Mü'mine ve Oruç ve Ramazan Ayı ve Orucu Forumundan Ramazanın Son On Gününün Özlemi Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Ramazanın Son On Gününün Özlemi

    Reklam




    Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
    Bismillahirrahmenirrahim

    'Gerçek şu ki, Biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik.' 97 Kadir, 1
    ‘Gerçekten Biz Onu, mübârek bir gecede indirdik’ Duhân, 3

    Allah Teâlâ Kur’an-ı bir bütün halinde, Levh-i Mahfuzdan dünya semasın daki Beytülizzet’e, bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesinde indirdi. Kur’an-ı Kerim olayların seyrine ve duyulan ihtiyaca göre 23 senede terciden teker teker arza tenzil buyrulmuştur. Yani Resulullah’ın s.a.v. mübarek kalbine ilka edilmiştir.

    ‘ Biz Onu, Kur’an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, süre süre) ayırdık ve onu gerektikçe (ihtiyaca göre) indirdik’. İsra, 106

    Kitabımız, arza yakın semaya toptan geceleyin iniyor, Hira nûr mağarasında da, ilk sure ve ilk ayetlerin nuzülü gündüz başlıyor. Bu muhteşem iniş ve yükseliş ilâhi rızaya uygun 23 yıl boyunca devam etmiş, böylece Kur’an –ı Kerimin tamamlanması gerçekleşmiştir.
    ‘İnkara saplanıp kalanlar dediler ki:
    ‘Kur’an Ona ‘Muhammede’ bir defada bütünüyle indirilseydi ya’ Biz Onunla senin kalbini iyice yatıştırıp pekiştirmek ve tane tane okuman için böylece (parça parça ve uzun sürede) indirdik.’ Furkan, 32

    Kur’an bütünüyle Allah’ın sözüdür. Allah ile kulları arasındaki yolu açıp işlek duruma getiren geniş bir rahmettir.

    Kura’an-ı Kerim:

    * Ebu Umame r.a'den, Resulullah s.a.v 'ın şöyle dediği rivayet olunmuştur: 'Kur'an'ı öğreniniz. Şüphesiz o, kıyamet günü ehlin için çok iyi bir şefaatçı olacaktır.'

    * En-Nevvas b. Sem'an r.a Peygamber'i şöyle derken duydum.
    'Kıyamet günü Kur'an-ı Kerim ve bu dünyada onunla amel edenler getirilirler.
    Önlerinde de kendilerini arkadaş edinenleri savunan Bakara ve Âl-i İmrân
    sûreleri bulunur'Müslim.

    * Osman İbn Affan r.a'dan, Resûlullah s.a.v 'ın şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: 'Aranızda en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir.' Buhari.

    * Aişe r.anha Hz Peygamber (s.a.v) : 'Kur'an'ı okumak
    kendisine zor geldiği halde onu takılarak okuyana iki sevap vardır'
    buyurmuştur. Buhârî, Müslim.

    * Ebu Musa el-Eş'arî r.a. anlatıyor: Hz. Peygamber s.a.v şöyle
    buyurdu: 'Kur'an okuyan ve okuduğuyla amel eden mü'minin örneği, tadı
    güzel kokusu güzel turunç meyvesi gibidir. Kur'an okumayan, ancak onunla
    amel eden mü'minin örneği de tadı güzel ancak kokusu olmayan ham hurma
    gibidir. Kur'an'ı okuyan münâfığın durumu ise kokusu güzel tadı buruk
    reyhâne otu gibidir. Kur'an'ı okumayan münâfığın durumu ise kokusu olmyan,
    tadı da buruk olan acı yaban keleği gibidir' Buhârî, Müslim.

    * Ömer r.a anlatıyor: Hz. Peygamber s.a.v 'Allah Teâlâ bu
    Kur'an'la bazı kavimleri yüceltir bazılarını da batırır' buyurmaktadır. Buhârî, Müslim.

    * Müttefakun aleyh olan bir hadiste:
    İbn Ömer (r.a) 'den Allah Rasûlü'nün
    şöyle dediği rivayet olunmuştur. 'Haset (gıpta veya imrenme) sadece iki
    yerde olur. Biri Allah'ın kendisine Kur'an öğrenmeyi nasip ettiği kimsedir
    ki, onu gece gündüz okur, kendisini işiten komşusu: 'Keşke komşuma verilen
    Kur'an nimeti bana da verilseydi de, gereği ile amel ettiği gibi ben de
    etseydim! ' der. Diğeri de, Allahın kendisine mal verdiği kimsedir ki, onu
    hak yolda sarfeder. Bunu gören diğer biri: 'Keşke şu hayırsever kişiye
    verilen mal gibi bana da verilseydi de, onun yaptığı gibi ben de hayır
    yapabilseydim! ' diye imrenir.

