlar arasında faiz yiyenler de vardır. Bunlar dünyaya ve geçici nimetlere düşkündürler ve bu düşkünlük içinde ölünce Allah ile aralarında bir perde hâsıl olur. Şeytanın çarpması (telkini, çağrısı, verdiği vesvese) buna uyanları, dünyada Allah'tan uzak kalan, maddî lezzetler peşinde koşarak geçirilen bir hayata mahkûm eder. Ömrünü böyle tamamlayanlar âhirette de Allah'ın eşsiz lütuf ve yakınlığından mahrum olurlar." (Râzî, ilgili ayetin tefsiri)

    İbn Atıyye, bu zalimce kolay kazanma hırsının faizcileri, deliler gibi hareket etmeye sevk ettiğini, âyette bu halin deliler ve saralıların haline benzetildiğini (mecazi mânanın kastedildiğini) ifade etmiştir. (İbn Atıyye, ilgili ayetin tefsiri)

    Çağdaş bazı tefsirciler de cin ve şeytan çarpmış gibi hareket etmekten maksadın "dengesiz, düzensiz, bozuk" hareket olduğunu, bunun öldükten sonra değil, dünyada yaşanacağını; fıtrata ve tabii olana aykırı bulunan faizciliğin yaygın olduğu toplumlarda düzenin bozulacağını, sosyal adalet ve dengenin ortadan kalkacağını, ahlâkın fesada uğrayacağını, nihayet çatışmaların iç savaşa dönüşebileceğini söylemişlerdir. (bk. Kur'an Yolu, Heyet ilgili ayetin tesfiri)
    Ayette geçen “şeytan çarpmış gibi”, ifadesini Merhum Elmalılı ise, Tefsirinde şöyle açıklar: Bunlar anlaşılmaz gizli sebeplerden ileri gelen fena hastalıklar olduğu için, cinlere ve şeytana nisbet edilerek "cin tutmuş", "şeytan çarpmış" denile geldiği de herkesçe bilinen bir şeydir. Bunların böylece şeytana nisbet edilmesi hakikat mı, mecaz mı olduğu meselesi ayrıca tartışma konusu yapılmış ise de, burada asıl mânâ aşikârdır ki, fenalığın dehşetini ve gizli sebeplere dayandığını göstermektir.

    Bunlar faiz ile emek ve iş sahiplerinin çalışmalarının ürünü olan şeyi alıp, onunla geçindiklerinden tembellik içinde yatar, rahat ve hızlı bir şekilde uyanamazlar, hemen kalkamazlar; pek çoğu yataklarında şeytan çarpmış gibi saatlerce gerneşerek, ağzını, yüzünü buruşturarak, sendeleye sendeleye kalkarlar. Bütün hayatları faiz düşüncesi ile ve onun dedikodusu ile geçer, düştükleri zaman da bellerini doğrultamazlar. Fakat asıl mesele bu değil, bunlar karınlarını faiz ile doldurduklarından dolayı bir hadis-i şerifte de beyan buyurulduğu üzere, kabirlerinden kalkarken genellikle saralı veya deli halinde kalkacaklar ve bu hal onların belirgin özellikleri olacaktır. Mîrac gecesinde Resulullah (asv), ribâcıları bu âyetin tasvir ettiği şekilde görmüş, bunlar kimdir diye sorduğu zaman da Cebrail bu âyeti okumuştur. (Hak Dini, ilgili ayetin tesfiri)

    Peygamberimiz (s.a.v.) İbn Mes’ud (ra)’dan nakledilen bir hadis-i şerifte, faiz yiyene de yedirene de, yani alana da verene de lanet etmiştir. Ebu Dâvud ve Tirmizî'nin rivayetlerinde; “(Fâiz muâmelesine) şâhitlik edenlere de bu muâmeleyi yazana da Allah lanet etsin ...” ilavesi vardır. (bk. Ebu Dâvud, Büyû 4, (3333); Tirmizî, Büyû 2, (1206); İbnu Mâce, Ticârât 58, (2277).Müslim, Müsâkât 25, (1579)

    Amr İbnu'l-Ahvas (r.a) anlatıyor: “Hz. Peygamberi (s.a.v.) Veda Haccı sırasında dinledim, şöyle diyordu: ‘Haberiniz olsun, câhiliye devrindeki bütün ribâlar/faizler kaldırılmıştır, ödenmeyecektir. Sadece verdiğiniz ana parayı alacaksınız. Böylece ne zulmetmiş olacaksınız, ne de zulme uğramış olacaksınız...’

    sorularla islamiyet



  3. 3
    Allah razı olsun. yalnız anlayamadığım insanların içine şeytan girebilir mi?



