Özel Gün ve Gecelerimiz ve Ramazan ve Kurban Bayramları Forumundan Her şeyin halifesi olarak bir bayram günü kainatla bayramlaşmak Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Her şeyin halifesi olarak bir bayram günü kainatla bayramlaşmak

    Reklam




    Her Şeyin Halifesi Olarak Bir Bayram Günü Kainatla Bayramlaşmak


    Ay, safha safha hazırlanıyor. En güzel, en sade, en latif tebessümünü giyinmek için, dönüp duruyor semada.Ramazan'ın şevvale kavuştuğu gün, ince bir hilal suretinde arzı endam ederek, bayramın geldiğini müjdeleyecek.

    Sana.

    Sen: Arzın halifesi.

    Kainatın gözbebeği.

    Gecenin en derin vaktinde, güneşten evvel uyanıp mahmur gözlerinle sana bayramı getiren ay ile edeceksin ilk kelamını: "Ey hilâl, benim de senin de Rabb'in Allah'tır."

    Ayı kendinden geçireceksin.

    Sonra sabah ve bayram namazı.

    Ardından, bir ay sonrasının ilk kahvaltısına oturacaksın büyük bir onurla.

    Bir bardak çayla selamlaşıp yudum yudum bayramlaşacaksın.

    Bir zeytini tutacaksın iki parmağının arasında, kapkara bir inci tanesi tutar gibi. Bu bayram onun da bayramı olacak. İnsanın nisyana eğilimli mizacının göz ardı ettiği anlamına yeniden kavuşacak. Zeytin, sadece bir zeytin olmaktan çıkacak o an, başka zaman olsa öylesine düşünmeden ağzına atacağın bu tane, hayatın harala gürele akışında yiten anlamına kavuşacak. Zeytin, bir libasa bürünmüş merhamet olacak, şefkat olacak, O'nun sonsuz rızkı, O'nun sonsuz ilgisi olacak. Zeytinin sadece tadını değil anlamını da tadacaksın.

    Alem sergisinde kalbinle kucaklayıp bayramlaştığın o zeytin tanesi, bunalmış zihnine serinlik üfleyecek.

    Benliğinin takıntıları bir bir eriyecek tek bir zeytin tanesi karşısında, güneşin altında eriyen buz misali.

    "O sevmedi, beriki ilgi göstermedi, babamdan bir kere bile takdir görmedim, annem soğuktu, beni seven terk etti..."

    Bir zeytin tanesi yerle bir edecek " ne için, kimin için bir değerim var ki" kuruntunu.

    Annen, baban, eşin, çoluk çocuğun, sevdiğin, âşık olduğun adam ya da kadın, beni sevsin diye arkasından koştukların, değil bir zeytin ağacını, tek bir zeytin tanesini önüne koyabilirler mi, diye soracaksın nefs-i emmarene.

    "Evet," diyeceksin, "bu bir tek zeytin tanesi bile Mutlak Varlığın bana verdiği değeri ve önemi anlamam için yeter de artar bile."

    Yetip de artacak, o ufacık zeytin tanesi.

    Ayakkabıların gıcır gıcır, dişlerin inci tanesi, nefesinde cennetten gelen rayihalar.

    Kainatı sılah-i rahime çıkacaksın.

    Bir ağaçla bayramlaşacaksın mesela.

    Kim dedi, ağaçlar yakınımız, dostumuz değil diye.

    Selam, diyeceksin, Allah'ın selamı üzerine olsun ey ağaç, ey ağacın melekleri. Mutlu bayramlar sana.

    Mesela, bir taşla bayramlaşacaksın. Bir taşın yaratılmışlık düzleminde yakının, kardeşin, arkadaşın, dostun olduğunu hatırlayacaksın.

    Dağları da unutmayacaksın.
    Evin sadece şu yaşadığın dört duvar değil; koskoca bir gök kubbe ile örtülü üstün, arzın direkleri olan dağlarla sabitlenmiş evinin farkına varacaksın. O uçsuz bucaksız evdeki her bir dostunu, her bir yakınını selamlayacaksın.

    Bileceksin ki cüzi ve külli her bir varlıkla bir bağın var. Kan bağın yok tamam, ama yaradılış bağınla bağlısın aleme.

    Hayat, her şeyi bir şey yapmış.

    Her şeyin halifesi olarak bir bayram günü, bir büyükleri olarak ağırlayacaksın kalbinin haznesinde onları.

    Yüreğin kanatlanacak bayramda semanın arşına.

    Bu bayramda varlığın evi olacak ruhun. Her biri gelip bir odasına yerleşecek.

    Esenlikler dileyeceksin kainat dostuna.

    Yıldızlar ve güneş.

    Sizin de bayramınız mübarek olsun.

    Bahçelerde bekleşen kediler.

    Sahipsiz köpekler.

    Açlar ve susuzlar.

    Yetimler ve öksüzler.

    Varlık evimin konukları, bayramınız mutlu ve kutlu olsun.

    Kabristanın yolunu tutacaksın sonra.
    "Esselamü aleyküm yâ ehlel-kubûr," selamıyla selamlayacaksın.

    Bir Fatiha okuyanı olmayanların hatırı düşecek aklına.

    Sahipsiz kabirlerin de sahibi olacaksın.

    Ölülerine sahip çıkamayanların dirilerine de sahip çıkamayacağını bileceksin.

    Adını sanını bilmediğin insanların da ruhuna bir yol olacaksın.

    Bitkilerin sapları hışırdarken yaz rüzgârının elinde, "Yaz bayramını" Ramazan Bayramı'yla ikinci bir bayrama çevireceksin.

    Ne diyordu Zamanın Bedii: "Hâlık-ı Rahîm ve Rezzâk-ı Kerîm ve Sâni-i Hakîm şu dünyayı âlem-i ervâh (ruhlar alemi) ve ruhâniyât (ruhaniler) için bir bayram, bir şehrâyin (şenlik) sûretinde." yapmış.

    Sokak ortasında duracak, dikkat kesileceksin hayatın sesine.

    Pencere camına çarpıp kırılan rüzgâra kulak verecek, onunla da bayramlaşacaksın.

    Yolda giderken gözün neye değerse, esirgemeyeceksin Allah'ın selamını.

    Derin bağlılığını bir kez daha tazeleyeceksin hayatla.

    Kainatın sayısız diliyle mırıl mırıl O'nu anışına, sen de iştirak edeceksin.

    Sadece insan akrabalarına, yakınlarına değil, kainata da hediyeler sunacaksın.

    Üzerlerinde tecelli eden esmayı anlatacaksın onlara mesela.

    Ya da "Fetebârekâllâhu ahsenûl halikîn," diyerek sevindireceksin onları.

    Alem sergisindeki bayram, insan kadar külli bir bayrama dönüşecek seninle.

    Her varlığın yanında yürüyecek, kainatın yaz şenliğine şenlik katacaksın.

    Varlığın bahçesi olacaksın.

    Varlıklar senin bahçende ağırlanacak bu bayram.

    Zaman gazetesi /Mustafa Ulusoy



    Paylaş
    Her şeyin halifesi olarak bir bayram günü kainatla bayramlaşmak Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Bayram Müslümanların özel günlerinden bir tanesi olduğu için güzel giyinmek, ailemizle güzel bir gün geçirmek bayramlaşmak bu özel günün güzelliklerindendir.