Mü'mine ve Tarih ile Peygamberimizin hayatı Forumundan Hz Muhammed’in Ailesi İçindeki Örnek Davranışları Hakkında Kısa Bilgi.
  1. #1
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    16 Şubat 2009
    Mesajlar
    2.171



    Hz Muhammed’in Ailesi İçindeki Örnek Davranışları






    Hz Muhammed’in Ailesi İçindeki Örnek Davranışları


    İslâm peygamberi Hz Muhammed, Müslümanlar için bir örnektir Bununla ilgili Kur’anıkerim’de Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır”[1]
    Hz Muhammed, ailesi içerisindeki davranışlarıyla, tüm aile bireylerine örnek olmuştur Onun ailesine karşı davranışları, bize de aile hayatımızda nasıl davranacağımız konusunda örnek oluşturmaktadır
    Peygamberimiz, aile bireylerini çok severdi Örneğin, o kendisi küçükken ölmüş olan annesini hiçbir zaman unutmamış ve sürekli mezarını ziyaret etmiştir Peygamberimiz, amcalarını, özellikle de Ebu Talip'i çok severdi Onu kıracak bir davranış yapmaz, ona devamlı yardımcı olmaya çalışırdı
    Peygamberimiz, ilk eşi Hz Hatice'yi çok severdi Kendisine ilk vahiy geldiğinde heyecan içinde eşi Hz Hatice'nin yanına koşmuştu Hz Hatice, ona moral ve destek vermiş ve ilk Müslüman olmuştu Onlar, 25 yıl evli kaldılar ve çocukları oldu Mutlu bir aile hayatı sürdürdüler Hz Hatice'nin ölümünden sonra da peygamberimiz, onu daima iyilikle anmıştır
    Aile, sevgi üzerine kurulur Sevgi olmadan, mutluluk olmaz Peygamberimiz, aile bireyleriyle kavga etmemiş veya onlarla tartışmamıştır Çünkü o, aile bireylerini sever ve onlara değer verirdi O, çok iyi bir aile reisi, şefkatli ve hoşgörülü bir babaydı
    Hz Peygamber, aile bireyleri ile her zaman uyumlu olmuş, onların düşüncelerine önem vermiştir Sık sık, hanımlara ve çocuklara nazik davranmak gerektiğini söylemiştir
    Peygamberimiz, çocuklarıyla da yakından ilgilenir, onlara olan sevgisini her fırsatta gösterirdi Oğlu İbrahim, Medine’nin kenar semtinde oturan bir süt annenin yanında kalırdı Peygamberimiz onun yanına gider, onu kucaklar, öper, koklar ve geri dönerdi En küçük çocuğu Fatma’ydı Fatma’yı gördüğü zaman onu sevgiyle karşılar ve alnından öperdi Sonra da ellerinden tutup yanına oturturdu
    Torunları Hasan ve Hüseyin’i de çok severdi Torunları, onun sırtına çıkarak binek oyunu oynarlardı Peygamberimiz, onları omuzlarına alarak gezdirirdi Bir gün Sevgili Peygamberimiz, namaz kılarken secdeye yatmış ve torunlarından biri gelip sırtına binmişti Torunu sırtından kalkana kadar peygamberimiz secdeden kalkmamıştı[2] Bu örnekler, bize peygamberimizin, aile bireylerine sonsuz sevgi, ilgi ve şefkat gösterdiğini açıklamaktadır
    Bir aile içerisinde, bireyler birbirlerine yardımcı olurlar Örnek bir insan olarak Hz Peygamber de ev işlerine yardımcı olmaktan hoşlanırdı Ev halkı ve arkadaşları onun bütün işlerini yapmaya hazır olduğu hâlde, peygamberimiz bunu istemezdi
    Bir gün birisi, Hz Ayşe’ye, peygamberimizin işlerinde neler yaptığını sordu Hz Ayşe, onun bizzat ev işleriyle meşgul olduğunu söyledi Peygamberimiz, elbiselerini yamar, evi süpürür, keçileri sağar, çarşıdan alışveriş yapar, ayakkabılarını ve delik su kaplarını tamir ederdi Develeri bağlar, onların yemlerini verirdi Ev işlerine yardım ederdi Arkadaşlarının da bu konuda kendisini örnek almalarını isterdi[3]
    Peygamberimiz, tüm insanlar gibi ara sıra şaka yapardı Ancak o, şakalarında aşırıya kaçmazdı Çevresindeki insanların gönlünü hoş edici şakalar yapardı Sık sık etrafındaki insanlarla şakalaşır ve gülerdi Arkadaşlarından Abdullah bin Haris, Peygamberimizden daha hoş ve güler yüzlü bir kimseyi görmediğini söylemiştir[4]
    Peygamberimiz, şaka yapmayı seven ve neşeli bir kişi olmakla birlikte, şakalarında yalan ve yanlış söz bulunmamasına özen gösterirdi Şakalarında başkalarını kırmamaya, doğru sözler kullanmaya dikkat ederdi
    Peygamberimizin kibar şakalarıyla ilgili bir çok örnek vardır Bir defasında yaşlı bir hanım, Peygamberimizden cennete girmesi için dua etmesini istemişti Peygamberimizin, "Hiçbir yaşlı kadın cennete gidemeyecektir" demesi üzerine kadın üzülerek ağlamaya başlamıştır Peygamberimiz gülümseyerek "Cennete girecek herkesin otuz yaşında " olacağını söylemişlerdir[5]
    Anne babanın çocukları arasında ayrım yapması, aile mutluluğunu azaltır Peygamberimiz de bir baba olarak, aile bireylerine eşit davranmış, aralarında ayrım yapmamıştır O, herkese hak ettiği değeri verirdi Aile içinde kimseyi ayıplamaz, küçük düşürmezdi Yanlış davranışları bile güzellikle çözerdi
    O dönemde, kız çocukları, erkek çocuklarından ayrı tutulurdu O, erkek çocukların üstün görülme anlayışını yıkmıştır Peygamberimizin kız ve erkek ayrımı konusunda getirdiği en büyük yenilik, kadınların da mirasçı olmalarıdır Çünkü, o dönemde ölen kişilerin varlıklar sadece erkeklere kalıyordu
    Peygamberimiz, aile bireylerinin eğitimine önem vermiştir Kız erkek demeden tüm çocuklara iyi eğitim vermenin önemi üzerinde durmuştur
    Peygamberimiz, sonradan evlatlık edindiği, Zeyd'i kendi çocuklarından hiç ayrı tutmamıştır Zeyd'e kendi yediklerinden yedirmiş, giydiğinden giydirmiştir
