Mü'mine ve Tarih ve Peygamberimizin hayatı Forumundan HZ. Peygamber (s.a.v) Namaz kılma şekli -El Bani Hakkında Kısa Bilgi
  1. 15

    Reklam

    Reklam




    Sadece Fatiha ile Yetinmenin Caiz Olması

    "Muaz b. Cebel Hz. Peygamber (S.A.V.) ile birlikte yatsı namazını kılar, sonra da gidip arkadaşlarına namaz kıldırırdı. Yine bir gece, gidip onlara namaz kıldırıyordu. Seleme oğullarından Selîm adındaki bir genç de onun arkasında namaz kılıyordu. Namaz o gence uzun gelince, namazdan ayrılarak mescidin bir köşesinde namazını kılmış, sonra da devesinin yularından tutup oradan uzaklaşmıştı. Muaz namazı bitirince bu durumu kendisine anlattılar. Muaz şöyle dedi." Bu adamın yaptığı münafıklıktır. Onun yaptığı bu işi Hz. Peygambere haber vereceğim." O genç de bunu duyunca: "Ben de onun yaptığını Hz. Peygambere haber vereceğim" dedi. Sabahleyin hepsi Hz. Peygamberin yanına gittier. Muaz o gencin yaptığını Hz. Peygamber'e anlattı. O genç de dedi ki; "Yâ Resûlullah! Senin yanında uzun süre eğleşiyor, sonra dönüp bize uzun uzadıya namaz kıldırıyor." Bunun üzerine Resûlullah (S.A.V.) Muaz'a: "Sen fitneci misin? ey Muaz!" dedi ve o gence dönerek: "Yeğenim! Sen namaz kılınca nasıl yapıyorsun? diye sordu: Genç söyle cevap verdi:
    "Fatiha'yı okuyorum, Allah'tan cennet istiyorum, cehennem'den O'na sığınıyorum. Fakat, sen ve Muaz'ın neyi mırıldandığınızı bilemiyorum." Bunun üzerine: "Ben ve Muaz cennet ile cehennemi mırıldanıyoruz." buyurdu. Delikanlı şöyle dedi: "Ordu toplandığı zaman, düşmanın geldiği haberini alınca, Muaz durumu anlayacak." Râvi diyor ki; düşman geldi ve genç şehit düştü. Bundan sonra Resûlullah (S.A.V.) Muaz'a: "İkimizin hasmı (olan genç) ne yaptı?" diye sordu. Muaz: "Yâ Resûlellah! -Allah doğrudur, ben yalancı çıktım- o genç şehit oldu." dedi.Ibn Huzeyme, Sahih (1634), sağlam bir isnada Beyhakî




  2. 16
    Reklam




    Beş Vakit Namaz'da Açık ve Gizli Kur'an Okumak

    Hz. Peygamber (S.A.V.) sabah namazı ile akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rekâtlarında sesli olarak kıratla bulunurdu. Öğle ve ikindi namazları ile akşamın üçüncü, yatsının üç ve dördüncü rekâtlarında gizli okurdu." Ashâb Hz. Peygamber'in sırrî namazlardaki okuyuşunu sakalının hareketinden ve bâzı âyetleri zaman zaman cemaat duyacak şekilde sesli okumasından anlarlardı." '' Yine Hz. Peygamber (S.A.V.) cuma ve bayram namazları ile istiskâ ve küsûf namazlarında sesli olarak kıraatta bulunurdu."Buhari,Müslüm,Ebu Davud,




  3. 17
    ece Nafilelerinde Sesli ve Sessiz Okuyuş

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), gece namazlarında bazen sesli, bazen de sessiz okurdu." Evde iken okuyunca, odada bulunan kimseler onun kıraatinı duyardı."Ebu Davud

    "Bazen sesini daha da fazla yükseltir, odanın dışında bulunan kimseler de okuyuşunu duyabilirdi." Nesaî, Tirmzî "Şemail'de; Beyhakî de "ed-Delâil'"de hasen bir sened ile rivayet etti.

    Hz. Peygamber (SA.V.) Ebû Bekir ile Ömer'e de böyle yapmalarını emretti. Şöyle ki; bir gece Hz. Peygamber (S.A.V.) evinden dışarı çıktı, Ebû Bekir'in sessiz olarak namaz kıldığını gördü. Ömer'e uğradı; o da yüksek sesle namaz kılıyordu, ikisi Hz. Peygamber'in huzurunda bir araya geldikleri zaman Resulullah (S.A.V.) şöyle buyurdu: "Ey Ebû Bekir! Sana uğradım; sessiz olacak namaz kılıyordun? Ebû Bekir dedi ki; münacatta bulunduğuma sesimi duyurdum, yâ Resulallah! Ömer'e de: "Sana uğradım, sesini yükselterek namaz kılıyordun?" buyurdu. Hz. Ömer de söyle cevap verdi: "Yâ Resûluİlah! Dalgınları uyarıyorum ve şeytanı kovuyorum." Bunun üzerine Hz. Peygamber buyurdu ki; "Ebû Bekir! Sen sesini biraz yükseli; Ömer sen de sesini biraz alçalt."Ebu Davud

    "Hz. Peygamber (S. A.V.) yine buyuruyor ki; aşikare Kur'an okuyan, aşikâre sadaka veren gibidir. Gizlice Kur'an okuyan, gizlice sadaka veren gibidir."Ebu Davud




  4. 18
    HZ. PEYGAMBERİN NAMAZLARDA OKUDUĞU SÛRE VE ÂYETLER

    Hz. Peygamber'in namazlarda okuduğu sûre ve âyetler, beş vakit namaz ile diğer namazlarda değişiktir. Şimdi beş vakit namazın ilkinden başlayarak geniş bilgi verelim:

    I- Sabah Namazı

    Hz.. Peygamber (S.A.V.), sabah namazında uzun mufassal (Tıval-i Mufassal diye adlandırılan) sûrelerden okurdu. Bazen iki rekâtta "el-Vâkı'a" (56/96) ve benzeri sûrelerden okurdu." Ahmed ve İbn Huzeyme (1/69/1). Hâkim "Sahih" demiş, Zehebî de onu benimsemiştir.

    Hz. Peygamber (S.A.V.) Veda Baççında "et-Tûr" (52/49) sûresini okumuştu. Bazen birinci rekâtta "Kâf' (50/45) ve benzeri süreleri okurdu." Müslim

    Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen de "Izeş-Şemsü Küvviret" (81/15) gibi kısa sûreler (Kisarul-Mufassal)'den okurdu." Bir defasında da her iki rekâtla da "İzâ Zülzilet" (99/8) suresini okumuştu. Hatta râvi, Resulullah (S.A.V.), bilerek mî, yoksa unutarak mı böyle yaptı? bilemiyorum." demiştir." Bir defasında seferde "Felâk" (113/5) ve "Nâs" (l 14/6) sûrelerini okumuştu." Ibn Huzeyme (1/76/1) ve Ebu Davud

    Hz. Peygamber (S.A.V.) Ukbe b. Âmir'e söyle demiştir: "Namazında Muavvizeteyn'i (Felâk ve Nâs sûrelerini) oku. (Bu iki sûre ile sığındığı gibi, hiç kimse Allah'a sığınamaz.)"*

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen de daha fazlasını, altmış âyet ve daha çoğunu okurdu." Râvilerden biri diyor kî; bunu bir rekâtta mı, yoksa iki rekâtta mı, okuduğunu bilemiyorum?"
    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen "er-Rum"(30/60) sûresini, bazen de "Yasın" (36/83) sûresini okurdu." Bir defasında Mekke'de sabah namazını kıldırırken "el-Mü'minûn" (23/118) sûresini okumaya başlamıştı. Bu sûrede geçen "Musa" ve "Harun", yahutta "îsa kelimelerinin geçtiği âyetlere gelince öksürüğü tutmuş, o da hemen ruku'a varmıştı."
    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen, sabah namazında cemaata "es-Sâffât" (77/182) sûresini okuyarak imamlık yapardı."Ahmed ve Ebû Yâ'lâ "Müsned'"lerinde;

    "Cuma günü sabah namazını kıldırırken; birinci rekâtta "es-Sec-de" (32/30) sûresini, ikinci rekâtla- "insan" (76/31) süresini okurdum
    "Hz. Peygamber (S.A.V.) birinci rekâtla uzun, ikinci rekâtta kısa okurdu."Buhari ve Müslüm

    Sabah Namazının Sünnetinde Kıraat

    "Hz. Peygamber, sabah namazının sünnetinin iki rekâtında da çok az kıraatte bulunurdu." Öyle ki, Hz. Âişe şöyle derdi: "Hz. Peygamber acaba Fatiha okudu mu?"1
    Bazen Fatiha'dan sonra, birinci rekâtla (Külü Amenna bill-âhi),2/i36) âyeüni, diğer rekâtla (Kul Yâ ehlel-Kilabi tcalcv,3/64) âycüni okurdu." Bazen de bu ayetin yerine (Felemmâ EhasseIsa minhumul-küfr... 23/52) , bazen de birinci rekâtta (Kâfirûn, 109/6); ikinci rekâtta (İhlâs,112/4) suresini okurdu."Müslim

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bir adamın birinci rekâtta ilk süreyi (Kâfirûn) okuduğunu duydu ve "Rabbine iman etmiş bir kul" buyurdu. Diğer rekâtla da ikinci sûreyi (İlılâs) okumuştu. Bunun üzerine de Hz. Peygamber: "rabbini tanıyan bir kul." buyurdu," Tahavî, Ibn Hıbban

