Mü'mine ve Tarih ve Peygamberimizin hayatı Forumundan Rasulullahın- Giydiği Elbiseler Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Rasulullahın- Giydiği Elbiseler

    Reklam




    RASULULLAHIN- GİYDİĞİ ELBİSELER


    Rasulullahın Kamışı (Gömleği)


    1074) Ummu Seleme şöyle dedi:
    "Rasulullah'ın (s.a.v.) en sevdiği elbisesi kamisiydi (gömleğiydi)."[1]
    1075) Enes îbn Malik şöyle dedi:
    "Rasulullah'ın, boyu ve kolları kısa, pamuktan bir gömleği vardı."[2]
    1076) îbn Abbas şöyle dedi:
    "Peygamber (s.a.v.), topukların üzerine kadar uzanan, kolları par*mak uçlarında olan bir gömlek giyerdi."[3]
    1077) îbn Ömer şunu söyledi:
    "Rasulullah'ın (s.a.v.), düğmesi olan bir gölmeği olmadı."[4]
    1078) Hz. Aişe şunu anlattı:
    "Rasuluüah'm üzerinde, sert ve kaba iki elbise vardı. Ben:
    -Ya Rasulellah! Senin bu iki elbisen sert ve kabadırlar. Onların içinde terliyorsun ve sana ağırlık yapıyorlar, dedim."[5]
    1079) Katade şöyle dedi: Enes'e:
    -Hangi elbise, Rasulullah'ın (s.a.v.) daha çok hoşuna giderdi? diye sordum. Enes:
    -Hıbere[6] diye cevap verdi.[7]
    1080) Katade'den rivayet edildi: Enes'e
    -Hangi elbise Rasulullah'ın (s.a.v.) daha çok hoşuna giderdi? de*dim. O da:
    -Hıbere diye cevap verdi.[8]

    Rasulullahın Cübbesi


    1081) el-Muğire ftm Şu'be şunu anlattı:
    "Rasulullah (s.a.v.) yüzünü yıkadı. Sonra üzerinde kol ağızları dar Şam işi bir cübbe olduğu halde kollarım sıvayarak gitti. Elini, o cübbenin altından çıkardı."
    1082) Yezid îbn Harun şöyle anlattı:
    Esma, bize ipekle çevre kıvrıntısı yapılmış bir cübbe çıkardı ve şöyle dedi:
    "Rasulullah, üzerinde bu varken düşmanla karşılaşıyordu."
    1083) Dıhyetu'l-Kelbî: "Kendisinin, Peygamber'e (s.a.v.) Şam'dan bir cübbeyle bir çift mest getirip hediye ettiğini ve Rasulullah'ın (s.a.v.) mestleri yırtılmcaya kadar giydiğini" anlattı.
    1084) Sehl îbn Sa'd şunu anlattı:
    Rasuhıllah'a is.a.v.) Enmar yününden bir cübbe dikildi ve Rasu*lullah (s.a.v.) onu giydi. Onu beğendiği kadar hiçbir elbiseyi beğenme*mişti. Eliyle ona dokunup:
    - "Bakın! Ne kadar güzel!" demeğe başladı. Cemaatin içinde bir bedevi vardı. O:
    -Ya Rasuleüah! Onu, bana ver, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) onu çıkarıp bedevinin eline verdi.[9]

