Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Namaz ile ilgili Hikayeler Kısa Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Namaz ile ilgili Hikayeler Kısa

    Reklam




    namaz ile ilgili kısa hikayeler istiyorum


    Paylaş
    Namaz ile ilgili Hikayeler Kısa Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Askerde Namaz Hikayesi

    Bir asker, namaz kılan (en zor şartlarda bile terk etmeyen) diğer askere sordu:

    "-Arkadaş kaçıncı asırda yaşıyoruz ? Niçin kendini zahmete sokup her gün 5 defa namaz kılıyorsun

    Namaz kılan asker, tam o sırada uzaktan görünen teğmeni gösterdi:
    -Şu insan; niçin yanından geçerken toplanıyor, selam veriyor ve bütün emirlerine itaat ediyorsun? "yat" dese yatıyor, "kalk" dese kalkıyorsun? O da senin gibi iki ayağı, iki eli ve bir başı olan bir insan değil mi?"

    Diğer asker cevap verdi:
    "-Evet! O da benim gibi bir insan ama rütbesi var, omuzun da yıldızı var"
    Namaz kılan askerin cevabı müthişti:

    " -Ey arkadaş! Sen omuzunda bir tane yıldızı var diye senin gibi bir insana itaat ediyorsun da ben, yerdeki kumlar adedince yıldızları olan ve hepsini tespih tanesi gibi kudret eliyle çeviren bir zata niçin itaat etmeyeyim? Niçin namaz kılıp emrini yerine getirmeyeyim?"

    Bediüzzaman Hazretlerinin Namaz Hikayesi

    Bediüzzaman Hazretleri, çocukluğundan beri namaza büyük ehemmiyet verir, gece kılınan teheccüd namazını bile ihmal etmezdi. Genç yaşlarında Mardin’e gelmişti. Burada insanları tembel ve umursamaz görmüştü.
    Onları ilme ve çalışmaya teşvik ediyor ve büyük ilgi görüyordu.
    Vali, bu durumdan rahatsız olmuştu. Arkasında siyasî bir amaç olduğunu düşünmüş ve onu şehirden çıkarmak istemişti.
    İki jandarma çağırdı:
    – Onu Bitlis’e götüreceksiniz, dedi.
    Bediüzzaman’ın ellerini kelepçelediler ve yola çıktılar.
    Yolda namaz vakti girmişti. Jandarmalara:
    – Şu kelepçeleri açın, namaz kılmak istiyorum, dedi.
    Jandarmalar, kaçabileceğinden korkarak kelepçeleri açmayı kabul etmediler.
    Bunun üzerine Bediüzzaman, jandarmaların şaşkınlık dolu bakışları arasında, demir kelepçeleri çözerek yere bıraktı. Yakınlarındaki pınardan abdest aldı ve namazını kıldı.
    Jandarmalar sadece seyrediyorlardı.
    Bediüzzaman, namaz kıldıktan sonra:
    – Tamam, dedi. Benim işim bitti, şimdi kelepçeleri takabilirsiniz.
    Jandarmalar, Bediüzzaman’ın ellerine kapandılar:
    – Biz şimdiye kadar sizin muhafızınız idik, bundan sonra hizmetkârınızız, diyerek, Bitlis’e kadar ona saygıyla eşlik ettiler.
    Bu olay bir anda bütün bölgede duyuldu. Yıllar sonra:
    – Kelepçeleri nasıl çözdün, diye kendisine sorulduğunda şöyle cevap vermişti:
    – Ben de bilmiyorum. Olsa olsa namazın kerametidir.