    II- Öğle Namazı

    "Hz. Peygamber (A.S.), ilk iki rekâtla Fatiha ile birlikte iki sûre okur, birinci rekâtta kıraati uzatır, ikinci rekâtta uzatmazdı." Buharî ve Müslim.
    "Bazen Hz. Peygamber kıraati o kadar uzatırdı ki, öğle namazı için ikamet getirilince, bir kimse Baki' mezarlığına gider, orada ihtiyacını görür, sonra da evine gelir, abdestini alır, sonra da namaza gelirdi ki, Hz. Peygamber hâlâ birinci rekâttadır." "Ashab, böyle yapmakla Hz. Peygamber'in maksadının, cemaatin birinci rekâta yetişmesini sağlamak olduğunu tahmin ediyorlardı."Sağlam bîr isnatla Ebu Dâvud, İbn Huzeyme (1/165/1)

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) ilk iki rekâtın herbirinde; Fatiha dahil 30 âyet kadar (Elif lâm Mîm es-Secde,22/30 süresi miktarınca) okurdu." Ahmed b. Hanbel ve Müslim. "Bazen (Tarık, Burûc, Leyl vb.) sûreleri okurdu."Ebu Davud
    Bazen de (Inşikak vb.) sûreleri okurdu." "Ashab, Hz. Peygamber'in öğle ve ikindi namazlanndaki kıratını, sakalının hareketinden anlarlardı."Buhari,
    Hz. Peygamber'in Son İki Re k'atta Fatiha'dan Sonra Okuduğu Âyetler "Hz. Peygamber son iki rekâtı ilk iki rekâttan yarı yarıya daha az yani 15 ayet kadar eksik okurdu.' "Bazen de son iki rekâtta sadece Fatiha'"yı okurdu."Buhari, "Okuduğu âyetleri bazen cemaatada işittırirdı. Ibn Huzeyme. "es-Sıhih" (1/67)2)

    "Cemaat, Hz. Peygamber'in (Sebbihisme Rabbi-kel'A'lâ.87/19) ve (nel-etâke hadisü'l-ğasiye, 88/26) nağmelerini işitirlerdi."Buhari,
    "Bazen (Burûc,85/22), (Târık,86/17) ve benzeri sûreleri okurdu."Müslim ' "Bazen de (Velleyli izâ yağşâ,92/21) gibi sûreler okurdu."
    Buhari ve Müslim

    III- ikindi Namazı

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), ilk iki rekâtta Fatiha ile birlikte iki süre okur, birinci rekâtta kıraati uzatır, ikinci rekâtta uzatmazdı."Sağlam bir isnada Ebû Dâvud ve Ibn Huzeyme.

    "Ashab, böyle yapmakla Hz. Peygamber'in maksadının cemanım birinci rekata yetişmesini sağlamak olduğunu tahmin ediyorlardı."Ahmed b. Hanbel ve Müslim

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), her iki rekâtta 15 âyet kadar, yani (iğle namazının ilk iki rekâtmda okuduğunun yarısı kadar okurdu. Son iki rekâtı ilk iki rekâttan yarı yarıya daha kısa tutardı."Ahmed b. Hanbel ve Müslim

    "Son iki rekâtta sadece Fatiha'yı okurdu." "Zaman zaman cemaata okuduğu âyetleri işittirildi." "Ve ikindi namazında da. Öğle namazında okuduğu sûreleri okurdu.."

    IV- Akşam Namazı

    "Bazen Hz. Peygamber (S.A.V.) Kısaru'l-Mufassal (kısa sureler) okurdu. Hatla cemaat namazı Hz. Peygamber ile birlikte kılıp selâm verdikten sonra, içlerinden biri namazdan çıkınca, okun düştüğü yeri görürdü."Nesai

    "Yolculukta ikinci rekâtla (Tin,95/8) sûresini okurdu."Ahmed, "Bazen Ti vâlü'l-Mufassal (uzun), Evsâtu l-Mufassal (orta uzunlukta) sûreler okur; bazen de (Muhammcd sûresini ,4 7/4 8) okurdu."İbn Huzeyme 1/166/2 "Bazen et-Tûr,52/49)212, sûresini okur, "Bazen (el-Murselât.77/50) sûresini okurdu ki bunu en son kıldığı namazda da okumuştu." "Bazen de iki uzun sûrenin en uzununu " , yani heriki rekâtla (Âraf,7/206) sûresini okurdu."Buhari "Bazen de iki rekâtta (Enfal,8/75) sûresini okurdu."Taberani

    Akşam Namazının Sünnetin deki Kıraat
    "Akşam namazının farzından sonraki sünnetinde Hz. Peygamber (S.A.V.) (Kâfirûn,109/6) ve (İhlas,112/4) sûrelerini okurdu."Taberani,Ahmed

    V- Yatsı Namazı

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), ilk rekâtla orta uzunlukla (Tıva-lu'1-Mufassal) sûrelerden ,Nesei, okur; bâzen de (eş-Şems,91/15) ve benzeri sûrelerden okurdu."Ahmed,Tirmizi "Bazen (înşikâk34/25} sûresini okur ve secde yapardı." "Bir defasında da yolculukta ilk rekâtla (et-Tîn,95/8) sûresini okudu." Buharî, Müslim ve Nesaî.

    "Hz. Peygamber (S.A.V,), yatsı namazında uzun okumayı yasakladı. Nitekim Muaz b. Cebel kendi arkadaşlarına yatsı namazını kıldırmış ve kıraati uzatmıştı. Ensar'dan bir zat, namazdan ayrılarak tek başına namazını kaldı. Muaz, bu durumdan haberdâr olunca o kimse için "münafıktır" dedi. Bu söz adama ulaşınca, Hz. Peygamber'in huzuruna gelerek Muaz'ın kendisi için sarfettiği sözü ona haber verdi. Hz, Peygamber Muaz'a şöyle buyurdu: "Sen fitneci mi olmak istiyorsun Muaz! Cemaata imamlık yapmak istediğin zaman, (eş-Şems,91/15), (el-A'lâ,77/19), (ikra',96/29), (el-Leyl,92/21) sûrelerinden birini oku. Çünkü senin arkanda yaşlı,zayıf ve ihtiyaç sahibi kimseler de namaz kılmaktadır."




  5. 19
    VI- Gece Namazı

    "Hz. Peygamber, gece namazlarında bazen kıraati kısa yapar; zaman zaman da uzatırdı. Bir seferinde kıraatı yine çok uzatmıştı. Abdullah b. Mes'ûd bunu şöyle anlatıyor: "Hz. Peygamber ile birlikte bir gece namaz kıldım. Kıyamı o kadar uzattı ki, içimden kötü bir iş yapmak geçti. Ne yapmayı düşündün? dediler. "Oturup Hz. Peygamber'i yalnız bırakmayı düşündüm" cevabını verdi." Buharî, Müslim

    "Huzeyfe b. el-Yemân da şöyle diyor: Hz. Peygamber ile birlikle bir gece namaz kıldım. Okumaya bakara sûresi ile başladı, 100. âyette rüku' yapar dedim; geçti, iki rekâtı da Bakara sûresi ile kıldırır, dedim; geçti. Onu bitirince ruku'a varır, dedim; Nisa sûresine başladı. Onu da okudu. Sonra Âl-i Imran'a başladı ve onu da okudu."

    Bu sûreleri fasılalı olarak okuyordu. Teşbih âyetine gelince teşbih getiriyor, islemekten bahs eden bir âyete gelince Allah'tan istiyor, sığınmaktan bahs eden bir âyete gelince Allah'a sığınıyordu. Bundan sonra ruku'a vardı..." "Bir gece hasta olduğu halde (es-Seb'ut-Tıval) uzun yedi sûreyi okudu." "Bazen de her bir rekâtta bunlardan bir sûre okurdu."Ebû Dâvud

    "Hz. Peygamber'in bir gecede Kur'an'ın tamamını okuduğu bilinmiyor?' "Aksine, Abdullah b. Amr'in böyle yapmak istemesine razı olmadı. Şöyle buyurdu: "Kur'an'ı ayda bir hatmet". Abdullah dedi ki; "Kendimde güç buluyorum." dedim. Bunun üzerine "Yirmi gecede bir oku." buyurdu. Yine: kendimde güç buluyorum" dedim. Buyurdu ki; "yedi günde bir oku. Bundan daha fazlasını yapma." "Sonra Abdullah'ın beş günde bir okunmasına , sonra üç günde bir okumasına ruhsat verdi." Buharî, Ahmed b. Hanbel.
    "Ve Onun bundan daha az bîr süre içinde Kur'an'ı hatmetmesini yasakladı." Dârimî ve Saîd b. Mansûr, Sünen'inde sağlam bit isnatla.
    '"Bunun sebebini de şöyle belirtti: "Herkim Kur'an'ı üç günden daha az sure içinde hatmederse ne dediğini anlamaz."Sağlam bir isnatla Ahmed b. Hanbcl.
    Bu sözler arasında şu ifadeler de vardı: "Her âbidin bir şirreti var. Her şirretin de bir zaafı vardır ki, ya sünnete, ya bidata götürür. Herkimin zaafı kendisini Sünnete götürürse o hidayeti bulur. Herkimin de zaafı başka şeye götürürse o da helak olur. "Bu sebeple Hz. Peygamber (S.A.V.) Kur'an'ı üç günden daha az bir süre içinde hatmetmezdi. Hz. Peygamber şöyle buyurudu: "Herkim bir gecede 200 âyet okuyarak namaz kılarsa, o kişi Allah'a tam bağlı ve ihlâslı kimselerden olarak yazılır."Ahmed ve Ibn Hıbban, es-Sahih.

    "Hz. Peygamber (S.A.V.} her gece namaz kılarken (îsrâ, 17/111) ve (Zümer,39/75) surelerini okurdu."238 "Ve şöyle buyurdu: Herkim bir gecede 100 âyet okuyarak namaz kılarsa gafillerden yazılmaz. '" Ahmed b. l lanbel ve Ibn Nasr, sağlam bir isnatla.