    Rasulullahın İzarı Ve Elbisesi


    1085) Hz. Aişe şöyle demiştir:
    Peygamber (s.a.v.), üzerinde bulunan çizgili bir elbiseyle namaz kıldı. Onun çizgilerine gözü takıldı. Namazı bitirince:
    - "Bu hamisayı (çizgili elbiseyi), Ebu Cehm'e götürün ve bana onun enbicanîsini (hamisadan daha kalın bir kumaş) getirin. Çünkü bu ha-misabeni namazımdan alakoydu" dedi.[10]
    Hamisa: Yünden, desenli bir ridadır.
    Enbicanî: Yünden, desenleri olmayan tüylü kalın elbisedir.
    1086) Ebu Burde şöyle dedi:
    Aişe bize, keçeleşmiş bir örtüyle kalın bir izar çıkarıp.
    - "Rasulullah bu ikisinin içinde dünyadan gitti" dedi.[11]
    1087) Hz. Aişe şunu anlattı:
    "Peygamber (s.a.v.) bir sabah, üzerinde siyah kıldan mamul çizgili bir örtü olduğu halde mescide çıktı."[12]
    1088) Seleme Ibnu'l-Ekva'nın babası anlattı.
    Peygamber (s.a.v.), Osman'ı Mekke'ye gönderdi. Onu Eban Ibn Sa'd himayesine aldı. O şöyle dedi:
    -Amcaoğlu! Seni, mütevazi bir halde görmeyeyim mi? Kavmin izan ne kadar uzatıyorsa, sen de o kadar uzat.
    Bizim sahibimiz izan böyle bacağının yansına kadar uzatıyor.
    1089) el-Eş'as îbn Suleym şöyle anlattı:
    Halam amcasından şunu duydu: Ben yürürken, arkamdan birisi:
    - "Izarım yukarı kaldır. Eğer böyle yaparsan daha temiz ve daha uzun ömürlü olur" dedi. Bir de baktım ki, bunu söyleyen Rasulullah'tı (s.a.v.). Ben de:
    -Ya Rasulellah! Bu, bir bürde-i melha (alacalı) değildir, dedim, Rasulullah (s.a.v.):
    - "Bana uymak, beni örnek almak istemiyor musun?" dedi. Baktım ki, izarının uzunluğu bacağının yarısına kadardı.[13]

    Rasulullahın Hüllesi[14]


    1090) Abdullah Îbnu'l-Haris şunu anlattı:
    Peygamber (s.a.v.), yirmi yedi deve karşılığında bir hülle satın alıp onu giydi.
    1091) Cabir îbn Abdillah şöyle dedi:
    "Kırmızı hülle içinde, Rasulullah'dan (s.a.v.) daha güzelini görme*dim."[15]

    Rasulullah'ın Bürdesı


    1092) Suleym İbn Cabir anlattı:
    "Ashabı arasında otururken Peygamber'e (s.a.v.) geldim. O'nun, etekleri ayaklarının üzerine düşmüş bir bürde (hırka) içinde ihtiba etti*ğini[16] gördüm.[17]
    1093) Hz. Aişe'den rivayet edildi:
    Peygamber (s.a.v.) siyah bir burde (hırka) giydi. Aişe şöyle dedi:
    - "Bunu, senin üzerinde beğenmiyorum. Beyazlığın onun siyahlı*ğına, onun siyahlığı senin beyazlığına karışıyor."
    1094) Enes şunu söyledi:
    "Üzerinde döküntüsü kalın, Necran işi bir elbise olduğu halde Ra-sulullah'la (s.a.v.) birlikte yürürdüm."[18]
    1095) Cabir İbn Abdillah şöyle dedi:
    "Peygamber'in (s.a.v.), bayramlarda giydiği kırmızı abası vardı."[19]
    1096) Ebu Rimse şöyle dedi:
    "Rasulullah'ı (s.a.v.), üzerinde iki yeşil aba olduğu halde gördüm."[20]

    Rasulullah'ın Sarığı


    1097) Cabir şöyle dedi:
    "Rasulullah (s.a.v.), fetih günü Mekke'ye başında siyah bir sarıkla girdi."[21]
    1098) Halid el-Hazza şunu anlattı:
    Bana Ebu Abdisselam şöyle dedi: İbn Ömer'e: -Rasulullah (s.a.v.) nasıl sarık sarmırdı? diye sordum.
    -"Sarığın ucunu başının üzerinde döndürür, onu, gerisinden tuttu*rur ve bir ucunu iki omuzu arasına sarkıtırdı."
    1099) Nafı, İbn Ömer'den şunu nakletti:
    Rasulullah (s.a.v.) sarık sardığında, Sarığının ucunu iki omzu ara*sında sarkıtırdı.
    Nafı: İbn Ömer de böyle yapardı, demiştir.[22]

