Mü'mine ve Tarih ve Sahabelerin Hayatı Forumundan Hz. Hüseyin, Sıffin savaşında küstüğü Abdullah ile nasıl barıştı ? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Hz. Hüseyin, Sıffin savaşında küstüğü Abdullah ile nasıl barıştı ?

    Reklam




    Hz. Hüseyin, Amr bin As’ın oğlu Abdullah ile konuşmuyordu. Yani küsmüştü.

    - Hz. Hüseyin, bu çok değerli insana niçin küsmüştü, niçin konuşmuyordu, sonra nasıl barıştılar?

    Barışa ve kucaklaşmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz günümüzde bu tarihi olayı gelin birlikte bir daha okuyalım. Bakalım bize ne mesaj veriyor bu tarihi barışma olayı görelim. Kütüb-ü Sitte’den özetleyerek...

    ******

    Hz. Ali ile Hz. Muaviye arasında cereyan eden 657’deki Sıffin Savaşı’nın geride kaldığı acı günlerden biriydi. Mescid-i Saadet’e gelen Hz. Hüseyin, selam verip bir köşeye çekilerek oturmuştu. Selamı alan Amr bin As’ın oğlu Abdullah ise yanındakilere eğilerek dedi ki:

    - Şu zatı görüyorsunuz ya, melekler şu an yeryüzündeki insanların en hayırlısının bu olduğuna kanidirler. Ne yazık ki böyle en hayırlı insan benimle küs duruyor, konuşmuyor. Sahralar dolusu koyunum olsa benimle konuşması için müjde olarak verirdim doğrusu!

    Bu değerlendirmeyi dinleyen yanındaki sahabi Ebu Said el Hudri:

    - Madem Hüseyin’in şu anki yeryüzü halkının en hayırlısı olduğuna inanıyorsun, öyle ise ben sizi barıştırırım.. diyerek araya girme sözü verdi. Ertesi günü Abdullah’la birlikte Hz. Hüseyin’in yanına gittiler. Kendisi önce girdi, Abdullah’ı da ısrardan sonra kabul ettirdi. Büyük bir saygı ile içeri girip kapıya yakın yere oturan Abdullah’a Hz. Hüseyin’den ilk soru şöyle geldi:

    - Benim şu anki yeryüzü halkının en hayırlısı olduğumu söylemişsin, bu doğru mu?

    - Elbette doğrudur. Onda hiç şüphem yoktur.

    - Madem öyledir, Sıffin’de neden Muaviye tarafında yer alıp babama karşı savaştın? Halbuki babam benden de hayırlıydı?

    Böyle bir sorunun geleceğini bilen Abdullah, iki dizi üzerine gelerek:

    - Resulullah’ın aziz evladı, lütfen beni bir dinle, sonra vereceğin karara gönülden razıyım, onu da peşinen bil. Babam Amr bin As, vaktiyle benim elimden tutarak senin şanı yüce deden Resulullah’ın huzuruna götürüp şikâyet ederek şöyle demişti:

    - Ya Rasulallah, bu oğlum ibadette aşırı gidiyor, bütün gece namaz kılıyor, bütün gün de oruçlu bulunuyor. Bu kadar ileri gitme diyorum bana itaat etmiyor, dinlemiyor..

    - Senin şanı yüce deden bana o gün ne dedi biliyor musun?

    - Abdullah, ben de gece namaz kılarım, ama uyurum da, ben de oruç tutarım ama yerim de.

    Sen de öyle yap, bu kadar aşırı gitme...

    Bundan sonra da hiç unutamadığım şu tembihte bulunmuştu bana:

    - Abdullah, sakın babana itaatsizlik edip de sözünden çıkma!

    İşte beni Sıffin’de size karşı getiren, aziz dedenin bu tembihidir. Ben babamla birçok savaşlarda birlikte oldum. Şam’ın, Filistin’in, Mısır’ın fethinde yanından ayrılmadım. Çok da faydalı oldum. Ama Sıffin’e gelince orada durdum, yanında yer almaktan kaçındım. Buradaki cephe, bundan öncekiler gibi yabancılardan oluşmuyordu. Bunun üzerine babam bana ısrar etti, babaya itaat etmem gerektiğini Resulullah’ın söylediğini hatırlattı. Ben de o tembihe karşı gelmiş olmamak için babamın yanında yer aldım, dolayısıyla size karşı düşmüş oldum. Ancak şunu kesinlikle söyleyebilirim ki; asla ok atmadım, asla kırıcı bir söz söylemedim. Sadece babama itaatsizlik etmiş olmamak için yanında bulundum...

    Abdullah, sözlerine şunu da ekler:

    - Buna rağmen keşke ben katıldığım önceki savaşlardan birinde yirmi sene önce ölseydim de Sıffin’de sizin karşınızda yer almış duruma düşmeseydim. Gece gündüz bunun pişmanlığını duymakta, tövbe istiğfarını sürdürmekteyim..

    Bu sözlerden sonra Hz. Hüseyin’in yüzünde tebessüm işaretleri görülür.

    - Allah herkesin niyetini bizden iyi bilir.. der. Bu sırada Ebu Said el Hudri’nin teklifi duyulur:

    - Kucaklaşma zamanı gelmedi mi?

    Abdullah, oturduğu yerden saygıyla kalkarak Hz. Hüseyin’e doğru yürür, muhabbetle kollar açılıp kalpler birleşerek kucaklaşırlar, küs duran Müslümanlara böyle örnek vermiş olurlar.

    Ahmet Şahin


    Paylaş
    Hz. Hüseyin, Sıffin savaşında küstüğü Abdullah ile nasıl barıştı ? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Hazreti Hüseyin ile Abdullah arasındaki küslüğün altında yatan aslında iyi niyetin farklı yansımasıdır. Baba nasihatinin göz ardı edilmek istenmemesi neticesinde gerçekleşmiştir.