Mü'mine ve Tarih ve Peygamberimizin hayatı Forumundan HZ. Peygamber (s.a.v) Namaz kılma şekli -El Bani Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    HZ. Peygamber (s.a.v) Namaz kılma şekli -El Bani

    Reklam




    HZ. PEYGAMBERİN NAMAZ KILMA ŞEKLİ
    KABE'YE YÖNELMEK
    "Hz. Peygamber (S.A.V.), farz veya nafile namazlar için, namaza kalktığı zaman, Kabe'ye yönelir. Kabeye yönelmeyi emr ederdi. Bu sebeple, namazını güzel kılmayan birine şöyle buyurdu: "Namaza kalktığın zaman, abdesti tam al, sonra kıbleye yönelerek tekbir al."Buhari,müslüm

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), seferde iken nafile namazları ve vitir namazını bineği üzerinde kılar bineği, onu şark ve garb hangi yöne doğru yöneltirse o tarafa doğru kılardı."Buhari,müslüm

    Bu konuda Allah Telâlâ şöyle buyuruyor. "Ne tarafa dönerseniz, Allah'ın yüzü oradadır." (el-Bakara,2/115)

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), bazen devesi üzerinde nafile namaz kılmak isteyince, onu da kıbleye doğru yöneltip öyle tekbir alırdı, daha sonra bineği ne tarafa yönelirse o şekilde kılmaya devam ederdi."ebu davud
    "HzPeygamber (S. A. V.) bineği üzerinde başı ile ima ederek rüku' ve secde yapar, secdeyi ruku'dan daha fazla eğilerek yapardı." Ahmed b. Hanbel ve Tirmizi. (Tirmizi onu sahih kabul eder.)

    "Hz. Peygamber (S .A.V.) farz namazları kılmak islediği zaman, devesinden iner namazı öyle kılardı."- Buharî ve Ahmed b. Hanbel.

    Şiddetli korku zamanlarında kılınan namaza gelince, Hz. Peygamber (S.A.V.) bu namazı ümmetine yaya giderken ayakta; binekli iseler, kıbleye, yahut kıble dışına yönelerek kılmalarını meşru' kıldı."Buharî ve Müslim.

    ve şöyle buyurdu: "Ordular bir birine girdiği zaman, namaz ancak, tekbir almak, ve baş ile işarette bulunmaktan ibarettir."Buharî ve Müslim'in isnadı ile Beyhakî.

    Hz. Peygamber (S.A.V.), yîne:"Doğu ile batı arası kıbledir." buyurdu.-- Tirmizi ve Hâkim nakletmiş ve sahih olduğunu söytemişlerdir. Ben de irvaul-Ğalilde (292) tahriç ettim.

    Câbir (R.A.) şöyle dedi: "Biz Resulullah ile birlikle bir yolculukta yahut askerî bir birlikte bulunuyorduk. Bu esnada hava bulutlandı. Kıbleyi araştırdık, fakat kıble konusunda farklı görüşlere sahip olduk. Herkes namazını tek başına kıldı, içimizden biri, yerini belirlememiz için, önüne bir çizgi çiziyordu. Sabah olunca, o çizgiye baktik ki, kıbleye ters bir yöne doğru namaz kılmışız. Durumu Hz. Peygambere söyledik. Bize namazın iadesini emretmedi. Ve "Namazınız caizdir" buyurdu. Dârekutnî, Hâkim, Beyhakî, Tirmizi, Ibn Mace, Taberanî. Bu hadis "Irva"da da zikr edilmiştir. (296)

    "Resulullah (S.A.V.) "Yüzünün göğe çevrildiğini görüyoruz. Şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık namazda yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir",(el-Bakara.2/144) âyeti indirilmeden önce, Kabe önünde olduğu halde, yüzünü Kudüs'e doğru çeviriyordu. Âyet inince, Kabe'ye yöneldi. Bir ara Küba'da halk sabah namazını kılarken, onlara bir kimse gelerek şöyle dedi: Bu gece, Resulullan"(S.A.V.)'e bir âyet indi ve Kâ'be'ye doğru yönelmesi emredildi. Siz de hemen Kabe'ye yöneliniz."Bunun üzerine, Şam'a doğru yönelmiş bulunan halk, imamları ile birlikte yönleri kıbleye gelinceye kadar döndüler."*Buhari, Müslim, Ahmed, Serraç, Taberanî (3/108/2), ibn Sa'd, (243) el-irva (290).

    NAMAZ'DA KIYAM

    Hz. Peygamber (S.A.V.), Allah Teâlâ'nın "Gönülden boyun eğerek Allah için namaza kalkın." (el-Bakara,2/238) emrine uyarak farz ve nafile namazları ayakla kılardı. Fakat, seferde nafileleri binek üzerinde kılardı.Şiddetli korku zamanlarında (savaşta), yukarıda geçtiği gibi, ayak üzerinde, ya da binekli olarak namaz kılmalarını ümmetine meşru' kıldı. Bu husus Allah Teâlâ'nın "Namazlara ve orta namaza devam edin.', "Gönülden boyun eğerek Allah için namaza kalkın. Eğer korkarsanız, yaya yahut binekte iken kılın. Güvene erişince, bilmediklerinizi size Öğrettiği gibi, Allah'ı anın." (el-Bakara,2/238) ayetleriyle ilgilidir.

