İslamda Namaz ve Namaz ve Önemi Forumundan Çocuk ve namaz eğitimi Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Çocuk ve namaz eğitimi

    Reklam




    Çocuk ve namaz eğitimi


    Çocuk ve namaz eğitimi

    İlk namaz arkadaşlarım annem ve babamdı. Onlar namaz kılarken biz de yanlarına geçer, onları taklit ederdik. Namaza alışmada aile büyüklerinin örneklik etmesi çok önemli…Çocuklar bir şeyi öğrenirken büyüklerini model alarak öğrenir. Siz namaz kılarken çocuğunuzun yanınıza gelmesine müsaade edin. Sabırlı davranın, onu sizden uzaklaştırmayın. Yanınıza gelip aynı hareketleri yapmasını teşvik edin. Ancak bunu yapması için onu zorlamayın.
    Ezan okunduğunda televizyonun, radyonun ya da müzik aletinin sesini kısın. Bunu yaparken ezan okunuyor diye söyleyin. Eğer biliyorsanız seslice ezan duasını okuyun. Bu eylemleri yaparken çocuğunuzun neden böyle yaptığınızı anlamasını sağlayın. Buna yönelik cümleler kurun.
    Yemeğe otururken içinizden değil, çocuğunuzun ve eşinizin duyacağı bir sesle besmele çekin. Sizi yaratanın adını yemekten önce neden andığınızı fırsat buldukça anlatın.
    Çocuğunuza İslami davranışları öğretirken, “namaz kılarsan sana şunu alırım, bunu alırım” gibi vaatlerde bulunmayın. İleride namaz kılmayı pazarlık haline getirmesine izin vermeyin. Ama namaz kıldıktan sonra bazı jestler yapabilirsiniz. Onu namaz kılmaya da zorlamayın. Sadece teşvik edin.
    Çocuğunuzu namaza teşvik ederken, İslami ve ahlaki bir davranışı çocuklarınıza aktarırken güler yüzlü olun. Çehrenizdeki mütebessim hava sizi ve söylediklerinizi tatlı hale getirecektir. Aktarmak istediğiniz güzel şeylerin kolayca anlaşılmasını sağlayacaktır.
    Onu övün! “Benim kızıma bak ne güzel namaz kılıyor. Aslan oğlum Allah namazını kabul etsin.” Gibi onların şevkini arttırıcı cümleler kurun. Unutmayın! Bazen yerinde övme, birçok maddi ödülden daha etkilidir. Siz onun doğru yaptığı şeyleri övdükçe davranışı hakkında ona geri bildirim sağlamış olursunuz. Çocuk yaptıklarının doğru olduğunu ancak sizin övmenizle anlayacaktır. Yaptığı iyi şeyleri övmekten korkmayın. Bunda ölçülü davranırsanız hiçbir zararı olmaz. Hatta sizinle daha kolay iletişim kurar.
    Onun yanında sesli dualar edin. “Allah’ım bize böyle güzel namaz kılan çocuklar verdiğin için teşekkür ederiz. Allah’ım çok güzel ibadet ediyorlar, ibadetlerini kabul et, onları cennetine koy. Ahirette Peygamber efendimize komşu yap.”
    Hiçbir dua karşılıksız kalmaz. Dahası dua sesli bir eğitim aracı olabilir. Çocuk anne ve babasının kendini önemsediğini hissedecektir. Onların izinde olacaktır.
    Çocuk aileye tutulmuş bir aynadır. Öncelikle anne ve baba kendi İslami yaşam kalitesini arttırmalıdır. Daha sonra o güzel yaşam berrak aynada kendini gösterecektir.




    Paylaş
    Çocuk ve namaz eğitimi Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    ÇOCUKLARIN NAMAZ EĞİTİMİ




    İnsanın, belirli tutum ve davranışları kazanmasına elverişli çağların en başında çocukluk gelir Çocukluk, dini hassasiyet kazanmaya en uygun zamandır Çocuklarımızı namaza alıştırmak, üzerinde titizlikle durulması gereken konulardan biridir Bu, büyükler için bir görev ve sorumluluktur

    Çocuklarımızı ne kadar çok seviyoruz değil mi? Gelecekleri, meslekleri, rızıkları, prestijleri ile yakından ilgileniyoruz Ancak iş dinî eğitime geldiğinde, güzel temennilerden öte geçemiyor, çocukların masumiyetinden medet umuyoruz

    Çocuklar gerçekten de günahsız Tertemiz ruhları henüz pırıl pırıl Dünyanın neresinde olursa olsun, hangi ırktan olursa olsun, hiç bir çocuğa kıyamıyoruz Çünkü inancımıza göre, onlar buluğ çağına gelinceye kadar bizden, yani İslâm fıtratı üzereler Onlara bu fıtrata uygun şahsiyet ve yaşam tarzı kazandırmak, en az karınlarını doyurmak kadar önemli bir mesuliyettir O halde evlatlarımızın durumunu gözden geçirelim

    Namaza kaç yaşında başlatmalı?