    Hz Peygamber, ailede çocuklar arasında ayrım yapmayı kesinlikle uygun görmemiştir O, şöyle buyurur: “Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adaletli davranın” Bu konu üzerinde o kadar durmuştur ki, bir defasında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki Allah, çocuklarınız arasında öpücüklerinizde de eşit davranmanızı sever”[6]
    Peygamberimizin aile bireyleri arasındaki davranışlarına şu olay çok güzel bir örnektir Hz Ali şöyle anlatır: “Hz Peygamber, bizi ziyaret etmişti Yanımızda geceledi Hasan ve Hüseyin de uyuyorlardı Bir ara Hasan, su istedi Derhâl kalkan Hz Peygamber, su kabından su aldı Çocuğa vermek için getirmişti ki, o sırada uyanmış olan Hüseyin, hemen bardağı alıp su içmek istedi Hz Peygamber, ona vermeyip önce Hasan’a verdi Bunun üzerine, Fatma dayanamayarak, Hasan’ı Hüseyin’den çok seviyorsun, deyince, hayır ilk defa o istedi, cevabını verdi”[7]
    Peygamberimizin çocuklarına, torunlarına, hanımlarına karşı güzel davranışları bizlere de örnek olmalıdır
    Haziran 2003, Sivas Doç, Dr Mehmet Zeki AYDIN
    HZ MUHAMMED’İN AİLESİ İÇİNDEKİ ÖRNEK DAVRANIŞLARI (2)
    İslâm peygamberi Hz Muhammed, Müslümanlar için bir örnektir Bununla ilgili Kur’anıkerim’de Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır”[8]
    Hz Peygamber, diğer insanlarla olduğu gibi akrabaları ile de iyi ilişkiler kurmuştur Çünkü Kur’anıkerim akraba ile iyi ilişkilerin önemine dikkat çekiyordu Bu nedenle akraba ziyaretini düzenli hâle getirmiş, bu yöndeki toplumsal sorumluluğa vurgu yapmıştır O, akrabalık bağlarını güçlendirmeğe gayret etmiş ve akraba ilişkilerine yönelik tavsiyelerde bulunmuştur
    Peygamberimiz, akrabalarla ilişkilerin, her ne olursa olsun, devam ettirilmesini öğütlemiştir Onlara karşı hep iyilikte bulunulmasını, kaba davranılmamasını söylemiştir Akrabaları ile ilişkileri güzel olanların Yüce Allah tarafından sevildiğini de belirtmiştir Peygamberimize bir gün bir adam gelir: “Ben akrabalarımı ziyaret ediyorum ama onlar beni ziyaret etmiyorlardır” Bunun üzerine Peygamberimiz, « Olsun, sen onları ziyaret etmeye devam ettiğin sürece Allah, seninledir »[9] cevabını verir
    Peygamberimiz, akrabalarını sık sık ziyaret ederdi Onlara iyilik ve ikramda bulunurdu Gençlik döneminde ticaretle uğraşırken, yola çıkmadan önce akrabalarını ziyaret eder, dönüşte hediyeler getirirdi Akrabalar arasında meydana gelen kırgınlıklarda arabuluculuk yapardı Küs olanlar varsa onları barıştırırdı
    Hz Peygamber’in aile bireyleri diğer toplum bireylerinden farklı değildi Ancak, onun aile hayatında iyilik ve güzellikler konusunda daha seçkin özellikler de vardı
    Peygamberimiz'in ailesinin seçkin özelliklerinden birisi, ailesinde sevinçlerin ve sıkıntıların paylaşılmasıdır
    Hz Peygamber, peygamber olmasına rağmen bizim gibi bir insandı Bir insan olarak o da diğer insanlar gibi hayatı boyunca birçok sıkıntı ve güçlükle karşılaşmıştır Kimi zaman üzülmüş, kimi zaman sevinmiştir İşte bütün bu durumlarda duygularını eşi ve çocuklarıyla paylaşmıştır Örneğin, çocukları dünyaya gelince sevinmiştir Yedi çocuğundan altısının kendisinden önce ölmesine çok üzülmüştür Her bir ölüm olayına aile bireyleri hep birlikte üzülmüşlerdir Aile bireylerinden hastalanan olduğunda el birliği ile yardımcı olmuşlardır Tedavisi için bütün aile çaba sarfetmiştir
    O dönemlerde bazı yıllarda kuraklık nedeniyle kıtlıklar olmuştu Gıda maddeleri ve hayvan yiyecekleri bulunamayan bu yıllarda sıkıntılar peygamber ailesince paylaşılmıştı Bu kuraklık anlarında, şikayet edilmemiş, sıkıntılara el birliği ile karşı konulmuştur
    Peygamberimizin çocukları birbirlerini çok severlerdi Vakitlerini birlikte geçirirler, kendi aralarında oyunlar oynarlardı Peygamberimiz, ailesinde sevinç ve neşenin hâkim olmasını isterdi Bunun için aileyi neşelendirecek, onların hoşuna gidecek işler yapardı Kızlarının evliliklerinde hep birlikte sevinmişler, mutlu olmuşlardır
    Konukseverlik, bir çeşit sevgi, saygı ve fedakârlık göstergesidir Bunu en açık biçimde Peygamberimizin yaşantısında görmemiz mümkündür Peygamberimiz, çok misafirperver bir insandı Ona her taraftan çok sayıda insanlar gelirdi Gelen misafirlere bizzat kendisi hizmet ederdi
    Hz Peygamber'in ailesine gelen misafirler hiçbir zaman yük olarak görülmemiştir Gelen misafirlerden kimse rahatsızlık duymamıştır Peygamberimiz misafir konusunda hiç ayrım yapmamıştır Onun ailesinde, gelen misafir hangi din ve ırktan olursa olsun kendilerine ikramda bulunulmuştur Aynı şekilde zengin, yoksul, dul, öksüz ve yetim tüm gelenler misafir edilmişlerdir O, sık sık kimsesiz ve yoksulları evine davet eder yemek yedirirdi Aynı şekilde evde yapılan yemeklerden muhtaçlara göndermiştir
    Peygamberimiz, her zaman yardımlar davranmış ve bunu tüm Müslümanlara tavsiye etmiştir Kendisinden nakledilen bir hadis şöyledir: “Allah’a ve ahiret gününe inanan, misafirlerine ikram etsin” [10]