    "Resulullah (S.A.V.), ölümüne neden olan hastalığında namazları oturarak kıldı."*Tirmizi bu hadis İçin "Sahih" demiştir

    Bundan önce de bir defasında namazı böyle kılmıştı. :Hz. Peygamber hastalanmış, cemaat da onun arkasında ayakta namaz kılmıştı. Onlara oturmalarını işaret etti, onlar da oturdular. Namazdan çıkınca şöyle buyurdu: Az önce, siz nerede ise iranlıların ve Rumların yaptığı gibi yapıyordunuz. Onlar, kralları otururken ayakla dururlar. Siz böyle yapmayın. İmam ancak kendisine uyulması için tâyin edilmiştir, îmam rüku' edince siz de rüku' edin; rüku'dan başını kaldırınca siz de kaldırın. İmam oturarak namaz kılınca, siz de birlikte oturarak namaz kılın."'Müslim ve diğer kaynaklar

    Hastaların Oturarak Namaz Kılmaları

    Imran b. Husayn (R.A.) şöyle demiştir "Bende basur hastalığı vardı. Durumu Resulullah (S.A.V.)'e sordum. Buyurdu ki; namazı ayakta kıl. bunu yapamazsan oturarak kıl. Buna da gücün yetmezse, yan yatarak kıl.Buharî, Ebû Dâvud ve Ahmed b. Hanbel

    Yine Imran şöyle demiştir: "Oturarak namaz kılan bir kimsenin hükmünü Hz. Peygamber'e sordum. Buyurdu ki; ayakta namaz kılmak daha faziletlidir. Oturarak namaz kılan kimse, ayakta kılanın yarı sevabını alır. Bir kimse (Bir rivayete göre, yatarak) namaz kılarsa, ayakta namaz kılanın yarı sevabını alır." Bu namazdan hastanın namazı kast edilmiştir. Enes (R.A.) da şöyle demiştir "Resulullah (S.A.V.), hastalıktan dolayı oturarak namaz kılan bir grup insanın bulunduğu yere çıktı ve oturanın namazı ayakta kılanın namazının yarısına denktir." buyurdu.19- Ahmed b. Hanbel, Ibn Mâce. sağlam bır isnatla rivayet ettiler.

    "Hz. Peygamber {S.A.V.) bir hastayı ziyareti esnasında onu yastığı üzerinde namaz, kılarken gördü. Yastığı kaldırıp attı. Bu sefer hasta namaz kılmak için bir tahta aldı. Resulullah (S.A.V.) onu da kaldırıp attıktan sonra buyurdu ki: Gücün yeterse namazını toprak üzerinde kıl. Değilse işaretle kıl ve secdeni rükuundan biraz daha fazla eğilerek yap."Taberani,Bezzar



    Paylaş
    HZ. Peygamber (s.a.v) Namaz kılma şekli -El Bani Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Gemide Namaz Kılmak

    "Hz. Peygamber'e, gemide namaz, kılmanın hükmü sorulduğunda şöyle buyurdu: Gemide iken namazı ayakla kıl. Boğulmaktan korkarsan o başka."-Bezzar 68

    "Hz. Peygamberin yaşı ilerleyince, üzerine yaslanmak için namazgahında bir dayanak edindi."Hakim. Hakim ve Zehebî "Sahih" demişlerdir

    Gece Namazını Ayakta ve Oturarak Kılmak

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazı geceler, ayakta uzun süre namaz kılar, bazı gecelerde de oturarak uzun süre namaz kılardı. Kıraatı ayakta yapınca, rüku'u da ayakta yapar; oturarak kıraat yaptığı zaman ise, rüku'u da oturarak yapardı."Müslim ve Ebû Dâvud

    "Yine Hz. Peygamber, bazı zamanlar, oturarak namaz kılar; kıraati oturarak yapar; geride otuz yahut kırk âycı kalınca ayağa kalkar; bunları ayakta okur; sonra rüku' ve secdesini yapardı. Ikinci rekâtta da bunun gibi yapardı." Buhari ve Müslim.

    "Hz. Peygamber iyice yaşlandığı zaman, hayatının son dönemlerinde sünnet namazları oturarak kılardı. Bu durum vefatından bir gün Öncesine raslamaktaydı." Müslim ve Ahmed b. Hanbel.

    "Hz. Peygamber bazen de bağdaş kurarak namaz kılardi." Nesaî ve Ibn Huzeyme (Sahih (1/107/2); el-Makdısî, Sünen (80/1, Hâkim. Sahih demiş. Zehebî de ona katılmıştır




  3. 3
    AYAKKABILARLA NAMAZ KILMAK

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen yalınayak, bazen de ayakkabılarla namaza dururdu."Ebû Dâvud ve İbn Mace, Bu mütevatîr bir hadistir. Tahavî de böyle demiştir.

    bunu Ümmeti için de mubah kılarak şöyle buyurdu: "Sizden biri, namaz kılarken ayakkabılarını giysin, yahut da bunları çıkararak ayaklan arasına koysun; baskalarına eziyette bulunmasın.'" Ebû Dâvud

    "Hz. Peygamber, bazen ayakkabı ile namaz kılma konusunda daha tekitli konuşarak şöyle buyururdu: "Yahudilerin yaptıklarının aksini yapın. Zira onlar ne ayakkabı, ne de mestleri ile namaz kılarlar."Ebu Davud

    "Hz. Peygamber (S. A.V.) bazen de namazda iken ayaklarından ayakkabılarını çıkarır, sonra namaza o şekilde devam ederdi."Ebu Davud

    Nitekim Ebû Saîd el-Hudrî de şöyle demiştir:
    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bir gün bize namaz kıldırdı. Namazın bir kısmım kılınca ayakkabılarım çıkarıp sol tarafına koydu. Cemaat bunu görünce, onlar da ayakkabılarını çıkardılar. Namazı bitirince, Resulullah (S.A.V.) buyurdu ki; size ne oluyor ki, ayakkabılarınızı çıkardınız? Şöyle cevap verdiler Bİz senin ayakkabılarını çıkarıp attığını görünce, ayakkabılarımızı çıkarıp attık. Bunun üzerine Hz. Peygamber buyurdu ki; Cebrail (A.S.) bana gelerek, ayakkabılarda pislik olduğunu haber verdi. Bunun üzerine ben de onları çıkarıp attım. Sizden biri camiye geldiği zaman ayakkabılarına baksın. Eğer onlarda bir pistik görürse, silsin ve ayakkabılarla namaz kılsın."Ebu Davud

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), namazda ayakkabılarını çıkarınca, onları sol tarafına koyar"32 ve şöyle buyururdu: "Sizden bîri namaz kılarken ayakkabılarım sağına koymasın. Başkasının sağına gelecek şekilde soluna da koymasın. Eğer solunda biri bulunmazsa, o takdirde soluna koysun. Solunda biri varsa o zaman ayakları arasına koysun."Ebu Davud,Nesei




