Soru ve Cevaplarla İslam ve Namaz Soruları Forumundan İstiska (Yağmur İsteme) namazı nedir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    İstiska (Yağmur İsteme) namazı nedir?

    Reklam




    Şiddetli kuraklık hüküm süren zamanlarda yağmur duası yapılır. Çünkü Kur'an'da Nûh, Mûsâ ve Hûd peygamberlerin kavimlerine su verilmesi için yaptıkları dualardan söz edilir (bk. Nûh, 71/10-12;.el Bakara, 2/60).

    Enes b. Malik (r.a)ten rivayete göre, Allah Rasûlü cuma hutbesi irad ederken, şiddetli kuraklığın hüküm sürdüğünü, ürünün ve hayvanların telef olduğunu söyleyen bir adamın isteği üzerine; Allahım bize su ver, Allah'ım bize su ver" diye dua etmiştir. Bunun üzerine gökte hiç bulut yokken, birden bulutlar belirmiş ve yağmur yağmaya başlamıştır. Bir hafta süren yağmurlar âfet halini almaya başlayınca, ertesi hafta aynı adamın yağmurun kesilmesini istemesi üzerine Allah'ın Resulü şöyle dua etmiştir: Allah'ım! Yağmuru üzerimize değil, çevremize, dağlara, tepelere, vadilere ve ağaçlı yerlere ver". Bu dua ile yağmur kesilmiştir (Buhârî, İstiskâ, 6; Müslim
    İstiskâ, 8)

    Ebû Hanîfe'ye göre istiska; dua ve istiğfardan ibarettir. Bu yüzden bu dua özel bir namaz kılmadan ve hutbe okumadan yerine getirilebilir. Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed'e göre ise, yağmur duası namazının, ihtiyaç varsa, hazarda veya seferde kılınması menduptur. Yağmur gecikirse bu dua günler boyu tekrarlanır. Çünkü Allah Teâlâ duada ısrarlı olanları sever (bk. el-Kasânî, el-Bedâyi', I, 282; İbnül-Hümâm, Fethul-Kadîr, I, 437; İbn Abidîn, Reddül-Muhtar, I, 790 vd.; Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm İlmihali, İstanbul 1991, s. 353 vd.).

    10. Küsûf namazı Güneş tutulmasına "küsûf", ay tutulmasına "husûf" denir. Güneş tutulduğu zaman, bir beldede cuma namazını kıldıran imam, ezansız ve kametsiz olarak en az iki rekat namaz kıldırır. Ebû Hanife'ye göre bu namaz gizli, Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre açıktan kıraatla kılınır.

    Hz. Peygamber güneş tutulduğu zaman iki rekat namaz kıldırmış ve arkasından şöyle buyurmuştur: "Bu olaylar Allah'ın büyüklüğünü gösteren delillerdir. Allah Teâlâ bunlarla kullarını korkutmak istiyor. Bunları gördüğünüz zaman, en son kıldığınız farz namaz gibi namaz kılın " (Buhârî, Küsûf, 1,17; Ebû Dâvûd, İstiskâ, 4, 9, Sünnet, 9; Nesâî, Küsûf, 5, 12, 14, 16, 24).

    11. Husüf namazı Ay tutulduğu zaman müslümanların evlerinde teker teker bir halde ve küsûf namazı gibi gizli veya açıktan iki ya da dört rekat namaz kılmaları menduptur. Ebû Hanîfe'ye göre, bu namazın camide cemaatle kılınması sünnette yoktur. İmam Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel ile bazı hadis bilginlerine göre, cemaatle kılınır.

    Ay tutulması gece olabileceği için cemaatin camide toplanıp toplu namaz kılmasında güçlük vardır (el-Kâsânî, a.g.e., I, 282; eş-Şürünbülâlî, Merâkı'f-Felâh, 92).