    Bir gün, peygamberimizin kapısına bir ihtiyaç sahibi geldi O anda evde ona verecek bir şey yoktu Komşularından yarım ölçek buğday ödünç aldı ve ihtiyaç sahibine verdi Bir defasında bir alacaklı, alacağını istemeye gelince, peygamberimiz eşine şöyle dedi: "Ona bir ölçek buğday veriniz Yarısı borcumuz için, diğer yarısı ise bizim ikramımız olsun"[11]
    Peygamberimiz insanların en cömerdiydi Kendisinden bir şey isteyen hiç kimseyi boş çevirmemiştir Bir gün peygamberimize, bir parça kumaş hediye edilmişti Buna ihtiyacı da vardı Yanına oturanlardan biri “Bu ne iyi kumaş” deyince, peygamberimiz, kumaşı ona bıraktı[12]
    Peygamberimiz'in ailesinde israf yapmamaya özen gösterilirdi Çünkü israf gereksiz yere harcamak, saçıp savurmaktır, bu nedenle Allah tarafından yasaklanmıştır Allah’ın verdiği nimetlerden ihtiyacı kadar faydalanmak gerekir Peygamberimize göre, hangi konu olursa olsun, sınırı aşmak, ölçüsüz hareket etmek israftır Yüce Allah da “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz”[13] buyurarak israfı yasaklamıştır
    Peygamberimiz çok sade bir hayat sürdürmüştür O gençliğinde ve Hz Hatice ile evlendikten sonra, ticaret yapmış ve varlıklı bir aile hâline gelmiştir Buna rağmen o hiçbir zaman sade yaşantısını terk etmemiştir Onun kıyafetleri, sade ve gösterişten uzaktı Ev eşyaları konusunda da israftan sakınırdı Onun evine, ihtiyaç olmayacak eşyalar satın alınmaz, ihtiyaç olan eşyalar kullanılırdı Yiyecekler konusunda da israftan sakınılırdı Evdeki ekmek artıkları atılmaz, mutlaka değerlendirilirdi Yemekler israf edilmez, sofrada fazla çeşit bulundurulmazdı Kızı Fatma'nın düğünü çok sade olmuş, lüks ve israftan kaçınılmıştır
    Bir gün Peygamberimiz, sahabîlerden birinin abdest alırken suyu israf ettiğini görür “Bu israf nedir?” diye sorar Bunun üzerine sahabî, “Abdestte israf olur mu” diye karşılık verir Peygamberimiz: “Evet, akan bir nehrin kenarında bile olsan, normal bir miktarın üzerinde su kullanman israf olur” buyurur
    Aile ve akrabamızdan sonra bize en yakın olanlar komşularımızdır Peygamberimiz’in ailesinde komşuluk ilişkilerine önem verilirdi Onlar, komşularına karşı nazik ve kibar davranmışlardır Komşularla ilişkilerde daima saygılı olmuşlar, karşılaştıklarında hâl ve hatırlarını sormuşlardır Evde yaptıkları yemeklerden komşulara da göndermişlerdir İnsanlara yardım etmede önceliği komşulara vermişlerdir
    Peygamberimiz, komşu hakları ile ilgili olarak şu uyarıda bulunmuştur: “Allah’a ve ahiret gününe inanan komşusuna eziyet etmesin”[14] Komşuya eziyet etmemek yeterli değildir, iyilik etmek de önemlidir Peygamberimiz, “Allah’a ve ahiret gününe inanan, komşusuna iyilik etsin” [15] buyurmuştur
    Komşularımıza karşı görevlerimiz; iyilik yapmak, onları incitmemek veya zarar vermemektir Komşuların birbirlerine karşı ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini soranlara Peygamberimiz, “Hastalanınca geçmiş olsun ziyareti yap, ölüsü olunca cenazesine git, borç isterse ver, ihtiyaç içindeyse gider, mutluluklarını paylaş, acılarında teselli et, izni olmadan binanı onunkinden fazla yükseltme, onu rahatsız etme, bir meyve aldığında ona da ver Vermiyorsan onu gizli al ve özendirmemek için çocuklarının onu açığa çıkarmasına izin verme” [16] tavsiyelerinde bulunmuştur
    Bir defasında, eşi Hz Ayşe, peygamberimize gelerek, "İki komşum ve bir hediyem var Hediyeyi hangisine vereyim?" diye sordu Peygamberimiz, "Kapısı daha yakın olana ver" buyurdu[17]
    Öksüzler ve yoksullar korunmaya, gözetilmeye muhtaç insanlardır Peygamberimiz, her zaman etrafındaki yoksul insanlarla, yetim çocuklarla ilgilenmiş, onlara yardım etmiş ve onları koruyup gözetmeyi tavsiye etmiştir Öksüzlerin yalnız kendilerini değil, onlara ait malları da korumak gerekir Bununla ilgili Kur’anıkerim’de şöyle buyrulur: “Ergenlik çağına erişinceye kadar yetimin malına yaklaşmayınız”[18]
    Peygamberimiz, nerede bir öksüz görse, yanına gider, saçlarını okşar ve onu severdi Hatta bir gün, ağlayan bir öksüz çocuğa rastlamış ve onu evine götürerek yemek yedirmiş ve üstünü temizlemiştir Daha sonra da bu çocuğu evlat edinmiştir[19]
    Hz Peygamber'in ailesinde öksüz ve yoksullar en iyi şekilde karşılanırdı Zekat ve sadaka verirken bunların onurlarını kırmamaya özen gösterilmiştir Evlerine konuk çağırdıklarında, aralarında mutlaka yoksullar bulunmuştur Bu konuda o şöyle buyurmuştur: "Müslümanların evleri arasında en iyi ev, içinde kendisine iyi davranılan öksüz bulunan evdir En kötüsü de içinde öksüz bulunup da kendisine kötü davranılan evdir"[20]
    Peygamberimizin, öksüzlere karşı davranışının en güzel örneğini, ünlü sahabi Enes bin Malik'e karşı davranışlarında görüyoruz Küçük Enes, on yaşındayken peygamberimizin evinde kalmaya başladı ve vefatına kadar ona hizmet etti Peygamberimiz, Enes'e her zaman çok iyi davranmıştır Aynı şekilde diğer aile bireylerinin de ona iyi davranmalarını istedi Bir defasında, bir hatasından dolayı Enes'i uyarmak isteyen eşine, "Bırakın çocuğu" diyerek müdahale etmiştir[21]