  4. 4
    MİNBER ÜZERiNDE NAMAZ KILMAK

    "Bir defasında Resulullah (S.A.V.) minber üzerinde (Bir rivayette üç basamaklı minber üzerinde) namaz kılmıştı. Minber Üzerinde kıyam yaptı; tekbir aldı; cemaat da arkasında tekbir aldılar. Sonra Hz. Peygamber minber üzerindeyken, rüku'a gitti, sonra rüku'dan başını kaldırdı ve geri inerek minberin dibinde secde yaptı, ikinci rekâtta da aynı şekilde yaptı. Namazı bu şekilde bitirdikten sonra cemaata karşı dönerek şöyle buyurdu: "Ey cemaat! Bana uymanız ve nasıl namaz kıldığımı öğrenmeniz için böyle yaptım." Buharı, Mislim. Ibn Sa'd (1/253). Bkz. "el-Irvâ".545




  5. 5
    NAMAZDA SÜTRENlN LÜZUMU

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), namazda sütreye yakın durur, sütte ile kendisi arasında üç arşınlık bir mesafe bulunurdu." Buhari* ve Ahmed b. Hanbel.

    "Secde yeri ile sütre arasında ise; bir koyun geçecek kadar bir mesafe bulunurdu."Buhari ve Müslim.

    "Hz. Peygamber yine şöyle buyururdu: "Sütresiz namaz kılma, önünden herhangi bir kimsenin geçmesine müsaade etme. Eğer geçmek isterse, onunla mücadele et. Çünkü şeytan onunla beraberdir." Ibn Huzeyme, (Sahih", 1/93/1) sağlamca bjr senet ile.
    "Yine Resullah (S.A.V.) şöyle buyuruyor Sizden biri, sütreye doğru namaz kılarsa, ona yaklaşsın da şeytan onun namazını kesmesin."Ebû Davud ve Bezzar

    "Bazen Resulullah (S.A.V.) kendi mescidinde, namaz kılmak için, araştırır ve direk arkasında namaz kılardı."A. Hanbel

    "Resulullah (S.A.V.) sütre olabilecek herhangi bir şeyin bulunmadığı bir boşlukta namaz kılarken, kendi önüne bir kargı diker ve ona doğru namaz kılar, cemaat da arkasında kılardı."Buharî, Müslim ve ibn Mâce

    "Bazen de bineğini önünde yan şekilde durdurur, ona doğru namaz kılardı."Buharî ve Ahmed.

    "Deve ağıllarında namaz kılmak böyle değildir.Buharî ve Ahmed

    Çünkü Hz. Peygamber buralarda namaz kılmayı yasaklamıştır. "Bazen de bineğin semerini alır, onu kıbleye gelecek şekilde ve arkasına durarak namaz kılardı."
    "Hz. Peygamber (S.A.V.) yine şöyle buyururdu: Sizden biri, önüne koyacak semerin arka kaşı kadar bir sütre bulunca ona doğru namazını kılsın. Sütrenin arkasından geçenlere aldırış etmesin." Müslüm

    "Bir defasında da Resulullah (S.A.V.) bir ağaca doğru namaz kıldı. "Bazen de Hz. Âise(R.A.)'n üzeri örtülü olarak yattığı divana doğru namaz kılardı."Buhari

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), sütre ile kendisi arasından hiçbir şeyin geçmesine müsaade etmezdi. Bir defa namaz kılarken, önünden bir koyun geçmek isterken onunla adetâ yarışarak öne geçti ve karnını duvara yapıştırdı. Koyun ise Hz. Peygamber'in arkasından geçmek zorunda kaldı." lbn Huzeyme"Sahih'inde(1/95/l);Taberânî(3/140/3); Hâkim Sahih demiş, Zehebî de ona katılmıştır.

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bir defasında farz namaz kılıyorken yumruğunu sıktı. Namazı bitirince cemaat: Yâ Resulullah! Namazda bir şey mi oldu? dediler. Hz. Peygamber de: Hayır, dedi ve söyle devam etti: Şeytan önümden geçmek istedi. Ben de onu yakalayıp boğdum, öyle ki, dilinin soğukluğunu ellerimde hissettim. Allah'a yemin ederim ki,kardeşım Süleyman (A.S.) benden önce davranmasaydı, şeytan mescidin direklerinden birine bağlanır, Medine çocukları da onun etrafında dolanırdı. Kıblesi ile kendi arasına herhangi bir kimsenin girmesine mani olabilıyorsa olsun."Ahmed,Darekutni

    "Yine Resulullah (S.A.V,) buyuruyor ki;sifcden biri kendisini insanlardan gizleyen bir şeye karşı namaz kılarken, birisi önünden geçmek istese unu göğsünden itsin. Gücü yettiğince iki defa engel olmaya çalışsın. Şayet ısrar ederse, onunla mücadele etsin. Çünkü o seytandır."Buharî, Müslim, ibn Huzeyme'den başka bir rivayet için Bkz.. (1/94/1)

    "Yine Hz. Peygamber buyuruyor ki; namaz kılanın önünden geçen kişi bunun ne kadar günah olduğunu bilseydi, kırk gün beklerdi de onun önünden geçmezdi." Buhari, Müslim, ibn Huzeyme'den başka bir rivayet için Bkz. (1/94/1)



  6. 6
    NAMAZI KESEN ŞEYLER

    Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyuruyor "önünde semerin arka kaşı gibi bir sütre bulunmayan kimsenin namazını; hayızlı kadın (Yani baliğa olan kadın. Buluğa eren kadın),, eşek, ve siyah köpek geçtiği zaman keser. "Ebû Zer (R A.) diyor ki; "Yâ Resûlellah! Siyahın beyazdan farkı ne?" diye sordum. Şöyle cevap verdi: "Siyah köpek şeytandır. "Müslim. Ebu Dâvud ve ibn Huzeyme (1/95/2).