    Nâfile veya mendup sayılan amellerin amacını eş-Şatıbî şöyle açıklar:

    1. Hz. Peygamber'den sünnet olarak gelen her mendup, farz ve vacib ibadetlerin ikmali ve korunması için yardımcıdır. Çünkü nâfile ibadetler insanı farzları edaya hazırlar. Nâfile ibadetleri ihmal eden farzları da ihmale maruz kalır. Bazı mendupların kendi cinsinden farı ibadet vardır. Beş vakit namazın sünnetleri, nâfile oruç, nâfile hac ve sadakalar gibi. Bazılarının da benzeri ibadet bulunmaz. Namaz için güzel elbise giyinmek, iftarı acele yapmak, sahuru geciktirmek gibi. Bunların da farz ibadeti desteklediği görülür. Sözgelimi, iftarı acele yapmak, sahuru geciktirmek orucu kolaylaştırır ve şahsın bu ibadeti sürekli olarak yapmasını sağlar. Allah katında, az da olsa, ibadetin sürekli olanı makbuldür.

    2. Mendup tek tek değil, bütünüyle yapılması gereken bir sünnettir. Nitekim sünnet-i müekkedeleri Hz. Peygamber ara sıra terketmiştir. Bu yüzden insan bazı darlık zamanlarında terkedebilir. Kaza edilmemeleri de bunu gösterir. Ancak toptan terkedemez. Meselâ; ezanı sürekli olarak terketmek caiz değildir. Bir ülkenin insanları ezanı sürekli olarak bırakmışlarsa, onlara bunu zorla okutmak gerekir. Yine bir kimse tamamen cemaati terkedemez. Çünkü Hz. Peygamber; "Bir kimse üç günden fazla cemaati terk ederse kalbi mühürlenir" (İbn Mâce, Mesâcid, 17) buyurmuştur. Evlenme de böyledir... Bazı hallerde fertler evlenmeyebilir, ancak toplum olarak bunu bırakamazlar, aksi takdirde toplum yok olur (eş-Şâtıbî, el-Muvâfakât, Ticariye baskısı, Kahire, t.y., I, 132, 133, 151; M. Ebû Zehra, Usûlül-Fıkh, t.y., 40 vd.).

    Sorularla İslamiyet



    Paylaş
    İstiska (Yağmur İsteme) namazı nedir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Yağmur Duası Namazının Kaç Rekât Olduğu

    (508) İshak bin Abdullah bin el-Kinâne şöyle dedi:

    “Emirlerden bir emir yağmur duası namazını Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya sormam için beni ona gönderdi.

    Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):

    −Onun bunu bana bizzat kendisinin sormasına mani nedir? dedi.

    Sonra da şöyle dedi:

    −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yağmur duası namazına mutevazi, boynu bükük, mahzun bir halde yavaş yavaş yürüyerek çıktı. Bayramda kıldırdığı gibi iki rekât namaz kıldırdı. Bu bayram ve Cuma hutbeleriniz gibi hutbe irad etmedi.”

    İbni Mace 1266, Ebu Davud 1165, Nesei 1520, Tirmizi 558, Darekutni 2/68, Hakim 1/326, Beyhaki 3/347, İbni Ebi Şeybe 2/358, Ahmed 1/269, 355, Albânî İrva 665

    (509) Abdullah bin Zeyd şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün yağmur duası yapmak için namazgâha çıktı... sonra da iki rekât namaz kıldırdı.”

    Müslim 894/4, Buhari 966, Ebu Davud 1161, 1162, Nesei 1504, Tirmizi 556, İbni Mace 1267, İbnu’l-Carud 254, İbni Huzeyme 1406, Darekutni 2/67, Begavi 4/398, Ahmed 4/394, Albânî İrva 664

    (8) İstiska Namazı Ezansız ve Kametsizdir

    (510) İshak bin Abdullah bin el-Kinâne şöyle dedi:

    “Emirlerden bir emir yağmur duası namazını Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya sormam için beni ona gönderdi.

    Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):

    −Onun bunu bana bizzat kendisinin sormasına mani nedir? dedi.