    * el-Berâ b. Âzib (r.a) anlatıyor: Sahabilerden biri atı yanında iple
    bağlı olduğu halde Kehf Sûresi'ni okumaya başlar. Derken bir bulut çıkar ve
    sahabinin üzerine çökmeye yönelir. Hatta atı bu buluttan ürkmeye başlar.
    Sahabi sabah olunca Hz. Peygamber (s.a.v) 'e gelip durumu anlatır.
    Hz.Peygamber (s.a.v) : 'O Kur'an için inmiş huzur bulutudur' buyurur
    Buhârî, Müslim.

    * İbni Abbas (r.a) anlatıyor: Hz.Peygamber s.a.v.: 'İçinde Kur'an'dan bir
    şey bulunmayan kişi harabe ev gibidir' buyurmuştur. Hadis hasen-sahîhtir;
    Tirmizî.

    * Tirmizî'nin hasen ve sahih diye vasıflandırdığı, Ebu Davud'un da rivayet
    ettiği bir hadiste:
    Abdullah b. Amr b. el-Âs r.a 'ın nakline göre
    Hz.Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur: 'Kur'an ehline; Kur'an'ı oku ve
    yüksel, Kur'an'ı tıpkı dünyada okuduğun gibi tane tane tertil üzere oku,
    zira senin rütben, okuyacağın son âyetin yakınındadır' denilecektir.

    * Sahîh-i Müslim'de, Ukbe b. Âmir (r.a) 'den şöyle bir hadis rivayet
    edilmiştir:
    'Biz, Suffa'da iken Resûlullah s.a.v. dışarı çıkıp: 'Günah
    işlemeksizin ve akrabalık bağını koparmaksızın Buthan'a yahut Akik'a kadar
    gidip oradan iri hörgüçlü iki deve getirmeyi hanginiz ister? ' diye sordu.
    'Ya Resûlallah! Biz bunu isteriz' dedik. 'Öyle ise sizden herhangi biri
    mescide gider de celil ve aziz olan Allah'ın kitabından iki âyet öğrenir
    yahut okursa bunlar onun için iki deveden daha hayırlıdır. Üç âyet onun
    için dört deveden daha hayırlıdır. Bu âyetlerin sayıları arttıkça, o kadar
    deveden daha hayırlıdır.'

    İbn Mes'ud r.a Hz. Peygamber s.a.v 'in şöyle dediğini rivayet
    etmiştir:
    'Bir kavme, Allah'ın kitabını en iyi okuyanları imamlık eder'
    Müslim.

    * Câbir b. Abdullah r.a anlatıyor: Hz. Peygamber, Uhud'da öldürülenlerden
    iki kişiyi biraraya getirdikten sonra:
    'Bunlardan hangisi Kur'an'la daha
    fazla haşır neşirdi? ' diye sorar; birine işaret edilldiği takdirde, önce
    onun defin işlemini yapardı. Buhârî-Tirmizî, Nesaî, İbn Mâce.

    * İmrân İbn Husayn r.a. anlatıyor:
    Bana Kur'an okuyan bir kadın uğradı,
    okudu sonra karşılık istedi ardından da bu isteğini geri alarak şöyle dedi:
    Hz.Peygamber (s.a.v) buyurdu ki: 'Kim Kur'an okursa karşılığını Allah'dan
    istesin. Bir zaman gelecek insanlar Kur'an okuyacaklar da karşılığını
    insanlardan isteyecekler' Tirmizî.

    * İbn-i Mes'ud r.a. anlatıyor:
    Hz. Peygamber s.a.v. 'Allah'ın kitabından bir harf okuyanın, okuduğu harfe karşılık sevabı vardır. Bir iyilik on katıyla değerlendirilir. Elif, Lâm, Mîm bir harftir demiyorum. Elif de harftir, lâm da harftir, mim de harftir' buyurmaktadır. Tirmizî.