    "Bazen her rekâtta elli âyet veya daha fazla Kur'an okurdu."Buhari, Ebu Dâvud "Bazen de (Müzzemmil,?3/20) sûresi miktarınca okurdu."Ahmed b. Hanbel,

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) çok nadir olarak gecenin tamamını namaz kılmakla geçirirdi."Müslim, Ebû Dâvud

    "Bir defasında Abdullah b. Hab-bab b. el-Erett-ki o Hz. Peygamber ile birlikle Bedir savaşında bulunmuştu- Hz. Peygamberi! gözetliyerek bütün gece namaz kıldığını tesbit etti. Öyle ki gece namazı ile sabah namazını birleştirmişti. Namaz sonunda selam verince, Habbab ona dedi ki; "Yâ Resulullâh! Anam babam sana feda olsun. Daha önce benzerini görmediğim şekilde bu gece namaz kıldın?" Buna karşılık Resulullah! (S AV.) şöyle cevap verdi: "Evet, o korku namazıdır. Ben yüce Rabbîmden üç şey istedim. Bunlardan ikisini verdi, birini vermedi. Rabbimden ;bizden önceki ümmetlerde olduğu gibi, bizleri de helak etmemesini istedim (Başka bir ifadede kıtlıkla ümmetimi helak etmemesini istedim); bunu bana verdi. Rabbimden düşmanlarımızın bize galip gelmemelerini istedim; bunu da yerine getirdi. Rabbimden aramıza ayrılık sokmamasını istedim; bu isteğimi bana vermedi."Nesaî, Ahmed

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bir gece namaza kalktı ve sabaha kadar şu âyeti tekrarladı: "Eğer onlara azab edersen, kullarındırlar,
    ve eğer bağışlarsan şüphesiz sen aziz ve nimet sahibisin." (5/118). Bu âyeti okuyarak rüku' ediyor, onu okuyarak secde ediyor, onunla Allah'a dua ediyordu. Sabah olunca Ebu Zer kendisine şöyle dedi: "Yâ Resulullah! Sabaha kadar bu âyeti okumaya devam ettin. Onunla rüku' ettin, onunla secdeye vardın, onunla Allah'a duada bulundun. Halbuki Allah Teâlâ sana Kur'an'ın tamamını öğretti. Eğer bizden biri böyle yapsaydı, biz ona kızardık. "Hz. Peygamber buna karşılık buyurdu ki; "Ben rabbımdan ümmetim için şefaat istedim; o da bana bunu verdi, inşallah bu şefaat, hiçbir şeyi Allaha ortak koşmayan kimselere ulaşacaktır."Nesaî, Ibn Huzeyme (1/70/1); Ahmed, Ibnu'n-Nasrve Hâkim. Hâkim "Sahih" demiş. Zehebî de ona katılmış: tır.

    "Bir adam Hz. Peygamber'e ; "Yâ Resulullah! Benim bir komşum var, gece namaz kılıyor ve bu namazda yalnız Ihlâs sûresini tekrar edip duruyor. Fazladan hiçbir şey okumuyor." dedi. O adam sanki Ihlâs sûresinin okunmasını az buluyordu. Hz. Peygamber buyurdu ki; "Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin 'ederim ki; Ihlâs sûresi Kur'an'ın Üçte birine denktir."AhmedveBuharî,

    VII- Vitir Namazı

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) vitir namazının birinci rekâtında "el-A'lâ" (87/19), ikinci rekâtında (Kâfirim,109/6), üçüncü rekâtında da (Ihlâs,! 12/4) sûrelerini okurdu.' "Bazen de bunlara, (Felâk,) 13/5) ve (Nâs,ll4/6) sûrelerini de ilâve ederdi. Bir defasında, üçüncü rekâta "Nisa, (4/176) suresinden 100 âyet okumuştu."Nesâî, Ahmedb. Hanbel
    "Hz. Peygamber (S.A.V), Vitirden sonraki iki rekât namazda (Zilzal,99/8) ve (Kâfirûn, 109/6) sûrelerini okurdu."Ahmed




  6. 20
    VIIl- C um'a Namazı

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bâzen Cuma namazının ilk rekâtında (Cuma,62/l 1) sûresini, diğer rekâtta (Munafikûn, 63/11) sûresini , bazen de bunun yerine (el-Ğâşiye, 88/26) sûresini okurdu." Ebû Dâvud "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen de ilk rekâtla (cl-A'lâ,87/19), ikinci rekâtta (el-câsiye, 88/26) sûresini okurdu." Ebû Dâvud

    IX- Bayram Namazları

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen bayram namazının ilk rekâtında (el-A'lâ, 87/19), diğerinde ise (Câsiye, 88/26) sûresini, bazen de (K â f,50/45) ve (lkterebetis-Sâa.54/55) sûrelerini okurdu." Ebû Dâvud

    X- Cenaze Namazı

    "Sünnet olan, cenaze namazında Fâtiha ile birlikte bir sûre okumaktır,"" "ilk tekbirden sonra, cenaze namazında gizli okumak da sünnettir."Nesei
    NAMAZDA KUR'AN'I TANE TANE GÜZEL SESLE OKUMAK:

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), Allah'ın emrettiği şekilde, gevelemeksizin ve acele etmeksizin tane tane okurdu. Hatta harf harf ve net okurdu." Ebû Dâvud "öyle ki; bir sûreyi olduğundan daha uzun olacak şekilde tane tane okurdu."Müslim
    "Hz. Peygamber (A.S.) şöyle buyururdu: "Kur'an okuyan kimseye şöyle denilecek: Oku, yüksel, dünyada yaptığın gibi tane tane oku. Çünkü senin merteben en son okuduğun âyetin vardığı mertebedir." Ebû Dâvud ve Tirmizî

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), Kur'an okurken med harflerine' (uzatma harfleri) gelince uzatırdı. (Bismillahi!, (Rahmân)'ı, (Rahîm)'i, (Nazîd)'î ve benzeri kelimeleri uzatırdı." "Daha önce de geçtiği üzere, ayet başlarında dururdu." "Bazen de nağme ile okurdu. Nitekim Mekke feth edildiği gün devesinin üzerinde (Fetih ,4 8/29) sûresini yumuşak bir kıraatl a okuyarak böyle yapmıştır. Hz. Peygamber'in bu nağmeli okuyuşunu Abdullah b. Muğaffel hikâye etmiştir."Buhari

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) Kur'an'ı güzel sesle okumayı emreder ve şöyle buyururdu: "Kur'an'ı seslerinizle süsleyin. Çünkü, güzel ses Kur'an'ın güzelliğini artırır."Ebû Dâvud, Dârimî; Hâkim
    "Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyuruyor: "İnsanlar arasında Kur'anı güzel sesle okuyanların en üstünü; okuyuşunu duyduğunuz zaman Allah'tan korktuğunu hissettiğiniz kimsedir."Dârimî
    "Hz. Peygamber (S.A.V.) Kur'an'ı teğannî ile (Nağmeli olarak) okumayı emretmiş ve söyle buyurmuştur: Allah'ın kitabını öğrenin. Onu aranızda müzakere edin, muhafaza edin ve onu nağme ile okuyun. Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin ederim ki; Kur'an zihinlerden köstekli devenin kaçıp kurtulmasından daha fazla kaçıp kurtulur."Dârimî "Ve Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
    Kur'an'ı teğannî ile okumayan bizden değildir.'" Ebu Dâvud ve Hâkim.

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) buyuruyor ki; Allah güzel sesli bir peygambere, Kur'an'ı açıktan terennüm ve nağme ile okumasına karşılık verdiği mükâfatı hiçbir şeye vermemiştir." Buharı, Müslim, Tahavi ve Ibn Menden el-Tevhid (81/1).

    "Ebû Musa el-Eşarİ'ye Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurdu; Dün kıraatini dinlediğim zaman beni bir görseydin. Şüphesiz bana Dâvudoğullarının mizmarlarından bir mizmar verilmiştir.( alimler demişlerdir ki: buradaki mizmardan maksat güzel sestir ) * Ebû Musa şöyle dedi. Yerini bilseydim, sesimi senin için güzelleştirirdim."Abdurrezzak,Buhari,Müslüm




  7. 21

    --->: HZ. Peygamber (s.a.v) Namaz kılma şekli -El Bani

    OKURKEN İMAMIN ÖNÜNÜ AÇMAK

    Peygamber (S.A.V), okurken takıldığı zaman imamın önünü açmayı sünnet yaptı. Kendisi bir kerre namaz kılmıştı. Namazda okurken takıldı. Namazdan çıktıktan sonra Übey'e; bizimle namaz kıldın mı? diye sordu. O da: "Evet" cevabını verince buyurduki; benim önümü açmaktan niye geri durdun?"Ebu Davud

    VESVESEYİ GlDERMEK İÇİN NAMAZDA ALLAH'A SIĞINMAK VE TÜKÜRMEK

    Osman b. Ebi'l-As Hz. Peygamber'e şöyle dedi: "Yâ Resûlallah! Şeytan benimle namazım arasına girdi ve okurken kıraatimi karıştırdı. "Bunun üzerine Resûlullah (S.A.V.) şöyle buyurdu:
    "Bu Hınzıb denilen şeytandır. Onu hissettiğin zaman şerrinden Allah'a sığın ve sol tarafına üç defa tukur. "Osman diyor ki;böyle yaptım; Allah da onu benden uzaklaştırdı."Müslim, Ahmed b. Hanbel RÜKU'

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), kıraati bitirince bir müddet sükût eder. sonra iftitah tekbir bahsinde geçtiği üzere, ellerini yüzü hizasında kaldırır; tekbir alır ve rüku'a varırdı."Buhari "Bunları namazını güzel kılmayan o kimseye de emrederek şöyle buyurmuştur:
    "Sizden birinin namazı, Allah'ın emrettiği şekilde abdest alıp; sonra tekbir getirmedikçe, Allah'a hamdedip şanını yüceltmedikçe, Allah'ın kendisine öğrettiği Kur'an'dan kolayına gelen bir sûre okuyup sonra tekbir getirerek rüku'a varmadıkça, (Ellerini dizleri üzerine koyup) bütün eklemleri rahatlayıp tatmin oluncaya kadar ruku'da durmadıkça tamam olmaz."Ebu Davud,Nesei

    Rüku'un Yapılış Şekli

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), ruku'da ellerini dizleri üzerine koyar, cemaata da bu şekilde yapmalarını emrederdi. Nitekim az Önce geçtiği üzere namazı güzel kılmayan kimseye de bunu emretmişti. Ellerini dizleri üzerine sımsıkı yerleştirir, sanki dizlerini tutuyor gibi yapardı.'Buhari. Ebû Dâvud.