    MEZARA DOĞRU NAMAZ KILMAK

    Hz. Peygamber (S.A.V.) mezara karşı namaz kılmayı yasaklar ve söyle buyururdu: "Kabirlere doğru namaz kılmayın ve onların üzerine oturmayın."Müslim. Ebu Dâvud ve ibn Huzeyme (1/95/2).

    NAMAZA NlYYET ETMEK

    Resulullah (S.A.V.) şöyle buyururdu: "Ameller niyetlere göredir. Herkes için niyet ettiği şeyin karşılığı vardır."Buhari,Müslüm

    NAMAZDA TEKBÎR

    Resulullah (S.A.V.) namaza "Ellahu Ekber" diyerek başlardı. Daha önce de geçtiği üzere, namazını güzel kılmayan kimseye böylece emredip ona dedi kî; Yerli yerince abdest alıp sonra da "Ellahu Ekber" demeyen hiç kimsenin namazı tamam olmaz. Taberani

    Hz. Peygamber bu konuda yine şöyle buyuruyor: "Namazın anahtarı temizlik, başlangıcı iftitah tekbiri, bitimi de selâmdır."Ebu Davud

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), tekbir alırken, arkasındakilere duyuracak şekilde sesini yükseltirdi." Ahmed b. Hanbel ve Hakim nakletti. Hakim Sahih dedi

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), hasta olunca, Hz. Ebu Bekir, O'nun tekbir sesini arkadaki cemaata ulaştırıyordu."Müslüm ve Nesei

    "Resulullah (S.A.V.) şöyle buyuruyor." İmam Ellahu Ekber deyince, siz de Ellahu Ekber deyin." Sağlam bir isnatla Ahmed ve Beyhakî




  7. 7
    Tekbir Alırken Elleri Kaldırmak

    Hz. Peygamber, bazen tekbir ile birlikte ellerini kaldırır,"Buhari ve Ebû Davud

    bazen tekbirden sonra ellerini kaldırır", bazen de tekbir almadan önce ellerini kaldırırdı."Buhari ve Nesaî.

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), ellerini kaldırırken parmaklarını düzgün tutar; aralarını ne ayırır, ne de bitiştirirdi." Ebû aivud ve ibn Huzeyme (1/62/11/; Hâkim. Hakim sahih olduğunu söylemiş. Zehebî de ona uymuştur.

    "Tekbir alırken ellerini omuz hizasına kadar kaldırırdı." Buharî, " Bazen de kulak yumuşağı hizasına kadar kaldırırdı." Buharî

    Namazda Sağ Eli Sol El Üzerine Koymak

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) namazda sağ elini sol eli üzerine ve şöyle buyururdu: Biz peygamberler topluluğu, iftarda acele etmek, sahuru geciktirmek ve namazda sağ ellerimizi sol ellerimiz üzerine koymakla emr olunduk." Ibn Hıbban ve sağlam bir isnatla "el-Ziya el-Makdisî.

    "Hz. Peygamber, sol elini sağ eli üzerine koyarak namaz kılan birine rastladı ve sağ elini alttan çıkarıp sol eli üzerine koydu." Sağlam bir isnatla Ahmed b. Hanbel ve Ebû Dâvud (Sahih)

    Elleri Göğüs Üzerine Koymak

    "Resulullah (S.A.V.), sağ elini sol elinin sırtı üzerine, bileği üzerine ve kolu üzerine kor,"Ebû DaVud-Nesaî ve sağlam bir isnadla îbn Huzeyme (1/54/2). Ibn Hıbban "Sahih" olduğunu söylemiştir. (485,"" " ashabının da böyle yapmalarını emrederd Malık. Buharı ve Ebû Avane.i." " Bazen de sağ eli ile sol elini tutardı." Sağlam bir isnatla Nesaî ve Dârekutnî. "Ve ellerini göğsü üzerine koyardı."Ebu Davud,İbn Huzeyme 1/54/2,Ahmed

    "Yine Hz. Peygamber (S.A. V.) namazda elleri böğür üzerine koymayı yasakladı," Buharî, Müslim. Bkz el-Irvâ. 374 v' "Bu elleri böğür üzerine koymak, Hz. Peygamberin yasaklamış bulunduğu elleri beline koymak demektir." Nesaî,Ebu Davud

    NAMAZDA SECDE YERÎNE BAKMAK VE HUŞU'

    "Hz. Peygamber (S A.V.), namaz kılarken başını eğer ve gözü ile yere bakardı. Kabe'ye girince, çıkana kadar gözünü secde yerinden ayırmamıştı." Beyhaif. Hakim "Sahihtir" dedi . "Buyurdu ki; evde namaz kılan kimseyi meşgul edecek bir şeyin bulunması uygun değildir," Sağlam bir isnatla Ebû Dâvud ve Ahmed

    "Hz. Peygamber (S.A. V.), namaz kılarken göğe doğru gözünü dikmeyi yasakladı.Buhari, " B u yasaklamayı şu sözü ile de kuvvetlendirdi:" Namazda göğe doğru bakan bir takım insanlar, bundan vazgeçsin. Aksi takdirde, gözleri onlara geri dönmez. (Bir rivayetle: gözleri kör olur.)Müslüm

    Başka bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuşuır;'' Namaz kılar ken sağa sola bakınmaym. Şüphesiz Allah, sağa sola bakınmadığı surece, yüzünü namaz kılan kuluna çevirir."Tirmizi ve Hâkim nakletmis. ve bu hadisin "sahih" olduğunu söylemişlerdir, Bkz. "Sahihu't-Tetgîb", No: (353) " Yine Resulullah namaz kılarken sağa sola bakınmakla ilgili olarak şöyle buyurdu: "Bu, şeytanın namaz kılandan çaldığı şeydir."Buhari

    Yine Hz. Peygamber (S. A.V.) şöyle buyurdu: "Kul, namazda sağasola bakınmadığı sürece, Allah ona bakmaya devam eder. Kişi namaz kılarken yüzünü sağa sola çevirince Allah da ondan yüz çevirir." Hadisi Ebû Dâvud ve diğerleri nakletmiş

