Sağlık Bölümü / Adım Adım Sağlık ve Sağlıklı Yaşam ve Yaşlanma Forumundan Alternatif Tıp-Akupunktur.. Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Alternatif Tıp-Akupunktur..

    Reklam




    Akupunktur nedir?Tedavi alanları.

    Akupunktur; vücutta belirli noktalara iğne batırmak suretiyle çeşitli hastalıkları tedavi etme metodudur.

    Akupunktur hangi tür hastalıklarda kullanılır?
    Akupunktur özellikle ağrılı durumlar olmak üzere bir çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Eklem ağrıları, kas ağrıları, migren ve hatta menstriasyon ağrılarında etkilidir. Ayrıca mide ve barsak şikayetleri, yüz felci, bulantı ve sinüzitte bile akupunktur tedavisine başvurulabilir.

    AKUPUNKTUR İLE TEDAVİ EDİLEBİLECEK HASTALIKLAR
    BOYUN, DİZ KİREÇLENMESİ
    BOYUN-OMUZ-KOL-EL TUTULMASI
    GÖĞÜS KAFESİ KASLARI AĞRILARI
    SIRT AĞRILARI
    DİZ KİREÇLENMESİ
    BEL VEYA BOYUN FITIĞI
    SİYATİK
    TENİSÇİ DİRSEĞİ
    ŞİŞMANLIK
    UYKUSUZLUK
    GERİLİM
    KORKU, SİNİR, EVHAM...
    BAŞ AĞRILARI
    YÜZ AĞRILARI
    YÜZ FELCİ ( İLK 3 AY İÇİNDE )
    YÜZDEKİ SİVİLCELER
    GECE YATAK ISLATMALAR
    ERKEKLERDE ERKEN YAŞTA CİNSEL GÜÇSÜZLÜK
    KADINLARDA CİNSEL SOĞUKLUK
    KISIRLIK
    AĞRILI ADET
    ADET GÖREMEME
    SICAK BASMASI, SIKINTI, SİNİRLİLİK...
    ALERJİK NEFES DARLIĞI
    ZONA HASTALIĞI VE SEKELLERİ
    KULAK ÇINLAMASI

    Akupunkturun etkisi plesebodan ibaret midir?
    Kesinlikle hayır. Plesebo, hastanın haberi olmadan, ilaç yerine ilaç görünümünde başka bir madde aldığı halde hastanın iyileşmesi durumudur. Aynı şey akupunktur tedavisinde, hastalığın tedavisinde kullanılmayan akupunktur noktalarının iğnelenmesi şeklinde uygulanır. Akupunkturun plesebo etkisi, ilaçların plesebo etkisi kadardır ve % 30 civarındadır. Üstelik ilaçlardaki plesebo etkinlik süre uzadıkça azalır, halbuki uygun tedavide akupunktur tedavi sayısı arttıkça akupunktur etkinliği artar. Plesebo etkinlik kişinin kendinin tedavi edildiğini düşünmesine bağlıdır, oysa akupunktur tedavisi hayvanlar ve hatta anestezi altındaki hayvanlar üzerinde de uygulanmakta ve olumlu sonuçlar alınmaktadır. Akupunktur bebek ve küçük çocuklarda da uygulanmaktadır ve bu hasta gruplarında bir plesebo etkinlik olması söz konusu olamaz.

    Akupunktur güvenli bir tedavi metodu mudur?
    Yeterli bir eğitim almış bir doktor tarafından uygulandığı taktirde akupunktur tedavisi son derece güvenlidir. Bazı hastalarda iğne yerinde hafif bir çürük, tedavi sonrası hafif bir yorgunluk hissi veya da çok nadiren bayılma meydana gelebilir. Çürük, iğnenin çok ince olmasına rağmen, genellikle tedavi sırasında hareket etmeye bağlı olarak, minik bir cilt altı kılcal damarın zedelenmesine bağlı olabilir. Bayılma, hastanın aç ve çok yorgun olması durumunda olabilir ki zaten yatarak tedavi bu olasılığı büyük oranda ortadan kaldırır.

