Mü'mine ve Tarih ve Sahabelerin Hayatı Forumundan Hz. Ebubekirin ve Bilalin müslüman olması Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Hz. Ebubekirin ve Bilalin müslüman olması

    Reklam




    Hz. Ebu Bekir (ra) eskiden beri peygamberimizin en yakın dostlarındandı. Samimi olarak görüşür ve konuşurlardı. Cahiliye döneminin çirkin ahlak ve adetlerini hiç sevmez, içki içmez ve putlara tapmazdı. Ruhunu ve kalbini şirk ve küfür kirlerinden uzak tutmuştu. Tanınmış iyi bir tüccardı. Kureyş onun görüşlerinden faydalanırdı. Feraset sahibi ve ileri görüşlü idi. Kureyş’in soyunu sopunu çok iyi bilir, kan davalarını hallederdi. O zamanın en önemli bilimlerinden “Neseb İlmi”nde mahirdi. Okuma yazma oranının yüzde bir olduğu o dönemde okuma-yazma bilen nadir insanlardan birisiydi.

    Resul-i Ekrem (sav) henüz davetini açıklamamıştı. Ama gizliden gizliye, kulaktan kulağa peygamberlik iddia ettiği yayılmıştı. Bunu Kureyş’in ileri gelenleri de duymuşlardı. Yemen tarafına yaptığı ticari seyahatinden henüz dönmüştü ki Amr b. Hişam (Ebu Cehil) Ukbe b. Ebi Muayt, başta olmak üzere Kureyş eşrafından bir gurup kendisine “Hoş Geldin” demek için evine geldiler.


    Hoşbeşten sonra Hz. Ebu Bekir (ra) sordu: “Mekke’de ne var ne yok? Biz burada yokken önemli bir hadise oldu mu?”

    Amr bin Hişam: “Ya Ebâ Bekir! Senin arkadaşın Ebu Talibin yetimi olan Muhammed peygamberlik iddiasına kalkışmış. Gelmeni bekledik. Git kendisi ile konuş. İddiasından vazgeçmesini söyle!” dedi. Diğerleri de aynı şeyleri söylediler.

    Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir (ra) doğru peygamberimizin (sav) evine gitti ve:

    “Yâ Ebe’l-Kâsım! Senin peygamberlik iddia ettiğin doğru mu?” diye sordu.

    Peygamberimiz (sav) tebessüm ederek: “Yâ Ebâ Bekir! Ben sana ve tüm insanlığa gönderilmiş Allah’ın elçisiyim. İnsanları “Lâ İlâhe İllallah” demeye davet ediyorum” buyurdular.

    Hz. Ebu Bekir (ra) : “Buna delilin nedir?” diye sordu.

    Peygamberimiz (sav) : “Ya Ebâ Bekir! Görmüş olduğun rüya delil olarak sana yeterli değil midir?” diyince yerinden kalktı, peygamberimizi (sav) kucakladı ve alnından öptü ve:

    “Ben şahitlik ederim ki sen Allah’ın Resulüsün” dedi. Müslüman olduğunu açıkladı. Sonra şöyle dedi: “Şam tarafına yolculuk yaptığım bir sırada bir gece rüyamda bir ayın Mekke’ye indiğini ve ışığı ile tüm evleri aydınlattığını, sonra benim evimin içine girdiğini görmüştüm. Rüyamı rahip Bahira’ya yorumlatmıştım. Rahip bana: ‘Sana müjdeler olsun! Mekke’de bir peygamber çıkacak ve iman nuru ile tüm evleri aydınlatacak. Sen de ona iman edenlerin en yakını olacaksın’ diye yorumlamıştı. Sana olan imanına da beni şahit tutmuştu. Ben bu rüyayı başka hiç kimseye anlatmamıştım. Mekke’den bir peygamberin zuhurunu bekliyordum. Bu işe senden daha layık birisi de olamazdı. Senin peygamberlik iddianı duyunca sevinçten duramadım. Hemen koştum geldim. Sana her hususta destek olacağıma söz veriyorum” dedi.