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) namaz esnasında şu üç şeyi yapmayı yasakladı: Horozun yem topladığı gibi namaz kılmayı, köpek oturuşu gibi oturmayı, tilkinin bakındığı gibi sağasola bakınmayı."Ahmed ve Ebu Yala

    "Yine Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurmuştun Dünyadan veda edecekmişçesine. Allah'ı görür gibi namaz kıl. Sen Allah'ı görmüyorsan da o seni görüyor.""Bkz. el-Muhallis "Ehadîsü-Müntekât"; "Taberani

    Yine Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyuruyor: "Bir kimse; farz namazın vaktine ulaşır, güzel bir şekilde abdestini alır, rüku' ve huşu'unu güzel yaparsa, büyük günah işlemediği sürece, bu namaz onun geçmiş günahlarına keffaret olur. Bu durum her zaman
    için böyledir." Müslim

    Hz. Peygamber (S.A.V.), yünden yapılmış bîr elbise ile namaz kılmıştı. Elbisedeki çizgilere dikkatlice bakmıştı. Namazı bitirince, şöyle buyurdu: "Bu elbiseyi Ebû Cehm'e götürünüz ve O'nun Enbicaniyyesini getiriniz. Çünkü o elbise, az önce beni meşgul etti ." "Bir rivayetle: namazda ben onun çizgilerine baktım, nerede ise benim huzurumu kaçıracaktı.)" Buharî. Müslim ve imam Mâlik. Bkz. "el-lrvâ",(376).

    Hz. Âişe'nin, sofraya serdiği resimli bir yaygısı vardı. Hz. Peygamber (S.A.V.) bu yaygıya doğru namaz kılmıştı. Namazdan sonra şöyle buyurdu: "Bu yaygıyı benden uzaklaştır." (Çünkü onun üzerindeki resimler, namazda beni meşgul ediyor.)""" Buharî. Müslim

    Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyuruyor: "Yemek hazır iken, küçük ve büyük abdest sıkıştırınca, namaz kılmak uygun olmaz"Buhari




  8. 8
    NAMAZDA KIRAATE BAŞLAMADAN ÖNCEKİ DUALAR

    Hz. Peygamber (S.A.V.), kıraate başlamadan önce, çok çeşitli dualar okurdu: Bu dualarda Allah'a hamd eder, O'nu över şânını yüceltirdi. Namazını güzel kılmayan kimseye de, böyle yapmayı emretmiş ve söyle buyurmuştu; "Tekbir almadan ve Allah'a hamd etmeden, O'na senada bulunmadan ve Kur'an'dan kolay gelen ayetlerden okumadan, bir kimsenin kıldığı namaz tamam olmaz.""el-İrva no:8

    Hz. Peygamber (S.A.V.) zaman zaman değişik dualar okurdu. Bu dualar şunlardır: "Allahım! Doğu ile batı arasını bir birinden uzaklaştırdığın gibi, beni de hatalarımdan uzaklaştır. Allahım! Beyaz elbise kirden temizlendiği gibi, beni de hatalarımdan temizle. Allahım! Su, kar ve dolu ile benim hatalarımı yıkayıp temizle." Hz. Peygamber, bu duayı farz namazlarda okurdu." Müslüm

    "Müslüman olduğum halde, yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Allah'a yönelttim. Ben müşriklerden değilim. Benim namazım, hacca ait ibadetlerim, dirim ve ölüm, kâinatın yaratıcısı, eşi ve ortağı bulunmayan Allah içindir. Bununla emrolundum ve ben ilk müslumanlardanım ." "Allahım! Mülkün yegâne sahibi sensin. Senden başka bir İlah yoktur. Seni teşbih ederek överim. Sen benim rabbimsin, ben ise senin kulunum. Kendime zulmettim. Günahlarımı itiraf ettim. Benim bütün günahlarımı ört Çünkü senden başka bir bağışlayıcı yoktur. Beni en güzel ahlâka ulaştır. Zira, senden başka, ahlâkın en güzeline ulaştıran yoktur. Beni kötü ahlâktan uzak tut Zira senden başka, ahlâkın en kötüsünden insanları uzaklaştıracak yoktur. Emrindeyim, mutluluk vermeni istiyorum. Bütün hayırlar senin elindedir. Kötülükler sana ait değildir. Senin hidayete ulaştırdığın kimse esas hidayettedir. Ben seninim ve sana döneceğim. Senden sana sığınmaktan başka çare yoktur. Mübareksin ve şânın yücedir. Senden mağfiret diler ve sana tevbe ederim." Nesai

    Peygamber yukarıdaki duayı hem farz, hem de nafile namazlarda okurdu.
    "Allahım! Seni Överek teşbih ederim. Senin ismin mübarektir. Şânın yücedir. Senden başka bir İlah yoktur."Nesai, ' Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyuruyor; "Allah katında en sevimli söz, kulun" Sübhanekellahumme..." duasını okumasıdır." Ebû Dâvud ve sığlam bir isnatla "Tahavî"

    Gece namazında Hz. Peygamber (S.A.V .), yukarıdaki duaya "üç defa LâilâheilleIlah,üçdefada Ellahu Ekber Kebiren ilâvesini yapardı." Müslim

    "Allah en büyüktür. Bütün övgüler Allah içindir. Sabah-akşam Allah'ı noksanlıklardan beri kılarım." Sahabîlerden biri namaza bu dua ile başlayınca Hz. Peygamber (A.S.) şöyle buyurdu: "Ben bunlara saştım. Bunlar sebebiyle göğün kapıları açıldı." Müslim

    "Allah'a hamd olsun." Bir başkası kıraata bu dua ile başlayınca Hz. Peygamber ona da şöyle buyurdu: "Hangimiz önce Allah ın katına yükseltecek,diyerek, oniki meleğin bu dua için yarış yaptıklarını gördüm."Müslüm

