Mumine.com ve Misafir Soru - Cevapları Forumundan Bu Hikayedeki gibi bir insanın Hayvan suretine dönüşmesi mümkün olabilir mi? Hakkında Kısa Bilgi
  1. 1
    Misafir

    Reklam

    Bu Hikayedeki gibi bir insanın Hayvan suretine dönüşmesi mümkün olabilir mi?

    Reklam




    Selam Aleykum ben bir video gordu orda bir kizin bedeni yilana bashi ite donmushtu bu dogrumudur
    diyolar boyle olmus ishte (bir gun kiz hecce gedib geliyor ve bundan soruyolar nasil getdin diyor ki yilan kimi surune-surune it kimi hure hure geldim seheri gunu durur bele olur bedeni yilana bashi ite donmushtu bu dogrumudu
    Yani boyle bir sey ola bilirmi bu dogrumudur cevaplarsaniz cok sevinirim


    Paylaş
    Bu Hikayedeki gibi bir insanın Hayvan suretine dönüşmesi mümkün olabilir mi? Mumine Forum

  2. 2
    Reklam




    ve aleykumselam ,bu tür hikayelerin dini bir dayanağı yoktur
    yani bunları teyit eden herhangi bir kaynak
    Müslüman böyle şeylere inanmaması gerekir.
    sadece Kur'an-ı Kerimde meshe uğramış insanlarla
    ile ilgili ayetin olduğu ama cisim olarak mı
    maneviyat olarak mı olduğu müfessirler arasında tartışmalıdır.
    En doğrusunu Allah(cc)bilir.


    ------------------------------


    “Muhakkak ki Biz insanı en güzel şekilde yarattık.”(95/Tîn, 4)

    İnsan, iman ve akıl gibi özelliklerle; utanma, namus ve ahlâk gibi erdemlere; duyular gibi çok zengin psikolojik ve rûhî donanımlara sahip, yeryüzündeki diğer varlıkların kendi hizmetine verildiği, arzın halifesi olan şerefli bir yaratıktır. Nice yönleriyle tüm hayvanlardan çok farklı ve üstün olan insanın, temel manevî özelliklerini görmezden gelerek insanı (daha doğrusu kendilerini) hayvan diye tanımlayanlar tarihin eski dönemlerinden beri vardır. Bunlar, insana insandan bir ata yakıştıramadıkları gibi, insanı konuşan hayvan, düşünen hayvan gibi hayvan olarak da ifade etmek isterler. Bu yaklaşım, insanı sömürmek, istedikleri gibi gütmek için onu hayvanlaştırmak, sürüleştirmek ihtiyacından kaynaklanmıştır.

    Tarihten Günümüze; Efsâne ve Destanlara Kadar Mesh’in Yansıması

    Yarı insan yarı balık, insan başlı at, insan başlı yılan, insan başlı boğa... resim ve figürleri mesh’in toplumları etkilemesini belgeler. Kerâmet hikâyeleri ve taş kesilen, hayvana dönüşen efsâneler de aynı olayın yansımasıdır. Dünyanın birçok yerinde meydana gelen efsâneler, masallar ve mankıbelerde yer alan şekil değiştirme motifi, “mesh”in derin etkisini gösterir. Pek çok efsâne ve masalda, bazı hayvanların insan gibi konuştuğuna ve hayvan olan insanlara rastlanır.
    (Bu konuda geniş bilgi almak isteyenler, Saim Sakaoğlu, Anadolu Türk Efsanelerinde Taş Kesilme Motifi, Ankara, 1980 adlı kitaba bakabilir.)

    Yunan tanrılarının çoğu, çeşitli serüvenlerinde değişik türde hayvan kılıklarına girerler. Meselâ, Zeus kuğu kuşu kılığına girerek Leda’yı, boğa kılığına girerek Europa’yı kaçırır; İo inek kılığına girerek dünyayı dolaşır. Hint tanrıları ve Buda, çeşitli avatar’larında çeşitli hayvan kılıklarına bürünürler. Mısır inançlarında tanrı Ra, bir yumurtadan kaz biçiminde çıkar ve uçmaya başlar, onun uçuşuyla göğün karanlığı aydınlanır ve yeryüzü canlanır. Slav inançlarında Vseslaviç kimi yerde kurt, kimi yerde kartal kılığına girer; bir savaşta da sansar kılığına girip düşmanın silâhlarını kemirir, bütün ordusunu karınca kılığına sokup düşmana saldırtır.

    Dünya halkları arasında kültür olarak yaygın kabul gören şekil değiştirme, genellikle üstün bir güç (yerine göre Allah, sihirbaz, cadı, evliyâ) tarafından, ya yapılan bir iyiliğe karşılık mükâfat veya kötülüğe bir ceza olarak gerçekleştirilmektedir. Çoğu defa bu motifle, bir ağacın, hayvanın yahut cansız bir nesnenin şimdiki haline nasıl geldiği açıklanmaya çalışılır. Bu motifi işleyen pek çok Türk efsâne ve masalı mevcuttur. Şahmeran (şâh-ı merân), deniz kızı motifleri gibi.