  4. 4
    cinin girdiğini duymuştum biliyorum da ..ama şeytanın sadece musallat olduğunu duydum.Allah razı olsun paylaşım için.



  5. 5
    o üç harfli şeylerin isimlerini söylemeseniz lütfen çok korkuyorum ben. hem onlar şeytandan daha korkunçlar.



  6. 6
    Her insanının içinde bir şeytan mı var?

    Soru

    Her insanının içinde bir şeytan mı var?

    Cevap

    Değerli kardeşimiz;



    Her insana musallat olan şeytanlar vardır. Nitekim bu konuda şöyle bir hadis-i şerif vardır: “Benim şeytanım bana teslim oldu.” (Tirmizi, Rada 17; Müsned, III. 309)

    Şeytanlar, hayra hiçbir kabiliyeti olmayan, sırf şer işleyen ruhani bir varlık türüdür. “Dumansız ve harareti çok şiddetli bir ateşten yaratılmışlardır (Hicr Sûresi, 27). İblisin asıl adı, Azazil idi. Cenabı Hakkın Hz. Âdeme (as.) secde etme emrinden yüz çevirmesi ve bu secde emrine kibirlenerek isyan etmesinden sonra, “iblis” ve “şeytan” isimlerini aldı.

    İnsanlığın manevi terakkisinde, Allaha kulluk vazifesini yerine getirmesinde en büyük engel, şeytandır. Kuran-ı Kerimde şeytan, insan için “adüvv-ü mübin-apaçık bir düşman” olarak tavsif edilmiştir. Cenabı Hak, Kuran-ı Kerimde pek çok ayet-i kerimede müminleri şeytandan istiazeye, yani Allaha sığınmaya davet etmiştir. Şeytanın en büyük hedefi insanları dinsiz yapmak, ateist yapmaktır. Bunu başaramazsa onları şirke sevk eder. Şeytan, insanı müşrik etmekle de yetinmez; zalim bir müşrik eder, sefih eder. Bununla da kalmaz, onu şirk adına, gece gündüz çalışan bir dava adamı yapmaya çalışır. Bu onun son hedefidir. Zira, dava sahibi olmayan bir müşrik şeytanın bendesi ise, şirki dava edinenler onun can yoldaşlarıdır.

    Şeytan, bütün oyunlarını boşa çıkararak hakkı, doğruyu, hayrı seçen müminlerde taktik değiştirir. Müminin imanına ilişemeyeceğini anladı mı, onun ibadetiyle uğraşır; ibadetsiz bir mümin olmasını arzu eder. Bunu başaramazsa, farzlarla yetinmesini, sünnetlere, nafilelere yanaşmamasını ister. Bu isteği de gerçekleşmezse, onun sadece şahsî ibadetiyle meşgûl olmasını, başkalara bir şeyler anlatmamasını arzu eder. Ve mümine şu yollu telkinlerde bulunur: “Koyunu koyun, keçiyi keçi ayağından asarlar.” Şeytan, insanı yoldan çıkarmak için birçok hileye başvurur. Bu hile ve desiselerin bazıları şunlardır:

    1. Şehvet ve öfke: Bunlar şeytanın insana tesir etme yollarının en büyükleridir. Bu sebepledir ki, hadis-i şerifte: “Şeytan kanın bedende cereyanı gibi insan vücuduna hulul eder. Onun yollarını açlıkla (oruçla) daraltınız.” buyurulmuştur. Çünkü şeytanın insana en büyük hulul yolu şehvettir. Açlık ise şehveti kırar.

    2. Hased ve hırs: Hırslı insan, hakkı görmekten kör ve hakikati duymaktan sağır olur.

    3. Tama: Şeytan insana tama ettiği şeyleri çeşitli riya ve hilelerle sevdirir. Öyle ki, adeta tama ettiği şey, insanın mabudu olur.

    4. Acelecilik : Acele anında insan düşünmeye fırsat bulamaz. Şeytan da bu anda ona vesvese verebilir.

    5. Yoksulluk korkusu : Bu korku, insanı infaktan alıkoyar ve mal yığmaya davet eder.

    6. Taassup: Şeytanın kalbe nüfuz ettiği kapılarından biri de kendi meşrebinde olmayan müslümanlara karşı kin tutmak, onları küçümsemektir.