    Çocuğun dinî eğitiminde yapılan hataların başında onların birer çocuk olduğunu unutmak gelir Zekâ, duygusallık, sebat, dikkat süresi ve yoğunluğu, beklentiler, gönüllülük gibi etkenlerin çocuklar için tıpkı ilaç dozu gibi seçilmesi ve ayarlanması gerekir

    Çocuklara namaz alışkanlığı edindirmek için en uygun dönem, 7-10 yaşları arasıdır Yani Peygamberimiz sav'in tavsiye buyurduğu yaşlar Tabii ki daha önce de çocuklara bazı temel dinî bilgiler kolaylaştırılarak verilebilir

    Bu yaşların genel özelliklerine bakıldığında; çocuk kendini idare etmeye muktedir olabilmiş, zekâsı soyut konuları anlayabilecek döneme yaklaşmış, sosyalleşme sürecinde dışa açılmış, yükünü büyüklerinin üzerinden belli ölçüde almış ve hatta onları hayrete düşüren olgun davranışlar sergilemeye başlamıştır Kısaca, zihinsel, bedensel ve ruhsal olgunluk düzeyi, namaz alışkanlığının sistemli ve bilinçli olarak verilmesine müsaittir

    Zaman zaman konuya ilişkin farklı görüş ve yaş tartışmaları gündeme gelmektedir Dinî eğitimi 12 yaştan sonraya erteleyen resmi yaklaşım, ne eğitim ilkeleriyle ne de ülkemizin gerçekleriyle bağdaşmaktadır Bu dönem olsa olsa bir olgunlaştırma dönemi olabilir O yaşlar yeni başlamak için uygun değildir

    Kendi çocukluğunu unutmadan

    Çocukla çocuk olmak, çocukça düşünebilmek, dünyaya çocuk gözüyle bakabilmek, çocukların seviyesine inebilmek İşte bunu başarabiliyorsanız, çocuklarınıza istediğiniz kültürü, ahlâkı, davranış biçimini verebilme yolunda en büyük engeli aşmışsınız demektir

    Mesela çocuğunuzun vaadettiğiniz bir ödülü kazanma çabasıyla namaz kılmaya başlaması sizi endişelendirmemelidir Belki sizler de ilk namazlarınızı büyüklerinizin övgüsünü, sevgisini celbedebilmek için kılmış olamaz mısınız? Sırf oyun niyetiyle veya muziplik için de çocuklar camiye gidebilir Onların şımarıklıklarına göz yummak değil, ama kovmamak, kulaklarını çekmemek, ayakkabı çalmaya gelmekle itham etmemek, onları kazanmada ilk ve en önemli adımdır Cami cemaatlerinden öyle kişilere rastlanır ki, çocuk kovalamak için namazlarını yarıda keserler Bir keresinde, çocuklara “taharetsizler” diye bağırıyordu bir amca Oysa kendisi de bir zamanlar çocuktu Bunu hatırlasa sorun kalmayacak

    Maksat alıştırmak

    Namaz kılma alışkanlığı edindirme çabamızda şu noktayı akılda tutmak çok önemlidir: Maksadımız çocuğa namaz sevabı kazandırmaktan ziyade, namaza alıştırmaktır

    Herkes kendi çocuğunu iyi tanır Onu en iyi neyin isteklendireceğini, nasıl motive edebileceğini iyi bilir Bu çağda sosyal ödüller çocuk için çok önemlidir Bir an önce büyüme hevesinde olan çocuğa, “namaz kılarken kocaman bir ağabey/abla oluyorsun” gibi teşvik edici sıfatlarla yaklaşmak onu bir cemaat mensubu olarak kazanmaya vesile olabilir Bu tarz olumlu davranışları kendi çocuklarımız için başkalarından beklerken, kendimiz de diğer çocuklara aynı sıcaklığı gösterebilmeliyiz Hepimiz sorumluyuz ve iyi birer eğitici olmak zorundayız

