Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Haram Lokma Yiyenin Durumu Nedir, Ne Yapması Gerekir? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Kayıtsız Üye

    Reklam

    Haram Lokma Yiyenin Durumu Nedir, Ne Yapması Gerekir?

    Reklam




    haram lokma


    Paylaş
    Haram Lokma Yiyenin Durumu Nedir, Ne Yapması Gerekir? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    Haram lokma yemenin sorumluluğu

    Ya Resulallah, ben dualarımın kabulünü isterim Bana bunun yolunu gösterir misiniz? Diye rica ettim Resulü Ekrem:“Ey Enes, helâl kazan duan kabul olur Zira, kişi ağzına haram bir lokma götürse, kırk gün duası kabul olunmaz” buyuruyor. (Sahih-i Buhari: 6/357)

    ALLAH–ü Teâlâ, Kur'ân–ı Kerim'de Mü'minûn suresi, elli ikinci ayetinde buyuruyor ki:
    "Ey Peygamberlerim! Helâl ve temiz yiyiniz ve bana lâyık ibâdetler yapınız!"


    İşte, Resûlullah sallALLAHü aleyhi ve sellem bunun için; "Helâl kazanmak her müslümana farzdır." buyurdu ve yine buyurdu ki: "Bir kimse, hiç haram karıştırmadan, kırk gün helâl yerse, ALLAH–ü Teâlâ, onun kalbini nûr ile doldurur. Kalbine, nehirler gibi hikmet akıtır. Dünya muhabbetini, kalbinden giderir."


    Dünyâlık kazanmak için çalışmak günâh değildir. Dünyalık sevgisi, dünyaya gönül bağlamak günahtır. Sa'd bin Ebî Vakkâs RadıyALLAHü Anh dedi ki:
    "Ya ResûlALLAH! Dua buyur da, ALLAH–ü Teâlâ, benim her duamı kabul etsin!"

    Bu soruya cevaben buyurdular ki:

    "Duanın kabul olması için, helâl lokma yiyiniz!"
    Peygamber efendimiz diğer bir hâdis–i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
    "Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua, nasıl kabul olunur? Haram maldan verilen sadaka kabul edilmez. Saklanırsa Cehennem'e gidinceye kadar, ona yolluk olur."

    Ebû Bekir RadıyALLAHü Anh, hizmetçisinin getirdiği sütü içti. Sonra helâlden olmadığını anlayınca, parmağını boğazına sokarak kay etti, kustu. O kadar zahmetle çıkardı ki, ölüyor sandılar. Sonra şöyle dua etti:


    "Ya Rabbi! Elimden geleni yaptım. Midemde ve damarlarımda kalan zerrelerden sana sığınırım." Hazreti Ömer RadıyALLAHü Anh da, Beyt–ül–mala ait zekât develerinin sütünden, yanlışlıkla verilip içtiği zaman, böyle yapmıştı.

    Abdullah bin Ömer RadıyALLAHü Anhümâ buyuruyor ki:

    "Kambur oluncaya kadar namaz kılsanız ve kıl gibi oluncaya kadar oruç tutsanız, haramdan kaçınmadıkça, kabul edilmez, faydası olmaz."
    Süfyân–ı Sevrî buyuruyor ki:
    "Haram para ile sadaka veren, cami yaptıran, hayrat yapan kimse, kirlenmiş elbiseyi idrar ile yıkayan kimseye benzer ki, daha çok pislenir."

    Yahyâ bin Muâz buyuruyor ki:


    "ALLAH–ü Teâlâ'ya itaat etmek, bir hazineye benzer. Bu hazinenin anahtarı dua, anahtarın dişleri de helâl lokmadır."

    Sehl bin Abdullah–ı Tüsterî buyuruyor ki:
    "Hakikî imana kavuşmak için, dört şey lâzımdır: Bütün farzları edeple yapmak, helâl yemek, görünen ve görünmeyen bütün haramlardan sakınmak ve bu üçüne, ölünceye kadar devam etmeye sabretmek."

    Büyükler buyuruyor ki:

    "Kırk gün şüpheli lokma yiyenin kalbi kararır ve lekelenir."
    Abdullah ibni Mübârek buyuruyor ki:
    "Şüpheli olan bir kuruşu sâhibine geri vermeği, bin lira sadaka vermekten daha çok severim."
    Sehl bin Abdullah Tüsterî buyuruyor ki:
    "Haram yiyenlerin yedi azâsı, istese de, istemese de günah işler.”