    Sonra da şöyle dedi:

    −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yağmur duası namazına mutevazi, boynu bükük, mahzun bir halde yavaş yavaş yürüyerek çıktı. Bayramda kıldırdığı gibi iki rekât namaz kıldırdı. Bu bayram ve Cuma hutbeleriniz gibi hutbe irad etmedi.”

    İbni Mace 1266, Ebu Davud 1165, Nesei 1520, Tirmizi 558, Darekutni 2/68, Hakim 1/326, Beyhaki 3/347, İbni Ebi Şeybe 2/358, Ahmed 1/269, 355, Albânî İrva 665

    (511) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    “...Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) istiska namazını bayram namazlarını kıldırdığı gibi iki rekât olarak kıldırdı. Sizin bu hutbeleriniz gibi hutbe irad etmedi.”

    İbni Ebi Şeybe 2/358, Ebu Davud 1165, Nesei 1520, Tirmizi 559, İbni Mace 1266, İbni Huzeyf 1405, Darekutni 2/68, Hâkim 1/326, 327, Beyhaki 3/344, Tabarani Mucemu’l-Kebir 10818, İbni Hibban 2862, Ahmed 1/230, Albânî İrva 665

    (512) Harise bin Mudrib şöyle dedi:

    “Ebu Musa el-Eşarî (Radiyallahu Anh) ile yağmur duası için namazgâha çıktık. Ebu Musa bize ezan ve kametsiz iki rekât namaz kıldırdı.”

    İbni Ebi Şeybe 2/358/2




    Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Bir kimse Cuma günü minberin karşısındaki kapıdan içeriye girdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ayakta hutbe okuyordu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in karşısında dikilip:

    −Ya Rasulallah! Davarlar helak oldu ve yollar kesildi. Allah’a dua et de imdadımıza yetişsin dedi.

    Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

    −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elini kaldırdı ve:

    ‘Allahumme Eskına, Allahumme Eskına, Allahumme Eskına’ dedi.

    Enes (Radiyallahu Anh) devamla şöyle dedi:

    −Allah’a yemin ederim ki, o sırada biz, gökyüzünde ne kalın ne de ince buluttan bir şey görmüyorduk. Bizimle Seli Dağı arasında o zaman hiçbir ev hiçbir konak da yoktu.

    Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

    −Derken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasından kalkan şeklinde bir bulut belirdi. Semanın ortasına ulaşınca yayıldı. Sonra yağmur yağmaya başladı.

    Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

    −Allah’a yeminle söylüyorum, biz altı gün güneşin yüzünü göremedik. Sonra öbür Cuma günü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine ayakta hutbe okurken, aynı kapıdan bir kimse girdi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in karşısında dikilip:

    −Ya Rasulallah! Mallar helak oldu, yollar da kesildi. Allah’a dua et de bu yağmuru durdursun dedi.

    Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

    −Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ellerini kaldırdı ve:

    ‘Ey Allah’ım! Etrafımıza, üzerimize değil. Ey Allah’ım! Tepelere, dağlara, kelelere, bayırlara, derelere ve ağaçlıklara yağdır’ buyurdu.

    Enes (Radiyallahu Anh) dedi ki:

    −Bunun üzerine yağmur kesildi. Namazdan çıktığımızda güneş altında yürüyorduk...”

    Buhari 967, Müslim 897/8, Malik 1/191, Ebu Davud 1174, Nesei 1514, İbnu’l-Carud 256, İbni Hibban 992, Beyhaki 3/353, 355, Ahmed 3/104, 187, Albânî İrva 416


    Yağmur Duasına Çıkarken Tevazu

    (501) İshak bin Abdullah bin el-Kinâne şöyle dedi:

    “Emirlerden bir emir yağmur duası namazını Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya sormam için beni ona gönderdi.

    Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):

    −Onun bunu bana bizzat kendisinin sormasına mani nedir? dedi.

