Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Veda Hutbesinin İnsan Hakları Açısından Önemi Nedir Kısaca Hakkında Kısa Bilgi
  1. 15
    ladyaspelin

    Reklam

    Reklam




    Veda hutbesi insanların malına ve mülkünün korunmasına,
    tecavüzden arınmasına,
    daha doğrusu her şeyden arınmasına yardımcı olmaktadır,




    not:lütfen oylamayı unutmayın tşk edin cvp yazın kötü içerikli cvp kullanmayın bn büşra yazıcıoğlu din hocasıyım....ß



  2. 16
    ÇağatayBey
    Reklam




    Çok Teşekkürler Kısa Ve Öz Olmuş..Ödevlerimi Yapmama Yardımcı Oldu Teşekkür Ediyorum Yazana..



  3. 17
    Kayıtsız Üye
    bence çok güzel herkeze tavsiye ederim



  4. 18
    Kayıtsız Üye
    saolun çok güzel bi site hocanın vereceği cezadan kutuldum



  5. 19
    Kayıtsız Üye
    çok güzel olmuş. yazanın ellerine sağlık. hem çok kısa, hem de çok açıklayıcı...



  6. 20
    Nbr
    Peygamber efendimiz (s.a.v.) veda hutbesinde cahil adetlerini Yok etmiş insan oldurmeyi yasaklamış faizin haram olduğunu vurgulamış ırkcılıgı ve zinayı yasaklamıştır



  7. 21
    Kayıtsız Üye

    Cevap: Veda Hutbesinin İnsan Hakları Açısından Önemi Nedir Kısaca

    ALLAH ,razı olsuuuuun. çok güzel bir yazi tşkkürler .




    Yudumla Cevap: Veda Hutbesinin İnsan Hakları Açısından Önemi Nedir Kısaca

  8. 22
    Kayıtsız Üye
    aynen çook güzel olmuş ellerinize sağlık teşekkürler.



  9. 23
    Kayıtsız Üye
    VEDA HUTBESİNİN HAK VE HUKUK AÇISINDAN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


    Peygamber Efendimiz (sav) Allah Teala’nın kendisine vermiş olduğu peygamberlik görevini en güzel şekilde yerine getirmiş, ashabıda buna şahitlik etmiştir. Miladi 632 yılının hac mevsiminde 100 bini aşkın sahabeye veda hutbesi olarak bildiğimiz meşhur hitabesini yapmıştır.
    Bu hi¬tabe; yorulma ve usanma bilmeyen bir gayretle, Al¬lah yolunda yirmi üç yıllık mücadelenin sonunda, emaneti edâ etmiş, ümmetini uyarmış bir Nebî'nin Müslüman nesillere ve çağlara yönelik, muazzam vasiyetidir. Yine bu hitabe; insanların haklarını ve vecibelerini ortaya koyan ve en çok ihlal edilen hususları tekrar hatırlatan muhteşem bir vasiyettir.

    Peygamberimiz (sav) bu hitabesine Allah’a hamdü senâdan sonra “Ey insanlar”! hitabıyla başlayarak tüm insanlara seslenmiştir. Bu açıdan veda hutbesi, bütün insanlığı kapsayan evrensel bir beyannâme niteliği taşımaktadır. İslâm’ın temel prensiplerinin hatırlatıldığı bu hitabede özetle Efendimiz şunları söylemiştir:
    “Ey insanlar!.. Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz Mekke nasıl mukaddes bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, nâmus ve şerefiniz de öylece mukaddestir; her türlü tecavüzden korunmuştur. Hiç kimse başkasının suçuyla sorumlu tutulup cezalandırılamaz.”
    “Ashâbım! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız. Bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorguya çekileceksiniz.”
    “Ne haksızlık ediniz, ne de haksızlığa boyun eğiniz.Kimin yanında bir emânet varsa, onu sâhibine versin. Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Fakat aldığınız borcun aslını ödemek gerekir.”

    “Ey insanlar!.. Sizlere kadınların haklarını gözetmenizi, bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, kadınların da sizin üzerinizde hakları vardır.”
    “Ashabım!.. Sözümü iyi dinleyiniz… Müslüman müslümanın kardeşidir. Bir müslümana kardeşinin kanı ve malı helal değildir; malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.”
    “Ey insanlar!.. Rabbiniz bir, atanız birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem de topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın Araba üstünlüğü yoktur. Beyaz ırkın siyaha, siyah ırkın beyaza üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâdadır.”


    Şair’in “Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta/ Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi” dizeleri ile resmettiği bir toplumu, 1400 sene önce Peygamberimiz, veda hutbesinde sıraladığı ilkelerle Asr-ı Saadete taşımıştır. Aynı dönemde dünyanın her tarafında zulüm, kan, gözyaşı üzerinde yükselen kanlı ayaklar, insanlığı ezmekteydi. Ortaçağ karanlığının bayraktarı olanlar, dün haçlı seferleri adıyla karşımıza çıkmıştı. Bu gün ise farklı adlarla zulümlerini devam ettiriyorlar. Dünyanın değişik yerlerindeki kanlı tablolar gözlerimizin önündedir. İşte aramızdaki bu açık fark ve üstünlük, inancımız olan İslâm dininden beslenen medeniyetin bir sonucudur.
    Netice olarak bizler, insanlığı keşmekeş ve bunalım içerisine sürükleyenlere insani değerleri tekrar hatırlatmak zorundayız. Peygamberimizin veda hutbesiyle insanlığa yaptığı çağrıyı biz de çağımızda tekrarlamalıyız. Bu ilkeleri hayatımızda dirilterek insanlığa örnek olma sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz.
    Bir Ayeti kerimenin meali vererek bitirmek istiyorum.
    “Kim peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş demektir. İman ve ibadetten yüzçevirene gelince, biz seni böylelerinin başına bekçi ve ille de imana getirme görevlisi olarak göndermedik”
    Recep ÇERİ



  10. 24
    Kayıtsız Üye
    Tesekkurler benimde odevime yardimci oldu ve cok iyi anlatilmis



  11. 25
    Kayıtsız Üye
    Bu site çok iyi din kültürü dersinde yardımcı olduğu için teşekkürler



  12. 26
    Kayıtsız Üye
    Sana katılıyorum elinize sağlık bunu yapani bol bol ellerinden opuyorum harika olmuş



  13. 27
    Kayıtsız Üye
    gercekten cok aciklayici olmus cok isime yaradi cooooook tesekkurler ;-) ;-) :-) :-)



  14. 28
    Gdjdbdud
    Teşekkür ler ödevime çok yardıcı oldun yapana çok teşekkürler



veda hutbesinin insan hakları açısından önemi kısaca,  veda hutbesinin insan hakları açısından önemi,  veda hutbesinin insan hakları açısından önemi kısa,  veda hutbesinin insan hakları açısından önemi çok kısa,  veda hutbesinin insan hakları açısından önemi nedir,  veda hutbesinin insan hakları açısından önemi kısaca bilgi,  veda hutbesi insan hakları açısından önemi kısaca