    "Allahım! Hamd sana mahsustur. Göklerin, yerin ve aradaki varlıkların nuru sensin. Gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri ayakta tutan sen, sensin. Bütün övgüler sanadır. Sen Haksin; va'adların ve söylediklerin Haktır. Sana kavuşmak haktır. Cennet haktır, cehennem haktır; peygamberler haktır. Mııhammed haktır. Allahım! Kendimi sana teslim ettim. Sana güvendim. Sana inandım. Sana döneceğim. Sana dayanarak hasımlaştım. Seni hakim seçtim. Sen bizim rabbımızsın. Varış sanadır. Benim geçmiş ve gelecek, açık ve kapalı bütün günahlarımı bağışla. Benden daha iyi bildiğin günahlarımı da bağışla. En evvel sen vardın, en son yine sen var olacaksın. Sen benim ilâhımsın. Senden başka İlah yoktur."Buhari,Müslüm

    Hz. Peygamber, gece namazlarında aşağıdaki dua çeşitlerini okurdu:

    "Cebrail'İn, Mîkail'in ve israfil'in rabbı olan; göklerin ve yerin yaratıcısı olan, görünen ve görünmeyen her şeyi bilen Allahım! ihtilâfa düştükleri zaman, kulların arasında gerçek hükmü veren sensin. Gerçeği bulmada İhtilâfa düşülünce, izninle beni doğruya ulaştır. Çünkü sen dilediğini doğru yola ulaştırırsın."Buharî. Müslim, Ebû Avane,

    9- Hz. Peygamber (S.A.V.) on kerre tekbir alır, on kere hamd eder, on kere teşbih eder, on kere Lâilâhe illellah der, on kere istiğfar eder ve on kere şöyle dua ederdi:
    "Allahım! Beni mağfiret et; beni doğru yola ilet, bana rızık ver, afiyet ver." Yine on kere:


    "Allahım! Hesap gününün darlığından sana sığınırım."Ahmed "- Hz. Peygamber (S.A.V.) yine üç defa:
    "Melekût, ceberut, kibriya ve azamet sahibi olan Allah en büyüktür." derdi."Ebu Davud




  9. 9
    NAMAZDA KIRAAT

    Hz. Peygamber (A.S.) Allah'a sığınır ve şöyle derdi: "Allah'ın huzurundan kovulmuş olan şeytanın dürtmesinden, üflemesinden ve kötü nefesinden Allah'a sığınırım." Resûlullaiı (S.A.V.), bazen de ilaveli olarak: "Şeytanın şerrinden her şeyi en iyi işiten ve bilen Allah'a sığınırım." der, ondan sonra gizli olarak: "Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.." ibaresini okurdu."Ebu Davud


    Ayet Ayet Okumak

    Besmele çektikten sonra Hz. Peygamber (S.A.V.), Fatiha'yı da âyet âyet bölerek okurdu.: "Bismillahirrahmanirrahîm" der; sonra biraz durur; sonra "el-Hamdü lillahi rabh il -âlemin" der; sonra bir müddet daha durur, "er-Rahmanirrahim" der; daha sonra yine bir müddet durarak; "Mâliki yevmiddin" der; sûre bitinceye kadar da bu şekilde okurdu. Hz. Peygamber'in bütün okuyuşları böyle idi. Âyet başlarında durur ve o âyeti sonraki âyetlere bitiştirmezdi."Ebu Davud

    Hz. Peygamber "Mâliki yevmiddin"i "meliki yevmiddin" tarzında da okurdu."

    Fatiha'nın Rükün Oluşu ve Faziletleri

    Hz. Peygamber Fatiha sûresinin şanını yücelterek şöyle buyurdu: "Namazda Fatihayı okumayan kimsenin namazı yoktur." Bir rivayete göre, (Fatiha ve ilave ayetleri okumayan..) ibaresi yer almaktadır."Müslim, Başka bir lâfızla gelen rivayette: "Kişinin Fatiha okumadan kıldığı namaz caiz değildir." denilmiştir."Darekutni

    Hz. Peygamber bir defasında da şöyle buyurdu: "Bir kimse Fatiha okumadan namaz kılarsa, o namaz noksandır, noksandır, noksandır, tamam değildir.'Müslim

    Başka bir rivayette yine şöyle buyuruyor "Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Ben namazı kendim ile kulum arasında ikiye ayırdım. Yarısı benim için, yarısı da kulum içindir, istediği şeyler kulumundur."; "Fatiha'yı okuyun: Kul orada elhamdu lillahi rabbıl-âlemin diyor. O zaman Allah'da, kulum beni övdü" der. Kul "er-Rahmanirrahîm" deyince: "Kulum bana sena etti" der. Kul "Mâliki Yevmiddin" der. Yüce Allah da: "Kulum beni yüceltti." der. Kul"İyyâke Nâ'budü ve lyyâke Nestaîn" der. Allah da "Bu benim ile kulum arasındadır; kulum ne isterse onundur." buyurur. Kul Ihdinessırâtâl-Müstakim sitratâllezîne en'amte aleyhim ğayril-mağdûbi aleyhim veleddâllîn." der. Allah Teala da: "Bunlar kulumundur, kulum ne islerse onundur" buyurur, Müslüm

    Hz. Peygamber (S.A.V.) yine şöyle buyururdu: "Allah Teâlâ; ne Tevratta, ne incil'de Fatiha'nın benzerini indirmemiştir. Fatiha, Seb'ul-Mesanî'dir." (Bir rivayete göre; bana verilen o büyük Kur'an'dır.) Hz. Peygamber (A.S.), namazını güzel kılmayan kimseye,
    namazında Fatiha okumasını emretmiş ve Fatiha'yı ezberleyemiyen birine şöyle buyurmuştur; "Subhanallahi vel-hamdü lillahi velâ ilahe illelahu vallâhu ekber velâ havle velâ kuvvete illâ bilillâh" de."Ebu Davud

    Yine Hz. Peygamber namazını güzel kılmayan kişiye şöyle buyurdu: "Eğer ezberinde Kur'an varsa onu oku. Yoksa Allah'a hamd et; O'nun şanını yücelt ve tehlil getir." Yani el-hamdü lil-lah, Ellahu Ekber, la ilahe illallah de."Ebu Davud




