Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Hz. İsa'nın Hayatı Kısaca Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Hz. İsa'nın Hayatı Kısaca

    Reklam




    detaylı biçimde hz. isanın hayatını yazabilirmisiniz
    doğumu çocukluğu gençliği başından geçen olaylar kıssalar vs


    Paylaş
    Hz. İsa'nın Hayatı Kısaca Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Hz İsa Hayatı Özet


    Hristiyanlık dininin kurucusu olan ve Hristiyanlarca Tanrı’nın oğlu olarak adlandırılan Hz.İsa Müslümanlıkta da bir peygamberdir.Ayrıca Hz.Muhammed’den sonra da en büyük peygamberdir ve Müslümanlık ortaya çıkmadan önce onun dini hak din olmuştur.
    Tarihçiler ne kadar yanlış hesaplandığını söylese de bugün kullanılan Miladi Takvim’in başlangıcı Hz.İsa’nın doğumuyla başlar.Ancak tarihçiler M.Ö. 4.ya da 6.yılında doğduğunu söylemektedir.
    Filistin’in Bethlehem (Beytullahm) kentinde doğan Hz.İsa’nın annesi Meryem, Jozef (Yusuf) adında bir marangoz ile nişanlıyken Cebrail Meryem’e bir çocuğu olacağını,Tanrı’nın oğlu olduğunu ve Musevilerin peygamberi olacağını bildirmiştir.Ona,oğluna Tanrı’nın yardımcısı anlamına gelen İsa (İesus) adını koymasını söylemişlerdir.
    Meryem’le Yusuf vergilerini ödemek için Nazareth’ten Beytullahm’a gittiklerinde İsa’nın doğumuna az bir zaman kalmıştı ve şehirde kalacak yerleri olmadığı için Meryem’le Yusuf geceyi bir ahırda gecelediler.Hz.İsa da bu ahırda dünyaya geldi ve 25 Aralık günü,yani İsa’nın doğduğu gece,Noel olarak hala kutlanmaktadır.
    Yeni bir peygamber doğduğunu duyan Herod,Musevilerin başıydı ve kendisine rakip çıkmasından korkarak yeni doğan çocukların öldürülmesini emretti.Yusuf bu emrin üzerine Meryem ile İsa’yı alarak Mısır’a kaçtı.İsa’nın çocukluğu hakkında az şey bilinmekte ancak anlatılanlara göre Hz.İsa çocuk yaştayken çok bilgiliydi ve alimliğiyle herkesi şaşırtırdı.Ayrıca insanüstü kuvvetleri de vardı.
    Otuz yaşına gelen Hz.İsa ilk defa doğaüstü güçlerini Kana’da yapılan bir ziyafette gözler önüne serdi ve ev sahibinin şarabının bittiği bir sırada evdeki suları şaraba dönüştürdü.
    Artık kendi yurduna gitmekten korkmayan İse Nazareth’e gitti ve sinagogda kendini peygamber olarak tanıttı.Sonra Kudüs’e giderek orada da fikirlerini anlattı.Şöhreti bütün Filistine yayıldığı için herkes onu görmek ve dinlemek istiyordu.Hz.İsa da yeni kurduğu dinin ilkelerini yaymak için diyar diyar geziyordu.
    Sevenleri olduğu kadar düşmanları da vardı.Musevi devletini yeniden kurmak için Romalılar aleyhinde bir ihtilal hazırlayacağını düşünen de çoktu.Hz.İsa’nın şöhreti arttıkça Musevi dininin ileri gelenleri de ona düşmanlık etmeye başladı.Bir Pazar günü Kudüs’e büyük bir tören ile gelen İsa,buradaki birkaç gününü vaaz verip dinlenerek geçirdikten sonra Perşembe gecesi ilk defa onu destekleyen arkadaşlarıyla (havari) beraber yemek yedi.Bu yemek Hristiyanlıkta “son yemek” olarak bilinmektedir.O Perşembe gecesi İsa Kudüs’ün arkasındaki Zeytin Dağı’na çıktı ve orada uzun süre dua etti,sonra da tevkif edildi.İudas adında bir taraftarı bir miktar para uğruna İsa’yı yakalamak isteyenlere yardım etmişti.Ancak çok geçmeden pişman olarak kendini ağaca astı ve rivayete göre ağaç kıpkırmızı kesildi ve erguvan ağacı ortaya çıktı.
    Daha sonra mahkeme Hz.İsa’yı suçlu çıkarmaya çalışmış ancak şahit olmadığı için onu suçlamakta güçlük çekmiştir.Ancak hakimlerden biri İsa’ya “Sen Tanrı’nın oğlu musun?” diye sorup “Evet” cevabını alınca İsa’nın suçu sabitlenmiştir.
    Çarmıha gerilerek hayatına son verilen Hz. İsa için Hristiyanlar Çarmıha gerildikten sonra göğe uçtuğuna inanırlar ancak İslamiyet’te bu farklıdır.
    İsa’nın Havarileri
    Havari, «huri» kelimesinin çoğuludur. Sâf, temiz anlamına gelir. Bunu da çoğulluyarak havariyûn (havariler) denilmiştir. Böylece, Hz.İsa peygamberin çevresinde kendisine en önce inanan on iki yakını kastedilir. Bu on iki havârinin adları : André, Jacques, Jean, Pierre, Philippe, Barthélémy, Matieu, Thomas, Jacques, Simon, Jude ve Judas’tir.
    Bunlardan, Lâtince’deki adlarına göre Petrus (Pierre), Yohanna (Jean), Mattâ (Mathieu) ve Toma (Thomas), birer İncil yazmışlardır. İsa’nın peygamber oluşu ve ümmetine tavsiyeleriyle keramet ve mucizeleri bu kitaplarda gösterilmiştir. Aralarında ufak tefek farklar olduğu için, dördü birden İncil’i teşkil eder. Daha önce 50 kadar İncil vardı. Luther bunları ayıklamış, ancak bu dördünün gerçek olabileceklerini ortaya atmıştır. Yohanna’nın Patmos adasında yazdığı dördüncü İncil’e «Apocalypse» de denir. Uyarma kitabıdır. Hristiyanlığa göre İsrafil’ den sonra olacakları, Mehdi’nin çıkışını haber verir.