    7. İhtilâf 8. Şüphe: Şeytanın kalbe giriş kapılarından biri de cehalet ve gafletleri veya günahlara dalmaları sebebiyle akılları darlaşan bazı kimseleri, akıllarının almayacağı imani meseleler üzerinde şüpheye düşürmesidir.

    9. Sui-Zan: Kim bir insan hakkında kötü düşünmeye başlarsa, şeytan bu kimseyi o adamın aleyhinde gıybet etmeye sevk eder. Yahut o adamın hakkına riayet ettirmez. Ona hakaret gözüyle baktırır. Şeytanın hile ve desiseleri, insana nüfuz yolları elbette sadece bunlardan ibaret değildir. Kişilere, devirlere, şartlara göre çok değişik şekiller arz eder.

    Şeytan insana zorla yaptırım gücüne sahip midir?

    Kur-an-ı Kerim'deki, "Şeytanın hilesi çok zayıftır" ayeti, şeytanın hile ve tuzaklarının zayıflığına dikkat çeker (Nisa suresi, 76) . Pek çok ayet de şeytanın insanlar üzerinde bir yaptırım gücü (sultası) olmadığını bildirir. (Mesela, İbrahim suresi, 22, Hicr suresi, 42; Nahl suresi, 99; İsra suresi, 65; Sebe suresi, 21) Bu durum, insanın sorumluluğu açısından son derece önemlidir. Eğer şeytan, böyle bir güce sahip olsaydı, o zaman insanlar "Ya Rabbi, sen bize şeytanı musallat ettin. O da bizim irademizi elimizden aldı. Bize bu günahları zorla yaptırdı..." şeklinde Allah'ın huzurunda özür beyan ederlerdi. Halbuki, şeytanın yaptığı sadece vesvese vermekten, çirkinlikleri, günahları güzel göstermekten ibarettir. İnsan, isterse bu vesveseye uyar, günahkar olur; isterse uymaz, Allah katında derece kazanır.Şeytanla mücadelenin esası, onun direktiflerine muhalefettir. Onun için bu düşmanı iyi tanımak gerekir. Kalbine gelen ilhamın, şeytandan mı, yoksa melekten mi geldiğini ayırt edemeyenler, çoğu kere şeytanın vesvesesine aldanırlar. İnsanın kalbi, melek ve şeytan ilhamlarının bir çarpışma alanıdır.Ehl-i iman, bu çarpışmada Allah'a sığınarak şeytanın vesveselerinden kurtulmalıdır: " Şeytandan sana bir dürtü (vesvese) gelirse, hemen Allah'a sığın. Çünkü O, işitendir, bilendir. Takva sahipleri, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğunda, tezekkür ederler (düşünürler, Allah'ı anarlar, azabını hatırlarlar...) O zaman artık onlar, gerçekleri görenler haline gelirler." (A'raf suresi, 200-201) Böylece ehl-i iman, Allah'ın himayesindedir. Şeytan onlara vesvese verse bile, hemen Allah'ı anmak, azabını hatırlamakla kendilerine gelirler, şeytana aldanmazlar. Vesveseden kurtulup, gerçekleri görürler.

    1- Bu hadiste geçen “esleme” kelimesi hem teslim olup boyun eğmeye mecbur oldu hem de Müslüman oldu manalarına gelmektedir. Bu sebeple Müslüman oldu anlamında alınırsa cennete girecek diye anlaşılabilir. Ancak bu kelimeyi hadisçiler boyun eğip teslim oldu anlamında kabul etmişlerdir. Çünkü şeytanın cevheri bozulduğundan Müslüman olmasının söz konusu olamayacağını ifade etmişlerdir. (Tirmizi, Rada 17; İ. Cevzi, Telbisü İblis s. 34)

    Şadi Eren (Doç. Dr.)


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet









  7. 7
    Allah razı olsun senden.



  8. 8
    Rabbim hepimizden razı olsun inşallah kardeşim..



  9. 9
    ALLAH(C.C.), razı olsun.



  10. 10
    Rabbim sizdende razı olsun Sultan kardeşim..



  11. 11
    ayka

    Cevap: şeytan çarpması diye birşey gerçekten var mı?

    Heqiqetende şeytan insan bedeninde olurmu yoxsa pisxoloqluqmudur


    Muminem Cevap: şeytan çarpması diye birşey gerçekten var mı?

şeytan çıkarma gerçek mi,  şeytan çarpması gerçek mi,  şeytan çarpması,  şeytan çarpması filmi gerçek mi,  Cin çarpması gerçek midir,  şeytan çarpması konusu,  şeytan çarpması gerçek