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) ruku'da parmaklarının arasını açık tutardı." Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de böyle emretmiş ve şöyle buyurmuştur: "Rüku'a vardığın zaman, avuçlarını dizlerinin üzerine koy. Sonra parmaklarının arasını açık tut Ve her organ yerini bulup tatmin oluncaya kadar bekle."İbn huzeyme
    "Hz. Peygamber (S.A.V.), ruku'da dirseklerini vücudundan ayırırdı. " "Ruku'a vardığı zaman, sırtını dümdüz tutardı." "Öyle ki, üzerine su kabı konacak olsa dökülmezdi." "Namazını güzel kılmayan kimseye şöyle demişti: "Rüku'a vardığın zaman avuçlarını dizlerinin üzerine koy; sırtını düzgün tut ve rüku' için sağlam dur."Ebû Dâvud. Ahmed b. Hanbel, Cüz'ul-Kıraa'da Buhari. sağlam bir isnatla

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), ruku'da başını ne aşağıya doğru eğer, ne de yukarı kaldırırdı. Fakat, bu ikisi arasında tutardı.' " Müslim, Ebû Avane.

    Ruku'da Tâ'dil-i Erkân'ın VÜCUDU (Mutmain Olmak)

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), ruku'da tam mutmain olurdu. Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de bunu emretmiş. "Hz. Peygamber yine söyle buyurmuştur: "Rükû ve secdeleri tam yapınız. Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin ederim ki; siz rüku' ve secdeye vardığınızda ben sizi arkamdan görürüm."Buharî, Müslim
    "Bir defasında Hz. Peygamber (S.A.V.) rüku'unu tam yapmayan, secdeyi de tavuk yem toplar gibi yapan bir kimse gördü ve şöyle buyurdu: Eğer bu kimse şu hali üzere Ölürse, Muhammed dininden başka bir din üzere ölür. (Karganın leş gagaladığı gibi kılıyor). Rüku'unu tam yapmayan ve leş gagalar gibi secde yapan kimse; bir veya iki hurma yediği halde ona hiçbir faydası dokunmayan aç kimse gibidir."''Ebû Yâ'lâ

    "Ebû Hureyre diyor ki; dostum Hz. Muhammed, benim namazımı horoz gagalar gibi çabuk kılmamı, tilkinin bakındığı gibi namazda, sağa-sola bakınmamı ve maymun oturuşu gibi oturmamı yasakladı."Tayalisî, Ahmed
    "Hz. Peygamber yine şöyle buyuryor: "Hırsızların en kötüsü , namazından çalan kimsedir. Ashab dediler ki; Yâ Resûlellah! Bir , insan namazından nasıl çalar?" Buyurdu ki;: Rüku' ve secdelerini, tam yapmayarak."Ibn Ebî Şcybe (1/89/2
    "Hz. Peygamber (S.A.V.) namaz kılarken, göz ucuyla, rüku' ve secdede belini doğrulmayan birini gördü. Namazı bitirdikten sonra şöyle buyurdu: Ey cemaat! Rüku' ve secdesinde belini doğrultmayan kimsenin namazında hayır yoktur.' "Ibn Ebî Şcybe (1/89/2
    "Başka bir hadis-i şerifte şöyle buyurdu: Rukü'da ve secdede, sırtını doğrultmadığı (düz tutmadığı) sürece kişinin namazı sahih değildir."Ebu Avâne. Ebû Davud

    Rüku'da Okunacak Dualar

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) rüku'da çeşitli zikir ve dualar okurdu. Bazen birini, bazen diğerini okurdu. Bu dua ve zikirler aşağıdadır:

    1- "Üç kere sübhane rabbiyel-Azîm. "Bazen bu zikri üçdefaden fazla tekrarlardı." Ahmed b. Hanbel ve Taberanî, Beyhakî
    "Bir defa, gece namazında o kadar tekrar etmişti ki, rüku'da kalış müddeti, nerede ise kıyamdaki kadar olmuştu. O kıyam'da Hz. Peygamber, uzun sûrelerden üç tanesini, yâni Bakara, Nisa ve Al-i imran'ı okumuştu. Gece namazında geçtiği üzere, buna dua ve istiğfar da dahildi."
    2- "Uç defa sübhane rabbiyel-Azim ve bihamdıhî."Ebu Davud
    3- "Sübbühun kuddûsün rabbul-Melâiketi verruh."Müslim, Ebû Avane.
    4-" Sübbahenekellahumme ve bihamdik, Ellahummağfir li. "Hz. Peygamber bu duayı rüku' ve secdesinde Kur'an'daki âyeti tevil ederek çok tekrar ederdi. (Yâni âyetteki emre uyarak)Buharî, Müslim. Kur'an'ı tevil elmeklen maksat, onda emredilen hususları yapmaktır. Yâni Allah Teâla'nın şu sözüne uygun hareket etmektir.
    5- "Ellahumme leke rakâ'tü ve bike âmentü ve leke eslem-tü (Ente rabbî) haşaa leke semi ve basari ve muhhî ve azmî (Izâmî)
    ve asabî ve mestekallet bihi kademî lillâhi rabbil Âlemîn." Duada geçen "istekallet" lâfzı irtifa' mânasındadır. Müslim. Ebâ Avane, Tahavî
    6- "Ellahumme leke rekâ'tü ve bike âmentü veleke eslemtu ve alcyke tevekkeltü, ente rabbî, haşea semi ve basarı ve demi ve lâhmi ve azmî ve asabî lillâhi rabbil-âlemîn." Nesaî
    7- "Sübbane zil-Ceberûti vel-melekûti vel-kibriyâi vel-Aza-meti." Hz. Peygamber bu duayı gece namazında okumuştur."Ebu Davud

    Ruku'u uzatmak

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) rüküu ile rüku'dan doğrulmayı, secdesi ile iki secde arasındaki oturuşu bir birine yakın yapardi."Müslim

    Rüku'da Kur'an Okumanın Yasaklanması

    "Hz. Peygamber (A.S.), rüku' ve secdede Kur'an okumayı yasaklar ve şöyle buyururdu: Şüphesiz ben, rüku' ve secde halinde iken Kur'an okumaktan menedildim. Rüku'a gelince; orada rabbinizin şânını yüceltin. Secdede ise; dua yapmaya gayret edin ki dualarınız kabul edilsin."Müslim

    Rüku'dan Doğrulma Anında Yapılacak Dua

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) rüku'dan kalkarken "semiallahu limen hamideh" diyerek belini doğrulturdu. Nitekim, namazını güzel kılmayan kimseye de bu şekilde yapmasını emrederek şöyle buyurmuştu: insanlardan birinin namazı, tekbir almadıkça., sonra rüku' yapmadıkça., sonra da "Semialiahu limen hamideh.." diyerek doğrulmadıkça tamam olmaz." "Sonra ayakta iken "Rabbena velekel-hamd derdi, îmama uyan ve uymayan herkese de bunu emrederdi. Ve şöyle buyurmuştur:

    "Namaz kılışımı gördüğünüz gibi namaz, kılınız." Buharı, Ahmed.

    3 "Hz. Peygamber (S.A.V.) yine şöyle buyurmuştur: imam kendisine uyulması için belirlenir. O "Semiallahu limen hamidch" deyince, siz, "Ellahumme Rabbena velekel'Hamd" deyiniz, ki Allah da size mukabelede bulunsun. Şüphesiz yüce Allah, Peygamberinin dili ile "Semiallahu limen hamideh buyurmuştur."Müslim, Ebû Avane, Ahmed ve Ebû Dâvud

    "Başka bir hadisinde Hz. Peygamber, bu emrin sebebini şu sözü ile açıklamaktadır: Çünkü, kimin (Semiallahu limen hamideh) sözü mcleklerinki ile ayni ana rastlarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır. "Buharı, Müslim. Tirmizî
    Hz. Peygamber (S.A.V.), bu doğrulma esnasında' iftitah tekbirinde geçtiği şekilde ellerini kaldırır ve ayakta iken, -az önce geçtiği -rabbena lekel hamd-der, başka bir seferinde --rabbena leke-- derdi. Bazen de bu iki sözün başına "Ellahumme lâfzını eklerdi. Kendisi cemaata da böyle emreymiş ve şöyle buyurmuştur "imam Semiallahu limen hamideh" deyince siz "Ellahumme Rebbenâ lekel-hamd" deyin. Çünkü, kimin bu sözü melcklerin-ki ile ayni ana rastlarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır."Buharı, Müslim. Tirmizî

    "Bazen bu söze, --miles semevati vel ardıvemile ma şitemin şeyin badü mel el semavati ve milel ardı ve mil beyne huma ve mil ma şeyin min şeyin badü.." ifadelerini eklerdik.. Müslim. Ebû Avane.

    Bazen de şu ilâvede bulunurdu:
    6- "Miles-Semavâti ve mil'el-Ardı mil'e mâ şi'ite min şey'in ba'dü ehlessenâi vel-Mecdi ehakku mâkâlel-Abdü, ve kulluna leke abdun, Ellahhumme la mania limâ menate velâ mu'tıye limâ mena te velâ yenfe'u zel-ceddi minke'l-ceddü." Müslim, Ebu Avane, Ebû Dâvud

    7- "Lirabbiyel-hamdü lirabbiye'l-hamdü". "Hz. Peygamber, rüku'dan sonra, bu ifadeyi o kadar çok tekrar ederdi ki, nerede ise bu ayakta duruş, Bakara sûresini okuduğu ilk kıyamına yakın olurdu." Ebû Dâvud, Nesâî, sağlam bir senetle.. Bkz. "el-lrvâ, (No: 335).

