Soru ve Cevaplarla İslam ve Oruç Soruları Forumundan Kaza Orucu Olanın Eda Orucu Kabul Olmaz mı? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Kaza Orucu Olanın Eda Orucu Kabul Olmaz mı?

    Reklam




    Sayın Hocam;
    Rudani'in Ceml-fevaidin'de Ebu Hureyre'en rivayetle gelen ve -Ahmet ve Taberani, Mueml-Evsala- şeklinde kaynaklandırılımış olan şu hadisi nasıl değerlendirdiğinizi sorabilir miyim?
    Kim Ramazan ayına erişip de üzerinde kaza etmedik başka bir Ramazan orucu olursa,ondan (o Ramazan orucu) kabul olunmaz.
    Ayrıca bu hadisin dipnotunda hadis hakkında
    Bu hadisin ravileri İbn Lehi dışında Sahih ricalindendir.Heysemi bir başka yerde isnadı hasendir hükmü vermiştir.(MecmaII,149,FeydeVI,45).şeklinde bilgi verilmiştir.
    Bu vesile ile yaklaşmakta olan Ramazan ayınızı da şimdiden tebrik eder,sağlık sıhhat ve afiyetinize dua ederim

    Aziz Kur'an talebesi kardeşim,
    Sualinize cevabımızın üç buudu vardır.
    1. Senet açısından.
    2. Metin açısından.
    3. Maksat açısından.

    1. Senet açısından:
    Bu hadis sıhah-ı sitte sahipleri tarafından sahih veya hasen kabul edilmediği için alınmamıştır. Buhari ve Müslim'in attım dediği hadisler arasında yer alır.
    Mısır'da yaşamış olan alim Abdullah İbn Lehi'a (öl. 174/790) zamanının büyük üstadlarındandır. İbn Sellam'a hocalım yapmıştır. Farklı hadis imamları tarafından hadis ricali arasında "müdellis, zayıf, güvenilmez, hadisi alınmaz vs. ile itham edilmiştir. Bu ithamlardan kimisi doğru, kimisi yanlış, kimisi kısmen doğru olabilir. Mesela İbn Hacer onu müdellisler (hadisin aslına kendinden eklemelerde bulunanlar) arasında zikreder. İbn Lehi'a sadece zayıf olarak itham edilmemiş, ondan rivayet edenlerden bazıları onun adına hadis uydurmakla da itham edilmişlerdir.

    MÜHİM NOT:
    I - Muhaddislerin raviler hakkındaki görüşleri zann-ı galib ve tekil olaylardan yola çıkarak vardıkları İÇTİHADDIR. BİRİNİN GÜVENİLİR DEDİĞİNE DİĞERİ GÜVENİLMEZ DİYEBİLİR. Buhari'nin güvenilir dediği 400 raviye arkadaşı ve öğrencisi Müslim güvenilmez derken, Müslim'in güvenilir bulduğu 600 raviyi Buhari güvenilir bulmamıştır. HER İÇTİHAD SAHİBİNİ VE O ALİME İTTİBA EDEN KİMSEYİ BAĞLAR. FAKAT RAVİLER HAKKINDAKİ İÇTİHADLARI MUTLAK KABUL ETMEK CEHALETİN DANİSKASIDIR.
    II - İŞTE TAM DA YUKARIDAKİ SEBEP SAİKİYLE BİR RİVAYETİN ASIL BELİRLEYİCİSİ SENET YÖNÜNDEN ALDIĞI NOT DEĞİL METİN AÇISINDAN ALDIĞI NOTTUR.

    2. Metin açısından: Hadis diye hakledilen bu rivayetin metni bir çok sorunlarla doludur:
    I. İbadetin kabulüne dair nihai ve kesin bir şey söylemek sadece ve sadece ALLAH'IN HAKKIDIR. Allah'tan başkası "kabul olup olmayacağına dair" değil "sahih olup olmayacağına dair" bir şeyler söyleyebilir. Allah Rasulü de kendi ibadetleri için Allah'tan kabul duasında bulunurdu. Rivayeti vaz edenler bu ince ve önemli hususu gözden kaçırmışlar.
    II. Bu rivayet "kaza" hakkındadır. Biz biliyoruz ki "İBADETLERİN KAZASINA" dair münakaşa ve sözlerin tamamı Efendimiz'in vefatından sonrasına aittir. Hz. Aişe'den nakledilen hayızlının namazı ve orucu kazasıyla ilgili hadis de yine Hz. Aişe'nin ömrünün sonlarında HARİCİLER'İN DE MÜDAHİL OLDUĞU muahhar zamanlara ait bir tartışma idi. Bu tartışma giderek şiddetlenmiş, kelami mezhepler önce işe karışmış ve karşılıkla polemikler yapılmış. Bu polemikler sırasında malzeme lazım olmuş. Her mezhep malzeme devşirmek için arayışa girmiş. Pireler deve yapılmış, küçücük cümleler kocaman paragraflar haline gelmiş. Hiç alakası olmayan haberlerin kuyruğuna ilaveler yapılmış. Ve bazen de sinekten yağ çıkarmayı hatırlatan müdahaleler olmuştur.
    Bu konuda resmin tamamını görmek için KAZA İLE İLGİLİ HADİSLERİN TAMAMININ RAVİ, SENET, MAKSAT VE VAZ EDİLİŞ TARİHLERİNİ ELE ALAN BİR DOKTORA TEZİNE ACİLEN İHTİYAÇ VARDIR. İLGİLİLERE DUYURULUR.
    III. "Bir ibadetin üzerinde kazası varken edasının kabul olunmayacağı" sözünü Kur'an'a arz ettiğimizde KUR'AN BU SÖZÜ ŞİDDETLE RED EDER.
    I. "ORUÇ SİZDEN ÖNCEKİLERE FARZ KILINDIĞI GİBİ SİZE DE FARZ KILINDI" ayeti ilahi bir emirdir. Mutlaktır. Her hangi bir kayıtla kayıtlı değildir.