    Helâl yiyenlerin azası, ibadet eder. Hayır, işlemesi kolay ve tatlı gelir. Helâl kazanmanın ehemmiyetini gösteren daha nice hâdis–i şerifler ve büyüklerin sözleri vardır. Bunun içindir ki, verâ sahipleri haramdan çok sakınmışlardır. Bunlardan biri Vüheyb ibni Verd idi ki, nereden geldiğini anlamadan bir şey yemezdi. Bir gün annesi, buna bir bardak süt vermişti. Sütü nereden aldığını ve parasını nereden verdiğini ve kimden aldığını sordu. Hepsini anlayınca, bu koyun nerede otlamış, dedi. Müslümanların hakkı bulunan bir yerde otlamıştı. Sütü içmedi. Annesi, oğlum, ALLAH sana rahmet etsin, iç! dedi. O'na günah işlemekle rahmetine kavuşmak istemem, dedi ve içmedi. Bişr–i Hafi'ye ne yiyip, nereden geçiniyorsun? Dediklerinde:
    "Herkesin yediği yerden. Ama, yiyip de gülen ile yiyip de ağlayan arasında çok fark vardır." buyurdu




    Haram lokma Hz.EbuBekir ve kölesi

    Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk 'r.a.'in bir kölesi vardı. Ömrünün sonlarında her akşam iftâr vaktinde yemek getirirdi. Âdetleri öyle idi ki, nereden ve nasıl aldığını, kimden satın aldığını, onun san'atı ve mesleği ne olduğunu o köleden sormayınca o yemekden bir lokma ağzına koymazdı. Bu köle bir gece yine yemek getirdi. Ebû Bekr-i Sıddîk 'r.a.' sormadan, mubârek elini uzatıp, bir lokma yemekden aldılar.
    Köle dedi ki:
    - Ey Efendi. Ne oldu ki, bu akşam sormadan yemeğe el uzatdınız.
    Ebû Bekr-i Sıddîk 'r.a.' hazretlerinin mubârek gözleri yaş ile dolup, buyurdu:
    - Yâ Gulâm. Açlık bana sıkıntı verip, sabırsızlandırdı. Böylece bu hâl başıma geldi. Şimdi bana haber ver ki, bu akşam yemeği nereden getirdin.
    Köle dedi ki:
    - Câhiliyye vaktinde, raks ve oyun oynardım. Bir gruba raks etdim. Onlara hoş geldi. Bana dediler ki, şimdi bir nesnemiz yokdur. Va'd etmişlerdi ki, elimize birşey geçdikde sana iyilik ederiz. Ben bugün gördüm ki, onların elleri doludur. Ben va'dlerini hâtırlatdım. Yiyeceği bana verdiler.
    Ebû Bekr-i Sıddîk 'r.a.' bunu işitdi. Çok üzüldü. Ağladı. Yemeği önünden atdı. Parmağını boğazına o kadar sokdu ki, kustu. O lokma karnından dışarı geldi. Kendine eziyyet verdi. Mubârek yüzü göğerdi ve karardı. Mubârek yüzünün şeklinin değişikliğini görenler, bir mikdâr su içmesini ve bu üzüntüden halâs olacağını söylediler. Sıcak su getirdiler. İçdi, bir kerre dahâ kay' etdi/kustu. Rahâtsız oldu. İnceledi ki, karnında bir şey kalmadı.
    Dediler ki,
    - Yâ Sıddîk, bu kadar kendinize sıkıntı ve zahmet, bir lokmadan dolayı mıdır?
    Buyurdu ki, evet. Resûlullah 's.a.v.' hazretlerinden işitdim.
    Buyurdular ki,
    - Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri, yidiği harâm olan kimselere Cenneti harâm etmişdir.
    Sonra başını yukarı kaldırıp,
    - Yâ ilâhel âlemîn! Yidiğim lokma için elimden geleni yapdım. O lokmaları kay' etdim. O lokmadan damarlarımda birşey kaldı ise afv et. Bu za'îf kulun, Cehennem azâbına dayanamam diye, düâ buyurdu.

    Bu o Ebû Bekrdir ki, Resûlullah 's.a.v.' hazretleri, (Ebû Bekr benim gözüm ve kulağım gibidir) buyurdu.
    alıntı.



haram yedim ne yapmaliyim,  haram para yedim ne yapmaliyim,  haram yedim napmam lazım,  haram lokma yedim ne yapmalıyım,  haram lokma yedim ne yapmam lazım,  haram yedim ne yapmam lazım,  haram para yedim ne yapmalıyım