    TRT Radyolarında Yapılan Konuşma Metni
    Doç Dr Mehmet Zeki AYDIN
    Sivas CÜ İlâhiyat Fakültesi
    Haziran 2003, Sivas


    DİPNOTLAR
    [1] Ahzab suresi, 21
    [2] Afzalur Rahman, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi), çev: Yusuf Balcı, İstanbul 1996, c2, s262
    [3] Afzalur Rahman, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi), c1, s63
    [4] Asım Köksal, İslâm Tarihi, c1, s417
    [5] Afzalur Rahman, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi), c1, s83
    [6] Lütfi Şentürk ve Seyfettin Yazıcı, Diyanet İslâm İlmihâli, Ankara 1998, s554
    [7] İbrahim Canan, Hz Peygamberin Sünnetinde Terbiye, s176-177
    [8] Ahzab suresi, 21
    [9] Nevevî, Riyazus Salihîn, çev:HHüsnü Erdem, c1, s351
    [10] Buharî, Edep, s 31
    [11] Afzalur Rahman, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi), c3, s257
    [12] Diyanet İslâm İlmihâli, s540
    [13] Araf suresi, 31 ayet
    [14] Diyanet, İslâm İlmihâli, s484
    [15] Diyanet, İslâm İlmihâli, s485
    [16] Afzalur Rahman, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi), c3, s242
    [17] Buharî, Edep, s32
    [18] En'am suresi, 152 ayet
    [19] Peygamberimiz Çocuklarla, DİB Yayınları, s5-11
    [20] İbn Mâce, Sünen, c1, s251
    [21] Buharî, Sahihî Buharî ve Tercümesi, c3, s195

