Müslüman Hanımlar ve Müslüman Kadının Şahsiyeti Forumundan Çocuklarına Karşı Müslüman Kadın Nasıl Bir Çerçevede Olmalı? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1

    Reklam

    Çocuklarına Karşı Müslüman Kadın Nasıl Bir Çerçevede Olmalı?

    Reklam




    Çocuklarına Karşı Müslüman Kadın Nasıl Bir Çerçevede Olmalı?

    Zeynep Afra 26 Ekim 2008 Pazar Alimleri doğuran ve yetiştiren analardır. Bu fikirden hareketle, kadınların çocuk yetiştirme sorumluluğu elbette ki çok önemlidir ve bu görev İslami çerçeveye kilitlenerek olmalıdır. Dikkat etmemiz gereken husus evlatlarımızı Allah'ın rızasını kazanacak şekilde yetiştirmektir. Bunun için önce akli muhasebe yapmak zaruridir. Kötü bir ağaç iyi bir meyve veremez. O sebeple iyi bir meyve istiyorsak Ayşe annemiz gibi zeki, ince düşünceli, kıvrak zekâlı olmalıyız, faydalı ilim için uğraşmalıyız. İnsanın yetenekleri yerin altındaki su gibidir, suyu yeryüzüne çıkarmak için var güçle kazmak lazımdır. Eğer bunun için çaba sarf etmezsek ne suyu içebiliriz ne de sesini duyabiliriz. Ve şunu iyi bilmeliyiz ki armut dibine düşer, biz kendimizi ıslah etmezsek neslimizi hiç ıslah edemeyiz.
    Kadınların ilim alması hususunda Efendimiz de çok hassas davranıp, kadınların eğitilmesine çok önem vermiştir. Haftanın bir gününü tamamen onlara tahsis edip, onların suallerini cevaplamaya çalışmıştır. Çünkü efendimiz biliyordu ki kadınları yetiştirmek, nesli yetiştirmekti.
    Peygamberimizin zevcesi Hafsa okuma-yazma bilmekte, Ayşe annemiz ise hukuk bilgisinde ileri olmakla birlikte, efendimizin vefatından sonra Ayşe annemizin ilminden faydalanılmaktaydı. Bizim elbette ki amacımız onlar gibi olmaktır. Ve onlar gibi olup bu bozuk nizamı, küfür düzenini tedavi edecek evlatlar yetiştirmektir.
    Müslümanların felce uğradığı bu ahir zamanda, Batı kültüründen neşet eden bir nizamı ve bu batının yaşam tarzını koruyabilmek için ve bunu yayabilmek için olumlu ortam hazırlayan, batının yaşam tarzını ve zihniyetini aşılayan analar maalesef çok fazla. Çocuklar ise İslam'ın nurundan uzakta kalıp, bıçakları birbirlerine sallamaktalar. Okullarda facialar diz boyu. Bunun elbette birçok sebebi vardır. Bunlardan bazıları TV'deki pislikler, medyanın İslam'ı karalaması, öğretmenler, okulun müfredatıdır.
    Toplumu etkileyen küfrün etkenleri o kadar çok ki sonuçta bariz bir şekilde gençlerin İslam'dan uzaklaşması-uzaklaştırılması olarak karşımıza çıkmaktadır. Tabii ki sebeplerin başlangıç noktası hilafetin olmamasıdır. Bu taze beyinler 24 saatin 8 saatini uyuyarak geçiriyorsa geriye kalan 16 saatte mütemadiyen batının bombardımanına maruz kalıyor. Onlar ne kadar çok çalışıyorsa biz onlardan daha fazla çalışıp, onlara karşı silahlanıp çocuklarımızın beynini tertemiz tutmaya ve onlara karşı silahlandırmaya mecburuz. Duran su kokar, akan su ise çağıldar. Bu yüzden boş durmamalı, gençlerin zarar gördüğü bu ortamda sağlıklı ve faydalı bir nesil yetiştirebilmek için bunun idrakine varmalıyız.
    "Cennet anaların ayağı altındadır" hadis-i şerifine mazhar olabilmek için Allah'ın emrettiği şekilde evlatlarımızı yetiştirmeliyiz. Daha evlatlarımız minicikken başlamalıyız buna. Düşünsenize kafirler hiç vakit kaybetmeden "çocuğun beyni boş bir levhadır" diyerek doğar doğmaz başlıyorlar o tazecik boş beyni istedikleri gibi doldurup şekil vermeye.
    Çocuk çok iyi bir taklitçidir. Her gördüğünü en iyi şekilde taklit eder. Beyni boş olduğu için siz uğraşmasanız da mutlaka o kendi dolduracaktır. Çünkü çocuğa ne gösterirsen onu sergiler keza biz yol gösteren olmazsak, çocuk gösterileni değil gördüğünü taklit edecektir. Eğer biz bunun için uğraşmazsak aksi takdirde Allah'ın hoşuna gitmeyecek şekilde çocuk bunu kendisi gerçekleştirir sevap, günah, helal, haram kavramını bilmediği için bunu gelişi güzel yapacaktır.
    Çocuğunuz 3-5 yaşlarından itibaren çevresinin ve dünyanın farkına vardığında ve neden, nasıl soruları başladığında sizden her konuda, özellikle de varlığın ve ölümün anlamına dair açıklamalar isteyecektir. Anne sen de ölecek misin? Ölünce ne olur? Baba, Allah nerdedir? gibi sorular bu dönemden itibaren peş peşe gelir. Siz de onun anlayacağı dilde tüm sorularına cevap verin. Unutmayın, öğrenmeye hazır olmasalar sormazlar zaten. Bu yaşta Allah'ı, ölümü, ahireti anlatmak erken deyip kaçamak cevap veren ailelerin çocuklarında çok çeşitli ve sebepsiz korkular görülebilir. Cevabı alınamamış her soru o minik beyinlerde kıvrım kıvrım şüphe ve problemler doğurabilir. Ve unutmayalım ki Efendimiz (sav) buyuruyor ki:
    - Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz." (Buhari)
    - Çocuğunuza bırakacağınız " en güzel miras" onu, hem dünya ve hem de ahiret mutluluğuna eriştirecek bir terbiyedir." (Tirmizi)