    Rasulullahın Külahı


    1100) İbn Ömer şöyle demiştir:
    "Rasulullah (s.a.v.) beyaz bir külah giyerdi."[23]
    1101) Ebu Hureyre şöyle dedi:
    "Rasulullah'in (s.a.v.) başında Şam işi beyaz bir külah gördüm."
    1102) Hz. Aişe şöyle dedi:
    "Rasulullah (s.a.v.) kulaklı külahlarını seferde, Şam işi olanları da hazarda (seferde olmadığı zaman) giyerdi."[24]
    1103) îbn Abbas şöyle dedi:
    "Rasulullah1 in üç külahı vardı: Beyaz, Mısır işi külah, çizgili ku*maştan yapılan külah, seferde giydiği kulaklı külah."[25]
    1104) Abdullah İbn Busr şöyle dedi:
    "Rasulullah'ı (s.a.v.), külahlarıyla gördüm. Bunlar: Mısır işi küla*hı, kulaklı külahı ve Şam işi külahıydı."[26]

    Rasulullahın Ridası[27]


    1105) Urve Îbnu'z-Zubeyr şöyle dedi:
    "Rasulullah'm (s.a.v.) ridasımn uzunluğu dört arşın, eni iki buçuk arşındı. Rengi yeşil olup gelen heyetlerin karşısına onu giyerek çıkardı."[28]
    1106) Urve şöyle dedi:
    "Rasulullah'm (s.a.v.) heyetlerin karşısına çıkarken giydiği elbise*si, yeşil renkli elbisesiydi. Onun uzunluğu dört arşın, eni iki arşın bir karıştı. Bugün o, halifelerin yanındadır. Eskimiştir ve bir bohça içine konulmuştur. Halifeler onu bayram günlerinde giyerlerdi."
    1107) Ebu Hureyre şöyle dedi:
    "Peygamber (s.a.v.) bir defasında kalktı, mescidin ortasına varınca, bir bedevi ona yetişti. Arkasından ridasım çekti. Rida sertti. Boynunu kızarttı."[29]
    1108) Abdullah îbn Cafer'in babası şunu anlattı:
    "Rasulullah'ı (s.a.v.) üzerinde zaferanla boyanmış iki elbise, rida ve sarık varken gördüm."
    1109) Abdullah îbn Bureyde'nin babası şunu anlattı: "Necaşi, Peygamber'e (s.a.v.) şöyle yazdı:
    "Seni kendi dinindeki ve kendi kavminden olan bir kadınla, Ummu Habibe Bint Ebi Sufyan'la evlendirdim. Sana Cami (birarada olan) bir hediye de bulundum: Gömlek, don, ıtaf ve bir çift basit mest.
    Peygamber (s.a.v.) abdest alıp o mestlerin üzerine meshetmiştir. Süleyman şöyle dedi: el-Heysem'e: Itaf m ne olduğunu sordum. O da: -Teylesandır diye cevap verdi.[30]
    1110) Enes İbn Malik şöyle dedi:
    "Rasulullah (s.a.v.) tülbenti çok kullanırdı. Sanki elbisesi kokucu*nun bezi gibiydi."[31]

    Rasulullahın İç Donu


    1111) Kays şunu anlattı:
    Mahreme el-Abdiye'yle ben, Hecer'den Mekke'ye bir miktar satılık elbise getirdik. Rasulullah (s.a.v.) yanımıza geldi ve bir tane uzun iç donu satın aldı. Orada, ücretle tartan bir tartıcı vardı. Rasulullah (s.a.v.) bu tartıcıya:
    - "Tarttığın zaman, tartını ağır yap" dedi.[32]

    Rasulullahın Yün Elbise Giydiği


    1112) Enes şunu anlattı:
    Rasulullah (s.a.v.) yün elbise ve yamalı ayakkabı giydi. Sert de giydi, "beşi"1 de yedi. el-Hasen'e sorduk:
    -"Beşi111 nedir? O da:
    -Arpanın iri öğütülmüş olanıdır. Onu ancak bir yudum su ile yu*tabiliyordu.[33]
    1113) Ebu Eyyub şöyle rivayet etti:
    "Rasulullah (s.a.v.), yün elbise ve (takunya şeklinde) ayakkabı gi*yerdi. Gömleği yamardı. Eşeğe binerdi ve şöyle derdi:
    "Kim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir."[34]
    1114) Enes îbn Malik şöyle dedi:
    "Rasulullah (s.a.v.), yünlü kumaştan yapılmış bir cübbeyi üç gün giydi. Terleyip ondan çirkin bir koku duyunca onu attı."[35]