    Bizler iyi niyet taşıyorsak, bilebildiğimiz kadarıyla çaba sarfediyorsak ve buna rağmen eksikler ve hatalar ortaya çıkıyorsa, inanın Yüce Mevlâmız'ın izniyle, inayetiyle birileri bu boşlukların dolmasına, eksiklerin tamamlanmasına hiç beklemediğimiz anlarda vesile oluyorlar Yeter ki muhabbetimiz olsun

    Aşağıda hikaye edilen olay tamamen gerçektir Ortak bir muhabbet bağına dayandığı için paylaşılmıştır

    ***

    Küçük Müezzin

    Yaz tatilleri, çocukların boş zamanlarını değerlendirmek, becerileri geliştirebilmek için önemli bir fırsat olabiliyor Malumunuz, okul her şeyi vermiyor

    Biz de çoğu aile gibi çocuklarımızın yaz aylarında dinî eğitim almasını arzu eder, buna göre plân program yaparız

    Okullar tatil olduğunda Ankara'dan ayrılıp, orta halli bir kasaba olan memleketimize gideriz Burada küçük bağ evleri, iş-güç, hayvan-haşerat arasında geçen sıcak yaz günlerinde yüreğimizi serinleten güzel şeyler de yaşarız

    10 yaşındaki ortanca çocuğum Ahmet, 8 yaşındaki kuzeni İbrahim ve birkaç arkadaşı, kasabamızda “gönüllü” bir vatandaştan Kur'an-ı Kerim ve din dersi alıyorlardı Cami hocası, yaşları tutmadığı için onları kursiyerliğe kabul edememişti Çocuklar ise istekliydiler ve camiye gidebilen ağabeylerini kıskanıyorlardı Biz de işte böyle bir çözüm bulmuştuk

    Cami hocası çok sayıda çocukla uğraşıyordu Gönüllü hocamız ise, Allah ondan razı olsun, alem bir insandı Çocuklara hikayeler anlatıyor, güldürüyor, şakalaşıyor, cebinde gofretler getiriyor ve çocukları seviyordu Üstelik onları evinde ağırlıyordu Bütün bunlara rağmen yine de dökülenler oldu İşi ciddiye almayan ailelerin çocukları bir müddet sonra ayrıldılar Çünkü onlar içeriden desteğe sahip değildi, yani aileleri onları öylesine gönderiyorlardı

    Ahmet ve İbrahim kısa sürede çok mesafe katettiler Beş vakit namaza camide devam ediyorlardı Camimiz ovada küçük bir binaydı İş mevsimi olduğu için cemaati de üç-beş kişiyi geçmiyordu Onların da ikisi zaten bizim çocuklardı İki-üç dede, bir hoca, bir de bizimkiler

    Hoca efendi genç bir kardeşti Kısa sürede bizim çocuklarla iyi bir gönül bağı kurmuştu Çocuklar da sanki tam aradıklarını bulmuşlar gibi, her vakti camide kılmaya özen gösteriyorlardı

    Yazın yatsı namazı hayli geç saatte oluyor, namaz çıkışı ovalarda başı boş köpekler olabiliyordu Karanlık yollarda gelirken ağaç gölgelerinden, dal hışırtılarından korkuyorlar, ama kelleyi koltuğa almışcasına ısrarla camiye gidiyorlardı Bazen ben yolda onları karşılıyordum, bazen de cemaatten bir dede onları eve kadar geçiriyordu

    Bu arada babam yatılı misafirimiz olmuştu O da çocuklarla birlikte cemaate katılmıştı Adamcağız yorgunluktan ya da rahatsızlıktan dolayı camiye gitmek istemediğinde bile çocuklar onu sürüklüyordu

    Babam eskiden hafızmış İcap ettiğinde müezzinlik yapar Bizim camimiz küçük olduğu için resmi müezzini yok Cemaatten birisi müezzinlik görevini üstleniyormuş Bir gün babama Cuma müezzinliği teklif etmişler, o da yapmış Cuma namazında hayli kalabalık olan cemaat, başına toplanarak yaptığı güzel müezzinlikten dolayı iltifatlar yağdırmışlar

    Bu iş, durumu kenardan sessizce izleyen Ahmet'in o kadar hoşuna gitmiş ki, içten içe müezzinlik sevdasına tutulmuş da kimsenin haberi yok! Dedesini yakın takibe alarak okuduğu bütün tesbihatı, hatta namazdan sonra okuyup cemaati mestettiği aşr-i şerifi kulaktan ezberlemiş

    Beş-on gün sonra babamı yolcu ettik Çocukların namaz temposunda bir azalma olmamıştı

    Bir gün oğlum bana şu soruyu sordu:

    - Anne kimler müezzinlik yapabilir? Mesela ben yapabilir miyim?