    8- "Rabbena velekel-hamdü. Hamden kesîren, tayyiben mü-bareken fini. (Mübareken aleyh kemâ yuhibbu rabbuna ve yer da)" Bu duayı, Hz. Peygamber, rüku'dan kalkıp da "Semiallahu limen hamiden" dediği zaman arkasında namaz kılan cemaattan birisi okumuştu. Hz. Peygamber, namazı bitirince "az önce dua okuyan kişi kimdi'.'" diye sordu. O zat" Bendim" yâ Resûlcllah!" dedi. Bunun üzerine Resulullah (S.A.V.) buyurdu ki; "otuz kusur melek gördüm, bunun sevabını hangimiz önce yazacağız diye yarış ediyorlardı." Mâlik, Buharî ve Ebû Dâvud,
    Rüku'dan Sonraki Kıyamı Uzatmak

    "Hz. Peygamber (A.S.) bu ayakta duruşu, az önce geçtiği gibi, rüku' daki duruşuna yakın yapardı. Bazen, o kadar uzun sûre ayakta kalırdı ki, gören birisi, uzun süre ayakta durması sebebiyle" Hz. Peygamber muhakkak unuttu." derdi." Ve Hz. Peygamber, ruku'dan kalktıktan sonra azaların mutmain olmasını emrederdi. Namazını güzel kılmayan kimseye de nitekim şöyle buyurmuştur:
    "Sonra başını kaldır. Ve o derece doğrul ki, bütün kemikler yerini bulsun. Diğer bir rivayette: "Rüku'dan kalktığın zaman belini doğrult"
    Başını da Öyle kaldır ki, bütün kemikler eklemlerine dönsun." Ona şunu da söyledi: "Böyle yapmadıkça, hiç kimsenin namazı tamam oîmaz."
    Buharî. Müslim. Ahmed. Bkz. "el-lrvâ", (No: 307).

    Hz. Peygamber (A.S.) yine şöyle buyuruyor: "Allah, rüku' ve secdesinden kalkarken belini tam doğrultmayan kimsenin yüzüne bakmaz."Ahmed ve Taberânî, M.Kebîr, sağlam bir isnatla.

    NAMAZDA SECDE

    "Hz, Peygamber (S.A.V.) tekbir getirip secdeye varırdı. Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de bu şekilde emrederek şöyle buyurmuştur: "Hiçbir kimsenin namazı..." Semiallahu limen hamideh" diyerek doğrulmadıkça, sonra da "Allahu Ekber" deyip bütün eklemleri mutmain olacak derecede secde etmedikçe tamam olmaz.'"Buharî. Müslim.Ebû Dâvud ve Hâkim. Hâkim "Sahih" demiş, Zehebî de ona katılmıştır.

    "Hz, Peygamber (S.A.V.) secdeye varmak istediği zaman tekbir getirir (kollarını böğürlerinden uzaklaştır), sonra mafsalları tatmin oluncaya kadar secdede kalırdı." "Bazen de secdeye varırken ellerini kaldırırdı.'" Nesaî, Dârekutni. Muhallis (el-Fevâid, 1/2/2) iki sağlam i snatla rivayet etmiştir. Bu el kaldırma, on sahahîden nakledilmiştir.
    Eller Üzerine Secdeye Kapanmak

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) dizlerini yere koymadan önce, ellerini yere kordu." "Hz. Peygamber, böyle yapmayı da emrederek şöyle buyururdu: "Sizden biri secde ettiği zaman deve gibi çökmesin; dizlerinden önce ellerini yere koysun."Ibn Huzeyme (1/76/1), Dârekutni. Hâkim,Ebu Davud

    "Hz. Peygamber (A.S.) şöyle buyuruyor: Şüphesiz eller de yüzün secde ettiği gibi secde ederler. Sizden biri yüzünü secdeye koyduğu zaman ellerini de koysun, yüzünü kaldırınca ellerini de secdeden kaldırsın. "'Ibn Huzeyme, (1/79C), Ahmed b. Hanbel,

    "Hz. Peygamber (A.S.), secdede elleri üzerine dayanır ve onları yere yapıştırırdı. Parmaklarını birleştirirdi. Ellerini kıbleye doğru yöneltirdi."Beyhakî, sağlam bir isnadla. Ibn Ebî Seybe (1/82/2)

    "Hz. Peygamber (A.S.) ellerini secdede iken omuzlarının hizasında, bazen de kulakları hizasında tutardı." "Burun ve alnını da yere koyardı." Ebû Dâvud, Hâkim. Hâkim,Tirmizî,

    _ "Namazını güzel kılmayan kimse için de söyle buyurmuştu: Sen secdeye vardığın zaman, yüzünü ve ellerini yere öyle koy ki, bütün kemiklerin rahat etsin." ibn Huzeyme, hasen bir isnatla, (1/10/1) "Hz. Peygamber (A.S.) şöyle buyurmuştu: Alnını değdirdiği gibi, burnunu da yere değdirmeyen kimsenin namazı kabul değildir."Dârekutnî. Taberânî (3/140/l)

    "Aynı şekilde Hz. Peygamber (A.S.) dizlerini ve ayak uçlarını da yere değdirir, ve parmak uçlarını kıbleye yöneltirdi." "Topuklarını ise birleştirir,", " ayakların dikerdi , cemaata böyle yapmalarını emrederdi." beyhakî, sağlam bir isnatla. Ibn Ebu Şeybe (1/82/2,Buharı,Tahavî

    işte böylece Hz.Pcygamber (S.A.V.) yedi âza üzerine secde yapardı: Onlar da; eller, dizler, ayaklar, alın ve burundur. Alın ile burunu secdede tek uzuv olarak kabul ederdi. Nitekim Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur; Ben yedi âza üzerine secde elmekle emr olundum. Bunlar da; alın, -eli ile burnuna da işaret etti-, iki el,iki diz, iki ayaktır. Ellerimiz ile elbise ve saçlarımızı tutmamakla da emr olunduk.'"Buharî, Müslim
    "Hz. Peygamber (A.S.) yine şöyle buyurmuştur: Kul secde ettiği zaman onunla birlikte yedi âza da secde eder. Ki onlar, yüz, iki el ve iki diz ile iki ayaktır.'"Müslim

    "Saçları topuz yapılmış olarak namaz kılan bir adam hakkında şöyle buyurdu: Bu adamın durumu, elleri arkadan bağlanmış olarak namaz kılan kimse gibidir."Müslim

    "Hz.Peygamber yine şöyle buyuruyor: Bu, yâni saçlarının büküm yeri şeytanın eğeri, yâni oturma yeridir. '"Ebû Dâvud, Tirmizi

    "Hz. Peygamber (A.S.) secdede dirseklerini yere yapıştırmaz, aksine onları yerden kaldırır ve böğürlerinden uzak tutardı. Öyle ki, arkasından, koltuk altlarının beyazı görünürdü."Buharî, Müslim "Hatta, bir kuzu geçmek istese kollarının altından geçebilirdi." "Bunu o derece mübalâğalı yapardı ki, ashaptan biri bununla ilgili olarak şöyle demiştir: Hz. Peygamberin secdeye vardığı zaman kollarını böğürlerinden uzaklaştırmak İçin (çektiği sıkıntıdan dolayı) ona acırdık."Ebû Dâvud ve Ibn Mâce

    "Cemaata da böyle yapmalarını emr edip şöyle buyurmuştur: Secde ettiğin zaman iki avucunu yere koy,dirseklerini kaldır." Müslim, Ebû Avane.

    "Yine şöyle buyuruyor: "Secdeyi tâdil-i erkân üzere yapınız. Sizden biri dirseklerini köpeğin yaydığı gibi yere yaymasın." Buharî, Müslim, Ebû Dâvud, Ahmed.

    "Hz. Peygamber şöyle buyuruyor: "Yedi âzanı yaydığın gibi, dirseklerini yayma. Avuçlarının üzerine dayan, kollarını iki böğüründen uzak tut. Şüphesiz sen böyle yaparsan, bütün azaların da seninle birlikle secde eder." Ibn Huzeyme (1/80/2) ve Makdisî, el-Muhtâra. Hâkim sahih demiş,, Zehebî de ona katılmıştır.

    Secdede Mutmain Olmanın Gerekliliği

    "Hz. Peygamber (A.S.) rüku' ve secdeleri tam yapmayı emretmiş ve böyle yapmayan bir kimseyi; bir ya da iki hurma yediği halde kendisine hiç bir faydası dokunmayan aç bir kimseye benzetmiş ve bu kimse hakkında şöyle buyurmuştur Bu kişi insanların en büyük hırsızlarmdandır."

    "Yine, daha önce rüku' bahsinde açıklaması geçtiği üzere, Hz. Peygamber (S.A.V.) rüku' ve secdeden kalkarken belini doğrultmayan kimsenin namazının batıl olduğuna hükmetmiş ve önceki bahiste geçtiği üzere, namazını güzel kılmayan kimseye, secdede mutmain olmasını emretmişti."

    Secdede Okunacak Dualar

    "Bu rükünde Hz. Peygamber (S.A.V.) çeşitli zikir ve dualar okurdu. Bazen birini, bâzer diğerini okurdu. Şöyle ki.---subhane rabbiyel ala--"Bunu üç defa söylerdi."Ahmed, Ebû Dâvud

    "Bazen de hu teşbihi üçden fazla tekrar ederdi."

    "Bir defasında Hz. Peygamber (S.A.V.) gece namazında bunu o kadar çok tekrar etmişti ki; secdeleri kıyamına yakın olmuştu. O kıyamda uzun sûrelerden üçünü (Bakara, Nisa ye Al-i I'mran sûrelerini) okumuş ve gece namazı bahsinde geçtiği gibi, aralarında dua ve istiğfar etmişti.