    Kadir Gecesi Fazileti:

    Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’ın yirmi yedinci gecesinde olduğu tercih edilmiştir. Eğer belirtilmiş olsaydı, sadece o gecede ibadet edilir ve bundan sonra yavaş davranılırdı. Son on günde çok çaba sarfetsinler diye gizli kalması hikmetin icabıdır.
    Hz. Peygamber s.a.v. Bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak;

    “Siz Kadir gecesini Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayanız” buyurmuştur. Buhari, Müslim.

    Şüphesiz ki bu ayda cereyan eden olayların haşmeti, görkemli oluşu, ilâhi hüküm ve taktirlerin yer alması, meleklerin yer yüzüne yağmur misali inişi, vazifeli meleklere ilâhi emirlerin tevdi edilmesi, kadir gecesinin büyüklüğünden kaynaklanıyor. Katâde ve başkaları da dediler ki: O gecede işler kararlaştırılır, eceller ve rızıklar takdir edilir.

    Cenab-ı Hâk:’ O gecede her hikmetli iş ayrılır.’ Duhân, 4 buyurmaktadır.
    ‘Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. (Melekler) Rablerinin izniyle her bir iş için inerler. ’Buyurulur. 97 kadir, 3-4
    Cibril (a.s) ve diğer görevli meleklerin takdir edilen emirlerle inişlerinde ki hikmete gelince:
    İnsanların rızıkları, ecelleri gibi mühim hususlar bu gece içerisinde meleklere bildirilir.
    İbni Abbas Radîyallahû Anhûma der ki:
    Görevli melekler, olacak olan vak'aları yazarlar. Rızıklara ait nüsha Mikâil Aleyhisselâm'a; zelzelelere, saikalara, çöküntülere ait nüsha Cebrail Aleyhisselâm'a, amellere müteallik nüsha dünya göğünün sahibi ve büyük melek olan İsrafil Aleyhisselâm'a; musibetlere ait nüsha da Azrail Aleyhisselâm'a teslim olunur.
    Kadir gecesi öyle bir gecedir ki, Akşam namazından sabah namazına kadar, ehli semadakilerle, ehli arzda ki müminler, müsafaha eder el sıkışırlar, gecelerini kutlarlar ve selam verirler. Bu gecenin manevi havası tan yeri ağırınçaya kadar sürer. Ayette:

    ‘’Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin? ’’ 97 Kadir, 2
    Kur’an da bu tarz anlatım tam 13 yer de geçmektedir. Burada ki hikmet ise, hükmün azametine, beşer aklının fizikötesi olay ve hükümlere yalnız başına erişemeyeceğine işaret buyrulmuştur.
    Mümin nefsinde ve ruhunda bu havayı teneffüs ederken uzuvlarında ve kalbinde sekinet bulur, onu melekler sıvazlamış olduğundan gönlü yumuşar, şeker şerbet içmiş gibi bir hal alır. İşte meleklerin el sıkışması budur. Melekler rahmet ve bereketle inerler bu geceye. Samimiyetle ve ihlâsla amel edenlere saygı ile kanatlarını sererler.

    ‘ O, tan yeri ağarıncaya kadar bir selâmettir’ Kadir, 5

    Bu gece şerefi yüksek bir gece, çünkü Allah’ın sözlerinin indirilmiş olduğu bir gecedir.
    Şerefli Cibril’den, şerefli melek vasıtasıyla, şerefli kitap, şerefli peygambere iniyor, şerefli sahabeye aktarılıyor. Çünkü Allah c.c. onlarla bu dini yükselti ve onlarla düşmanlarını susturdu. Şüphesiz doğru her zaman yücedir, yalan her zaman aşağı ve cücedir.
    Üzerimizde ölçülmez Allah’ın lütuflarının sonsuz olduğu Ramazan ayı ki, onda bin aydan daha faziletli kadir gecesini içinde bulundurmaktadır.

    ‘Resulullah s.a.v. efendimize kendisinden önceki insanların ömürlerinin ne kadar olduğu bildirilince, kendi ümmetinin ömürlerini kısa buldu, uzun ömürlü olan diğerlerinin işledikleri salih amelleri işleyemezler diye düşününce, Allahü teâlâ Ona bin aydan hayırlı olan Kadir gecesini ihsan etti.’ Muvatta Malik

    Resulullah s.a.v. ve ashabı çok sevindiler. Kadir gecesinde, teravih namazı, teeccüd namazı tespih, dualar, sahur ve seher aydınlığı çok mühimdir. Her müslümanın kabul olacak bir duası vardır. Kadir gecesi bir ömre bedel emsalsiz bir gecedir. Şeytan o gece kötülük yapmaya güç yetiremez.
    Bu gecede, oruçlunun ağız kokusu makbul, ameli makbul, niyeti makbul, duası makbul.
    Peygamberimize sâlat ve selam olsun, yol göstericimiz iki cihan güneşimiz,hadislerinde buyuruyorlar ki:

    ‘Şüphesiz ki Ramazan ayı ümmetimin ayıdır,Bir Müslüman yalan söylemeden ve gıybet yapmadan oruç tutar, iftarını helâl rızkla yapar, farzları gözetip yatsı ve sabah namazlarına giderse, yılanın derisini değiştirip çıktığı gibi günahlardan kurtulup çıkar.’ Et tergıb.