    Akupunktur iğnesi acı verir mi?
    Bir çok kişinin merak ettiği ve endişelendiği bir durumdur, ama akupunktur neredeyse ağrısız bir tedavi yöntemidir. İğneler son derece incedir ve genellikle hastaların çoğu, onca endişeye rağmen iğneleri çok az hissettikleri için şaşırırlar. İğne batırılırken çok hafif bir sinek ısırığı hissi ve sonrasında iğne bölgesinde hafif bir ısınma veya ağırlık hissi ya da uyuşma normaldir ve iğne çıkarılınca ortadan kaybolur.

    Akupunktur kliniğinde bana neler yapılacak?
    Doktorunuz, sizi muayene ederek, sorular sorarak ya da gerekirse bazı tetkikler sonucunda teşhisinizi koyacaktır. Ardından tedavi şekil ve süresini sizinle tartışarak planlayacaktır. Eğer akupunktur tedavisine karar verirseniz tedaviye geçilir. Genellikle ağrının bulunduğu bölgedeki akupunktur noktalarına, gerekirse de kol ve bacaktaki akupunktur noktalarına iğneler batırılır. Uygun görülürse kulak akupunkturu, kupa tedavisi, elektro-akupunktur tedavisi, laser veya moksa tedavisi eklenebilir.
    tip2000.com



    Paylaş
    Alternatif Tıp-Akupunktur.. Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Bu, insanın yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu kararı verdikten sonra, akupunktur, size sigarayı bırakmanızda büyük kolaylık sağlayacaktır.

    İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde vardır. Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, bir yeriniz acıyınca serotonin ve endorfin düzeyi yükselir. Ancak sigara içenlerde serotonin - endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte, açıklaması budur.

    Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar.
    Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Akupunktur ile tedavi, kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar vermiş olan kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır; çünkü, akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve bundan sonra da beyin eski otonomisini kazanır.

    Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?Üç gün üst üste 20 dk.lık 3 seans tedavi uygulanır. Toplam 1 saat süren bir tedavidir. Böylece 72 saatlik en zor geçen dönemde vücut kontrol altındadır. Daha sonra hastanın bağımlılık derecesiyle bağlantılı olarak ek seanslar yapılabilir, ama genellikle buna gerek kalmaz. Tedavi süresince tek bir sigara bile içilmemesi ve nikotin preparatları kullanılmaması gerekir. Aksi halde, başladığımız noktaya geri döneriz.

    Akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?
    %90 - 95 gibi yüksek bir başarı oranı vardır.
    Kaynak:saglikbilgisi.gen.tr




  3. 3
    NÖRAL TERAPİ



    Nöralterapi 1920 'li yıllarda Ferdinand ve Walter Huneke adında kardeş 2 Alman doktor tarafından geliştirilmiş , kullanılan lokal anesteziklerle, vücudun kendi nörovejetatif sistemine etki ederek bedenin regülasyonunu sağlayan önemli bir tedavi yöntemidir.



    Nöral terapi lokal etkisinin yanı sıra , humoral, hücresel, nöral ve hormonal bir düzenleme sistemi ile etki yaptığı kanıtlanmıştır.

    Bedenin karşılaştığı uyarılar ve bilgi değişiklikleri nörovejetatif sistemde yer almakta ve aşırı uyarı enerjinin üretimini ve dağılımını engellemekte , bozmakta ve vejetatif sinir sisteminde düzensizlikler ortaya çıkarmaktadır. Çoğu kez modern tıbbın açıklayamadığı ve hastanın kendi psikolojisi ile ilgili olduğu söylenen, hastalıklar ortaya çıkmadan önce oluşan bu değişikliklerin temelinde, hastanın bozulan vejetatif sinir sistemindeki düzensizlik yatar.

    Bu düzensizlikler Nöral terapi ile regüle edilir. Nöralterapi bozulmuş dokuya enerji sağlayarak, ya da enerji bloklarını çözerek etki etmektedir.

    Huneke Metodu'na göre nöral terapi iki temel mekanizma ile çalışmaktadır.

    · Birincisi segmental mekanizmadır. Burada rahatsızlığın uzandığı segmente yapılan lokal anestezik enjeksiyonu ve bu segmentin spinal kord ile olan bağlantısı esastır.

    · İkincisi ise hastalığa sebep olan alanın (bozucu alan) ortadan kaldırılmasıdır. Bu bölgeye yapılan enjeksiyon semptomların aniden ortadan kalkması ile sonuçlanır (Flash Fenomeni=Anında etki).