    "Subhane rabbiyel-Â'lâ ve bihamdihî" bunu da üç defa söylerdi." Hadis sahihtir. Ebû Dâvud, Dârekutnî, Ahmed
    "Sübbûhun kuddusun rabbul-melâiketi verruh."Müslüm
    "Sübhanekellahumme rabbenâ ve bihamdike, Ellahum-mağfir lî." Bunu rüku' ve secdesinde, Kur'an'ı tevil ederek çokça yapardı." Buharı, Müslim.
    "Ellahumme leke secedtü ve bike âmentü ve leke eslemtü ve ente rabbî. Secede vechî lillezî halakahu ve savverehu fe ahsene suverehû ve şakka sem'ahu ve basarahû. Fetebarekellahu Ahse-nü'l Hâlikîn."Müslim, Ebû Avâne, Tahavî, Dârekutnî


    "Ellahumma'ğfir lî zenbî küllehû. Ve dikkahû ve cillehû, Ve Evvelehû ve Âhırahû. Ve Alâniyetehû. Ve Sırrahû." Müslüm

    "Secede leke sevadî ve hayalî, ve âmene bîke fuâdî. Ebû'u bi ni'metike aleyye. Hezâ yedeyye. Ve mâ ceneytü âlâ nefsi."Hâkim

    "Subhane zil-Ceberût vel-Melekût vel-Kibriyâ vel-Azame-ti." Bu ve bundan sonraki duaları gece namazlarında okurdu.

    "Sübhanekcllahumme ve bihamdike. La ilahe illa ilahe illâ ente ,"Müslim

    "Ellahumağfirlî mâ esrertü veme a'lentü." -Nesaî. Hâkim sahih dedi
    "Ellahumac'al fi kalbi nûren ve fiî lisanı nuren. Vec'al fi sem'î nûren, vec'al fi başatı nûren, vec'al min tahtî nûren, vec'al min fevkî nûren, ve an yemini nûren, ve an yesâri nûren, vec'al emâmî nûren, vec'al halfi nûren, vec'al fi nefsî nûren, ve a'zım il nuren." Müslim

    "Ellahumme innî eûzü bi rızake min sahüke, ve eûzü bi muafâtike min ukûbetike ve eûzü bike minke, la uhsî senâen aleyke, ente kem â esneyte âlâ nefsike." Müslim

    Secdede Kur'an Okumanın Yasak Olması

    "Hz. Peygamber (A.S.) rüku ve secdede Kıır'an okumayı yasaklamış bu rükünlerde daha önce rüku' bahsinde geçtiği gibi, çokça dua yapmaya çalışmayı emretmişti.

    "Ve şöyle buyurmuştu: Kulu-n rabbına en çok yakın olduğu an, secdede bulunduğu andır. Bu sebeple secdede çokça dua edinız." Müslim

    Secdeyi Uzatmak

    "Hz. Peygamber (A.S), uzunluk bakımından, secdelerini rü-ku'a yakın yapardı. Bazen ârizî bir sebeple secdelerî fazla uzatırdı. Nitekim bir sahâbî şöyle demiştir: "Hz. Peygamber (S.A.V.) gündüz namazlarının birinde Öğle veya ikindi namazlarından birinde, Hasan veya Hüseyin sırtında olduğu halde yanımıza geldi. Öne geçip sağ ayağının yanına çocuğu bıraktıktan sonra, tekbir getirip namaza başladı. Önümüzde secdeye varıp uzun süre secdede kaldı. Cemaatin arasından başımı kaldırıp baktım ki, çocuk Hz. Peygamber secdede iken onun sırtına binmiş. Tekrar secdeme döndüm. Hz. Peygamber (A.S.) namazı tamamlayınca cemaat dedi ki; yâ Resulellah! Sen namazın ortasında secde yaptın ve bu secdeyi çok uzattın. Öyle ki, önemli bir olay oldu, ya da sana vahiy geldiğini zannettik. Hz. Peygamber (A.S.) buyurdu ki; "bunların hiç bîri olmadı. Fakat, oğlum (torunum) beni binek yaptı. Ben de acele edip de onun keyfini bozmayı istemedim.'" Nesâî,

    Diğer bir haberde deniliyor ki; Hz. Peygamber (A.S.) namaz kılarken secdeye vannca, Hasan ile Hüseyin birden sırtına bindi. Cemaat onlara engel olmak isleyince de dokunmamaları için kendilerine işaret etti. Namazını tamamlayınca, ikisini kucağına alarak şöyle buyurdu: "Beni seven bunları da sevsin"".Ibn Huzeyme

    Secdelerin Fazileti

    "Hz. Peygamber (A.S.) şöyle buyurmuştur: Ümmetimden hiç kimse yoktur ki, Kıyamet gününde ben onu tanımış olmayayım. Dediler ki; o kadar kalabalık yaratıklar arasında sen onları nasıl tanıyacaksın? Buyurdu ki; "Nişansız simsiyah atlardan meydana gelen bir sürünün içerisine girsen ve orada da alnı ve ayaklan sekili bir at görsen onlar içinde bu atı seçip tanımaz miydin?" Soruyu soran; "Evet yâ Resûlellah! Tanırdım" deyince Hz. Peygamber buyurdu ki; "İşte Kıyamet gününde de benim ümmetim secde ettiklerinden dolayı alınları; abdest aldıklarından dolayı da abdest azaları parlak olacaktır."Ahmed

    "Yine Hz. Peygamber (A.S.) şöyle buyuruyor: Allah cehennemliklerden olan kimseler için rahmet murat edince, kendisine ibadet edenleri cehennemden çıkarmaları için meleklerine emredecektir. Onlar da secde izlerinden mü'minleri tanıyarak cehennemden çıkaracaklardır. Allah, secde izi bulunan yeri yakmayı cehennem ateşine yasaklamıştır. Ve böylece cehennemden çıkarılacaklardır. Cehennem, İnsanoğlunun bütün azalarını yakacak, yalnız secde izlerinin bulunduğu yerleri yakmayacaktır."Buharî. Müslim.





    Yudumla --->: HZ. Peygamber (s.a.v) Namaz kılma şekli -El Bani

  8. 22
    Toprak Yahut Hasır Üzerine Secde Etmek

    "Hz.Peygamber 'A.S. çoğunlukla toprak üzerine secde ederdi."

    "Hz.Peygamber'in ashabı da, şiddetli sıcaklarda kendisi ile birlikte namaz kılarlardı. Onlardan biri sıcaklık sebebiyle alnını toprağa koyamayınca, elbisesini yayar, ve onun üzerine secde ederdi."Müslim
    "Hz. Peygamber (A.S.) söyle buyurmuştur: Bütün yeryüzü, benim İçin ve Ümmetim için hem mescid, hem de temizleyici kılındı. Binaenaleyh, ümmetimden biri namaz vaktine yetişirse, onun mescidi ve temizleyicisi yanındadır. Benden öncekiler, bu konuya büyütüyorlar ve yalnız kilise ve havralarında namaz kılıyorlardı." Ahmed
    "Hz. Peygamber, bazen çamur ve su üzerine secde ederdi. Böyle bir olay Ramazan'ın 21. gecesi sabahında, yağmur yağıp da mescidin tavanı aktığı zaman vuku' bulmuştu. Zaten mescidin tavanı hurma dallarından yapılmıştı. Bu sebeple Hz. Peygamber su ve çamur üzerine secde etmişti. Ebû Saîd el-Hudrî diyor ki; Resu-lullah (A.S.)'ın burnu ve alnı üzerinde su ve çamur izleri bulunduğunu bizzat gözlerimle gördüm."Buharî. Müslim.

    "Hz.Peygamber (A.S.) yalnız secde yerine koyduğu bir örtü üzerine secde yapardı," "Bazen hasır üzerine secde ederdi ki bu hasır çok kullanıldığı için kararmıştı." Müslim,

    Secdeden Kalkış

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) tekbir getirerek secdeden başını kaldırırdı. "Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de böyle emretmiş ve şöyle buyurmuştu: Bir kimsenin namazı... secde etmedikçe ve bu secdede eklemleri rahatlamadıkça, sonra "El-lahu Ekber" deyip başını secdeden kaldırarak düzgün bir şekilde oturmadıkça tamam olmaz."Ahmed, Ebû Dâvud

    "Hz. Peygamber (A.S.) zaman zaman bu tekbir ile birlikte ellerini yukarıya doğru kaldırırdi." Buharî, (Reful-Yedeyn

    "Sonra sol ayağını yatırır ve rahat olacak şekilde onun üzerine otururdu.393 Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de böyle yapmasını emretmiş ve şöyle buyurmuştu: Secdeye vardığın zaman, secdede kendine hakim ol. Secdeden kalkınca da sol uyluğunun üzerine otur."Buharî, Bcyhakî


    "Hz. Peygamber, otururken sağ ayağını diker, parmaklarını da kıbleye doğru yöneltirdi." Nesaî,

    İki Secde Arasında İk'a Oturuşu

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen (iki secde arasında) ik'a oturuşu yapardı." (Topuktan ve ayaklarının ucu üzerine dik otururdu.)"Müslim. Ebû Avane

    İki Secde Arasında Sükunet Bulmak

    "Hz. Peygamber iki secde arasında bütün kemikleri yerine oturacak şekilde sükunet bulurdu. "Ebû Dâvud, Beyhâkî "Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de böyle yapmasını emretmiş ve şöyle buyurmuştu: Sizden biri böyle yapmadıkça namazı tamam olmaz. "Ebu Davud

    "Hz. Peygamber (A.S.) bu oturuşunu o kadar uzun yapardı ki, secdesine yakın olurdu."Buharî, Müslim. ve dışarıdan gören biri 'unuttu' derdi."