    Mekke’de Hz. Ebu Bekir’in (ra) Müslüman olması kadar peygamberimizi (sav) sevindiren bir olay olmamıştır.

    Hz. Ebu Bekir (ra) peygamberimizi (sav) çok iyi tanıyordu. Doğruluğu, üstün ahlakı, emin ve güvenilir olması ve hayâsı halka yalan söylemesine engel iken, böyle birinin Allah’a karşı yalan iddialarda bulunması elbette imkânsız idi. Bu hususu çok iyi bilen Hz. Ebu Bekir (ra) peygamberimizden (sav) bu durumu öğrenince tereddütsüz iman etmişti. Bundan dolayı peygamberimiz (sav) buyurdular: “İmana davet ettiğim herkes tereddüt etti ve düşündü; ancak Ebû Bekir hiç tereddüt etmedi ve kabulde gecikmedi. Şüphesiz iman etti.” Hz. Ebu Bekir’in (ra) tereddütsüz imanına peygamberimiz (sav) en büyük şahit oldu.

    Hz. Ebu Bekir’in (ra) Müslüman olması ile İslam büyük bir gelişme kaydetti.

    Hz. Ebu Bekir (ra) iman ettikten sonra o zamana kadar nazil olan Kur’an ayetlerini ve surelerini ezberledi. Anlamlarını peygamberimizden (sav) öğrendi. Gizli olarak yakınlarına, tanıdıklarından müsait gördüklerine anlatmaya başladı. Tüccar olduğu için hem alışveriş için gelen köleler ile ham de saygın biri olduğu için Mekke’nin ileri gelen soylu ve saygın aileleri ile çok iyi ilişkiler içinde idi. Temiz fıtratlı ve güzel ahlaklı olanlarını iyi tanıyordu. Fıtratı İslam’a müsait olanları gizlice imana davet ediyor ve onlara Kur’an okuyordu. Sordukları soruları ve öğrenmek istediklerine bildiği hususlarda cevap veriyor, bilmediklerini de akşam olunca peygamberimizden öğreniyordu. Gönlü İslam’a ısınan ve müslüman olmak isteyenleri de geceleri peygamberimiz (sav) ile görüştürerek şüphelerini ve tereddütlerini gidermeye çalışıyor iman etmelerini sağlıyordu.

    Bilal-i Habeşî’nin İslam ile Şereflenmesi
    Bilal-i Habeşi Ümeyye b. Halef’in Habeşli kölesi idi. Çok temiz fıtratlı, çalışkan ve dürüsttü. Hz. Ebu Bekir (ra) onun huyunu ve ahlakını çok beğenirdi. Devamlı alışverişe gelirdi. Hz. Ebu Bekir (ra) ona imanı anlattı ve Kur’an okudu. Varlıkların yaratılış amacını ve Allah’ın onları yaratmadaki hikmetini anlattı. İnsanın dünya hayatı için yaratılmadığını ebedi cennetin ve daimi bir cehennemin kendilerini beklediğini anlattı. O da temiz fıtratının gereği hemen bu güzel hakikatleri anladı ve kabul ederek müslüman oldu. Geceleri müsait zamanlarda gizli olarak bir araya gelerek Kur’an okumaya ve namaz kılmaya başladılar. Böylece Hz. Ebu Bekir’in (ra) gayreti ile kölelerden ilk olarak Bilâl-i Habeşi müslüman olmuş oldu. Bilal-i Habeşî de yakın arkadaşı Ebu Fukeyhe’yi ve annesi Hamâme’yi de İman ve Kur’an ile tanıştırdı. Önce Ebu Fukeyhe sonra da annesi Hamâme müslüman oldu.

