İslam Dini ve İman Bölümü ve Peygamberlere İman Forumundan Resul ve Nebi Ne Demektir Kısaca Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Resul ve Nebi Ne Demektir Kısaca

    Reklam




    Resûl ve Nebî Ne Demektir?

    Kendisine müstakil bir din ve kitab verilen peyamberlere Resûl, müstakil bir din ve kitab sâhibi olmayıp kendinden önceki bir peygamberin kitabına uygun hareket etmekle vazifeli peygamberlere de Nebî adı verilir.



    Paylaş
    Resul ve Nebi Ne Demektir Kısaca Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Resul; kendine hem yeni bir din hem de dini anlatan bir kitap gönderilmesi demektir. Nebi ise, kendinden önceki peygamberin dini tasdik eden ve devam ettiren demektir.



  3. 3
    Kayıtsız Üye
    Resul anlamı nebi anlamı nedir



  4. 4
    Resul nedir kısaca
    Kitap verilen peygamberlere Resul denir.

    Nebi ne demek? kısaca
    Kendinden önceki veya zamanında yaşayan Resulun kitabı ile amel eden peygambere nebi denir.




  5. 5
    Kayıtsız Üye
    Peki her resul peygamberlerde aynı dini hetirmemiş mi diyorsunuz ya her resul yeni bir din getirmektedir fln eee hepside değisik bir din mi getiriyo hepsinin de islam dinini getirmeleri gerekmiyormuydu ?



  6. 6
    Kayıtsız Üye
    KURANA GÖRE TAM TERSİ


    NEBİ RESÜL AYRIMI



    MERYEM 30
    قَالَ إِنِّي عَبْدُ اللَّهِ آتَانِيَ الْكِتَابَ وَجَعَلَنِي نَبِيًّا
    Kâle innî abdullâh(abdullâhi), âtâniyel kitâbe ve cealenî nebiyyâ(nebiyyen).
    Diyanet İşleri: Bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. Bana kitabı (İncil’i) verdi ve beni bir nebi ( peygamber) yaptı.”

    Diyanet Vakfi: Çocuk şöyle dedi: «Ben, Allah'ın kuluyum. O, bana Kitab'ı verdi ve beni nebi ( peygamber) yaptı.»



    BAKARA-213

    كَانَ النَّاسُ أُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللّهُ النَّبِيِّينَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ فِيمَا اخْتَلَفُواْ فِيهِ وَمَا اخْتَلَفَ فِيهِ إِلاَّ الَّذِينَ أُوتُوهُ مِن بَعْدِ مَا جَاءتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ فَهَدَى اللّهُ الَّذِينَ آمَنُواْ لِمَا اخْتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ الْحَقِّ بِإِذْنِهِ وَاللّهُ يَهْدِي مَن يَشَاء إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ
    Kânen nâsu ummeten vâhıdeten fe beasallâhun nebiyyîne mubeşşirîne ve munzirîne, ve enzele meahumul kitâbe bil hakkı li yahkume beynen nâsi fî mâhtelefû fîhi, ve mâhtelefe fîhi illâllezîne ûtûhu min ba’di mâ câethumul beyyinâtu bagyen beynehum, fe hedâllâhullezîne âmenû li mâhtelefû fîhi minel hakkı bi iznihî, vallâhu yehdî men yeşâu ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).


    Diyanet İşleri: İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak nebileri (peygamberler) gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.

    Diyanet Vakfi :İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak nebileri (peygamberleri) gönderdi. İnsanlar arasında, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda hüküm vermeleri için, onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da gönderdi. Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller geldikten sonra, aralarındaki kıskançlıktan ötürü dinde anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenlere, üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği izniyle gösterdi. Allah dilediğini doğru yola iletir.


    ÂLİ İMRÂN-81
    وَإِذْ أَخَذَ اللّهُ مِيثَاقَ النَّبِيِّيْنَ لَمَا آتَيْتُكُم مِّن كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَاءكُمْ رَسُولٌ مُّصَدِّقٌ لِّمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِهِ وَلَتَنصُرُنَّهُ قَالَ أَأَقْرَرْتُمْ وَأَخَذْتُمْ عَلَى ذَلِكُمْ إِصْرِي قَالُواْ أَقْرَرْنَا قَالَ فَاشْهَدُواْ وَأَنَاْ مَعَكُم مِّنَ الشَّاهِدِينَ
    Ve iz ehazallâhu mîsâkan nebiyyîne lemâ âteytukum min kitâbin ve hikmetin summe câekum resûlun musaddikun limâ meakum le tu’minunne bihî ve le tansurunnehu, kâle e akrartum ve ehaztum alâ zâlikum ısrî, kâlû akrarnâ, kâle feşhedû ve ene meakum mineş şâhidîn(şâhidîne).

    Diyanet İşleri: Hani, Allah nebilerden (peygamberlerden) , “Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir resul (peygamber ) geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz” diye söz almış ve, “Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?” demişti. Onlar, “Kabul ettik” demişlerdi. Allah da, “Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım” demişti.

    Diyanet Vakfi : Hani Allah, nebilerden (peygamberlerden) : «Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir resul (peygamber) geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz» diye söz almış, «Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?» dediğinde, «Kabul ettik» cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu.



  7. 7
    hepsinin de islam dinini getirmeleri gerekmiyormuydu ?
    Her peygamberin getrdiği İNANÇ aynıdır, farklı olan emir ve yasaklardır



  8. 8
    Kayıtsız Üye
    Nebu ve resulü sinavda yazdim ve 100 aldim



nebi ne demek,  resul nedir kısaca,  resul ve nebi nedir kısaca,  nebi nedir,  resul ne demek,  nebi ve resul nedir kısaca,  resul ve nebi nedir