  10. 10
    imam Sesli Okurken Cemaatin Sükut Etmesi

    Hz. Peygamber (A.S.), cebrî namazlarda, imamın arkasındaki cemaatin de Fatiha'yı okumasına cevaz vermişti. Bu cevaz, Hz. Peygamber'in sabah namazını kıldırmakla olduğu sırada vuku' bulmuştu. Sabah namazında Hz. Peygamber Kur'an okuyor, fakat okumakla zorluk çekiyordu. Namazı bitirince şöyle buyurdu: "Galiba imamınızın arkasında siz de okuyorsunuz."? Cemaat şöyle cevap verdi: "Evet, yâ Resûlellah! süratlice okuyoruz." Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu; "Böyle yapmayın. Ancak sizden biri Fatiha okuyabilir. Çünkü Fatiha'sız namaz olmaz."Buharî, Cüz 'ül-Kıraa, Ebû Dâvud

    Bundan sonra, Hz. Peyamber (S.A.V.), cehri namazlarda cemaatın okumasını yasakladı. Bu durum Hz. Peygamber (S.A.V.) kıraati cehri olan bir namazdan (Bir rivayette de bunun sabah namazı olduğu söyleniyor) çıktıktan sonra meydana gelmişti. Resulullah (S.A.V.) buyurdu ki; "Az önce sizden biri benimle birlikte kıraatta bulundu mu?" Cemaattan biri: "Ben okudum, yâ Resûlellah!" dedi. Bunun üzerine Resulullah (S.A.V.) şöyle buyurdu: "Ben diyorum ki; ne oldu ki, bana ortak olunuyor:" Ebû Hureyre şöyle buyuruyor; "Bundan sonra, Peygamber (A.S.)'ın bu sözünü işiten cemaat, aşikâre okuduğu namazlarda, Hz. Peygamber'e iştirak etmekten kaçındılar, İmamın açıktan okumadığı yerlerde de kendi kendilerine gizlice okuyuşta bulundular."Malik

    Hz. Peygamber (A.S.), imamın okuduğunu dinlemeleri için, cemaatın susmasını imama uymayı tamamlayan işlerden saymış ve şöyle buyurmuştur: "imam kendisine uyulması için tâyin edilmiş kimsedir. O tekbir alınca siz de tekbir alın. imam okurken siz sükût ediniz." ----bî Şeyhe (1^7/1); Ebû Dâvud, Müslim, Ebû Avane,

    Nitekim imamı dinlemeği, arkasındakileri kırattan muaf tutmak olarak kabul etmiş ve şöyle buyurmuştur "Her kim imama uyarsa, imamın okuması onun okuması sayılır."Ibn Ebî Şeybe (1/96/1); Direkutnî; Ibn Mâce; Tahavî ve Ahmed b. Hanbel müsned
    Bu, aşikâre okunan namazlar içindir.




  11. 11

    --->: HZ. Peygamber (s.a.v) Namaz kılma şekli -El Bani

    Sırrı Namazlarda Kıraatin Vücubu

    Sırrî, yani imamın aşikara Kur'an okumadığı gündüz namazlarında, Hz. Peyamber Ashabının imamın arkasında namaz kılarlarken, kıraatta bulunmalarını tasvip etmiştir. Câbir diyor ki; biz öyle ile ikindi namazlarını imamın arkasında kılarken ilk iki rekâtta Fatiha ve zamm-ı sûre, son iki rekâtta ise, yalnız Fatiha Okurduk."Ibn Mâce

    Hz. Peygamber, kendisi okurken cemaatın kıraatından doğan karışıklığı hoş karşılamamışlar. Bu durum öğle namazım ashabına kıldırırken meydana gelmiştir. Hz. Peygamber namazdan sonra şöyle buyurdu: "Sebbihisme Rabbikel-A'lâ" süresini hanginiz okudu?" Ashabtan biri "Ben okudum. Fakat, hayırdan başka bir maksadım yoktu." dedi. Hz. Peygamber bunun üzerine buyurdu ki; "Gerçekten anladım ki, biriniz onu benim ağzımdan aldi."Müslüm

    Başka bir hadiste şöyle deniliyor: "Ashap Hz. Peygamber'in arkasında namaz kılarken açıktan okuyorlardı. Bunun üzerine Resulullah (S.A.V.) buyurdu ki; okuduğum Kur'an-ı karıştırdınız."Buhari cüz ünde,Ahmed

    Yine Hz. Peygamber buyurdu ki; "Namaz kılan kimse rabbiyle gizlice konuşuyor demektir. Kiminle konuştuğuna dikkat etsin. Biriniz kıraatta bulunurken, diğeri açıktan okuyarak onun okuyuşunu karıştırmasın." Malik, Buhari

    Hz. Peygamber başka bir hadis-İ şerifte buyuruyor ki; "Herkim Allah'ın Kitabından bir harf okursa ona bir hasene vardır. Bir hasene on misli ile karşılık görür." Elif lâm mim" tek bir harftir demiyorum, fakat "elif bir harftir, "lam" bîr harftir, "mim" bir harftir diyorum."Tirmizi



    Muminem --->: HZ. Peygamber (s.a.v) Namaz kılma şekli -El Bani

  12. 12
    Namaz'd a Amin Demek

    Hz. Peygamber (S.A.V.) Fatiha'yi okuyunca sesli olarak ve uzatarak "âmîn" derdi. Cemaate de "âmin" demelerini emrederek şöyle buyururdu: "îmam gayril-mağdûbi aleyhim ve laddâllîn) deyince siz de "âmin" deyin. Çünkü imam âmin deyince melekler de âmin derler." Buharı, Cüz'ül-Kıraa; sağlam bir isnatla Ebu Davud.

    Bu konuda aynı mânada değişik lâfızla başka bir rivayet daha vardır. Bu lâfızlardan birinde şöyle denilmektedir: "Sizden biri namazda "âmin" der, melekler de gökte âmin derler ikisi aynı âna denk gelirse o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır."'-'' Başka bir rivayette: "Âmin deyiniz ki, Allah kabul etsîn." Buharî, Müslim, buyrulmuştur.