    * Resûlullah s.a.v şöyle buyurmuş: ‘O gecenin hayrından mahrûm kalan gerçekten mahrûm kalmıştır’. Neseî.

    * Aişe'nin (r.ah.) naklettiğine göre:
    Resulüllah (a.s.) : 'Kadir gecesini Ramazanın son on günü içinde arayınız' buyurmuştur. Müslim'

    * Ramazan ayının fazileti hakkında, Peygamber Efendimiz s.a.v. bir hutbesinde şöyle buyurmuşlardır: “Ey insanlar! Büyük ve mübârek bir ayın gölgesi üzerinize düştü. Bu ay içerisinde, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Bu ayda Allah, gündüzleri oruç tutmayı farz kıldı, ben de bu ayın gecelerinde teravih namazını size sünnet kıldım…’’ Terğîb ve Terhîb.

    İtikafa Girmek:
    * Sahabe-i kiram şöyle naklediyor: Rasulullah Efendimiz, Ramazan’ın son on gününde geceleri ibadetle geçirir, aile fertlerini uyandırır ve hayırlı işlere koyulurdu. İbi Davud.
    * Ebu Saîd r.a. anlatıyor: 'Biz Hz. Peygamber s.a.v.'le birlikte Ramazan'ın orta on gününde i'tikafa girdik, yirminci günün sabahı olunca eşyalarımızı (evlerimize) taşıdık. Resûlullah s.a.v. (bir hutbe irad etti ve) sonra şunu söyledi: 'İtikafa girmiş olanlar, itikaf mahallerine dönsünler. Zira bu gece bana Kadir gecesinin hangi gece olduğu gösterilmişti, sonra unutturuldu. Siz, son onda ve tek gecelerde arayın. Ayrıca bu gece kendimi su ve çamur içinde secde eder gördüm.' Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) itikaf mahalline dönünce, o günün sonuna doğru hava bozdu. Mescid o sıralarda (üzeri dallarla örtülmüş) çardak şeklindeydi. Hz. Peygamber s.a.v. 'in burnu ve burun yumuşağı üzerinde su ve çamur bulaşığını gördüm. Bu gece 21. gece idi.' Buhârî,
    * Ebu Hüreyre r.a. anlatıyor: 'Hz. Peygamber s.a.v. Her Ramazanda on gün i'tikafa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün i'tikafa girdi.' Buhârî
    * Hz. Aişe r.ah. anlatıyor: 'Resûlullah s.a.v. vefat edinceye kadar Ramazan'ın son on gününde itikafa girer ve derdi ki: 'Kadir gecesini Ramazan'ın son on gününde arayın'. Resûlullah s.a.v. 'dan sonra, zevceleri de itikafa girdiler.' Buhârî, Müslim.
    * Ömer (r.a.) şöyle nakletmiştir: Sahabelerden bazı kimselere, rüyalarında, Kadir gecesinin, (Ramazan'ın) son yedi günü içinde olduğu gösterildi. Resulüllah (a.s.) onlara: 'Görüyorum ki rüyalarınız Ramazanın son yedi günü hakkında biribirine uygun düşmüştür. Artık kim Kadir gecesini aramaya kalkışırsa, onu Ramazan'ın son yedisinde arasın' buyurmuştur. Müslim'

    * Kim Kadir Gecesi'ni, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah'tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmiş günahları bağışlanır. Ebi Davud.
    * Aişe annemiz r.ah, bir gün kendilerine: Ey Allah'ın Rasülü, şayet Kadir Gecesi'ne rastlarsam nasıl dua edeyim? Şeklinde sorunca, Peygamberimiz s.a.v. ona şu duayı öğretir:
    (Allahümme inneke afüvvün tühıbbül a f v e V a ' f u anni) Ey Allah'ım muhakkak sen affedicisin, affetmeyi seversin beni de affet! Nesâî.
    * Hadis-i şerifte bu manaya dikkat çekilir ve mü`minler duaya teşvik edilirler:
    'Ramazan`ın ilk gecesinde Cennet kapıları açılır. Her gece sabaha kadar bir münadi seslenir: Günahlarının affedilmesi için istiğfar eden yok mu? Tevbe eden yok mu? Allah tevbesini kabul buyursun. Dua eden yok mu? Cevap verilsin. Kendisi için bir şey isteyen yok mu? isteği hemen karşılansın.' Müsned Ahmed

