Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Ramazana Başlarken Vaaz Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Ramazana Başlarken Vaaz

    Reklam




    ramazana başlarken hangi konuda vaaz verilir güzel özet bir vaaz paylaşır mısınız


    Paylaş
    Ramazana Başlarken Vaaz Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Ramazan ayında vaazlar Müslümanlara çok fayda verir. Öncelikle oruç ve ramazan ayının kıymeti hakkında vaaz etmek en doğrusu olur.


    Rahmet Ayı Ramazan VAAZ


    On bir ayın sultanı Ramazan ayına kavuşmuş bulunuyoruz. Allah’a ne kadar şükretsek azdır. Evlerimize, mahallemize, şehrimize; manevi dünyamızın sultanı geliyor.

    Allahım Recep ve Şaban aylarını Mubarek eyle ve bizleri Ramazan’a kavuştur dualarımızla bu güne kadar geldik. Bereketlenen iki ayın arkasından duamız Ramazan kavuşmak ve onun rahmetiyle affedilmemizdir.

    Peki hazır mıyız yine şevkle heyecanla onu bize misafir eden yüce Rabbimize el açmaya, onun sağlam kulpuna tutunmaya, arınmak için istiğfarlarda bulunmaya, bir dahaki seneye kavuşup kavuşmayacağımızı dahi bilmeden son Ramazanımız gibi bu Ramazan’ı geçirmeye?

    Hazır mıyız gündüzünde oruçlu gecesinde namazlı ve niyazlı halde kâinatla beraber rabbimizi zikir etmek için tesbihat halinde bulunmaya?

    Hazır mıyız manevi hastalıklarımızı görüp tedavi etmek üzere ramazan mektebine kayıt olmaya? Ramazan okulunda öğrenci olmaya ve adım adım madden ve manen inkşaf etmeye.

    Hazır mıyız, Hira dağında Hz.Cebrail’den aldığı vahiyle insanlığa Kur’ân’ı tebliğ eden Hz. Peygamber’in izinden gitmeye?

    Değerli Kardeşlerim!

    Önümüzdeki hafta çarşambayı perşembeye bağlayan gece ilk teravihlerimizi kılacağız ve Perşembe günü ilk oruçlarımı tutacağız. Peygamber Efendimiz her ramazanda okuduğumuz bir hadiste şöyle buyuruyor


    مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً واحْتِساباً ، غُفِرَ لَهُ ما تَقَدَّمَ مِنْ ذنْبِهِ

    "Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır."! Bu müjdeye nail olmanın en önemli yolu içerisinde bulunmuş olduğumuz ayın faziletini kavramak olacaktır.

    Kur’ân-ı Kerim’de orucun farziyeti ile ilgili yüce rabbimiz şöyle buyuruor:

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْلَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ {183}

    Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursuz.

    Ramazan ayının çok kıymetli olması Yaratanımızın kendisine kıymet vermesiyledir. Bu ayda İnsanlığa son ilahi kitap indirilmeye başlanmıştır. Yaratanımızın Ramazan ayına verdiği kıymetin göstergesi olarak şu ayet-i kerimeyi yeniden hatırlayalım. Kuran-ı Kerim’de Ramazan ayı için şöyle buyrulmaktadır.

    شَهْرُرَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِوَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ الشَّهْرَفَلْيَصُمْهُ

    Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun

    Bütün bu ayetler Ramazan ayının diğer aylardan ayrıcalıklı olduğunu açıkça ifade etmektedir. Çünkü:

    Ramazan oruç ayıdır

    Ramazan Kur’an ayıdır

    Ramazan takva ayıdır

    Ramazan arınma ayıdır.

    Ramazan, şükür ayıdır.

    Ramazan tevbe ayıdır.

    Ramazan bin aydan hayırlı kadir gecesini içinde saklayan ve onu aramak için itikafların yapıldığı tefekkür ve taabbüd ayıdır.

    Fahr-i Kâinat Efendimiz Medine’ye hicret edeli henüz iki yıl olmuştu. İslam’ın on beşinci yılıydı. Âye tâyet, sûre sûre Kur’ân inmeye devam ederken, Yüce Mevlâmız az önce okuduğumuz ayetleri indirmişti.