    Rasulullahın Uygun Olan Kıyafetleri Giydiği


    1115) Celis îbn Eyyub şöyle dedi:
    es-Salt îbn Raşid, üzerinde yünlü kumaştan yapılmış bir cübbe ve izar olduğu halde, Muhammed îbn Sîrîn'in yanma girdi. Muhammed ondan tiksinerek:
    -Zannediyorum, bazı milletler yünlü giyip onu Meryem oğlu İsa'nın giydiğini söylüyorlar, dedi.
    Yalan söylediğini zannetmediğim (yalan söylemekle itham edilmemiş) birisi bana, Rasulullah'm (s.a.v.) keten, pamuk ve Yemen işi el*bise giydiğini anlattı. Peygamberimiz1 in (s.a.v.) sünneti uyulmağa daha layıktır.[36]

    Rasulullahın Yeni Elbiseyi Giydiği Vakit


    1116) Enes îbn Malik şöyle dedi:
    "Rasulullah (s.a.v.) yeni elbisesini Cuma günü giyerdi."[37]

    Rasulullah'ın Yeni Elbîseyi Giyerken Ne Derdi?


    1117) Ebu Said şöyle anlattı:
    "Rasuluüah (s.a.v.) yeni bir elbise giydiğinde onun adını zikrederek (yani sarık, gömlek veya rida diyerek):
    "Allah'ım! Sana hamdolsun. Bunu bana giydirdiğin gibi, senden elbisenin ve yapılış maksadının hayrını dilerim. Bu elbisenin ve yapılış maksadının şerrinden sana sığınırım." [38]

    Rasulullahın Mestleri


    1118) îbn Bureyde'nin babası şöyle dedi:
    Necaşî, Peygambere (s.a.v.) bir çift siyah, sade (nakışsız) mest hedi*ye etti. Rasuluîlah(s.a.v.) onları giyip üzerlerine meshetti ve namaz kıldı.[39]

    Rasulullah'ın Ayakkabısı


    1119) Enes şöyle dedi:
    "Peygamber'in (s.a.v.) ayakkabılarının iki kayişı vardı."[40]
    1120) Mutarrif İbn Abdillah eş-Şihhir şöyle dedi: Bir bedevi bana:
    Sizin Peygamberiniz'in (s.a.v.) ayakkabısını dikilmiş olarak gör*düm" dedi.[41]
    1121) îbn Abbas şöyle dedi:
    "Rasulullah'ın (s.a.v.), iki kayışı olan ayakkabıları vardı."
    1122) Ubeyd îbn Cureyh, Abdullah İbn Ömer'e şöyle dedi:
    -Senin sebtiyye denilen ayakkabı (tabaklanmış sığır derisinden yapılmış ayakkabı) giydiğini görüyorum.
    îbn Ömer şu cevabı verdi:
    -"Ben, Rasulullah'ın (s.a.v.) üzerinde kıl bulunmayan ayakkabı giydiğini ve onlarla abdest aldığını gördüm."[42]
    1123) Ebu Zerr şöyle dedi:
    "Ben Rasulullah'ı (s.a.v.), sığır derisinden dikilmiş bir çift ayakka*bıyla namaz kılarken gördüm."
    1124) îbn Abbas şunu söyledi:
    "Rasuîullah (s.a.v.), ayakkabılarını giyerken sağıyla başlar, çıka*rırken de solunu çıkarırdı."[43]





    [1] Ebu Davud, Sünen, kitabu'l-libas, bab:h3;Tirmizî, Sünen, 1762, 1763. Bakınız: İthaf u's-Sadeti'l-Muttakîn, VII/126.

    [2] Bakınız: İbn Hacer, Metalibu'i-Aiiye, 2172.

    [3] EbU'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebî, 101. Bakınız: Ithafu's-Sadeti'l-Muttakîn, VI/127; Kenzu'l-Ummal, 18283.

    [4] İbn Mace, Sünen, krtabu'l-libas, bab: 11

    [5] Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 103.

    [6] Hibere: Pamuk ve keten ipliğinden dokunan çizgili, yollu Yemen kumaşına denir. (Mütercimin notu).