    İki Secde Arasındaki Zikirler

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bu oturuşunda şöyle demişıi:

    "Ellahümma'ğfir lî verhamnî vec'burnî verham'nî vehdinî ve âfinîverzuknî." Ebû Dâvud,Bâzende: "Rabiğfîrlî, iğfirlî. "derdi."ibn mace

    Bu iki duayı gece namazlarında okurdu.""Sonra Hz. Peygamber (A.S.) tekbir alır ve ikinci secdeye varırdı. "Nitekim namazını güzel kılmayan kimsenin de böyle yapmasını emretmiş ve az önce geçtiği gibi, onun iki secde arasında sükûn bulmasını emrettikten sonra şöyle buyurmuştu: Sonra sen," Ellahu Ekber" der ve bütün mafsalların rahat olacak şekilde secde yaparsın. Bundan sonra namazının tamamında böyle hareketet."Ebu Davud
    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bazen bu tekbir ile birlikte ellerini kaldırırdı."
    "Hz. Peygamber, bu secdede de ilk secdede yaptıklarının aynısını yapardı. Sonra tekbir getirerek başını kaldırırdı. "Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de böyle yapmasını emretmiş ve az, önce geçtiği üzere, ikinci secdeyi yapmasını emrettikten sonra, ona şöyle demişti: "Sonra namaz kılan kişi, tekbir getirerek başını kaldırır."Ebû Dâvud. Hâkim "Hz. Peygamber (S.A.V.) sonra şöyle devam etti. Sonra sen her bir rekâtta ve secdede böyle yap. Böyle yaptığın zaman ancak namazın tamam olur. Eğer bunun bir kısmını eksik yapacak olursan, kıldığın namaz da noksan olur. "Bazen Hz. 'Peygamber (S.A.V.) ellerini de kaldırırdı."Ebû Avane




  9. 23
    İSTİRAHAT OTURUŞU

    "Hz. Peygamber (S.Â.V.) sonra, sol ayağının üzerine doğrulur ve bütün kemikler yerini bulacak şekilde otururdu."Buhari

    NAMAZDA AYAĞA KALKARKEN ELLERİ ÜZERİNE DAYANMAK

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) ikinci rekâta ellerini yere dayayarak kalkardı."Buharı" "Ve hamur yoğurur gibi tutarak ellerinin üzerine dayanarak kalkardı."Beyhakî "Yine Hz. Peygamber (SAV.) ikinci rekâta kalktığı zaman, "elhamdü lillah" ile başlar, sükût etmez-di."Müslim

    "Hz, Peygamber (ikinci rekâtta da) birinci rekâtla yaptığı gibi yapardı. Ancak, daha önce geçtiği Üzere, bu rekâtı birincisinden daha kısa tutardı."

    HER REKATTA FATlHA OKUMANIN GEREKLİLİĞİ

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) namazını güzel kılmayan kimseye, her rekâtta Fatiha okumasını emretmiş., İlk rekâtta Fatiha okunmasını emrettikten sonra ona şöyle buyurmuştur "Sonra namazının tamamında böyle yap,"Buharı. Müslim. "Bir rivayetle de "Her rekâtta kıraat vardır buyurmustur."Ahmed
    İLK TEŞEHHÜD

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) ikinci rekâtı bitirdikleri sonra Teşehhüd için otururdu. Bu namaz sabah namazı gibi, iki rekâtlı namazlardan ise, ayaklarını yere yayarak otururdu." "Nitekim iki secde arasında da böyle oturmuş; dört, yahut uç rekatlı namazların ilk teşehhüdünde de böyle oturmuştu: " Nesaî, (1/173), sağlam bir isnatla.- Buharî. Ebû Dâvud
    "Namazını güzel kılmayan kimseye de böyle yapmasını emretmiş ve şöyle buyurmuştur; Namazın ortasında oturduğun zaman, sükûnet bularak otur. Sol uyluğunu yay, sonra Teşehhüdü oku." Ebû Dâvud, Beyhakî, iyi bir isnatla.
    "Ebû Hureyre diyor kî; "Dostum Hz. Muhammed, bana köpek oturuşu gibi oturmayı yasakladı." Diğer bir hadis-i şerifte, şeytanın yaptığı gibi yapmaktan menetti."Müslim, Ebû Avane, vs,. Bkz. "Irva"', No316}
    "Hz. Peygamber (S.A.V.), Tcşehhüd için oturduğu zaman, sağ elini sağ uyluğu (bir rivayette sağ dizi) üzerine, sol elini de sol uyluğu {bir rivayetle sol dizi) üzerine koyardı. "Hz. Peygamber (S.A.V.) sağ dirseğinin ucunu sağ uyluğunun üzerine koyar-dı."Ebû Dâvud ve sağlam bir isnada Nesaî.
    "Hz. Peygamber (A.S.), bir adamın, otururken namazda sağ eli üzerine dayanmasını yasaklamış ve şöyle buyurmuştu: Bu tür namaz Yahudilerin namazıdır.' " Diğer bir rivayette: Böyle oturma, şüphesiz bu oturuş, azap olunanların oturuşudur."Ahmed ve iyi hir isnada Ebû Dâvud.
    "Başka bir rivayette: Bu kendilerine gadap olunanların şeklidir."Abdurrezzak,, buyurdu.

    Teşehhüdde Parmak Kaldırmak

    "Hz. Peygamber (S.A.V.), sol elini sol dizi üzerine yayar, sağ elinin bütün parmaklarını kapatarak, Şahadet parmağı ile kıbleye işaret ederdi. Gözü ile de ona bakardı."-Müslim
    Hz. Peygamber (S.A.V.) Şehadet parmağı ile kıbleye işaret ettiği zaman başparmağını orta parmağının üzerine koyar, bazen de bu iki parmağı ile halka yapardı."Ebu Davud
    "Hz. Peygamber, parmağını kaldırdığı zaman hareket ettirek dua ederdi." Ahmed, Bezzar "Ve şöyle buyururdu: Bu şehadet parmağı, şeytana karşı demirden daha kuvvetlidir."434
    "Hz. Peygamberin ashabı, Teşehhüdde parmakla işaret konusunda bir birlerini ikaz ederlerdi." "Hz. Peygamber (S.A.V.) her iki Teşehhüdde de böyle yapardı."İbn Mace "Bir adamın iki parmağı ile işaret ederek dua ettiğini gören Hz. Peygamber (S. A.) şöyle buyurdu: Tekle, tekle..! ve Şehadet parmağını gösterdi". Nesaî.

    İlk Teşehhüd ve Bu Teşehhüdde Dua Yapmanın Önemi

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) her iki rekâtta bir "et-Tehiyyât" okurdu."Müslim "Oturduğu zaman "et-Tehıyyatü Lillâhi" diyerek duaya başlardı." Beyhakî,
    "Hz. Peygamber (S.A.V.), ilk iki rekâtta bunu unutursa, sehiv secdesi yapardı. Siz her iki rekatta bir oturduğunuz zaman "et-Tehıyyâtu Lillâhi" deyiniz. Sizden biri , hoşuna giden dua hangisi ise onu seçsin ve Allah'a onunla dua etsin."Nesaî. Ahmed. Taberânî
    "Bir diğer ifadede de : Her oturuşta "et-Tehıyyâtü" 'okuyunuz.' "Daha önce de geçtiği gibi, namazını güzel kılmayan kimsenin de böyle yapmasını emretmişti. "Hz. Peygamber (S.A.V.) Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi ashabına Teşehhüdü öğretmiştir."Buharı
    "Sünnet olan. Teşehhüdü gizli okumaktır."Ebu Dâvud, Hâkim




  10. 24
    Teşehhüd'un Şekilleri

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) ashabına. Teşehhüdün çeşitli şekillerini öğretmiştir.
    1- İbn Mes'ud'un Teşehhüdü: Kendisi diyor ki; "Hz. Peygamber, bana Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi, elimi avuçları içine alarak Teşühhüdü öğretti:


    "Ettehıyyâtü lillâhi, vessalavâtü, vettayyibatü, esselâmu aleyke, eyyühennebiyyü, ve rahmetüllahi ve berekütühu, esselâmu aleynâ ve âlâ ibâdillâhissalihîn. (kişi bunu söyleyince, gökte ve yerde bulunan bütün iyi kullar da buna katılarak) Eşhedü en la ilahe illellah, ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü." (Bu, Hz. Peygamber aramızda iken böyle idi. Resulullah (S.A.V.) vefat ettikten sonra biz, "Esselâmu Alennebiyyi" demeye başladık."Buhari, Müslim

    2- Ibn Âbbas'ın Teşehhüdü: Ibn Abbas şöyle demiştir: "Resulullah (S.A.V.), Kur'an'dan bir sûre öğretir gibi bize Teşehhüdü Öğretir ve şöyle buyururdu:
    "Ettehıyyâtül-Mübârekâtü, essalavâtü, ettayyıbatü lillâhi, esselâmu aleyke eyyilhennebiyyü ve rahmetüllahi ve berekâtü, esselâmu aleynâ ve âlâ ibâdillâhissalihîn. Eşhedü en la ilahe illellah ve eşhedü enne muhammeden resûlüllah. (Bir rivayete göre: "Abduhû ve Resûluhû)." - Müslim

    3- İbn Ömer'in Teşehhüdü: İbn Ömer Tcşehhüd konusunda Resulullah'ın şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Ettehıyyâtül-Mübârekâtü, essalavâtü, ettayyıbatü lillâhi, esselâmu aleyke eyyilhennebiyyü ve rahmetüllahi --ibn ömer diyor ki; buraya ben (ve berekâtühu) ilave ettim- esselâmu aleynâ ve âlâ ibâdillâhissalihîn. Eşhedü en la ilahe illellah --ibn ömer diyor ki; ben buraya "vahdehu la şerike leh" ilave ettim.--ve eşhedü enne muhammeden abduhu ve resûlüllah"Ebu Davud