    Ertesi yıl Ramazan ayı yaklaşınca, sevgili Peygamberimiz (sav) Medine Mescidi’nin minberine çıkarak ümmetine şöyle seslendi:

    شهرٍ، ألفِ مِن خيرٌ ليلةٌ فِيهِ شهرٌ مُباركٌ،شهرٌ عظِيمٌ،شهرٌ أظلّكُم قد إِنّهُ

    جَعَلَ اللهُ صيامَهُ فَرِيضَةً ، وَقِيَامَ لَيْلَهُ تَطَوُّعًا، من تقرب فيه بخصلة من الخير ، كان كمن أدى فريضة فيما سواه ، ومن أدى فيه فريضة كان كمن أدى سبعين فريضة فيما سواه ، وهو شهر الصبر ، والصبر ثوابه الجنة ، وشهر المواساة ، وشهر يزداد فيه رزق المؤمن ، من فطر فيه صائما كان مغفرة لذنوبه وعتق رقبته من النار ، وكان له مثل أجره من غير أن ينتقص من أجره شيء » ، قالوا : ليس كلنا نجد ما يفطر الصائم ، فقال : « يعطي الله هذا الثواب من فطر صائما على تمرة ، أو شربة ماء ، أو مذقة لبن ، وهو شهر أوله رحمة ، وأوسطه مغفرة ، وآخره عتق من النار ، من خفف عن مملوكه غفر الله له ، وأعتقه من النار ، واستكثروا فيه من أربع خصال (1) : خصلتين (2) ترضون بهما ربكم ، وخصلتين لا غنى بكم عنهما ، فأما الخصلتان اللتان ترضون بهما ربكم : فشهادة أن لا إله إلا الله ، وتستغفرونه ، وأما اللتان لا غنى بكم عنهما : فتسألون الله الجنة ، وتعوذون به من النار ، ومن أشبع فيه صائما سقاه الله من حوضي شربة لا يظمأ حتى يدخل الجنة »

    “Ey insanlar! İçerisinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin bulunduğu, büyük ve bereketli bir ayın gölgesi üzerimize düştü. Allah, Ramazan ayının gündüzlerinde oruç tutmayı farz kılmış, gecelerini de ibadetlerle ihya etmeyi tavsiye etmiştir.

    Bu ay sabır ayıdır. Sabrın karşılığı da cennettir.

    Bu ay, ihsan, yardım ve eşitlik ayıdır

    Bu ay kendisinde Mü’minin rızkının arttığı bir aydır.

    Her kim, onda bir oruçluyu iftar ettirirse, günahları mağfiret ve kendisinin cehennemden kurtulmasına vesile olur ve oruçlunun mükâfatından bir şey eksiltilmeksizin, iftar ettirene de onun bir misli verilir.

    - Ya Resûlallah! Hepimiz, oruçluya iftar ettirecek bir şey bulamayız ki..dediler. Bunun üzerine Resûlullah (S.A.V) Efendimiz şöyle buyurdu:

    “Allah Teâlâ; bir hurma, bir yudum su veya süt ile oruçluyu iftar ettirene de bu sevabı verir.” daha sonra hutbesine şöyle devam etti:

    “Ramazan ayının evveli rahmet, ortası günahlardan arınma ve sonu da cehennem ateşinden kurtuluştur. Emri altında çalışanlara merhametli davrananları, Allah da bağışlar ve cehennemden âzâd eder.

    O halde, onda dört şeyi çokça yapınız. Bunların ikisiyle Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisine de mutlaka muhtaçsınız. Rabbinizi kendisiyle razı edeceğiniz iki şey: La ilahe illallah kelime-i tevhidini söylemeniz ve O’na istiğfar etmenizdir. Mutlaka onlarsız duramayacağınız diğer ikisi ise: Allah Teâlâ’dan cennet isteyip cehennemden ona sığınmanızdır.

    O ayda her kim, bir oruçluyu doyurursa; Allah Teâlâ da ona, benim Kevser havzımdan öyle bir içirir ki, cennete girinceye kadar bir daha susamaz