    Sonra da şöyle dedi:

    −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yağmur duası namazına mutevazi, boynu bükük, mahzun bir halde yavaş yavaş yürüyerek çıktı. Bayramda kıldırdığı gibi iki rekât namaz kıldırdı. Bu bayram ve Cuma hutbeleriniz gibi hutbe irad etmedi.”

    İbni Mace 1266, Ebu Davud 1165, Nesei 1520, Tirmizi 558, Darekutni 2/68, Hakim 1/326, Beyhaki 3/347, İbni Ebi Şeybe 2/358, Ahmed 1/269, 355, Albânî İrva 665


    (3) Yağmur Duası İçin Namazgâha Çıkmak
    (502) Abdullah bin Yezid el-Mazinî (Radiyallahu Anh) şöyle tahdis ediyor:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazgâha çıkıp istiska yağmur duası yaptı. Kıbleye döndüğü sırada ridasını tahvil etti.”

    Müslim 894/1, Buhari 966, Malik 1/190, Ebu Davud 1167, Nesei 1510, Tirmizi 556, İbni Mace 1267, Darimi 1/360, İbni Huzeyme 1424, İbni Hibban 2866, Ahmed 16435

    Yağmur Talebi İçin Yapılacak Dua
    (503) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

    “İnsanlar Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e yağmurun yağmamasından şikâyet ettiler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir minber hazırlanmasını emretti. Onun için namazgâha bir minber kondu. İnsanlara duaya çıkacakları günü de tayin etti.

    Aişe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    −Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tayin edilen günde sabah güneşin kaşı göründüğü vakit namazgâha çıktı ve minberin üzerine oturdu. Tekbir getirip, Aziz ve Celîl olan Allah’a hamd etti.

    Sonra:

    ‘Siz beldenizin kuraklığından yağmurun ilk yağma vaktinin size gecikmesinden şikayet ettiniz. Allah Azze ve Celle kendisine dua etmenizi emretti ve duanıza icabet edeceğini de vaat etti!’ dedi.

    Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dua etti:

    ‘Elhamdulillahi Rabbi’l Alemîn Errahmanırrahîm Mâliki Yevmiddîn La ilahe İllâllah Yef’alu Ma yurîd Allahumme Entallah La İlahe İlla Ente’l-Ganiyy Ve Nahnu’l-Fukarâ Enzil Aleyne’l-Gayse Vecal Ma Enzelte Lena Kuvveten Ve Belagan İla Hîn.’

    Sonra ellerini kaldırdı ellerini öyle kaldırdı ki koltuk altının beyazı gözüktü. Sonra sırtını insanlara döndürdü, elleri kalkık olduğu halde ridasını ters çevirdi. Sonra yüzünü insanlara döndürdü ve minberden inip iki rekât namaz kıldırdı. Allah bir bulut gönderip, gök gürledi, şimşek çaktı sonra Allah’ın izniyle yağmur yağdı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidine gelmeden seller aktı. İnsanların sığınaklara koşuştuğunu görünce azı dişleri görününceye kadar güldü ve:

    ‘Allah’ın her şeye gücü yettiğine, benim de Allah’ın kulu ve Rasulü olduğuma şehâdet ederim’ dedi.”

    Ebu Davud 1173, Hakim 1/328, Beyhaki 3/349, İbni Hibban 2860, Albânî İrva 668

    (504) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına kuraklık ve kıtlıktan sebebiyle ağlayan kadınlar geldi.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Allahumme Eskına Gaysen Mugîsen Merîen Merîan Nâfian Gayre Dârrin Acilen Gayre Âcilin’ dedi.”

    Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma):

    −Bunun üzerine sema üzerlerine tabaklanıverdi. Yani: Sema kat kat bulutlarla kaplandı ve yağmur başladı dedi.”

    Ebu Davud 1169, Hâkim 1/327, Beyhaki 3/355

    (505) Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yağmur duası ederken:

    ‘Allahummeskı İbadeke ve Behaimeke Venşur Rahmeteke ve Ehyi Beledeke’l-Meyyite’ derdi.”

    Ebu Davud 1176, Malik 1/190