    Yine Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyururdu: "Yahudiler sizin selâmınıza ve imanım arkasında "âmin" deyişinize hased ettikleri kadar, hiçbir şeye hased etmezler." Buhari", el-Edebül-Müfred, Ibn Maee, Ibn Huzeyme, Ahmed




  13. 13
    Hz. Peygamber'in Fatiha'dan Sonraki Kıraati

    Hz. Peygamber (S.A.V.), Fâtiha'dan sonra başka bir sûre daha okurdu. Bazen bu sûreyi uzatır; bazen de yolculuk, öksürük, hastalık veya çocuk ağlaması gibi arızî sebeplerle kısa tutardı. Nitekim Enes b. Mâlik, şöyle demiştir: Bir gün sabah namazında, Hz. Peygamber kısa okudu. (Diğer bîr hadiste: Hz. Peygamber, sabah namazını kıldırdı ve Kur'an'daki sûrelerden en kısa olan ikisini okudu.) Kendisine: Yâ Resulallah! Niçin kısa okudun? diye sorulunca, şöyle buyurdu: "Bir çocuk ağlaması işittim. Annesinin bizimle birlikte namaz kıldığını tahmin ettim. Bunun üzerine, hemen annesinin ona yetişmesini istedim."

    Yine Hz. Peygamber şöyle buyuruyor "Ben uzun okumak niyetiyle namaza baslarım. Bir çocuk ağlaması işitirim. Onun ağlamasından dolayı annesinin üzüleceğini bildiğim için de namazı kısa tutarım." "Bazen de, Hz. Peygamber, sûrenin başından başlar, çoğu zaman onu tamamlardı." Ve şöyle buyururdu: "Her sûreye rüku' ve secdeden nasibini verin. (Yani her rekâtla bir
    sûre okuyun)" Ibn Ebî Şeybe, (1/100/1); Ahmed b. Hanbel, "Başka bir ifadede: Her sûre bir rekâtla okunur."Tahavî

    "Bazen Hz. Peygamber (S.A.V.), bir sûreyi iki rekâta böler," Ahmed, bazen de tamamını İkinci rekâtta tekrarlardı."
    "Bazen bir rekâtla iki ya da daha fazla sûreyi birleştirirdi,,

    "Ensar dan bir zat, Küba Mescidinde cemaate imamlık yapıyordu. Namaz kıldırırken her rekâtta okuyacağı zamm-ı sûreye başlamadan önce "Kul Huvellahu Ehad" sûresini okur, sonra onunla birlikte başka bir sûre daha okurdu, ve bunu her rekatta böyle yapıyordu. Arkadaşları bu konuda kendisi ile konuştular ve dediler ki; sen kıraate bu sûre ile başlıyorsun, sonra bunu yeterli görmeyip başka bir sûre daha okuyorsun. Ya yalnız bu sûreyi (Kul Huveîlahu Ehad) oku, ya da onu bırakıp başka bir sûre oku. Buna karşılık, o imam şöyle cevap verdi: Ben bunu bırakmam. Eğer size imamlık yapmamı istiyorsanız, ben böyle okurum. Eğer hoşlanmıyorsanız imamlığınızı bırakırım." Cemaat o zatı içlerinde en faziletli kişi olarak görüyorlar ve başkasının kendilerine imamlık yapmasını istemiyorlardı. Hz. Peygamber, onlara gelince, durumu kendisine haber verdiler. O da şöyle buyurdu: "Ey filan, arkadaşlarının söylediğini yapmana engel olan şey nedir? Her rekâtta bu sûreyi okumanın lüzumuna seni sevk eden şey nedir?" İmam olan sahabı şöyle cevap verdi: "Ben o sûreyi (Kul huvellahu Ehad) okumayı çok seviyorum" Bunun üzerine Peygamberimiz (S.A.V.) şöyle buyurdu:" O sûreye olan sevgin seni cennete sokacaktır."Buhari,Tir




  14. 14
    Hz. Peygamber'in Bir Rek'atta Birkaç Sureyi Birleştirmesi

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), Mufassal sûrelerden benzer olanlarını kıraatta birleştirirdi. Bir rekâtla (Rahman ,55/78)151 ve (Necm,53/62) sûrelerini; bir rekâtla (İkterebet.54/55) ve (el-Hâkka,69/52) sûrelerini; bir rekâtta (et-Tûr,52/49) ve (ez-Zâriyât,51/60); bir rekâtta (İzâ Veka'at, 56/96) ve (Nûn,68/52) sûrelerini; bir rekâtta (Se'ele Sâi1ün,70/44) ve (en-Nâzi'at,79/46) sûrelerini; bir rekâtta (Veylün lil-Mutaffifîn,83/36) ve (Abese,80/42) ; bir rekâtta (el-Müddessir,74/56) ve (el-Müzzemmil,73/20); bir rekâtla (Hel Etâ.76/31) ve (La uksimu biyevmiIKıyame,75/40); bir rekâtta (Amme, 78/40) ve (el-Mürselât,77/50); bir rekâtta da (ed-Dühân,44/59) ve (İzes-Şemsü Küvviret,80/29) sûrelerini okurdu.'"Buhari,Müslüm

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen, gece namazlarında (ileride geleceği üzre) bu rekâtta (el-Bakara, en-Nisâ ve Âl-i İ'mrân) gibi uzun yedi sûre (es-Seb'ut-Tıval)'ler arasını berleştirir ve şöyle buyurdu: "En faziletli namaz, kıyamı uzun olan namazdır.'"Müslüm,Tahavi

    "Hz. Peygamber namazda (Eleyse zâlike bikadirin âlâ en yuhyiyelmevlâ) âyetini okuyunca (Sübhâneke febelâ=Seni noksan sıfatlardan beri kılarım, evet kadirsin) derdi. (Sebbihisme Rabbikel-A'lâ)'yı okuyunca (Sübhane Rabbiyel-A'lâ) derdi."Sağlam bir isnatla Ebû Davud




peygamberimizin namaz kılma şekli,  hz muhammedin namaz kılma şekli,  peygamberin namaz kılma şekli,  peygamber efendimizin namaz kılma şekli,  hz muhammed namaz kılma şekli,  peygamberimiz namaz kılma şekli,  peygamber efendimiz namaz kılma şekli