    Hz Muhammed’in Ailesi İçindeki Örnek Davranışları


    İslâm peygamberi Hz Muhammed, Müslümanlar için bir örnektir Bununla ilgili Kur’anıkerim’de Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır”[1]
    Hz Muhammed, ailesi içerisindeki davranışlarıyla, tüm aile bireylerine örnek olmuştur Onun ailesine karşı davranışları, bize de aile hayatımızda nasıl davranacağımız konusunda örnek oluşturmaktadır
    Peygamberimiz, aile bireylerini çok severdi Örneğin, o kendisi küçükken ölmüş olan annesini hiçbir zaman unutmamış ve sürekli mezarını ziyaret etmiştir Peygamberimiz, amcalarını, özellikle de Ebu Talip'i çok severdi Onu kıracak bir davranış yapmaz, ona devamlı yardımcı olmaya çalışırdı
    Peygamberimiz, ilk eşi Hz Hatice'yi çok severdi Kendisine ilk vahiy geldiğinde heyecan içinde eşi Hz Hatice'nin yanına koşmuştu Hz Hatice, ona moral ve destek vermiş ve ilk Müslüman olmuştu Onlar, 25 yıl evli kaldılar ve çocukları oldu Mutlu bir aile hayatı sürdürdüler Hz Hatice'nin ölümünden sonra da peygamberimiz, onu daima iyilikle anmıştır
    Aile, sevgi üzerine kurulur Sevgi olmadan, mutluluk olmaz Peygamberimiz, aile bireyleriyle kavga etmemiş veya onlarla tartışmamıştır Çünkü o, aile bireylerini sever ve onlara değer verirdi O, çok iyi bir aile reisi, şefkatli ve hoşgörülü bir babaydı
    Hz Peygamber, aile bireyleri ile her zaman uyumlu olmuş, onların düşüncelerine önem vermiştir Sık sık, hanımlara ve çocuklara nazik davranmak gerektiğini söylemiştir
    Peygamberimiz, çocuklarıyla da yakından ilgilenir, onlara olan sevgisini her fırsatta gösterirdi Oğlu İbrahim, Medine’nin kenar semtinde oturan bir süt annenin yanında kalırdı Peygamberimiz onun yanına gider, onu kucaklar, öper, koklar ve geri dönerdi En küçük çocuğu Fatma’ydı Fatma’yı gördüğü zaman onu sevgiyle karşılar ve alnından öperdi Sonra da ellerinden tutup yanına oturturdu
    Torunları Hasan ve Hüseyin’i de çok severdi Torunları, onun sırtına çıkarak binek oyunu oynarlardı Peygamberimiz, onları omuzlarına alarak gezdirirdi Bir gün Sevgili Peygamberimiz, namaz kılarken secdeye yatmış ve torunlarından biri gelip sırtına binmişti Torunu sırtından kalkana kadar peygamberimiz secdeden kalkmamıştı[2] Bu örnekler, bize peygamberimizin, aile bireylerine sonsuz sevgi, ilgi ve şefkat gösterdiğini açıklamaktadır
    Bir aile içerisinde, bireyler birbirlerine yardımcı olurlar Örnek bir insan olarak Hz Peygamber de ev işlerine yardımcı olmaktan hoşlanırdı Ev halkı ve arkadaşları onun bütün işlerini yapmaya hazır olduğu hâlde, peygamberimiz bunu istemezdi
    Bir gün birisi, Hz Ayşe’ye, peygamberimizin işlerinde neler yaptığını sordu Hz Ayşe, onun bizzat ev işleriyle meşgul olduğunu söyledi Peygamberimiz, elbiselerini yamar, evi süpürür, keçileri sağar, çarşıdan alışveriş yapar, ayakkabılarını ve delik su kaplarını tamir ederdi Develeri bağlar, onların yemlerini verirdi Ev işlerine yardım ederdi Arkadaşlarının da bu konuda kendisini örnek almalarını isterdi[3]
    Peygamberimiz, tüm insanlar gibi ara sıra şaka yapardı Ancak o, şakalarında aşırıya kaçmazdı Çevresindeki insanların gönlünü hoş edici şakalar yapardı Sık sık etrafındaki insanlarla şakalaşır ve gülerdi Arkadaşlarından Abdullah bin Haris, Peygamberimizden daha hoş ve güler yüzlü bir kimseyi görmediğini söylemiştir[4]
    Peygamberimiz, şaka yapmayı seven ve neşeli bir kişi olmakla birlikte, şakalarında yalan ve yanlış söz bulunmamasına özen gösterirdi Şakalarında başkalarını kırmamaya, doğru sözler kullanmaya dikkat ederdi
    Peygamberimizin kibar şakalarıyla ilgili bir çok örnek vardır Bir defasında yaşlı bir hanım, Peygamberimizden cennete girmesi için dua etmesini istemişti Peygamberimizin, "Hiçbir yaşlı kadın cennete gidemeyecektir" demesi üzerine kadın üzülerek ağlamaya başlamıştır Peygamberimiz gülümseyerek "Cennete girecek herkesin otuz yaşında " olacağını söylemişlerdir[5]
    Anne babanın çocukları arasında ayrım yapması, aile mutluluğunu azaltır Peygamberimiz de bir baba olarak, aile bireylerine eşit davranmış, aralarında ayrım yapmamıştır O, herkese hak ettiği değeri verirdi Aile içinde kimseyi ayıplamaz, küçük düşürmezdi Yanlış davranışları bile güzellikle çözerdi
    O dönemde, kız çocukları, erkek çocuklarından ayrı tutulurdu O, erkek çocukların üstün görülme anlayışını yıkmıştır Peygamberimizin kız ve erkek ayrımı konusunda getirdiği en büyük yenilik, kadınların da mirasçı olmalarıdır Çünkü, o dönemde ölen kişilerin varlıklar sadece erkeklere kalıyordu
    Peygamberimiz, aile bireylerinin eğitimine önem vermiştir Kız erkek demeden tüm çocuklara iyi eğitim vermenin önemi üzerinde durmuştur
    Peygamberimiz, sonradan evlatlık edindiği, Zeyd'i kendi çocuklarından hiç ayrı tutmamıştır Zeyd'e kendi yediklerinden yedirmiş, giydiğinden giydirmiştir
    Hz Peygamber, ailede çocuklar arasında ayrım yapmayı kesinlikle uygun görmemiştir O, şöyle buyurur: “Allah’tan korkun, çocuklarınız arasında adaletli davranın” Bu konu üzerinde o kadar durmuştur ki, bir defasında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ki Allah, çocuklarınız arasında öpücüklerinizde de eşit davranmanızı sever”[6]
    Peygamberimizin aile bireyleri arasındaki davranışlarına şu olay çok güzel bir örnektir Hz Ali şöyle anlatır: “Hz Peygamber, bizi ziyaret etmişti Yanımızda geceledi Hasan ve Hüseyin de uyuyorlardı Bir ara Hasan, su istedi Derhâl kalkan Hz Peygamber, su kabından su aldı Çocuğa vermek için getirmişti ki, o sırada uyanmış olan Hüseyin, hemen bardağı alıp su içmek istedi Hz Peygamber, ona vermeyip önce Hasan’a verdi Bunun üzerine, Fatma dayanamayarak, Hasan’ı Hüseyin’den çok seviyorsun, deyince, hayır ilk defa o istedi, cevabını verdi”[7]
    Peygamberimizin çocuklarına, torunlarına, hanımlarına karşı güzel davranışları bizlere de örnek olmalıdır
    Haziran 2003, Sivas Doç, Dr Mehmet Zeki AYDIN
    HZ MUHAMMED’İN AİLESİ İÇİNDEKİ ÖRNEK DAVRANIŞLARI (2)
    İslâm peygamberi Hz Muhammed, Müslümanlar için bir örnektir Bununla ilgili Kur’anıkerim’de Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır”[8]
    Hz Peygamber, diğer insanlarla olduğu gibi akrabaları ile de iyi ilişkiler kurmuştur Çünkü Kur’anıkerim akraba ile iyi ilişkilerin önemine dikkat çekiyordu Bu nedenle akraba ziyaretini düzenli hâle getirmiş, bu yöndeki toplumsal sorumluluğa vurgu yapmıştır O, akrabalık bağlarını güçlendirmeğe gayret etmiş ve akraba ilişkilerine yönelik tavsiyelerde bulunmuştur
    Peygamberimiz, akrabalarla ilişkilerin, her ne olursa olsun, devam ettirilmesini öğütlemiştir Onlara karşı hep iyilikte bulunulmasını, kaba davranılmamasını söylemiştir Akrabaları ile ilişkileri güzel olanların Yüce Allah tarafından sevildiğini de belirtmiştir Peygamberimize bir gün bir adam gelir: “Ben akrabalarımı ziyaret ediyorum ama onlar beni ziyaret etmiyorlardır” Bunun üzerine Peygamberimiz, « Olsun, sen onları ziyaret etmeye devam ettiğin sürece Allah, seninledir »[9] cevabını verir
    Peygamberimiz, akrabalarını sık sık ziyaret ederdi Onlara iyilik ve ikramda bulunurdu Gençlik döneminde ticaretle uğraşırken, yola çıkmadan önce akrabalarını ziyaret eder, dönüşte hediyeler getirirdi Akrabalar arasında meydana gelen kırgınlıklarda arabuluculuk yapardı Küs olanlar varsa onları barıştırırdı
    Hz Peygamber’in aile bireyleri diğer toplum bireylerinden farklı değildi Ancak, onun aile hayatında iyilik ve güzellikler konusunda daha seçkin özellikler de vardı