    Segment tedavisi segmentin bütün kısımlarının, segmentin içindeki önemli proseslere karşı, bir bütün olarak rol oynaması ile ilgilidir. Stimulus spinal kord yolu ile periferden, respectif segmentle asosiye olmuş organa ulaşır (cutivisceral refleks yol), ya da organdan spinal kord yolu ile diğer organa ulaşır (viscerovisceral refleks yol).

    Bütün nörovejetatif sistem fonksiyonları humoral, hücresel, nöral ve hormonal düzenleyici mekanizmaların aralarındaki ayarlamalar sonucu sistemdeki reaksiyonlara katılımı ile bağlantılıdır. Bu mekanizmaların sadece birinde oluşacak herhangi bir bozukluk bütün sistemin fonksiyonel düzensizliği ile sonuçlanacaktır. Yani hastalık yalnızca bir organı değil, bütün vücudu etkileyecektir.

    Bozuk segmental dokuya lokal anestetik ile yapılan nöral terapi yalnızca patolojik refleks yolları kesmekle kalmaz, aynı zamanda bozuk hücre membranını doğru potansiyele repolarize ederek, vejetatif fonksiyonları normal hale getirir.
    Vücudun herhangi bir yerindeki önceden geçirilmiş veya hali hazırdaki lokal irritasyon (inflamatuvar, kimyasal, fiziksel veya travmatik olabilir), patolojik bir saha (bozucu alan) haline gelebilir ve nörovejetatif sistemi bozarak diğer vücut fonksiyonlarının bazılarında da rahatsızlığa neden olabilir. Bu sahaya lokal anestetikle uygulanan nöral tedavi bu etkiyi azaltabilir ve semptomlarda ani bir düşüş gözlenebilir (Flash Fenomeni).

    Bu bozucu sahalar sıklıkla kafa bölgesinde, özellikle de diş, tonsil ve paranasal sinüslerde lokalizedir.
    Yaşam sadece madde ile sınırlanmış değil, aynı zamanda enerji ile de bağlantılıdır. Bir zarın normal şartlarda, dinlenme durumunda dış tarafta pozitif, iç tarafında negatif yükü vardır. Bir uyarılma söz konusu olduğunda zarın sodyum iyonlarına olan geçirgenliği birden artınca sodyum iyonları o kadar ani ve hızlı olarak iç tarafa akarlar ki, dış ve iç yüzeyler arası potansiyel farkı yok olur ve hatta iç yüzde dış yüze oranla daha fazla bir pozitif yük toplanır ve bu halde normal dinlenim potansiyeli ortadan kalkar (depolarizasyon). Bu durumda potasyum iyonları hücreyi terk etmiş ve sodyum iyonları da hücre içine girmiş durumdadır.
    Normal şartlar altında depolarizasyonun oluşundan hemen sonra zarın porları sodyum iyonlarına karşı geçirgenliğini yeniden kaybeder. Bu durumda potasyum iyonları hücreye geri döner ve sodyum iyonları hücreyi terk eder ve hücre membranı tekrar impermeabl hale gelir. Böylece normal dinlenim potansiyeli geri gelmiştir (Repolarizasyon).
    Normalde hücrenin içerdiği potansiyel 40-90 milivolt kadardır ve bu potansiyel her stimülüs ile düşer (Depolarizasyon) ve hemen ardından gerekli enerji oksijen metabolizmasından sağlanmak suretiyle hücre yeniden şarj olur (Repolarizasyon).
    Bütün bunlarla birlikte son derece kuvvetli bir stimülüs veya birçok kümülatif stimülüsler sonrasında (kimyasal, fiziksel veya travmatik) hücre yeniden repolarize olmayı başaramaz. Sürekli depolarize olmuş ve bu nedenle zayıflamış veya hastalanmış hücre, aktivitelerini daha fazla entegre edemez ve fonksiyonlarını sürdüremez. Organların konjenital olarak güçsüzlüğü veya hastalıklar nedeni ile bozulmuş hale gelmesi, elektrik impulslara uyumsuzluk göstermesine neden olur.

