Soru ve Cevaplarla İslam ve Namaz Soruları Forumundan Şafi mezhebine göre namaz vakitleri nasıldır? İkindi vaktinin yarısına kadar (ikindi kılmamak koşuluyla) öğlen namazı kılınır mı? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Şafi mezhebine göre namaz vakitleri nasıldır? İkindi vaktinin yarısına kadar (ikindi kılmamak koşuluyla) öğlen namazı kılınır mı?

    Reklam




    Şafi mezhebine göre namaz vakitleri nasıldır? İkindi vaktinin yarısına kadar (ikindi kılmamak koşuluyla) öğlen namazı kılınır mı?


    Her farz namazın bir vakti vardır; vakti içinde kılınmayan namaz kazaya kalmış demektir. Bu nedenle mazeretsiz olarak zamanında farz namazını kılmayan kimse günahkar olur. O namazı kaza etmeli hem de tövbe istiğfarda bulunmalıdır. Öğle namazını da vakti içinde kılmalıdır; ikindi vaktine kalırsa kaza etmiş olur.
    Namaz Vakitleri.
    1. Öğlen Namazı: Bu namazın ilk vakti, güneşin zevale girmesiyle başlar; son vakti, zeval gölgesinden başka her şeyin gölgesinin uzunluğu kendi misli oluncaya kadardır.
    2. İkindi Namazı: Bu namazın ilk vakti, her şeyin gölgesi kendi mislini geçtikten sonra başlar. Son vakti ise makul olan görüşe göre, her *şeyin gölgesi kendi gölgesinin iki misline yetişinceye kadardır. Güneşin batmasına kadar da kılınmasına caizdir.
    3. Akşam Namazı: Bunun vakti (dar olduğu için, şöyle bir zaman ölçüsü tanınmıştır Güneş battıktan sonra normal bir Ezan-ı şerif oku*nup, abdest alınıp avret yerleri örtülüp beş rekâtlık bir namaz kılınacak ka*dar bir zamandır. (Muğnil Muhtaç. 1/İ23'te aynı görücü paylaşmakla beraber, 122. sahifesinde akşam nama*zının vaktini, "güneşin batışından kırmızı şafağın kaybolmasına kadardır' diye bildirir.)
    4. Yatsı Namazı: Bunun ilk vakti ufuktaki kırmızı şafağın kaybol*masından başlar, son vakti gecenin üçte biri geçinceye kadardır. İkinci fecrin (fecri sadığın) doğuşuna kadar da kılınması caiz görülmüştür.
    5. Sabah Namazı: Bu namazın da ilk vakti, ikinci fecrin ( fecri sa*dığın) çıkmasından başlar. Sabah namazının son vakti ise makul görüşe göre ortalık açılıncaya kadar devam eder. Güneş doğana kadar kılınması*na da cevaz verilmiştir.
    Delillerle Namaz Vakitleri
    Bir günde kılınan beş vakit namazın vakitleri için delil olarak Ebu Mu*sa (r.a) Resulullah (s.a.v.)'den şöyle nakleder:
    "Resulullah'a bir kimse geldi ve kendisinden namaz vakitlerini soru*yordu. Resulullah (s.a.v.) ona hiçbir cevap vermedi. Müteakiben fecr yarıldığı zaman sabah namazını ikame etti. Halbuki insanlar birbirini halen tanıyamıyordu. Sonra güneş ortadan meylettiği zaman müezzine emretti ve öğlen namazını kıldı. Cemaatin içinde en iyi bilen durumunda olan bir sözcü, gündüz yarı olmuştur der, idi. Sonra güneş yüksek iken emredip ikindiyi ikame etti. Sonra güneş battığı zaman emredip akşamı ikame etti. Sonra şafak kaybolduğu zaman emredip yatsıyı ikame etti."
    "Sonra ertesi gün sabah namazını o kadar geri bıraktı ki bu namazdan çıkan herhangi biri güneş muhakkak doğmuştur yahut hemen hemen doğdu der idi. Sonra öğlen namazını dünkü ikindi vaktine yaklaşan bir vakte kadar geciktirdi. Sonra ikindiyi o kadar geri bıraktı ki namazdan çıkan herhangi bir kimse güneş kıpkırmızı oldu der idi. Sonra şafağın kaybolacağı zamana yakın oluncaya kadar akşam namazını geri bıraktı. Sonra yatsı namazını gece*nin ilk üçte biri oluncaya kadar geri bıraktı. Sonra sabah olunca soruyu soranı çağırdı ve O'na: "Namazın vakti şu iki vakit arasıdır." buyurdu."
    Bu hadisi şeriften beş vakit olan farz namazların ilk ve son vakitleri açıkça anlaşılmaktadır. Hadisin ilk paragrafı namazların ilk vakitlerini, son paragrafı ise na*mazların son vakitlerini bildirmektedir. Bu hadisin açık hükmünden anla*şılıyor ki, bir namazın kılınma vakti ilk vaktinden son vaktine kadar de*vam eder. Yani namazı vaktinin ilkinde, ortasında ve sonunda kılmak caizdir. Ama şu kadar ki efdal olan vakit ilk vakittir. Diğer vakitler cevaz ve meşruiyet vakitleridir.
    Beş vakit farz namazdan herhangi birini bile bi*le tehir etmenin ve hele hele son vakite geciktirmenin uygun olunmayaca*ğı da bilinmelidir.
    Namaz vakitleri için artık başka delil ileri sürmeye ihityaç duymuyo*ruz. Peygamber (s.a.v.), soruyu soran adama ilkin cevap vermeyerek, da*ha sonra hem beliğ hem de tesirli olsun diye fiil ve sözleriyle tarif ederek namaz vakitlerinin anlaşılmasını en müessir halde belirtmiş oldu.
    Namaz Vakitleri İçin Gerekli Bilgiler
    Bir namaz, vaktinin içinde geciktirilerek ve geciktirilmeyerek kılınışı*na göre beş dereceye ayrılır:
    a) Efdal olan vakit:
    Bu vakit, namazların ilk giriş vaktinden üç çeyrek saat geçinceye kadar olan vakittir. Akşam namazını bundan istisna etmek gerekir. Çünkü zamanı çok dardır.
    b) Namaz kılan kişinin ihtiyarına bırakılmış olan vakit.
    Her vaktin evvelinden başlayıp mesela;sabah namazında ortalık aydınlanıncaya kadar,
    Öğlen namazında öğlen namazını kılabilecek bir vakit kalıncaya ka*dar,
    İkindi de her şeyin gölgesi iki misline varıncaya kadar,
    Akşam namazında efdal olan vaktin sonuna kadar.
    Yatsı namazında gecenin üçte biri geçinceye kadar olan vakitlerdir.
    Bu vakitteki namaz, kendisinden sonraki vakitten daha fazla sevaplı, evvelki vakitten ise daha az sevaplıdır. Yani ne kadar erken kılınsa sevabı o kadar fazladır.
    c) Kerahetsiz caiz olan vakit:
    Namazların ilk vaktinden başlayıp, sabahleyin kızarıklığa, öğleyin öğ*len namazını kılabilecek bir vakte, ikindide güneşin sararmasına, akşam*leyin efdal olan vakte, yatsıda fecr-i kâzibe kadar olan vakittir.
    d) Kerahetle caiz olan vakit.
    Sabah namazı için kızarıklıktan, öğlen için namaz kılabilecek vakit ka*dar, ikindi namazı için güneşin sararmasından, akşam namazında efdal olan vaktin bitmesinden, yatsıda fecr-i kâzipten itibaren namaz kılabile*cek zamanda vakit kalıncaya kadar geçen zamandır.
    e) Haram olup geciktirmeden dolayı günah sayılan vakit.
    Geciktirmeyle haram olan vakitte namazı sığdıramayacak kadar dar olan vakittir.
    Okunma Sayısı : 5186