    Peygamberimiz'in ailesinin seçkin özelliklerinden birisi, ailesinde sevinçlerin ve sıkıntıların paylaşılmasıdır
    Hz Peygamber, peygamber olmasına rağmen bizim gibi bir insandı Bir insan olarak o da diğer insanlar gibi hayatı boyunca birçok sıkıntı ve güçlükle karşılaşmıştır Kimi zaman üzülmüş, kimi zaman sevinmiştir İşte bütün bu durumlarda duygularını eşi ve çocuklarıyla paylaşmıştır Örneğin, çocukları dünyaya gelince sevinmiştir Yedi çocuğundan altısının kendisinden önce ölmesine çok üzülmüştür Her bir ölüm olayına aile bireyleri hep birlikte üzülmüşlerdir Aile bireylerinden hastalanan olduğunda el birliği ile yardımcı olmuşlardır Tedavisi için bütün aile çaba sarfetmiştir
    O dönemlerde bazı yıllarda kuraklık nedeniyle kıtlıklar olmuştu Gıda maddeleri ve hayvan yiyecekleri bulunamayan bu yıllarda sıkıntılar peygamber ailesince paylaşılmıştı Bu kuraklık anlarında, şikayet edilmemiş, sıkıntılara el birliği ile karşı konulmuştur
    Peygamberimizin çocukları birbirlerini çok severlerdi Vakitlerini birlikte geçirirler, kendi aralarında oyunlar oynarlardı Peygamberimiz, ailesinde sevinç ve neşenin hâkim olmasını isterdi Bunun için aileyi neşelendirecek, onların hoşuna gidecek işler yapardı Kızlarının evliliklerinde hep birlikte sevinmişler, mutlu olmuşlardır
    Konukseverlik, bir çeşit sevgi, saygı ve fedakârlık göstergesidir Bunu en açık biçimde Peygamberimizin yaşantısında görmemiz mümkündür Peygamberimiz, çok misafirperver bir insandı Ona her taraftan çok sayıda insanlar gelirdi Gelen misafirlere bizzat kendisi hizmet ederdi
    Hz Peygamber'in ailesine gelen misafirler hiçbir zaman yük olarak görülmemiştir Gelen misafirlerden kimse rahatsızlık duymamıştır Peygamberimiz misafir konusunda hiç ayrım yapmamıştır Onun ailesinde, gelen misafir hangi din ve ırktan olursa olsun kendilerine ikramda bulunulmuştur Aynı şekilde zengin, yoksul, dul, öksüz ve yetim tüm gelenler misafir edilmişlerdir O, sık sık kimsesiz ve yoksulları evine davet eder yemek yedirirdi Aynı şekilde evde yapılan yemeklerden muhtaçlara göndermiştir
    Peygamberimiz, her zaman yardımlar davranmış ve bunu tüm Müslümanlara tavsiye etmiştir Kendisinden nakledilen bir hadis şöyledir: “Allah’a ve ahiret gününe inanan, misafirlerine ikram etsin” [10]
    Bir gün, peygamberimizin kapısına bir ihtiyaç sahibi geldi O anda evde ona verecek bir şey yoktu Komşularından yarım ölçek buğday ödünç aldı ve ihtiyaç sahibine verdi Bir defasında bir alacaklı, alacağını istemeye gelince, peygamberimiz eşine şöyle dedi: "Ona bir ölçek buğday veriniz Yarısı borcumuz için, diğer yarısı ise bizim ikramımız olsun"[11]
    Peygamberimiz insanların en cömerdiydi Kendisinden bir şey isteyen hiç kimseyi boş çevirmemiştir Bir gün peygamberimize, bir parça kumaş hediye edilmişti Buna ihtiyacı da vardı Yanına oturanlardan biri “Bu ne iyi kumaş” deyince, peygamberimiz, kumaşı ona bıraktı[12]
    Peygamberimiz'in ailesinde israf yapmamaya özen gösterilirdi Çünkü israf gereksiz yere harcamak, saçıp savurmaktır, bu nedenle Allah tarafından yasaklanmıştır Allah’ın verdiği nimetlerden ihtiyacı kadar faydalanmak gerekir Peygamberimize göre, hangi konu olursa olsun, sınırı aşmak, ölçüsüz hareket etmek israftır Yüce Allah da “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz”[13] buyurarak israfı yasaklamıştır
    Peygamberimiz çok sade bir hayat sürdürmüştür O gençliğinde ve Hz Hatice ile evlendikten sonra, ticaret yapmış ve varlıklı bir aile hâline gelmiştir Buna rağmen o hiçbir zaman sade yaşantısını terk etmemiştir Onun kıyafetleri, sade ve gösterişten uzaktı Ev eşyaları konusunda da israftan sakınırdı Onun evine, ihtiyaç olmayacak eşyalar satın alınmaz, ihtiyaç olan eşyalar kullanılırdı Yiyecekler konusunda da israftan sakınılırdı Evdeki ekmek artıkları atılmaz, mutlaka değerlendirilirdi Yemekler israf edilmez, sofrada fazla çeşit bulundurulmazdı Kızı Fatma'nın düğünü çok sade olmuş, lüks ve israftan kaçınılmıştır
    Bir gün Peygamberimiz, sahabîlerden birinin abdest alırken suyu israf ettiğini görür “Bu israf nedir?” diye sorar Bunun üzerine sahabî, “Abdestte israf olur mu” diye karşılık verir Peygamberimiz: “Evet, akan bir nehrin kenarında bile olsan, normal bir miktarın üzerinde su kullanman israf olur” buyurur
    Aile ve akrabamızdan sonra bize en yakın olanlar komşularımızdır Peygamberimiz’in ailesinde komşuluk ilişkilerine önem verilirdi Onlar, komşularına karşı nazik ve kibar davranmışlardır Komşularla ilişkilerde daima saygılı olmuşlar, karşılaştıklarında hâl ve hatırlarını sormuşlardır Evde yaptıkları yemeklerden komşulara da göndermişlerdir İnsanlara yardım etmede önceliği komşulara vermişlerdir
    Peygamberimiz, komşu hakları ile ilgili olarak şu uyarıda bulunmuştur: “Allah’a ve ahiret gününe inanan komşusuna eziyet etmesin”[14] Komşuya eziyet etmemek yeterli değildir, iyilik etmek de önemlidir Peygamberimiz, “Allah’a ve ahiret gününe inanan, komşusuna iyilik etsin” [15] buyurmuştur
    Komşularımıza karşı görevlerimiz; iyilik yapmak, onları incitmemek veya zarar vermemektir Komşuların birbirlerine karşı ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini soranlara Peygamberimiz, “Hastalanınca geçmiş olsun ziyareti yap, ölüsü olunca cenazesine git, borç isterse ver, ihtiyaç içindeyse gider, mutluluklarını paylaş, acılarında teselli et, izni olmadan binanı onunkinden fazla yükseltme, onu rahatsız etme, bir meyve aldığında ona da ver Vermiyorsan onu gizli al ve özendirmemek için çocuklarının onu açığa çıkarmasına izin verme” [16] tavsiyelerinde bulunmuştur
    Bir defasında, eşi Hz Ayşe, peygamberimize gelerek, "İki komşum ve bir hediyem var Hediyeyi hangisine vereyim?" diye sordu Peygamberimiz, "Kapısı daha yakın olana ver" buyurdu[17]
    Öksüzler ve yoksullar korunmaya, gözetilmeye muhtaç insanlardır Peygamberimiz, her zaman etrafındaki yoksul insanlarla, yetim çocuklarla ilgilenmiş, onlara yardım etmiş ve onları koruyup gözetmeyi tavsiye etmiştir Öksüzlerin yalnız kendilerini değil, onlara ait malları da korumak gerekir Bununla ilgili Kur’anıkerim’de şöyle buyrulur: “Ergenlik çağına erişinceye kadar yetimin malına yaklaşmayınız”[18]
    Peygamberimiz, nerede bir öksüz görse, yanına gider, saçlarını okşar ve onu severdi Hatta bir gün, ağlayan bir öksüz çocuğa rastlamış ve onu evine götürerek yemek yedirmiş ve üstünü temizlemiştir Daha sonra da bu çocuğu evlat edinmiştir[19]
    Hz Peygamber'in ailesinde öksüz ve yoksullar en iyi şekilde karşılanırdı Zekat ve sadaka verirken bunların onurlarını kırmamaya özen gösterilmiştir Evlerine konuk çağırdıklarında, aralarında mutlaka yoksullar bulunmuştur Bu konuda o şöyle buyurmuştur: "Müslümanların evleri arasında en iyi ev, içinde kendisine iyi davranılan öksüz bulunan evdir En kötüsü de içinde öksüz bulunup da kendisine kötü davranılan evdir"[20]
    Peygamberimizin, öksüzlere karşı davranışının en güzel örneğini, ünlü sahabi Enes bin Malik'e karşı davranışlarında görüyoruz Küçük Enes, on yaşındayken peygamberimizin evinde kalmaya başladı ve vefatına kadar ona hizmet etti Peygamberimiz, Enes'e her zaman çok iyi davranmıştır Aynı şekilde diğer aile bireylerinin de ona iyi davranmalarını istedi Bir defasında, bir hatasından dolayı Enes'i uyarmak isteyen eşine, "Bırakın çocuğu" diyerek müdahale etmiştir[21]