    Soru şu. İLAHİ BİR EMRİN EDASINI ONUN GEÇMİŞ BORÇLARA İLİŞKİN KAZASIYLA MÜLAZEMET İLİŞKİSİNE SOKMAK İÇİN KİTAPTAN VEYA SAHİH SÜNNETTEN ELİMİZDE BİR DELİL VAR MIDIR?
    ASLA VE KAT'A YOKTUR. Aksine bu kendini şari yerine koymaktır ki Hz. peygamberu böyle bir ithamın muhatabı olmaktan bin kez tenzih ederiz. Tahrim suresinin girişi ortadadır.
    IV. Selim akla arz: Nas ile farz kılınmış bir ibadetin edasını o ibadetin geçmişten kalan kazasının bulunmayışı şartına bağlayan ve bu ikisini birbirinin lazım-ı ğayr-ı mufarıkı gibi görmek için vahiyle inşa olmuş bir aklın ne gibi bir gerekçesi olabilir? Diyelim ki taksitli borçlandığınız bir akit yaptınız. Geçmişte bir taksidi ödemediniz. Onu ödemediğiniz sürece günü gelmiş borçlarınızın sizden kabul edilmeyeceğini söylemek, verseniz dahi onun borcunuzdan düşülmeyeceğini söylemek hangi akla hangi mantığa hizmettir.
    Bu maddeye bu mesele akıl ve mantıkla çözülmez itirazı gelebilir. Fakat biz bu meseleyi akıl ve mantıkla çözmüyoruz. Senet kriteri, metin kriteri, Kur'an'a arz ve maksat tahlilinin yanında Allah'ın içimize yerleştirdiği vahyin ikiz kardeşi olan akıl nimetini yine Allah'ın "akletmezler mi?" azarına muhatap olmamak için kullanıyoruz.
    Zihni intikal yöntemini kullanırsak, bu rivayetin İmam Şafii'nin "kazası olan nafile kılamaz, kaza kılmalıdır" görüşüne benzer bir görüşü teyit için vaz edilmiş gibi durmaktadır allahu alem.

    3. Maksat açısından:
    Kazası olan birinin o ibadetin edasının kabul olunmayacağını söylemek (Haşa, böyle bir şeyi Hz. Peygamber'e atfetmek olacak şey değildir; o bunu söylemez) ne dinin amacına, ne şeriatın maksadına, ne vahyin ruhuna, ne de ubudiyyetin şanına yaraşır.
    Allah insandan kusursuzluk beklememektedir. Bu Kur'an'daki bir çok ayetle sabittir. İbadetleri ihmalden, nisyandan, isyandan, gafletten, cehaletten hatta dalaletten dolayı terk etmek, atlamak, kaçırmak insana dair bir zaaftır. Muhal değil mümkündür. İnsanı Allah'tan iyi kim bilebilir. Bu durumda birini ihmal ettin medem, diğerleri yapsan da kabul edilmeyecektir demeyi destekleyecek bir delil var mıdır? Doğru mudur?
    Hepsi elde edilemeyenin hepsi terk edilmez. Bırakın bir ibadetin geçmişe dair kazalarının zamanı gelmiş edalarının kabulüne mani olmasını, namaz kılmayan birine o zaman oruç da tutma diyebilir miyiz? Hacca gitmeyen birine o zaman verdiğin zekat da kabul olmaz diyebilir miyiz?
    Bİ DİNİN MAKSADINA AYKIRIDIR.

    Vesselam, veddua.
    Mezkur hadis sıhah-ı sitte sahiplerinin hiç biri tarafından sahih bulunmamıştır. Bu bir.
    Zaten siz de nakletmişsiniz, İbn Lehi'a



    Mustafa İslamoğlu


    Paylaş
    Kaza Orucu Olanın Eda Orucu Kabul Olmaz mı? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Geçmişte yapılan günahlar bugünün sevaplarına mani olmaz. Geçmiştekilerden tövbe edilerek gereğini yapmalı tövbe etmeli ve bugünleri geçmişe sevap olarak eda etmiş olarak bırakmalı.