    İzah etmeye çalıştım Bilen biri olmalı, dedim

    - Benim yaşım tutar mı, diye sordu

    10 yaşında namazla mükellef olduğunu biliyor ve ayrıca müezzinliğe çok heves ediyordu Cemaatin çok az olduğu vakitleri hiç kaçırmıyordu Belki ona müezzinlik yapma fırsatı düşebilir diye Ama bu isteğini cemaatten hiç kimseye de söylememiş Ben de çocukça bir heves diyerek ciddiye almamıştım

    Yaz tatili sona eriyordu Ertesi sabah erkenden Ankara'ya dönecektik Oğlum son kez yatsı namazı kılmak üzere camiye gitti Yanında kuzeni de vardı Onlardan başka, hoca dahil üç kişi daha varmış Benim oğlan, tüm cesaretini toplayıp sürpriz bir davranışla kamete kalkarak müezzinlik yapmaya başlamış Çocuk hiç şaşırmadan okuduğu halde, genelde müezzinliği üstlenen zat kameti oğlumun ağzından alarak devam etmiş Çocuk, “herhalde çok yanlış bir iş yaptım” düşüncesiyle o kadar utanmış, o denli rencide olmuş ki Namaz biter bitmez kimsenin yorumunu beklemeden camiden öyle bir fırlayıp çıkmış ki Kuzeni arkasından yetişmeye çalışmış ama yakalayamamış

    Çocuk eve geldiğinde öyle ağlıyordu ki, başına bir şey geldi sandım Konuşamıyordu ya da konuşmak istemiyordu Yüzü kızarmış, şişmişti Hiç bir şey onu teselli edemiyordu Nihayet hıçkırarak:

    - Ne olurdu sanki anne, dedi, bu son gecem, bir kerecikte ben müezzinlik yapsaydım ne olurdu? Hem hiç şaşırmamıştım, dedemden iyice öğrenmiştim Neden ağzımdan aldılar ki?

    Oğlum bir türlü teskin olamıyordu Sadece ben değil, oradaki herkes şaka-gerçek bir sürü şey söylüyor, yine de çocuğu susturamıyordu Ne yapmak istemişti, neden reddedilmişti kimse anlayamıyordu Sonuçta şu kanaate vardım ki, o zat oğlumu çocuk diye basite almış, kendinin daha iyi müezzinlik yaptığını vurgularcasına, biraz nefsanî bir tavırla çocuğa izin vermemişti İnanıyorum ki çocuk için bunun önemini bilse, öyle davranmazdı O, oğlumun üzüldüğünü bile farketmemişti

    Ne yapabilirdim? O an, muhabbet duyduğum bir salih zatın hayaline daldım O olsaydı, dedim, böyle mi davranırdı? Bir çocuğun kalbini böyle kırar mıydı? Keşke oğlumu ona götürebilsem, dedim O, onu teselli etse

    Bir müddet böyle kendi alemimde kalmışım Manevi yardım diledim Kimse kötü niyetli değildi ama Ahmet'in bu muameleyi hak etmediğine inanıyordum Oğluma hisettirmemeye çalışıyordum ama ben de çok üzülmüştüm Endişeliydim Ya namazdan soğursa? Her şeyi Allah'a havale ettim

    Ertesi gün Ankara'ya döndük Orada da evimize çok yakın bir camimiz var Oğlum aynı samimiyetle orada da namaza devam etti

    Bir gün sonra cami avlusunun bir kenarında vaktin girmesini beklerken, oğlum müezzinin gözüne ilişmiş O gün imam izinliymiş ve namazı müezzin efendi kıldıracakmış 30-40 civarında da cemaat varmış Oğlum hiç birini tanımıyor, hiç kimse de oğlumu tanımıyor Oğlum ile müezzin arasında şöyle bir konuşma geçmiş:

    - Gel bakalım buraya delikanlı, senin adın ne?

    - Benim adım Ahmet, abi

    Oğlum onun müezzin olduğunu bilmiyor, ona abi diye hitab ediyor

    - Peki Ahmet, sen Kur'an okumayı biliyor musun? diye soruyor Evet cevabını alınca, bir soru daha soruyor:

    - Peki, müezzinlik yapabilir misin?