    TRT Radyolarında Yapılan Konuşma Metni
    Doç Dr Mehmet Zeki AYDIN
    Sivas CÜ İlâhiyat Fakültesi
    Haziran 2003, Sivas


    DİPNOTLAR
    [1] Ahzab suresi, 21
    [2] Afzalur Rahman, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi), çev: Yusuf Balcı, İstanbul 1996, c2, s262
    [3] Afzalur Rahman, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi), c1, s63
    [4] Asım Köksal, İslâm Tarihi, c1, s417
    [5] Afzalur Rahman, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi), c1, s83
    [6] Lütfi Şentürk ve Seyfettin Yazıcı, Diyanet İslâm İlmihâli, Ankara 1998, s554
    [7] İbrahim Canan, Hz Peygamberin Sünnetinde Terbiye, s176-177
    [8] Ahzab suresi, 21
    [9] Nevevî, Riyazus Salihîn, çev:HHüsnü Erdem, c1, s351
    [10] Buharî, Edep, s 31
    [11] Afzalur Rahman, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi), c3, s257
    [12] Diyanet İslâm İlmihâli, s540
    [13] Araf suresi, 31 ayet
    [14] Diyanet, İslâm İlmihâli, s484
    [15] Diyanet, İslâm İlmihâli, s485
    [16] Afzalur Rahman, Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem (Sîret Ansiklopedisi), c3, s242
    [17] Buharî, Edep, s32
    [18] En'am suresi, 152 ayet
    [19] Peygamberimiz Çocuklarla, DİB Yayınları, s5-11
    [20] İbn Mâce, Sünen, c1, s251
    [21] Buharî, Sahihî Buharî ve Tercümesi, c3, s195