    * Bir hadis-i şeriflerinde oruçluyu, duası reddedilmeyecek üç kişi arasında zikreden Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyururlar:
    'Üç kişinin duası geri çevrilmez: Adaletle hükmeden hakimin, iftar edinceye kadar oruçlunun ve mazlumun. 'İbni Mace

    * İbnu Abbâs r.a. anlatıyor:
    Resûlullah s.a.v. şöyle söylediğini işittim:
    İki göz vardır, onlara ateş değemez: Allah için ağlayan göz ile, Allah yolunda uyanık sabahlayan göz. » Nesaî.

    * Abdullah bin Ömer`in (r.a.) rivayetine göre Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam, iftar vakitlerinde şu duayı sık sık tekrar ederlerdi:
    'Ya Rabbi, her şeyi kuşatan rahmetinin hakkı için beni af ve mağfiret eyle.'İbni Mace

    * Peygamber efendimiz, (Ramazanın son günü Allahü teâlâ, oruç tutanları affeder) buyurunca, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, o gün Kadir Gecesi mi?) diye suâl etti. Peygamber efendimiz, (Bilmez misiniz ki, iş yapana, işi bitirince ücreti verilir.) buyurdu.Ahmed.

    Sadakai Fıtır:
    Allahü Teâlâ, bu mübârek ayda Onun şânına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin râzı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin!
    Az-çok sadaka vermeli! Sadakayı, isteyen dilencilere değil, isteyemeyen muhtaç fakirlere vermek gerekir. Şeytan düşmandır. Elbette malı hayra harcamaya mani olur.

    * Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    İblis, en şiddetli adamlarını malını hayra sarf edene musallat eder. Taberani

    * Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:
    (Şeytan, malınızı hayra sarf ettirmemek için sizi yoksullukla korkutup cimri olmanızı emreder. Allah ise, mağfiret, lütuf, bolluk vaad eder.) Bekara 268
    Şeytanın vesvesesine aldanmayıp Allahü teâlânın vaadine koşmalıdır!

    * Enes r.a' dan rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v.'e; 'Hangi sadaka daha faziletlidir? ' diye sorulunca, 'Ramazan ayında verilen sadaka' buyurmuştur Tirmizi.