    Paylaş
    Şafi mezhebine göre namaz vakitleri nasıldır? İkindi vaktinin yarısına kadar (ikindi kılmamak koşuluyla) öğlen namazı kılınır mı? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Her namazın bir vakti olmakla beraber vaktinde kılınmayan namaz kazaya kalmış demektir. Bu durum mezheplere göre değişmez genel kural budur.



  3. 3
    Kayıtsız Üye
    Bu hadisten aynı zamanda Peygamber'in kendisine çok kısaca o anda sözle ifade edebileceği bir sorunun cevabını tek kelime etmeden adamın takip etmesini umarak tam üç sabah sonra verdiği çıkmaktadır ki bu arada adamın muhakkak arada defalarca evine gitmişliği üç kez uyumuşluğu yine Peygamber'inde defalarca evine gitmişliği ve uyumuşluğu söz konusudur. Bu arada adam bunca zaman içinde pür dikkat ne diyecek diye beklemiş midir? Peygamber hiç başka bir mevzuyu dalmamış mıdır? Konudan bir kopuş olması beklenmez mi? Dile kolay, tahayyül ediniz; adam soruyu ilk sorduğunda gündüzün bir vakti olmalı.Ertesi sabah ve beş vakit kılınır bir gün geçiyor sonraki bir 5 vakit daha kılınıyor ikinci gün geçiyor bir gece daha geçiyor. Sabah olunca adamı çağırıyor ki bu öylesine yazılmış zira adam tüm bu vakitte takipte olsa o sabah namazını da birlikte kılmış olmaları gerekir. Namazı müteakip söyleyebilirdi. Ya orada da biraz daha susmuş, veya adam o vakte gelmemiş. Peygamber belli ki üç gün boyunca adama namaz vakitlerini göstermekte. Kusura bakmayın da akıl var mantık var sizin aklınız böyle bir iletişimi alıyor mu? Peygamber tek kelime etmeden üç gece iki gün bu adamın kendisini takip etmesini umarak bir şey öğrenmiş olabilir mi? Ne biçim hüküm veriyorsunuz hiç aklınızı işletmeye musunuz? Eğer bu söz uydurma bir söz ise Peygamber'e iftira etmekte olduğunuzu, sözün mantıksızlığını göremiyor musunuz?



  4. 4
    Kayıtsız Üye
    hadisle ilgili soru soran arkadas icin yazmak isedim.
    o zaman butun gozler Hz.Peygamber(A.S.M)'in uzerinde idi. Namazlar (hele ki Medine ise) evinin hemem yanindaki mescidde kiliniyordu. Bu bakimdan soruyu soran sahabi, fikhi bir meselenin aydinlanmasina vesile olmus, Hz.Peygamber(A.S.M) meseleyi uygulayarak açıklamış, ashab ise gozleri ile musahade etmisler. Bununla birlikte yalniz o sahabinin degil digerlerinin de gormesi temin edilmistir ki, faraza o sahabi orada olmasa da siddik olan o sahabiler meseleye vakif olmuslar.
    Meseleyi butunluk icinde ele alirsak insaallah cozumlenir.
    Selam ve hürmetlerimle...



şafi mezhebine göre namaz,  şafilerde kerahat vakitleri,  şafi mezhebinde kerahat vakitleri,  şafii mezhebinde kerehat vakitleri,  şafii kerahat vakti,  kerehat vakti şafi,  şafii mezhebine göre kerahet vakitleri