    - Evet, yapabilirim abi!

    Akşam yemeğinde Ahmet yoktu Camidedir diye düşündük Az sonra kapının zili canhıraş bir şekilde çalmaya başladı Oğlum gelmişti Mutluluktan konuşamıyordu İlâhi bir tevafuk, bir lütuf çok kısa sürede oğlumun yarasını sarmıştı

    - Müezzinlik yaptım! diye haykırıyordu, hem de 30 kişilik cemaat vardı!

    Biz de çok sevindik İnanın, bizim evde maç kazanıldığında bile böyle sevinç yaşanmamıştı

    Zaman içerisinde oğlumun namaz seyrinde bazı iniş-çıkışlar oldu Tıpkı bazı yetişkinlerde olduğu gibi Okulda din dersinde, öğretmeni: “En kutsal ibadet çalışmaktır bence, gerisi önemli değil” diyordu Çocuk inançlarında bocaladığı anlarda konuştuk Çok sevdiğimiz insanların dahi dinî konularda farklı düşünceleri olabileceğini, o yönlerini görmezlikten gelmemiz gerektiğini de unutmamalıyız

    Cami cemaatine de teşekkür borcum var İçlerinde nice ehil kişiler bulunuyor olmasına rağmen oğluma sık sık müezzinlik yaptırıyorlar Oğlumu aralarına aldılar, seviyorlar ve koruyorlar Şimdi kendine iki yaşıt arkadaş daha buldu, camiye birlikte gidiyorlar Ahmet doktor olmayı düşünüyordu, çok para kazanacaktı Ama şimdilerde müezzin olmayı hayal ediyor, çok sevap kazanacakmış

    Kaynak: Semerkand dergisi




  3. 3
    Allah-u Teala razı olsun,emeğine sağlık.



  4. 4
    Çocuklarımıza Namazı Nasıl Sevdirelim?

    Çocuklar, anne-babaların kapanmayan amel defterleridir. Aynı zamanda Allah’ın onlara en güzel emanetidir. Çocuğun midesini doyurmak kadar ruhunu da doyurmanın endişesini duyan, onu imanı kuvvetli, ameli salih bir inanan olarak yetiştirmek isteyen anne-babaların yüzleştiği en zor mesele, çocuğa namazı öğretmektir.
    Kendisine yapılan ısrar ve baskılar yüzünden namazdan uzak duran, dayak ve hakaretler sonucu namaza tepki duyan insanların sayısı hiç de az değildir. Kolay olan çouğa namazın nasıl kılınacağını anlatıp onu zorlamaktır. Ancak bu, uzun vadede işe yaramamanın dışında Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in bize tavsiye ettiği yol da değildir.
    Hayatını insanlara namazı sevdirmeye adamış olan Ahmet Bulut, Türkiye genelinde düzenlediği seminerler ve yaptığı televizyon programları neticesinde elde ettiği birikim ve gözlemlere dayanarak çocuklarımıza namazı sevdirmenin pratik yollarını sunuyor. Yaşanmış örneklerden yola çıkarak doğruları ve yanlışları gözler önüne seriyor.

    Yapılması ve yapılmaması gerekenleri tek tek açıklıyor.
    Kitapta anne-babaların hemen hayata geçirebilecekleri uygulamalardan bazıları şöyle; namaza başlama kutlamaları, çocuğa özel seccade ve namaz kıyafeti, şehrin en güzel camilerini ziyaret, imamlarla işbirliği, çocuğa verilecek ödülleri namazlarla ilişkilendirme…

    Asla yapılmaması gerekenlerden bazıları ise; namaz kılanın önünden geçen çocuğu azarlama, çocuk sevdiği bir işi yaparken onu namaza çağırma, çocuğu kasvetli, pis camilere götürme, namazdan dolayı onu ihmal etme…
    Profesyonel çizimlerle sayfa sayfa süslenen; kıssalar, yaşanmış öyküler, büyüklerin namaza başlama hikayeleri ve sonda yer alan haftalık namaz tablosu ve aylık namaz ağacıyla okunması çok daha zevkli hale getirilen kitap, tüm anne-babalara, öğretmenlere, kısacası çocukların dini eğitimi için endişe duyan herkese hitap ediyor.




çocukların ağzından namaz duaları,  6 yaş çocuklarına namaz egitimi