    [7] Müslim, Sahih, kiîabu'Mibas, bab: 18; Ebu Davud, Sünen, kitabu'l-tibas, bab: 11; Tirmizî, Sünen, kitabu'l-İibas, bab: 43, 45; Nesaî, Sünen, kitabu'z-zine, bab: 94; İmam Ah-med, Musned, 111/134, 184, 251, 291.

    [8] Yukarıdaki dipnota bakiniz.
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 463-464.

    [9] Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 121; Zebidî, İthafu's-Sadetil-Muttakîn, !X/355 (Bunu, Ebu Davud et-Tayalisi'ye ve Sehl ibn Sa'd'ın hadisinden Taberani'ye nisbet etti. Onun senedinde Zem'a İbn Salih vardır ve zayıftır.)
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 464.

    [10] Buharî, Sahih, kitabu's-salah, bab: 14, libas, bab:19; azan, 93; menakıbu'l-ensar, bab: 37; Müslim, Sahih, mesacid, 61-63; Ebu Davud, Sünen, kitabu's-salah, bab: 63, libas, bab: 2, 30; Nesaî, kıble, bab: 20; İmam Ahmed, Musned, VI/37, 46, 177, 199, 208; Malik, Muvatta, kitabu'n-nida, hadis, 67, 68.

    [11] Buharî, Sahih, hums, bab: 5; Müslim, Sahih, libas, hadis: 35; Tirmizî, libas, bab: 10; İmam Ahmed, Musned, VI/32.

    [12] Müslim, Sahih, fedailu's-sahabe, hadis: 61, tibas, hadis: 36; Ebu Davud, edeb, bab: 49; İmam Ahmed, Musned, VI/162.

    [13] İmam Ahmed, Musned, V/364; Tirmizî, Şemail, 58. Bakınız: Ithafu's-Sadeti'l-Muttakîn, X/311.
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 465.

    [14] Bir kumaştan altlı üstlü, aynı cinsten rida iie izardan meydana gelen iki parça elbiseye hülle denir. Tek elbiseye huile denmez. (Mütercimin notu).

    [15] Bakınız: Buharı, Sahih, kitabu's-salah, bab: 17, menakıb, bab: 23, libas, 35, 68; Müslim, Sahih, kitabu's-salah, hadis: 249, fedail, hadis: 52.
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 466.

    [16] İhtiba: Elbiseye sarınıp bürünmek, kemer gibi şeylerle sırtı ve dizleri sarıp top*lamak suretiyle oturmak demektir. Bu türlü oturuşta, elbiseyle bağlamak yerine elleri bağla*mak da olur. (Mütercimin notu).

    [17] Ebu Davud, Sünen, kitabu'l-libas, bab: 20; İmam Ahmed, Musned, V/63, 64.

    [18] Buharı, Sahih, liöas, bab: 18, edeb, bab: 68, hurns, bab: 19; İbn Mace, menasik, bab: 30, libas, bab: 1; İmam Ahmed, Musned, IH/153, 210, 223, 224.

    [19] Bakınız: Sunenu Ebu Davud, kitabu'l-libas, bab: 18; İmam Ahmed, Musned, İÜ/477.

    [20] Tirmizî, Sünen, kitabu'l-edeb, bab: 48; Ebu Davud. teraccul, bab: 18, libas, bab: 16; Nesaî, el-îdeyn, bab: 16; İmam Ahmed, Musned, H/227, 228, İV/163.
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 466.

    [21] Bakınız: Musiim, Sahih, kitabu'l-hac, hadis: 451, 454; Sunenu Ebu Davud, ki-tabu'l-libas, bab: 6, 20, 21; Sunenu't-Tirmizî, kitabu'l-libas, bab: 11; cihad, bab: 9.

    [22] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 467.

    [23] Bakına: Mecmau'z-Zevaidt V/12; İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, VII/129; Metali-bu'l-Aliye, 2197; Kenzu'l-Ummal, 18284, 18285; Tahricu'l-İhya, M/375.

    [24] Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 119.

    [25] Ebu'ş-Şeyh, Ahiaku'n-Nebi, 119: Fettenî, Tezkİratu'l-Mevzuat, 155; Irakî, Tahricu'l-İhya, II/375; Şevkanî, Fevaİdu'i-Mecmu'a, 187.

