Soru ve Cevaplarla İslam ve Oruç Soruları Forumundan Oruç ibadetinde Kaza ve kefaret nedir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Oruç ibadetinde Kaza ve kefaret nedir?

    Reklam




    ORUÇ İBADETİNDE KAZA VE KEFFARET NEDİR?
    Kaza: Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktır. Özürsüz olarak Ramazan ayında oruç tutmamak hem günahtır hem de cezası vardır. Ancak bir kimse aşağıdaki durumlarda Ramazan orucunu tutmayabilir, veya başlamış olduğu orucu bozabilir.
    Ancak sonradan ilk fırsatta tutamadığı oruçları kaza etmesi gerekir. Ramazan orucunu başka zamanda tutmayı gerektirebilecek özürler şunlardır:
    1- Hastalık: Bir hasta oruç tuttuğu takdirde hastalığının artmasından veya uzamasından korkarsa oruç tutmayabilir. Hastalığı iyileşince tutamadığı oruçları kaza eder. Hastaya bakan kimse de böyledir.
    2- Yolculuk: Ramazan ayında yaklaşık 90 km. mesafeye yolculuğa çıkan kimse oruç tutmayabilir. Yolculuk hali bitince tutmadığı günleri kaza eder. Oruç tutmasında bir güçlük yoksa yolcunun oruç tutması daha hayırlıdır.
    3- Zor görmek: Orucu bozmak için ölümle veya vücuduna bir zarar verilmekle tehdit edilen kimse orucunu bozabilir. Bozduğu
    orucunu sonra kaza eder.
    4- Gebe ve Emzikli Olmak: Gebe veya emzikli olan bir kadın, oruç tuttuğu takdirde kendisine veya çocuğuna bir zarar
    geleceğinden korkarsa oruç tutmayabilir. Gebelik veya emziklilik hali sona erince tutamadığı günleri kaza eder.
    5- Şiddetli Açlık ve Susuzluk: Oruçlu bir kimse açlık veya susuzluk sebebiyle aklının bozulmasından veya vücuduna ciddî bir zarar geleceğinden korkarsa, orucunu bozabilir. Sonra uygun bir zamanda tutamadığı oruçları kaza eder.
    6- Yaşlılık ve Düşkünlük: Vücudu günden güne düşen ve oruca dayanamayan iyice ihtiyarlamış olan kimseler oruç tutmayabilir.
    Bunlar sonradan da orucu kaza edemiyecekleri için tutamadıkları her günün orucunun yerine fidye verirler. İyileşme ümidi
    olmayan hastalar da böyledir. Yani onlar da tutamadıkları her bir Ramazan orucu için fidye verirler.
    Fidye Nedir?
    Oruç tutmaya gücü yetmeyen düşkün ve yaşlı kimseler ile iyileşme ümidi olmayan hastalar, Ramazan ayının her günü için birer fidye verirler. Fidyenin tutarı aynen bir sadaka-ı fıtır (fitre) kadardır. Bu fidyeler Ramazanın başlangıcında verilebileceği gibi,
    Ramazanın içinde veya sonunda da verilebilir.
    Fidye verecek olan kimse, isterse fidyenin hepsini bir fakire topluca verir, ayrı ayrı fakirlere de verebilir. Bu durumda olan
    kimseler, fidye veremiyorsa, Allah'tan bağışlanmalarını isterler. Oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlılar ile iyileşme ümidi olmayan
    hastalar, eğer ileride tutabilecek duruma gelirlerse tutamadıkları oruçları kaza etmeleri gerekir. Önceden verdikleri fidyelerin
    hükmü kalmaz, bunlar nâfile bağış sayılır.