    Onun bu gayretini kendisi ile beraber başkalarının müslüman olması için çalışmasını öğrenen efendisi Ümeyye b. Halef kendisini çağırdı ve gerçeği sordu. Bilal (ra) çekinmeden gerçeği söyledi. Vazgeçmeyeceğini de ifade etti. Bunun üzerine çok büyük işkencelere maruz bıraktı. Çölde kızgın kumlar üzerine bırakılıyor ve göğsüne kaldıramayacağı taşlar konarak günlerce aç ve susuz işkenceye tabi tutuluyordu. O ise “Ehad, Ehad!” diyerek Allah’ın birliğini haykırmaktan vazgeçmiyordu. Efendisi olan İslam düşmanı Ümeyye b. Halef “Andolsun ki sen ölmedikçe veya Muhammedi inkâr edip Lat ve Uzza’ya tapınmadıkça seni bırakmam ve azabı üzerinden eksik etmem” diyordu.

    Hz. Ebu Bekir (ra) bu duruma dayanamadı ve Ümeyye b. Halef’e: “Sen hiç Allah’tan korkmaz mısın?” dedi ve Bilal’i almak istedi. Ancak Ümeyye vermedi. Sonunda Bilal’in işkencelere aldırmayarak dininden dönmeyeceğini anlayınca 400 dirhem ile Bilal’in yerine bir güçlü kuvvetli köle vermesi karşılığında Bilal’i Hz. Ebu Bekir’e (ra) sattı. Hz. Ebu Bekir (ra) onu aldı ve işkenceden kurtardı. Peygamberimizin (sav) huzuruna getirdi ve azad ettiğini söyledi. Hz. Bilal-i Habeşî bir daha Resulullah (sav) den ayrılmadı.

    Aynı şekilde Ebu Fukeyhe de Abduddar oğullarından Safvan b. Ümeyyetü’l-Cumahî’nin kölesi idi. Bilâl-i Habeşî’nin gayreti ile Müslüman oldu. Bunun üzerine ağır işkencelere maruz bırakıldı. Onu da Hz. Ebu Bekir (ra) satın alarak azat etmiştir. 2. Habeşistan hicretine katılmış ve Bedir savaşı öncesinde vefat etmiştir. Hz. Ebu Bekir’in (ra) babası Ebu Kuhafe oğlunun bu durumuna öfke duyuyordu. Bir gün “Görüyorum ki bir takım zayıf köleleri alarak azat ediyorsun. Bari güçlü kuvvetlileri alsan da işimize yarasa sonra azat etsen olmaz mı?” dedi.

    Böylece ilk Müslümanlar Hz. Ebu Bekir (ra) Hz. Ali (ra) Hz. Zeyd (ra) Hz. Bilal (ra) ve Hz. Ebu Fukeyhe (ra) geceleri beraber toplanıyorlar Allah Resulüne gelen Kur’an ayetlerini okuyorlar, beraber namaz kılıyorlar ve Allah’ın kitabını anlamaya çalışıyorlardı. Sabah olunca da öğrendiklerini müsait buldukları ile paylaşmaya çalışıyorlardı. Konuştukları insanların bir kısmı onları dinliyor, bir kısmı onlarla alay ediyor ve bazıları da onları inançlarından vazgeçirmeye çalışıyorlardı.

    Çoğu zaman Hz. Ebu Bekir’in (ra) evinde toplanıyorlardı. Bazen de peygamberimizin (sav) evinde bir araya geliyorlardı. Din hizmetlerini Hz. Ebu Bekir (ra) organize ediyordu. İşin başında Hz. Ebu Bekir (ra) olduğu için Kureyş’liler açıktan bir şey diyemiyor ve baskı yapamıyorlardı.

    M. Ali KAYA





    Paylaş
    Hz. Ebubekirin ve Bilalin müslüman olması Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Cok guzel bir paylasim.ALLAH hidayet versin.gercekden cok guzel



hz bilal kimin aracılığıyla müslüman olmuştur,  hz bilal kimin sayesinde müslüman oldu,  sahabelerin müslüman olmaları,  hz bilal nasıl müslüman oldu