    Hz Muhammed’in Ailesi İçindeki Örnek Davranışları Mumine Forum

  2. #2
    mumine
    Üyelik tarihi
    15 Şubat 2009
    Bulunduğu yer
    Türkiye
    Mesajlar
    4.124
    Reklam




    KUTLU ELÇİNİN, HZ MUHAMMEDİN AİLE HAYATI
    KISACA AÇIKLAMA


    Yüce Allah, insanı diğer varlıklardan üstün kılmış, farklı cinslerin bir araya gelerek, sevgi ve saygı temeline dayalı huzurlu aileler kurmalarını istemiştir. Zira aile, toplumun temeli ve çekirdeğidir. Aile, belirli bağlarla birbirine bağlı olan, karşılıklı hak ve ödevlere sahip bireylerin oluşturduğu bir kurumdur. Eşler için huzur, paylaşım ve iffet mekanı; çocuklar için terbiye, sevgi ve şefkat ocağı olan ailenin son derece önemli olduğu inkar edilemeyecek bir gerçektir. Bu nedenledir ki ilk insan ve ilk peygamber hayata eşiyle ve ailesiyle başlamıştır. Aile hayatında dertler, kederler, problemler bir bütünün parçaları olan aile bireyleri arasında paylaşım ve fedakarlıkla hafiflerken, sevinçler bayrama dönüşür. Anne-babanın şefkat kucağında yetiştireceği merhamet, doğruluk, dürüstlük gibi milli ve manevi değerlere saygılı yavrularla toplumun geleceği teminat altına alınır.


    Yüce Kitabımız Kur'an'da hemen her konuda bizler için en güzel örnek olarak gösterilen Peygamberimiz Hz. Muhammed'in sadakat, fedakarlık, sevgi, hoşgörü ve mutluluk örnekleriyle dolu aile hayatı da ayrı bir önem arz etmektedir. Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber sadakat sahibi bir eş, sevgi ve şefkati eksilmeyen bir baba, emin ve fedakar bir dost idi. Onun aile yuvasını, huzur, paylaşım, adalet, fedakarlık ve saygı tabloları süslerdi. Allah Resulünün baba olduğu aile ocağında, coşkun ırmaklar gibi gönülden fışkıran muhabbet, şefkat, merhamet ve değer verme, yokluğu hissedilmeyen temel unsurlardı. Onun yuvası, eşiyle, çocuğuyla insanî erdemlerin yaşandığı bir yuvadır. Bu duygu ve temeller üzerine kurulan aileden, eş olarak sadakatin asla esirgenmediği Hz. Hatice'ler, bilgi ve hikmet kaynağı olan Hz. Aişe'ler, sevgi, saygı ve merhametin evlada dönüştüğü Hz. Fatıma'lar edep timsali Hz.Hasanlar, Hz.Hüseyinler yetişmiştir. Hasılı bütün bu güzellikler Kutlu elçinin yuvasında insanlık için birer sembol haline gelmiştir.
    Değerli Kardeşlerim!
    Çağımızda toplumlar büyük ailevî problemlerle karşı karşıyadır. Boşanan çiftlerin, yıkılan ailelerin, şefkat, saygı ve sevgi ortamından mahrum eş ve yavruların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Öyle ki, "anneciğim, babacığım, evladım" gibi sevgi ve şefkat yüklü sözcüklere hasret kalan insanlar hiç de az değildir. Bu problemlerin aşılmasında Allah'ın en güzel örnek olarak takdim ettiği kutlu elçinin aile yapısını süsleyen değerlerin hayata geçirilmesi kaçınılmazdır. O yüce Resul bir eş olarak; "Mü'minlerin imanca en mükemmeli, ahlaken en güzel olanlarıdır ve hayırlı olanlarınız da ailesine karşı hayırlı olanlardır."[1], "Bir kimse hanımına kin duymasın; zira onda hoşlanmadığı huyları varsa buna karşılık, memnun kalacağı huyları da vardır."[2] diye ümmetine sesleniyordu. Hz. Peygamber; "Küçüğümüze merhamet etmeyen ve büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir."[3] diyordu.
    Kardeşlerim!
    Müminler olarak eşimize, çocuğumuza Hz. Peygamberin sadakatini, sevgisini, merhametini, fedakarlığını göstermenin gayreti içinde olalım. Ailemizde ahlak, edep, hoşgörü, haklara saygı temel prensipler olmalıdır. Bu prensipleri hayata geçirmek, hem inancımızın hem de sağlıklı ve erdemli bir toplum olmanın gereğidir.
    âyetin mealiyle bitirmek istiyorum: "İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp, aranızda sevgi ve rahmet var etmesi, Allah'ın varlığının belgelerindendir. Bunlarda düşünen bir toplum için dersler vardır."[4]
    ______________________________________
    [1] Tirmizî, Radâ', 11; İbn Mâce, Nikâh, 50; Müsned, II, 472.
    [2] Müslim, Rada', 63; Müsned, II, 329.
    [3] Tirmizî, Birr, 15.
    [4] Rum, 30/21



hz muhamed aile severdi ile ilgili hadisler,  hz. muhammedin insan davranışlarıyla ilgili hadisleri,  hz muhammetin hayatındaki örnekn davranışları ile ilgili bulmacalar çöz,  hz muhammedin örnek davranışları ile ilgili sorular,  hz. muhammed ilgili bulmaca,  hz muhammedin hayatı davranmş şekli,  hz.muhammed ve aile hayatı ile ilgili bulmaca çöz