    Sürekli depolarize olmuş hücrenin membran potansiyeli 40 milivoltun altına düşmüştür. Bu durumda nöral terapi için kullanılan lokal anestetik, içerdiği yaklaşık 290 milivoltluk gücü ile hücreyi hiperpolarize eder. Enjeksiyonlar tekrarlandığında her tekrar, hücre normal potansiyeli olan 40-90 mV.u depolayana kadar, hücrede bir miktar potansiyel bırakır.
    Nöral terapötik ajanın bozulmuş sahaya gelmesi ve içerdiği yüksek potansiyeli ile bozulmuş hücre membran potansiyelini repolarize etmesi, böylece stabilizasyonunu sağlaması, yalnızca nörovejetatif sistemdeki düzensizliği ortadan kaldırmakla kalmaz, aynı zamanda nöral, humoral, hücresel ve hormonal etkinliği de restore eder.



    Sonuç olarak görülmektedir ki, enjeksiyonların tekrarlanması neticesinde organizmanın repolarizasyon kabiliyeti ve kendiliğinden gerekli potansiyelde kalabilme yeteneği gelişmekte ve bu da rahatsızlığın giderilmesinde önemli ölçüde rol oynamaktadır.

    Nöral terapi Almanya başta olmak üzere Avrupa ve ABD'de yaygın uygulanan bir tedavi şeklidir. Beş yıldır Türkiye de her geçen gün ilgi gören ve hekimlerin eğitimine katıldığı bir tedavi şekli olmuştur.

    Avrupa'da tüm ağrı tedavi merkezlerinde nöral terapi en sık uygulanan bir tedavi metodudur. Bu tedavi metodu sayesinde hastalar ağrılarıyla yaşamak zorunda kalmıyorlar.

    Tedavi ettiğ hastalıklar arasında; Migren, gerilim tipi baş ağrısı, boyun sırt ve bel ağrıları, boyun ve bel fıtıkları, kulak çınlaması ve baş dönmeleri, unutkanlık, nevralji, organik fonksiyon bozuklukları, her türlü eklem fonksiyon bozukluğu ve ağrıları, spor yaralanmaları, varis ve selülit tedavisinde, uyku bozukluğu ve düzensizliği vardır.




  4. 4
    Ağrılara Nöral Terapi ile çözüm

    Ağrılara Nöral Terapi ile çözüm




    Vücudunuzdaki hastalıklar ortaya çıkmadan onlarla savaşmayı ister misiniz? O halde tamamlayıcı tıbbın bir parçası sayılan Nöral Terapi yani vücudu dengeleme yöntemini deneyin. Terapinin en etkili olduğu alan, kronik ağrılar

    Dünyada yaygın olarak kullanılan, ülkemizde de pek çok insanın ilgisini çeken tamamlayıcı tıp ve Anti-Aging, her geçen gün yeni tıbbi yaklaşımları beraberinde getirmekte. Geçen ay 'Hayatı Keşfet' adlı kitabını çıkaran Natural Sağlık Hizmetleri Merkezi'nin sahibi Dr. Hüseyin Nazlıkul'dan, Nöral Terapi hakkında bilgi aldık.

    Hüseyin Bey, Nöral Terapi Türkiye'de henüz bilinmiyor. Siz bu eğitimi nerede aldınız?

    Tamamlayıcı tıp ve Nöral Terapi konusunda Federal Almanya'da eğitim aldım. İki yıldır Nöral Terapi cemiyetinin programına sadık kalarak, yani onların denetiminde Berlin Nöral Terapi Enstitüsü ile birlikte kurslar veriyorum. Geçen yıl Türkiye'de ilk kez Nöral Terapi Derneği kurduk. Bu derneğin kurucusu ve başkanıyım. Nöral Terapi eğitimini meslektaşlarıma verme yetkisi olan bir hekimim.

    Peki, Nöral Terapi nedir?

    Nöral Terapi bir regülasyon, yani vücudun sorunlu olan noktalarının dengelenerek tedavi edilmesi şeklidir.

    Bedende hastalıklar ortaya çıkmadan önce bazı değişiklikler oluşur. Çoğu kez modern tıbbın açıklayamadığı rahatsızlıkların, temelinde hastanın zorlanan sinir sistemindeki düzensizlik olduğunu ortaya çıkaran bir bilim dalıdır.