    İletişim alanındaki devrim nedeniyle, dünyanın adeta küçük bir köy haline getirildiği, neredeyse sesli, görüntülü ve ya yazılı bir yayın organının girmediği tek bir evin kalmadığı günümüzde çocuklara zehir aşılayan medyanın tehlikesi aşikârdır. Batı kültürünü en kolay şekilde çocuklarımıza yerleştiren TV'de bunların başını çekenlerdendir. Öyle hale geliyor ki bu sadece çocuklar için değil ebeveynler içinde söz konusu, insanın ruh dünyasını, tercihlerini adeta TV vasıtasıyla kapitalist sistem belirliyor. Evlilik, kaynana programlarına bakan genç kızlar evlenmekten soğuyor ve evlenmek istemiyor, reklâmları izleyen çocuklar annelerine asi olmaya başlayarak kendi isteklerinde diretiyorlar, sokaklar sanki yatak odası olmuş nikâh kavramı kalkmış, kız-erkek arkadaşlığı karı koca ilişkisine dönüşmüş. Batı da 10 yaşındaki çocuklara yapılan bir ankette, onlardan hayatlarında en kıymetli olan on şeyi yazmaları istendi ve yapılan bu anketin sonucunda şunlar ortaya çıktı: 1. para, 2. ünlü olmak. Aile dördüncü sırada ve en son sırada da İlah. Bu bize şunu gösteriyor ki ailedeki en küçük olgu olan çocuklara bile kapitalist sistem öyle bir nüfuz etmiş ki kendini açık seçik göstermekte. Önem arzeden para, madde, eşya, ünlü olmak olmuş maalesef.
    Müslüman çocuklarına böyle bir anket yapılsa sonuç nasıl olur acaba! Peygamber aşkı yerine Atatürk sevgisi aşılanan, Müslümanlıkla gurur duymak yerine Türklükle gurur duyan, Allah korkusu yerine anne baba korkusuyla iş yapan, cennete ulaşmak yerine kariyere varmak isteyen çocuklarımız maalesef İslam hükümlerinin hatta olmadığı bu kapitalist sistemin çanak tutuşunun neticesidir. Çocuklarımızın sözde modern görünen çirkef batı kültürünü taklit etmesine kendi elimizle vesile olup, onu bu davranışa sevketmiş olmaktan Allaha sığınarak, Onların o temiz beyinlerini, asrın yıldızları sahabelerle aydınlatıp, efendimizin ahlakıyla doldurmak Müslüman nesline yakışandır ve en önemlisi Rabbimizin bizden memnun olmasını sağlayacak olandır.
    Bazıları çocuğun içinde olacak ben ne yapayım? İslam'ı yaşamaya ve İslami fikirlere karşı çocuğumun hevesi yok ben ne yapayım? Allah verecek onun içine ben ne yapabilirim ki? Bu tür bahanelere sığınmakta kaçış yaparcasına, bazıları da çaresiz kalmakta evlatlarını düşünürcesine. Öncelikle çaresiz değiliz, çaremiz Rabbimiz. Bir Müslüman'ın ümitsiz olması demek, yeise düşmesi demek, Allahtan ümidini kesmiş olması demektir bu ise haramdır.

    Çocuğun hevessiz olup olmama mevzusuna gelince; çok önemli , en önemli mesele çocuğun kafasında daha bir şeyler oluşmadan ona temizi ve pisi; güzeli ve çirkini bizim göstermemizdir. Az evvel de bahsettiğim gibi en baştan işi sıkı tutmak lazım. Toprağı çapalamadıkça, ayrık otları temizlemedikçe istediğimiz kadar tohum ekelim ve su verelim fayda vermez. Bu sebepten ötürü öncelikle ve öncelikle içinde bulunduğumuz ve insanı içine çekmeğe çalışan bu azgın sistemin dehşetini kavramalıyız. Çocuğun ön bilgilerinin oluşmasında ona önayak olmalı ve bu hayat yolunda ayağının kayıp düşmemesi için her zaman ve her zaman Allah yar ve yardımcımız olsun.
    "Ey Rabbimiz, Bizi Sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de Sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerini göster, tövbemizi kabul et; zira tövbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak Sensin." (Bakara: 128)



    Paylaş
    Çocuklarına Karşı Müslüman Kadın Nasıl Bir Çerçevede Olmalı? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Kadınlar her şeyden önce anne oldukları için çocuklarına karşı çok önemli sorumlulukları bulunmaktadır.Onları iyi ve düzgün yetiştirmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.Bu nedenle annelerin hakkı ödenmez.



iyi bir müslüman nasıl olmalı,  müslüman anne nasıl olmalı,  bir müslüman nasıl olmalı,  www müslüman anne nasil olur com,  müslüman bir anne nasıl olmalıdır,  müslüman bir kadın nasıl olmalıdır,  iyi bir müslüman kadın nasıl olmalı