    Oğuz Kağan destanlarının önemli bir bölümünü “köpek başlı insanlar”ın ülkelerine yapılan akınlar teşkil eder. Destana göre Oğuz Han bu “it barak”lara karşı ilk akınında mağlûp olmuş, on yedi yıl sonra ise intikamını almış, onları yenmiştir. “Köpek başlı insanlar”a Avrupa, Çin ve Hint mitolojilerinde de rastlanır. Avrupalılar bu köpek başlı kavme “Borus” adını verirler. Borusların bugünkü Finlandiya ile Rusya’nın kuzey kısımlarında yaşadıkları söylenir. Köpek, Hint mitolojisinde önemli bir hayvan olduğundan, Hindistan’daki köpek başlı insanlar, soylu Hintlileri temsil ediyordu. Doğu Göktürk devletinin önemli bir bölümünü meydana getiren Tarduş Türklerinin ataları da, “başı kurt ve vücudu insan” olan bir kimse idi.

    Daha çok kerâmet kıssalarında geçen şekil değiştirmeye eski dilde “...donuna girmek” denir. “Don”, elbise, kıyafet, şekil anlamına gelen Türkçe bir sözdür. Şekle bürünmek anlamına donmak, donanmak, şekle bürünüş, büründürüş anlamına donatmak, donanma gibi sözlerin kökü budur.

    Tasavvufçulara göre evliyânın/erenin farklı bir şekilde, meselâ güvercin gibi görünmesi, “güvercin donuna girdi; geyik donunda göründü” diye ifade edilir. “Her dondan baş göstermek” her şekilde görünmeye denir. Abdal Musa, Hacı Bektaş-ı Veli’nin Anadolu’ya gelişini şöyle anlatır: “Güvercin donuyla Urum’a uçan, İmamlar evinün kapısın açan...” Yine başka bir şiirinde şöyle der: “Ali oldum, Âdem oldum bahane, Güvercin donunda, geldim cihâne...” Tasavvufi anlayıştaki başkalaşım, mesh gibi bir ceza ve olumsuz örnek teşkil etmediğinden, bu olumlu başkalaşım, İslâm öncesi eski Türk ve doğu dinlerinden kaynaklanmıştır.

    Hacı Bektaş Veli ve benzeri evliya kabul edilen kişilerle ilgili geyik, kuş, yahut başka herhangi bir hayvanın şekline girmeğe dair inançlar, bir kısmı Şamanizmle intikal etmiş görünmekle beraber, daha çok tipik budist inançlarıdır. Orta Asyadan Budizm’in Türkler tarafından kabulü esnasında Şamanizme geçmiş bulunmaktadır.

    Metamorfoz/başkalaşım, kelebeğin tırtıl denilen bir larvadan değişim geçirerek kelebeğe dönüşmesi gibi doğal hayatta çokça görebileceğimiz bilimsel bir olaydır. İnsanın ana karnında geçirdiği evreler, değişiklikler bile bu konuda değerlendirilebilir. Kurbağa yavrusu tetarı su yaşamı sürer ve solungaçlarla solunum yapar; sonra başkalaşma geçirerek kara yaşamı süren ve akciğer ve deriyle solunum yapan bir hayvana dönüşür. Başkalaşımda larva başkalaşım geçirerek erişkin bir hayvana dönüşür; larvasal organların yerini yeni organlar alır. Bazı karıncanların sonradan kanatlanması örneği de verilebilir.

    Çeşitli ülkelerde ortak halk anlayış ve inanışlarına göre, bazı hayvanlar meshe/ başkalaşıma uğramış varlıklardı. Buna göre ölenlerin ruhu baykuş olarak geri gelirdi; fare ve kertenkeleler de kötü insanların ölümlerinden sonra yeniden bedenlenmiş hali idi.

    ----------------


    Kur'an da geçen Mesh Ayeti ile ilgili

    "De ki: 'Allah katında bir ceza olarak bundan daha beterini bildireyim mi? O kimseler ki Allah onlara lânet etmiş, gazabına uğratmış, içlerinden bir kısmını maymun, domuz ve tâgut’a tapan kimseler yapmıştır. Yerleri en fena olanlar, doğru yoldan büsbütün sapanlar, işte onlardır.' ” (Maide, 5/60)

    İnsanların hayvan haline getirilmesine "mesh" denir. Bu da surî ve manevî olarak iki türlü olabilir. Manevî olunca ahlâkî düşüklük doğuran bir dönüştürme olur. Surî ve manevî olursa ahlâkî düşüklüğün yanında hayatî düşüklük de gerçekleşir. Bu durumda nesilleri devam etmez. Allah dilediğini yapar.