    Nöral Terapi hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

    Bu yöntem, Avrupa'da tüm ağrı tedavi merkezlerinde çok sık uygulanan bir tedavi metodudur. Migren, gerilim tipi baş ağrısı, boyun-sırt-bel ağrıları, boyun ve bel fıtığı, kulak çınlaması, baş dönmeleri, unutkanlık, nevralji organik fonksiyon bozukluğu ve ağrıları, spor yaralanmaları, varis, selülit, uyku bozukluğu ve düzensizliğinde kullanılır.

    Nöral Terapı'nin ana ilkelerinden biri bozucu alanları ortadan kaldırmak. Nedir bozucu alan?

    Geçirilmiş bir hastalık, kullanılmış ilaç, yaşadığımız ev, içtiğimiz su, kullandığımız cep telefonları, geçirdiğimiz diş tedavileri, doğum ve özellikle sezaryenle yapılan doğumlar, giydiğimiz elbiseler; hepsi birer bozucu alan olabilirler. İşte Nöral Terapi burada devreye girer. Yani bu bozucu alanı ortadan kaldırmaya yönelik bir tedavi yöntemidir

    Nöral Terapi'yi nasıl uyguluyorsunuz?

    Lokal anesteziyle uygulanır. Nöral Terapi'nin lokal etkisinin yanı sıra; sinirsel, hormonal, hücresel, pisişik bir düzenleme sistemiyle etki yaptığı kanıtlanmıştır.

    Yöntem, özellikle sinin sistemi üzerinde etkili

    1920'li yıllarda F.Huneke tarafından Alman orijinli olarak ortaya atılan 'Nöral Terapi' yöntemi, özellikle kronik ağrıları ortadan kaldırmak için bir seri lokal anestezi enjeksiyon tekniği olarak doğmuştur. Bu yöntem, iyileşme elde etmek için vegetatif (otonom) sinir sistemi üzerine etki etmek veya uyarmak anlamında kullanılmaktadır.

    arkadaşlar merhaba izmirli olan arkadaşlarıma soruyorum özelikle izmirde nöral terapi yapan bildiğiniz bir merkez varmı?




  5. 5
    Aküpresür nedir?


    Aküpresür tedavisi akupunktura benzemektedir. Özellikle meridyenler yöntemi ve vücudu noktalara ayırma sistemi benzer şekilde uygulanmakta. Aküpresürün akupunkturdan en büyük farkı iğne yerine el ya da ayaklar yardımıyla hastanın belirlenen bölgelerine basınç uygulanıyor olması. Bu şekilde kaslar gevşetiliyor, kan dolaşımı hızlandırılıyor ve vücut kuvvet kazanıyor.

    Aküpresür yönteminin akupunkturdan daha eski bir tarihi bulunmaktadır. Bu yöntem ilk olarak Çinliler tarafından uygulanmaya başlamış. Daha önceden tespit edilen bölgelere hafif basınç uygulamanın, o bölgede bulunan ağrıları azalttığı ve vücudun diğer bölümlerini de olumlu şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Çinliler aküpresür yerine bir süre sonra geliştirdikleri akupunkturu kullanmaya başlamışlar

    Aküpresürün tedavi edici etkisinden çok ağrıları giderici bir analjezik gibi görülmesi gerekmektedir. Aküpresürün amacı kan dolaşımını hızlandırmak, kişinin ağrılarını en alt düzeylere indirmek ve kişiyi rahatlatmaktır.

    Aküpresür yapabilmek için ağrının geldiği yer belirlenmeli bu alana hafif bir basınç uygulanmalıdır. Aküpresürün en ince noktası da ağrının geldiği alanı iyi tespit etmek ve basıncı gerekli ölçüde yapabilmektir. Uygulama sırasında kişi asla acı duymamalıdır aksi taktirde işlem yanlış yapılıyor demektir.

    Aküpresür oldukça kısa sürede öğrenilebilen bir yöntemdir. Fakat bazı kişiler üzerinde uygulama yapılması doğru değildir. Özellikle hamilelerde, madde bağımlılarında, yeni yemek yemiş olan kişilerde, kullanılmamalıdır.

    Uzman olmayan fakat aküpresür yapmak isteyen kişilerin yanında mutlaka uzman biri olmalıdır. Böylece hata yapılmasını önlenmiş olur. Aküpresür yatarken ya da otururken uygulanmalıdır.




alternatif tıp akupunktur