    Keffaret Nedir?
    Keffaret: Ramazan ayında tutulan orucun, mazeretsiz olarak bile bile bozulmasının cezasıdır. Bozulan bir gün orucun yerine iki
    kameri ay veya altmış gün peşpeşe oruç tutmak demektir. Ayrıca bozulan orucun da kaza edilmesi gerekir.
    Aynı Ramazanda veya değişik Ramazan aylarında birkaç defa keffareti gerektirecek şekilde orucunu bozan kimseye bunların
    hepsi için bir keffaret orucu yeterli olur. Ancak keffareti yerine getirdikten sonra yine kasten orucunu bozarsa bundan dolayı da
    ayrıca keffaret gerekir. Yaşlı veya hasta olup keffaret orucunu tutamıyanlar altmış fakire bir günde 60 fidye veya 60 günde bir
    fakire birer fidye verirler.
    Oruca aykırı olan bir şeyin yapılması halinde oruç bozulur. Orucu bozan bazı şeyler hem kaza hem de keffareti gerektirir. Orucu bozan bazı şeylerden dolayı da sadece kaza gerekir.
    Orucu Bozup Kaza ve Keffareti Gerektiren Bazı Önemli Şeyler Nelerdir?
    1- Mazeretsiz, oruçlu olduğunu bilerek yemek ve içmek.
    2- Oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmak.
    3- Sigara içmek veya enfiye çekmek.
    4- Ağzına giren yağmur, kar veya dolu tanesini kendi isteğiyle yutmak.
    5- Dışarıdan bir susam tanesi kadar bir şeyi alıp yutmak.
    İşte Ramazan ayında niyet ederek oruca başlayan kimse, saydığımız bu vb. şeylerden birini bilerek ve özürsüz olarak yaparsa orucu bozulmuş olur. Bozulan bu orucu kaza etmesi ve kasten bozduğu için de keffaret tutması gerekir.
    Orucu Bozup Yalnız Kazayı Gerektiren Şeyler:
    1- Yenmesi âdet olmayan çiğ pirinç, sade un, sade hamur, pamuk, kağıt gibi şeyleri yemek.
    2- Taş, toprak, demir, altın gümüş gibi şeyleri yutmak.
    3- Abdest veya abdest dışında hata ile mideye su kaçması.
    4- İmsak vakti girdiği halde, henüz girmedi zannederek yiyip içmek, iftar olmadığı halde oldu zannederek oruç açmak gibi...

    İğne Yaptırmak Orucu Bozar Mı?

    Ebu Hanife'ye göre, başta bulunan yaraya konulan ilacın beyne ulaşması, karındaki yaraya konulan ilacın içeriye ulaşması
    orucu bozar. Buna göre iğne yaptırmak Ebu Hanife'nin ictihadına göre orucu bozar ve kaza gerekir.
    İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre; tabiî olmayan yollar dışında vücudun başka tarafından açılan bir yoldan içeri
    giden ilaç, orucu bozmadığı için iğne yaptırmakla oruç bozulmaz. Çünkü vücuda verilen ilaç, ağız gibi tabiî bir yoldan değil,
    deriden açılan başka bir yoldan verilmektedir.
    Ancak, ibadetlerde ihtiyatlı hareket etmek esas olduğundan Ramazanda iğne yaptırmak zorunda olan kimse bunu mümkünse
    iftardan sonra yaptırmalıdır.
    Bu mümkün olmaz da gündüz iğne yaptırmak zorunda kalırsa, İmam Ebû Yusuf ile İmam Muhammed'in görüşlerini esas alarak
    orucuna devam eder ve bu orucunu daha sonra kaza etmesi gerekmez.
    Astım Hastalarının Kullandıkları Sprey Orucu Bozar Mı?
    Bu konu Din İşleri Yüksek Kurulunca incelenmiş ve şu sonuca varılmıştır.
    "Bir kısmı ağız cidarında emilerek yok olacak kadar az olması ve esasen yutulmadıkça ağıza alınan suyun orucu bozmadığı ve
    orucun, emredilmesindeki gaye ve hikmet de dikkate alınırsa, astımlı hastaların ağıza püskürtülerek aldıkları ilaç orucu bozmaz."

    Göz Damlası Orucu Bozar Mı?
    Konu ile ilgili Din İşleri Yüksek Kurulu'nun görüşü şöyledir:
    "Mütehassıs göz doktorlarından alınan bilgilere göre, göze damlatılan ilacın miktar olarak çok az (1 mililitrenin 1/20'si olan 50 mikrolitre) oluşu ve bunun bir kısmının gözün kırpılmasıyla dışarıya atıldığı, bir kısmının gözden, göz ile burun boşluğunu
    birleştiren kanallar ve burun mukozasında mesamat yolu ile emilerek vücuda alındığı, ancak yok denilebilecek kadar çok az bir kısmının sindirim kanalına ulaşabilme ihtimalinin bulunduğu dikkate alınarak İslam fakihlerinin de belirttiği gibi göz damlasının
    orucu bozmayacağı sonucuna varılmıştır."
    diyanet



    Paylaş
    Oruç ibadetinde Kaza ve kefaret nedir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Orucu bilerek bozmak daha sonra iki ay üst üste olmak üzere oruç tutmak gerekmektedir. Eğer buna güç yetiremiyorsa kefaretini ödemesi gerekmektedir.



  3. 3
    Ramazan ayında kasten orucunu bozan iki ay üst üste oruç tutması gerekir tutamıyorsa 60 kişiyi doyurması gerekmektedir.



kaza ve kefaret orucu nedir,  kaza ve keffaret nedir,  orucun kazası ve kefareti,  oruçta kaza ve keffaret nedir,  kaza kefaret nedır,  kaza kefaret nedir,  kaza ve kefaret ne demektir