    * İbn Abbas r.a diyor ki: Rasulullah s.a.v. sadakai fıtri oruçluyu boş ve anlamsız söz ve davranışların (kir ve pasından) arındırmak, haya dışı şeylerin (is ve izinden) temizlemek ve miskinlere yiyecek olmak üzere farz kıldı. Artık kim onu(bayram) nazından önce verirse, o makbul bir sadaka olur; kim de (bayram) namazından sonra verirse, o sadece sadakalardan bir sadaka olur. Ahmed.
    * Ömer r.a' den şöyle dediği nakledilmiştir: Şüphesiz Rasulullah s.a.v. sadakai fıtrin insanlar henüz (bayram) namazından çıkmadan önce ödenmesini emreti. Ahmed.
    * Rasulullah s.a.v. Ramazandan Ramazana fakir ve muhtaçlara verilmek üzere fıtır zekatını Müslümanlardan köle, hür, erkek, kadın, küçük ve büyük (nisaba malik olan) her kişi üzerine hurma veya arpadan bir Sa' (olarak belirleyip) farz kıldı. Ahmed.
    * Ebü Said el Hudri r.a 'den rivayet edilmiştir, şöyle demiştir: Biz Peygamber (s.a.v) devrinde fıtır sadakasını yiyecek maddelerinden bir Sa' (ölçek) olarak verirdik. O zaman bizim yediğimiz arpa, kuru üzüm, hurma ve keş (yağı alınmış peynir) idi. Ahmed.
    Bayram Sabahı:
    * Enes bin Malik r.a: Rasulullah s.a.v Ramazan bayramı günü birkaç tane hurma yemeden, bayram namazına çıkmazdı. Ebi Davud.
    Murecce' bin Reca da şöyle dedi: Bana Ubeydullah şöyle dedi: Bana Enes, Peygamber'in s.a.v. bu hurmaları tek adetli (yani bir üç beş şeklinde) olarak yediğini rivayet etti.
    * İbn Abbas r.a: Allah'ın Peygamber'i s.a.v. ile Ebü Bekir, Ömer ve Osman r.a. ile birlikte fıtır (Ramazan) bayramı namazında hazır bulundum. Bunların hepsi de namazı hutbeden evvel kıldırır sonra da hutbeyi okurdu. Allah'ın Peygamber'i(s.a.v) , hutbeden sonra (minberden) aşağı indi.(Cemaat dağılmadan bilhassa kadınlar çekilmeden erkeklerin çıkmaması için) eliyle oturun diye işaret edip erkeklerin oturturken ki hali şu anda gözümün önündedir sonra erkeklerin saflarını yara yara kadınların saflarına kadar gitti. Bilal de beraberinde idi. Peygamber(s.a.v) :
    Ey Peygamber! Mü'min kadınlar Allah'a hiçbir şeyi eş tutmamaları, hırsızlık yapmamaları, zina etmemeleri, evlatlarını öldürmemeleri, elleri ile ayakları arasından bir iftira düzüp getirmemeleri, herhangi bir iyilik hususunda sana asi olmamaları şartıyla sana bey'atlaşmaya geldikleri zaman hey'atlarını kabul et, onlar için mağfiret isteyiver. Çünkü Allah çok mağfiret edici, çok rahmet eyleyicidir (Mümtehine,12) ayetini okuyup bitirdi. Sonra: Sizler bu bey'at üzere sabit misiniz? diye sordu. İçlerinden kim olduğu ravice bilinmeyen yalnız bir kadın (ki kadınlar içinde ondan başkası Peygamber (s.a.v) 'e cevap vermedi: Evet ya Rasülallah! dedi. Rasulullah (s.a.v) : Madem ki öyledir, sadaka verin buyurdu. Bilal elbisesini yayıp; Babam anam size feda olsun! Haydi gelin atın dedi. Onlar da halkalarını, yüzüklerini Bilal'in elbisesi içine atmaya başladılar. Buhari.
    İnanıyoruz ki Allah’a misafir olmanın ikramı sonsuzdur. Aklın ve hayallerin ötesinde bir lütuf deryasıdır. Mümin daima sabır ve taatda Allah ‘a daim ve sonsuz olmalıdır. Sabrın ve itaatın dünyevi tarafı acı, ahiret tarafı çok parlaktır. Efendimiz hadislerinde şöyle buyurmuşlar:

    * ‘Alemde olup biten işler kaza ve kaderi ilâhiyeye bağlıdır. Vaktiyle olacak işlerde ecele etmekte fayda yoktur, Allah insanların acele etmesiyle acele etmez.’ Tirmizi.

    Bu gece de, ikram edenin emekleri zayi olmaz. Bu geceler bize Allah’tan bir lütuftur. Duâlarla gözlerin yaşardığı, kalplerin okşandığı ulvi bir gecelerdir. Bu gecelerde koyun sağımı müddeti kadar, namaz kılmak, ibadet etmek, bir ay bütün geceleri sabaha kadar ibadetle geçirmekten daha kıymetlidir....
    Yüreğimiz ibadetle çarpsın, gönüllerimiz coşsun. Gökleri aşarak gelen meleklerle ruhumuz yeşersin. Kadir gecemiz hayırlara vesile olsun, dünya ve ahiret çiçeğimiz olarak kalsın.
    Ramazanın iftar ve sahurları bir başka sevinç, kadir geceleri, mü’minlerin engin gönüllerinde bir başka coşku. Kalbimdekileri dilime dökemedim Allah’ım. Bütün gece ve gündüzlerimizi kadir eyle Ya Rabbi! , Reyyan kapısından Cennete girmeyi bizlere nasip ve müyesser eyle Allahım!

    Kaynaklar…….
    Kuran-ı Kerim..
    Muteber Hadis Kitapları..

    Lessines/2005
    Ali Kılıç Kakiz



    Paylaş
    Ramazanın Son On Gününün Özlemi Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Ramazan ayının son on gününe girildiği zaman artık Kadir gecesi aranmaya başlanır.Hem Ramazan ayı bitmesi hem de bayramın gelmesi ve Kadir gecesi telaşı ile insanlar mutlu bir koşuşturma içine girerler.