Mü'mine ve Tarih ve Peygamberimizin hayatı Forumundan Hz.peygamberimiz (s.a.v) in hayatından adalete dair örnekler Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Hz.peygamberimiz (s.a.v) in hayatından adalete dair örnekler

    Reklam




    Allah Rasûlü, hayatın her alanında daima adaleti, adil hüküm vermeyi esas almış, bizzat adaletin en güzel örneklerini sergilemiş; aile hayatında (Nisa, 3),
    insanlar arası münasebetlerde (En'am, 152),
    hâkim huzurunda, şahitlik esnasında (Nisa, 135) adalet esasını zihinlere yerleştirmiştir.


    Nitekim şu olay, buna çok iyi bir misal teşkil eder: Bir gün Mahzunoğulları kabilesinden Fatıma adında asil bir kadın hırsızlık yapmıştı. O kadının cezalandırmaması için ashabdan Hz. Üsame b. Zeyd'i Peygamberimize gönderdiler. Bu duruma çok kızan ve üzülen Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Nasıl oluyor da bazı kimseler, Allah'ın kanunu karşısında aracı olmaya kalkışıyor. Sizden öncekilerin mahvolmasının sebebi şudur: İçlerinden asil, ileri gelen birisi hırsızlık yapınca, onu serbest bırakıyor, zayıf ve fakir bir kimse hırsızlık yapınca, onu cezalandırıyorlardı. Allah'a yemin ederim ki Muhammed'in kızı Fatıma hırsızlık yapsaydı, onun da cezasını verirdim.”(2)


    Görüldüğü üzere, Hz. Peygamber, adalet konusunda aracı olmak isteyenleri çok yakını da olsa sert bir şekilde reddetmiş, suçluya layık olduğu cezasını vermekte en ufak bir tereddüt göstermemiştir. Zira adalet ortadan kalkarsa, insan hayatına değer verecek bir şey kalmaz. "Allah, insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman, adaletle hükmetmenizi emreder" (Nisa, 58) ilahi emrinin hikmeti gayet açıktır.


    Adaletin İslam toplumunda, yönetimde muhakemelerde ve insanlar arası ilişkilerde tam anlamıyla uygulanması zorunludur. Çünkü adalet mülkün temelidir. Adaletin olmadığı cemiyetlere zulüm, anarşi ve terör hâkim olur. Toplumsal isyanlar çıkar, mahkemelere, devlete hatta fertlerin birbirlerine olan güveni kaybolur. İnsanlar, kendilerini koruma ve haklarını elde etme peşine düşer hukuki otorite sarsılır. Bu hususta Peygamberimiz bizleri uyarmıştır: "Bir kavmin (devlet. Mahkeme, aile ve fertleri arasında) hak ve adaletten uzak hükümler verilirse. O kavimde mutlaka kan dökümü yaygınlaşır."(3)
    Hz. Peygamber, hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyametin yakıcı sıcağında, arşın ferahlatıcı gölgesinden istifade edecek yedi sınıf insandan bahsederken en başta adaletli davranan idarecileri saymış,(4) adil devlet başkanlarından ve yöneticilerinden övgüyle bahsetmiş,(5) ailesine ve emri altındakilere adaletle muamele edenlere Allah tarafından kıyamet gününde büyük mükâfatlar verileceğini bildirmiştir. (6)


    Aşağıda vereceğimiz örnekte de görüldüğü gibi Allah Rasûlü, en yakınları bile olsa hep adaleti esas almış; hükümleri, kanunları herkese eşit olarak uygulamıştır.
    Bedir savaşında alınan esirler arasında Peygamberimiz’in amcası Hz. Abbas da vardı. Hz. Abbas'ın elleri bağlanmıştı. Esirler, fidye karşılığı serbest bırakılmaya başlanmıştı. Ensar’dan bazı kişiler Hz. Abbas'ın Allah Rasûlü’nün amcası olduğunu öğrenince onun fidyeden affedilmesini istediler. Allah Rasûlü: “Hayır, asla böyle bir şey olamaz Onun ödemek zorunda olduğu fidyenin tek bir dirhemi dahi bağışlanamaz”(7) buyurdular.


    Huneyn Savaşı'na katılan bir sahabe anlatıyor: “Ben devemin üzerinde, Hz. Peygamber'in yanında ilerliyordum. Ayağımda sert pabuç vardı. Devem Peygamber'in devesini sıkıştırdığında pabucumun kenarı Rasûlullah'ın baldırına dokunarak O'nu rahatsız ediyordu. Bunun üzerine Rasûlullah ayağıma kamçı ile vurarak, ‘Canımı yakıyorsun, arkamdan yürü!’ dedi. Ben de O'nun yanından savuştum. Ertesi gün Rasûlullah beni yanına çağırttı. Kendi kendime ‘Beni dün ayağını incittiğim için aramıştır’ dedim. Yanına gittim. Peygamberimiz bana ‘sen dün benim ayağımı incitmiş, canımı yakmıştın, ben de senin ayağına kamçı ile vurmuştum. Bunun karşılığını ödemek için seni çağırdım’ dedi ve bana çeşitli hediyeler verdi.”(8) Bu örnekte de görüldüğü gibi Rasûlullah, adaletin sağlanmasına ve kul hakkının ödenmesine çok büyük önem verir; kendi üzerine geçen kul hakkını, her zaman ve her yerde, en sıkıntılı savaş zamanında bile ödemekten geri durmazdı.


    Dipnotlar:

    1-Muhammed Hamidullah, İslam Peygamberi, çev. Salih Tuğ, c.1, İrfan Yay., 5. basım, İstanbul 1990, s.202-210.

    2-Buharî, Enbiyâ, 54; Meâzî, 53; Hudûd, 11-12; Müslim, Hudûd, 8-9; Ebû Dâvûd, Hudûd, 4; Tirmizî, Hudûd, 6; Nesâî, Sârik, 3-6; İbni Mâce, Hudûd, 6.
    4-İmam Mâlik, Muvatta, Cihad, 26.
    5-Buharî, Ezân, 36; Zekât, 16; Rikak, 24; Hudûd, 19; Müslim, Zekât, 91; Tirmizî, Zühd 53; Nesâî, Kudât, 2.
    6-Buharî, Edep, 36; Müslim, İmâre, 5, 18; Cennet, 63.
    Müslim, İmâre, 5, 18; Nesâî, Kudât, 1.
    7-Buharî, Megâzî, 53.
    8-Taberî, Tarih-i Taberî, c.3, çev. M. Faruk Gürtuna, Sağlam Yay., İstanbul 2007, s.106.




    Yazar. Nihal Şahin Utku


    Paylaş
    Hz.peygamberimiz (s.a.v) in hayatından adalete dair örnekler Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Aile ortamında, eşleri arasında ve karşılaştığı bütün insanlara karşı adaletli davranan peygamber efendimiz hiç kimsenin haksızlığa uğramaması için elinden geleni yapmaya çalışmıştır.



adaletsiz konusuna 5 tane örnek