    4- Ebû Musa el-Es'arinin Teşehhüdü: Ebû Musa el-Eşarî'den rivayet edildiğine göre; Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurdu: "Sizden biri oturuş esnasında ilk olarak söze şöyle başlasın: "Ettehıyyâtü, et-Tayyibâtü, essalâvâtü lillâhi,. esselâmu aleyke eyyühennebiyyu, ve rahmetüllahi ve berekatühû, esselâmu aleynâ ve âlâ i'badillâhissalihîn, Eşhedu en la ilahe illellahu (vahdehû la şcrîke leh) ve şehedü enne Muhammeden 'abdühû ve Resûlühû." Bu yedi kelime namazın tahiyyeleridir."Müslüm

    5- Ömer b. Hattab'ın Teşehhüdü: Hz. Ömer, Minberde bulunduğu sırada cemaate Teşehhüdü öğretmiş ve şöyle demiştir "Deyiniz ki;"ettehıyyâtu lillâhi, ezzâkiyâtü lillâhi, ettayyibâtü lillâhi, assalâvatü lillâhi, esselâmu aleyke...'"Malik,Beyhaki




  11. 25
    NAMAZDA HZ. PEVGAMBER (S.A.V.)'E SALAVAT GETİRMEK

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) ilk Teşehhüdde kendine ve başkalarına salavât okurdu: Ve bunu ümmeti için de meşru kılmıştı. Nitekim, onlara kendisine selâm verdikten sonra salavât getirmeyi de emretmişti." Ncsaî
    Ve onlara çeşitli salavât şekillerini de öğretmişti,
    "Ellahumme salli âlâ Muhammedin , ve âlâ ehli Beytihî, ve âlâ ezvâcîhi ve zurriyetihî, kemâ salleyte âlâ âl-i Ibrahime, in-neke hamîdün Mecîd. Ve bârik âlâ Muhammedin ve âlâ âli Beytihi, ve âlâ ezvacihî ve zürriyetihî, kemâ bârekte âlâ âl-İ ibrahim, inneke hamîdün mecîd."Hz. Peygamber bu duayı kendisi için yapardı.Ahmed, Tahavi,

    "Ellahumme salli âlâ Muhammedin ve âlâ âl-i Muhammedin, Kemâ salleyte âlâ Ibrahime ve âlâ âl-i Ibrahîme, înneke hamîdün mecîd. Ellahumme barik âlâ Muhammedin ve âlâ âl-i Muhammedin kemâ bârekte âlâ -Ibrahime ve âlâ âl-i Ibrahîme inneke hamîdün mecîd." Buhari, Müslim, Humeydî (138/1

    "Ellahumme salli âlâ Muhammedin ve âlâ âl-i Muhammedin, kemâ salleyte âlâ Ibrahîme ve âl-i ibrahime, inneke hamîdün mecîd. Ve bârik âlâ Muhammedin, ve âlâ âl-i Muhammedin, kemâ bârekte âlâ Ibrahime ve âl-i Ibrahime inneke hamîdün mecîd."Ahmed, Nesaî

    "Ellahumme salli âlâ Muhammedinin-Nebiyyil-Ümmiyyi, ve âlâ âl-i Muhammedin, kemâ salleyte âlâ âl-i Ibrahime, ve bârik âlâ Muhammedinin-Nebiyyil-Ümmiyyi ve âlâ âl-i Muhammedin, kemâ bârekte; âlâ (âli) Ibrahîme fil-âlemeyni, inneke hamîdün mecîd." Müslim. Ebû Avâne

    "Ellahumme salli âlâ Muhammedin, abdike ve resûlike, kemâ salleyte âlâ âl-i Ibrahîme, ve bârik âlâ Muhammedin, abdike ve resûlike, ve âlâ âl-i Muhammedin, kemâ bârekte âlâ Ibrahîme ve alâ âl-i ibrahîm." Buharı, Nesaî. Tahavî, Ahmed
    "Ellahumme salli âlâ Muhammedin, ve âlâ ezvacihî ve zürri-yetihî, kemâ salleyte âlâ âl-i Ibrahîme ve bârik âlâ Muhammedin, ve âlâ ezvacihi ve zürriyyetihî, kemâ bârekte âlâ âl-i İbrahime in-neke hamîdün mecid.'"Buharî, Müslim

    "Ellahumme salli âlâ Muhammedin ve âlâ âl-i Muhammedin, ve bârik âlâ Muhammedin, ve âlâ âl-i Muhammedin kemâ sal-leyte ve bârekte âlâ ibrahîme ve âl-i ibrahîme inneke hamîdun mecid."Tahavî




  12. 26
    ÜÇÜNCÜ VE DÖRDÜNCÜ REKÂTLARA KALKIŞ

    "Bundan sonra Hz. Peygamber, tekbir alarak üçüncü rekâta kalkardı. Yukarıda geçtiği gibi,"sonra her rekatta ve her secdede böyle yap" buyurarak namazını güzel kılmayan kimseye böyle yapmasını emretmişti."
    "Hz. Peygamber (S.A.V.), ka'daden kalkarken tekbir getirip sonra kalkardı." Ebû Yala, el-Müsned (284/2

    "Hz. Peygamber (A.S.), dördüncü rekâta kalkmak isteyince "Ellahu Ekber" derdi."Buhari.Ebu Dâvud.
    Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de böyle emretmişti.

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) bu tekbir ile birlikte ellerini kaldırırdı. "Sonra, sağ ayağı üzerine doğrularak otururdu. Öyle ki; bütün kemikler sükûnet bulurdu. Sonra hamur yoğurur gibi yaparak ayağa kalkardı. Yâni kalkarken ellerine dayanırdı."Buharî ve Müslim
    Bu iki rekâtın her birinde Fatiha'yı okurdu. Nitekim namazını güzel kılmayan kimseye de böyle yapmasını emretmişti. Bazen, Öğle namazında her iki rekâtta da Fatiha'ya ilâve olarak bir kaç âyet okurdu. Nitekim, bu konu, öğle namazında kıraat bahsinde daha önceden açıklanmıştır.




  13. 27
    MUSİBET ANLARINDA HZ. PEYGAMBERİN NAMAZ KILARKEN DUA YAPMASI

    "Hz. Peygamber (S.A.V.),bir kişi için, dua ya da beddua yapmak isteyince, namazın son rekâtında rüku'dan kalktıktan sonra kunut yapardı. (Dua okurdu) bunu, "Semiallahu limen hamideh, Allahumme rabbena lekelhamd" deyince yapardı."Buhari
    "Ve bu duayı aşikâre yapardı."Buhari
    "Bunun için ellerini kaldırırdı. "Ve arkasındaki cemaata "âmin" dedirtirdi,--ebu davud
    "Hz. Peygamber (S.A.V.), beş vakit namazın hepsinde kunut yapardı."ebu davud
    "Ancak, bir topluluğun lehine, yahut aleyhine duada bulunduğu zaman namazlarda kunut yapardı." Ibn Huzcyme
    "Birdefasında şöyle dua yapmıştı; Allahım! Velid b. Velid, Seleme b. Hisam, Ayyaş b. Ebî Rabîa'yı kurtar. Allahım! Mudar kabilesi üzerine musibetini artır. Bu musibetini, Yusuf un kıtlık yılları gibi senelerce devam ettir. Allahım! Lihyan, Rı'l, Zekvan, Allah ve Resulüne isyan eden Usayye kabilelerine lanet et." Buharı, Ahmed., Müslim
    "Hz. Peygamber kunut duasını okumayı bitirince "Ellahu Ekber" diyerek secdeye varırdı."Ncsaî. Ahmed, Serrac (109/1)




  14. 28
    VİTİR NAMAZINDA KUNUT YAPMAK

    "HzPeygamber (S.A.V.), bazen vitir rekâtında kunut yapardı."Dârekutnî
    "Ve bunu rüku'dan önce yapardı.'"ibn Ebİ Şcybe (12/41/1X
    "Hz. Ali'nin oğlu Hasan'a vitir namazında kıraati bitirdiği zaman, şöyle bir dua okumasını öğretti:

    "Ellahume'hdinî fîmen hedeyte ve âfinî fîmen âfeyte ve tevellenî fimen tevelleyte.ve barik lî fimâ â'teyte ve kînî şerre mâ kadayte, feinneke takdî ve la yukdâ aleyke ve innehu la yezullü men adeyte (velâ yalızu men â'deyte) Tebârekte rabbenâ ve teâley-te ('â menca minke illa ileyke)'"Ibn Huzeyme (1/119/2); Ibn Ebî Şeybe.

    SON TEŞEHHUD

    "Hz. Peygamber (S.A.V.) dördüncü rekâtı tamamladıktan sonra, son Teşehhüd için otururdu. Ve bize, birinci Teşehhüdde yapılmasını emrettiği şeyleri emrederdi. Kendisi de aynen birinci oturuşta yaptıklarını yapardı. Ancak, bu Teşehhudde, teverrük tarzında otururdu. "Yâni sol kalçasını yere yayardı." "Ayaklarını ise tek bir yandan dışarı çıkarırdı. "Sol ayağını ise, uyluğu ile baldırının altına alırdı." " "Sağ ayağını bazen diker, bazen yayardı." "Sol avucu ile dizini tutar ve dizi üzerine dayanırdı."Müslim,Buhari,ebu davud

    "Bu oturuşta, ilk oturuşta olduğu gibi, kendisine salât okunmasını Hz. Peygamber meşru' kıldı. Bu salâvat şekilleri "Hz. Peygamber'e Salâvat Getirmenin Şekilleri" bahsinde belirtilmiştir.




peygamberimizin namaz kılma şekli,  hz muhammedin namaz kılma şekli,  peygamberin namaz kılma şekli,  peygamber efendimizin namaz kılma şekli,  hz muhammed namaz kılma şekli,  peygamberimiz namaz kılma şekli,  peygamber efendimiz namaz kılma şekli