    [26] Bakınız: Musnedu Ebu Haniîe, 1/198.
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 467.

    [27] Rıda: Beden yukarısına tutulan atkıdır. (Mütercimin notu).

    [28] Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebı, 110.

    [29] Ebu'ş-Şeyh, Ahtaku'n-Nebi, 110.

    [30] Teylesan: Şal gibi boyna örtülen örtü. (Mütercimin notu).

    [31] Tırmizî, Şemail, hadis: 26 (Muhtasarda). Bu hadis zayıftır. Bakınız: Fethu'l-Bari, X/274; Kenzu'l-Ummal, 18278; Tabakatu'l-Kubra, 1/154, Ehadısu'z-Zaıfe, 2356. Haberde er-Rabi İbn Subeyh vardır, ibn Hıbban, bu haberi, onun münkerlerınden saydı.
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 468.

    [32] Bağavî, Şerhu's-Sunne, Xll/6; Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 120; Keşfu'l-Hafa, 1/107; Dureru'l-Muntasıra, hadis: 72.
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 469.

    [33] Îbn Mace, et'ime, bab: 49, libas, bab: 1.

    [34] Zebidî, İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, IX/531 (bu lafızla). Bunu Ebu Eyyub'un ha*disinden İbn Asakir"e nisbet etmiştir.

    [35] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 469.

    [36] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 469-470.

    [37] Bağavî, Şerhu's-Sunne, XII/43; Zebidî, Ithafu's-Sadeti'l-Muttakîn, VII/130; Ebu'i-Ferec İbnu'l-Cevzî, el-llelu'l-Mutenahtye, hadis: 1134. (Şöyle demiştir: Bu sahih olma*yan bir hadistir. Anbese mecruhtur (tenkit edilmiştir). İbn Hıbban da şöyle demiştir: el-Ensarî, sika ravilerden rivayet etmedikleri hadisleri rivayet eder ve onunla ihtıcac caiz değildir); Ta*rih u'l-Hatib, İV/137.
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 470.

    [38] Ebu Davud, Sünen, 4020; İmam Ahmed, Musned, IH/50; Ibnu's-Sınnİ, Ame-lu'l-yevmi ve'l-leyle, 201, 265; İbn Sa'd, Tabakatu'l-Kübra, İ/154; Tirmizî, Şemail, 34. Bakınız: Fethu'l-Bari, X/267; İthafu's-Sadeti'l-Muttakîn, V/101.
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi:470.

    [39] Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 470.

    [40] Bağavî, Şerhu's-Sunne, Xll/74; ibn Ebi Şeybe, Musanneî, VIÜ/231; Ebu Nu-aym, Hılyetu'i-Evliya, VIH/376; Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 134; Tirmizî, Sünen. 1773. Bakı*nız: Buharî, Sahih, kitabu'l-libas, bab: 41.

    [41] İmam Ahmed, Musned, V/28,363.

    [42] Buharı, Sahih, vudu, bab: 30, libas, bab: 37; Müslim, Sahih, hac, hadis: 25; Ebu Davud, menasik, bab: 21; Malik, Muvatîa, hac, hadis: 31; İmam Ahmed, Musned, H/66,

    [43] Bakınız: Buharı, Sahih, kitabu'l-libas, bab: 39; Ebu'ş-Şeyh, Ahlaku'n-Nebi, 136.
    Abdurrahman İbnü’l-Cevzi, Ashâbın Dilinden Peygamberimizin Hayatı, Uysal Kitabevi: 470-471.


    Paylaş
    Rasulullahın- Giydiği Elbiseler Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Hazreti muhammed'in çok fazla elbisesi olmazdı. İki elbisesi bulunurdu. Biri kirlendiğinde değiştirir diğerini giyer ve kirli olanı kendi elleriyle yıkayarak hazırda bekletirdi.



hz.muhammedin giydiği kıyafetler,  peygamberimizin giydiği elbiseler,  peygamberimizin giydiği kıyafetler,  hz muhammed giydigi kiyafet,  hz.muhammet giydiği kıyafetler,  peygamber giydigi elbise,  hz. muhammedin giydigi elbise