    "Nebe'", mühim haber demektir. Buradaki ism-i işaretin muşârun'ileyhi hakkında ve şerriyyet (şerlik, kötülük) hususunda söz edilmiştir. Bir rivayete göre yahudilerden bir kısmı gelmişler, Resulullah'a dinini sormuşlar, Resulullah

    "Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilene ve diğer peygamberlere Rableri tarafından verilene inandık, onlar arasında ayırım yapmayız, biz Allah'a teslim olanlarız." (Bakara, 2/136)

    diye cevap vermiş. İsa'yı işittikleri zaman, "Biz, sizin dininizden daha kötü dini bilmiyoruz." demişler. Bu âyet bunun üzerine inmiş. Şu halde bunlar dine "şer" (kötü) dediklerinden dolayı, "Sizin şer dediğinizden daha kötüsünü size haber vereyim ki, o sizin din adını verdiğiniz kendi halinizdir." mânâsına mücârat yoluyla şer denilmiş ve de ayıplanan dine işarettir denilmiş ise de, biz bu iniş sebebine karşı çıkmamakla beraber şu mânâyı daha açık buluyoruz: Ey Muhammed, o kitap ehline şöyle de: Daha kötüsünü çok önemli bir şekilde haber vereyim mi? İşte Allah'ın lanetlediği (bk. Bakara, 5/13) ve kendilerine gazab ettiği, ve kendilerinden maymunlar ve domuzlar yaptığı, ve bir de tağuta tapan, tağuta kulluk eden kimseler. işte bunlar mevkice daha fena ve doğru yoldan daha çok sapmış kimselerdir.

    "Kırade" (maymunlar) ve "hanâzir" (domuzlar) yapılanların, yani görünüş ve manevî bakımlarından mesih (çirkin bir şekle giriş) denilen, bu hale getirilenlerin "ashâb-ı sebt" (cumartesi günü ehli) olduğu, bunların gençlerinin maymun, ihtiyarlarının da domuz kılığına konulmuş bulunduğu söyleniyor ki, geçmiş ümmetlerde ve özellikle İsrailoğullarında böyle mesh (başka bir hayvan kılığına çevrilme) ler bilinmektedir. Hristiyanlarda da İsa'nın sofra arkadaşları hakkında mesih rivayet edilmiştir. Bunun için bazı tefsirciler, kırade (maymun) cumartesi ehli; hanâzir (domuzlar), İsa'nın sofra arkadaşlarıdır, demişlerdir ki, Bakara sûresinde ashâb-ı sebt hakkında yalnız "Aşağılık maymunlar olun." (Bakara, 2/65) buyurulduğuna göre, bu daha uygun olsa gerektir.

    Memsûh olanlar (değişime uğrayanlar) da üreme (tenâsül) olmaz. Şu halde, "maymun ve domuz oldular" demek, "hayvan cinslerinden maymun ve domuz üremesi yapan bir çeşit oldular" demek değil, tamamı sefalet içinde tükenmeye ve sonuçsuzluğa mahkum oldular demektir.

    Bununla birlikte insanın maymundan genesation (doğma, doğum) yoluyla tekamül ettiğini iddia edenlerin yine insanın da doğum yoluyla maymuna döneceğini bir kanun gibi düşünmeleri gerekir. Ve bu âyet bunlara da bir cevap ve inzar (korkutmay)ı içerir. Âyette, lanetten gadab (kızmay)e, kızmadan mesh (hayvana döndürmey)e, mesihden tağuta ibadet (şeytana kulluğ)e doğru giden beyan silsilesi gösteriyor ki, bunların hepsinin toplamı değil, her biri bir şerdir. Ve bunlar içinde en aşağısı lanet, en yukarısı da şeytana tapmaktır.

    Demek ki şeytana tapmak, bunların hepsini gerekli kılan bir şer başlangıcıdır. Bunlar önce melûn olur, Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılırlar. İkinci olarak uzaklaştırılmakla kalmaz Allah'ın gazabı başlarına çöker, elemler ve belalar içinde kıvranırlar. Üçüncü olarak maymun gibi bir insan taklitçisi, kararsız, değişken, sahtekâr, bir bakıma zeki, insanın her yaptığını derhal taklit eder, fakat gerçekte ne yaptığını bilmez, taklid derdiyle her felakete atılır, sevkedilir, gayet çirkin, suratsız bir maskaralık örneği veya domuz gibi canavar, boynu bükülmez, kafası tuttuğuna gider, her kötülüğü yapar, her pisliği yer, derisi bile debâğat (tabaklama) kabul etmez, çirkin, nefret edilen, kahredilmiş bir cinayet ve alçaklık timsali olur giderler.

    Sorularla İslamiyet





rüyada insanın hayvana dönüşmesi,  rüyada insanın maymuna dönüşmesi,  rüyada insanın köpeğe dönüşmesi,  rüyada çeşitli hayvanların kılığına girebilmek,  rüyada tirtilin insana donusmesi,  ruyada bir kelebegin insana donusmesi ne demek,  insanların suretinin hayvana dönüşmesi